Telekomünikasyon sektörü, Caspian Telecoms 2012'de bir araya geldi

Baykan Çallı

Bu yıl 11. si düzenlenen Caspian Telecoms 2012 konferansı, 19-20 Nisan tarihleri arasında Hilton Otelinde gerçekleştirildi.
Türkiye bölgesel olarak, Hazar, Orta Asya, Rusya ve Karadeniz ülkelerinin temsilcilerinin katılım gerçekleştirdiği konferansa, gelişen teknolojilerin sürdürülebilirliği ve yaygınlaştırılması konuları damga vurdu. Bilhassa yüksek hızda İnternet kullanımının yaygınlaştırılması ve kullanıcılara ulaştırılması konularında önemli bilgiler aktarıldı.
Üst düzey yöneticilerin katılım gerçekleştirdiği organizasyonda, yeni eğilimlerin ne yönde olacağı ve hükümetlerin öncelikli yaklaşımlarına yer verildi.
Telepati dergisinin de 11.kez ‘Resmi Medya Destekçisi' olduğu Konferansın ilk oturumunda, açılış konuşmasını gerçekleştiren Kırgızistan Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı Bakan Yardımcısı Nurlan Bayaman, “Hükümetimizin öncelikli hedefleri arasında bilişim teknolojileri altyapısını geliştirmek bulunuyor. Her ne kadar yüzde 97'lik bir dağlık coğrafyaya sahip olsak da, bilişim teknolojilerine vermiş olduğumuz önem çok büyüktür. Son yıllarda çok hızlı bir gelişim göstermekte olan teknolojileri yakından takip etmek için var gücümüz ile çalışmaktayız. Gelişen teknolojileri doğru ve etkin kullanabilmek adına yeni stratejiler belirlemekteyiz. Şu anda ülkemizde 3 milyon İnternet kullanıcısı, 5 milyon da TV kullanıcısı bulunuyor. Gelişen mobil teknolojilerin bizlere vermiş olduğu imkanları kullanarak, nüfusumuzun büyük bir kesimine ulaşıyoruz.
Teknoloji kullanımını yaygınlaştırabilmemizin için en önemli faktörünün, insanlarımızın İnternet'i kullanmaları olduğunu görüyoruz. Ayrıca İnternet kullanımının yanı sıra, insanlarımızın eğitimini de rüçhan hakkı olarak konumlandırıyoruz. Gelişen teknolojileri takip ederken, faaliyete geçirmiş olduğumuz teknoloji politikaları, e-devlet uygulamaları ve teknoloji parkları gibi çalışmalarla geliştirmekteyiz. Teknoloji parkları sayesinde beyin göçüne engel olacağız. Bu çalışmalarımıza müteakip ekonomik olarak büyük sıçramalar yaşayacağımızı düşünüyorum” dedi.

Yakınsama her yerde
Telekom ve bilişim sektörlerinin iç içe geçerek yakınsandığını belirten Türk Telekom Başkan Yardımcısı Mehmet Toros, konuşmasında: “Teknolojinin gelişimi ile beraber hemen hemen her ülkede mobil ve sabit operatörler tek bir çatı altında birleşti. Endüstrimizin değişik alanlarındaki oyuncuların tam olarak birbirini yakınsadığına tanık olmaktayız. Öte yandan dev şirketlerin birleşmesi, olağan bir durum halini almış bulunuyor. Bütün bunların temelinde iki faktör bulunduğu söylenebilir. Bunlardan birincisi son kullanıcı ve diğer ise yenilik faktörüdür. Önemli olan yeni bir şeyleri düşünmek değil bunu hayata geçirebilmek. İşte bizim gibi büyük şirketler, bu düşünceleri hayata geçirebildiğimizden dolayı başarılıyız. Aslında hepimiz bu kavramın peşinden koşmaktayız.
Geçmiş olduğumuz 10 yıl içerisinde, fiber omurgada, yaşadığımız gelişme ve yenilikler çok fazla. Gelinen noktada görüntülü haberleşme ve TV alanları da değişti. Artık hepimiz, her yerden bilgiye ulaşabilir ve aktarabilir konumda bulunuyoruz. Aktarmış olduğumuz bilgiler dünyanın başka bir ucundan başkaları tarafından takip edilebilir durumda. Günümüz itibariyle bizler, tüm endüstrilerin vazgeçemeyeceği, her geçen gün daha çok bağımlılık yarattığı, günlük yaşamın en önemli parçası haline geldiği eşsiz bir sanayinin parçasıyız. Birbirimiz ile rekabet ediyor gibi görünsek de aslında hepimiz iş birliği yapmaktayız” ifadelerine yer verdi.

İlham Mardanov: “Sayısal uçurumu kaldırmayı hedefliyoruz”
Azerbaycan'da bilişim ve haberleşme teknolojilerindeki gelişmeleri dünyayı takip edecek şekilde hayata geçirmek için çalıştıklarını söyleyen Azerbaycan Cumhuriyeti Haberleşme ve Bilişim Teknolojileri Bakanlığı İdari Başkan Yardımcısı İlham Mardanov, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Dünya üzerindeki her ülke, gelişen teknolojileri geliştirmek ve ayak uydurmak için çalışmalar yürütmekte. Teknolojinin hızına ayak uyduramayan ülke veya şirketler çok büyük zararlara uğramaktan kurtulamamaktadırlar. Bizler de, bu gelişimin çok etkin olduğunu gördüğümüzden dolayı, ülkemiz adına en iyi olabilecek kararları ve uygulamaları hayata geçirebilmek için çalışmalarımızı büyük bir titizlikle yürütüyoruz. Çıkarmış olduğumuz yasalar bunun en büyük örneğidir.
Sağlamış olduğumuz istikrarlı ortam, birçok firmanın ülkemizde çalışmalar yapmasına olanak sunuyor. Devletimiz tarafından oluşturulmuş olan bilişim ve haberleşme teknolojileri fonu ile gelişimi desteklemek adına büyük bir avantaj yaratılmıştır. Ayrıca teknolojinin gelişimini azami seviyelere taşımak için BT-Bilişim Teknolojileri alanındaki öğrencilerin yurt dışında eğitim almalarına olanak yarattık. Gerçekleştirmekte olduğumuz projeler ile sadece teknolojik gelişme ve eğitim değil aynı zamanda sayısal uçurumunda kaldırılması hedeflenmiştir. Hayata geçirmiş olduğumuz ‘Halk Bilgisayarı Projesi' hedeflerimize ulaşabilmek adına atmış olduğumuz somut bir adımdır.”

Alexander Yakovenko: “Rusya, bütün dünya telekomünikasyonunun gelişimine katkı sağlamakta”
2011 yılında Rusya piyasaları içerisinde, telekomünikasyonun payının yüzde 7, GSM piyasasının payının ise yüzde 8 olarak artış kaydettiğini söyleyen Rostelecom İş Faaliyetleri ve Satış Direktörü Yardımcısı Alexander Yakovenko, “Rusya, bütün dünya telekomünikasyon sektörünün gelişimine katkılar yaratıyor. Elde etmiş olduğumuz gelişmeler bunu kanıtlamaktadır. Ülkemizde gelinen noktada, sabit telefon kullanıcı abone sayımız 29 milyon, mobil abone kullanıcı sayımız ise 14 milyon oldu. Yeni iş süreçlerini kullanarak ve yenilikçiliğe çok büyük önem vererek, uluslararası arenada yüzde 39'luk bir paya sahip bulunuyoruz. Ülkemizin IP TV alanında en dinamik pazar konumunda olduğunu söyleyebilirim. Haberleşmenin çok yönlü olması gerektiğini düşünmekte ve buna uygun olarak faaliyetlerimizi hayata geçirmekteyiz. Sunmuş olduğumuz hizmetler birçok devlet kuruluşu için omurga görevi görmekte ve ihtiyaçları azami seviyelerde karşılar niteliktedir” dedi.”

Cem Doğrusöz: “Uluslararası alanda ana sağlayıcı konumdayız”
7500 km'lik telekomünikasyon denizaltı kablosuna sahip olduklarını ve bu sayede uçtan uca çözümler sunmakta olduklarını vurgulayan MedNautilus Türkiye Genel Müdürü Cem Doğrusöz, konuşmasında şu bilgileri aktardı: “Uluslararası alanda sunmuş olduğumuz hizmetler çok önemli. Teknolojinin gelişimini kesintisiz olarak kullanıcılara ulaştırmak bütün şirket ve ülkelerin öncelikleri arasında yer alıyor. Biz veri merkezi hizmetlerimiz ile çıkmış olduğumuz bu yolculuğu geldiğimiz noktada bulut bilişim çözümleri ile sürdürüyoruz. Uluslararası alanda sahip olduğumuz deneyimler sayesinde müşterilerimize en yetkin çözümleri ulaştırmaktayız. Sadece hizmet ve çözüm sunmuyoruz aynı zamanda bilgi birikimi de aktarıyoruz. Sunduğumuz bulut bilişim çözümleri ile Türkiye piyasasında 2015 yılına kadar sektörün yüzde 25'ini elde etmeyi hedefliyoruz. Yaratmış olduğumuz verimlilik sayesinde faaliyetlerimizin ekosistemimize yansıyacağını ve büyük katkılar yaratacağını düşünüyoruz. Üzerinde bulunmuş olduğumuz coğrafya itibariyle büyük avantaja sahip olduğumuzun farkındayız. Türkiye'nin gerek teknolojinin gelişimi bakımından gerekse kullanımı bakımından çok büyük başarılara sahip olduğunu söyleyebilirim. Köprü niteliği taşıyan ülkemizin avantajlarını bölge ülkelere de yansıtarak gelişimimizi sürdüreceğiz.”

Konstantion Novikov: “Piyasadaki değişimler şirketlerin içyapılarını etkilemekte”
Telekomünikasyon sektörünün Rusya'da çok dinamik olduğunu belirten Company TTK Uluslararası Satış Departmanı Direktörü Konstantion Novikov, “Rusya, pazarı uluslararası alanda çok etkin olarak bulunuyor. Gelişimlerin ve değişimlerin çokça yaşanması dinamizmi etkileyen en önemli faktörler arasında yer alıyor. Piyasadaki değişimler, şirketlerin gelişen teknolojileri bünyelerine katmalarını ve iç yapılanmalarındaki çalışmaları etkilemekte. Sahip olduğumuz bin erişim noktası sayesinde çok geniş bir alana ulaşıyoruz. Herkesin her yerden ulaşılabilir olmasını sağlamaktayız” dedi.

Dr. Tayfun Acarer: “Türkiye, G20 ülkeleri arasında, istihdamı en çok temin eden ülke konumunda”
Türkiye'nin 2011 yılında yüzde 8,5 büyüme ile Çin'den sonra dünyada en çok gelişen ülke olduğuna dikkat çeken Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarer, “Türkiye'nin gelişme oranı, dünya ülkeleri arasında oldukça ön sıralarda yer alıyor. Türkiye, G20 ülkelerine bakıldığında, istihdamı en çok temin eden ülke konumunda bulunuyor. Türkiye'deki bilişim ve haberleşme teknolojileri sektörü, ülkemizin gelişiminde ve istihdamdaki rekor artışta çok önemli bir rol oynuyor. Nitekim Türkiye'deki istatistik kurumu, 2011 yılı enflasyon oranının düşmesinde, bilişim ve haberleşme sektörünün çok olumlu katkı temin ettiğini rapor halinde bildirdi. Bu açıdan bakıldığında ben; bilişim ve haberleşme sektörünü diğer sektörleri de etkileyen, istihdama da farklı boyutlar kazandıran bir sektör olduğunu düşünüyorum. Bilindiği üzere günümüzde üretim iş gücüne dayalı olmaktan çıkıp, bilgiye dayalı hale geldi. Teknolojinin daha yoğun kullanılmaya başlandığı süreç içerisinde, işlerin niteliklerinde de değişimler başladı. Dünyada vasıflı işler azalırken, yüksek becerili işlerde daha ciddi oransal artışlar meydana geldi. Vasıfsız iş gücünü, yeni açılan iş alanlarının eleman ihtiyacını karşılayacak şekilde, nitelikli iş gücü yaratmak, bugün bilişim ve haberleşeme teknolojilerinin olanaklarını kullanarak daha rahatlıkla gerçekleştirilebilmekte. Bu açıdan bilişim sektörü çalışanları sürekli eğitim içerisinde bulunan yüksek vasıflı elemanlar olmak zorundadır ve bu sektörde çalıştıkları sürece alacakları eğitim hiç bitmeyecektir. Bu eğitim çalışmaları ile hem mevcut çalışanların nitelikleri arttırılmakta hem de bu sektörde ihtiyaç duyulan bilgi ve beceriye sahip personeller yetiştirilebilmektedir. Bilhassa içerik ve yazılım geliştirme, genç ve dinamik nüfuslar için çok önemli bir istihdam kaynağıdır ve bu bölge ülkeleri için çok ciddi fırsatlar meydana getirmektedir. Bu açıdan bakıldığında bilişim sektörü diğer sektörler için bir lokomotif sektör özelliği taşımaktadır. Bu nedenle de; bilgi toplumuna dönüşümde bilişimim çok önemli payı olduğunu düşünüyoruz. Ülkelerimizin bölgeleri arasındaki sayısal uçurumun azaltılmasında bilişimin çok önemli bir rol taşıdığını geçtiğimiz birkaç yıl kendi ülkemizde gördük. Tabi ki bu dönüşüm sürecinde işlerin niteliğindeki değişimlerin olması da kaçınılmazdır. Bu süreç içerisinde düşük vasıflı işlerin oranı azalacak, yüksek becerili işlerin oranı artacaktır. Bunlar kaçınılmaz süreçlerdir. 1995 ve 2005 yılları arasındaki 10 yıllık süreçte, Avrupa Birliği içerisindeki 15 ülkede yüksek becerili işlerin oranı yüzde 20'den 24'e çıktı. Buna mukabil, düşük becerili işlerin oranı yüzde 34'den yüzde 25'e düştü. Bu nedenle vasıfsız iş gücünün eğitilerek ve ihtiyaç hissedilen alanlarda istihdamı sağlanarak atıl bırakılmaması ayrı bir sosyal sorundur. Bu süreçte bu dönüşümün, ekonomik sosyal kalkınmayı sağlayacak şekilde ve mümkün olduğunca pürüzsüz ve sancısız şekilde geçirilmesi gerekmektedir” dedi.
Ülkelerdeki geniş bant kullanımındaki yüzde 10'luk bir artışın GSYH'da yüzde 1, 2'lik bir artışa yol açtığının bilinen bir gerçek olduğunun altını çizen Acarer, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Artık bilişim sektörü sadece bir teknoloji alanı olmaktan çıkmış, tüm vatandaşlarımızı içerisine alan bir yaşam tarzı haline gelmiştir. Artık yaşantımızın bir parçası İnternet'tir ve İnternet günlük yaşantımızda alışkanlıklarımızı ve çekirdek aile kavramımızı değiştirdi. Halen dünyada 2,3 milyar kişi İnternet'i kullanıyor. Her geçen gün daha fazla kullanıcı, hızlı İnternet hizmeti almayı istiyor. Günümüzde geniş bant teknolojilerine duyulan ihtiyaç ve yapılan yatırımlar hızla artıyor. Biz Türkiye olarak bu konuda oldukça iyi bir noktadayız. World Economic Forum'un raporlarında Türkiye, mobil haberleşme kapsamında dünyada birinci sıradaki ülkedir. Türkiye 1 Gigabit İnternet kapasitesini, 1 milyondan fazla haneye ulaştıran İsveç, Japonya, Slovenya ülkelerinin arasında yer almakta. Türkiye olarak hedefimiz; her eve telefon değil, her eve yüksek hızlı İnternet. Bunun için Türkiye'de fiber altyapıyı hızla geliştirebilmek amacıyla, yakın bir süreç içerisinde birçok yeni düzenlemeler yaptık. Bu alanda fiber altyapı yatırımı yapacak olan işletmeleri cesaretlendirmek ve teşvik etmek için bu yatırımı yapacak olan işletmeleri belli bir dönem ve koşullarda, düzenleme kapsamı dışında tutacağız şekilde bir karar aldık. Bakanlığımızın belirlediği politika ve bu politikaya paralel yapılan düzenlemeler sonunda özellikle son yıllarda ülkemizde bakım, destek, ARGE, çağrı ve sayısal arşiv merkezlerinde çok hızlı bir gelişim oldu. Bu merkezleri istihdam açısından son derece önemsiyoruz. Özellikle nüfusunun 50-60 bin olduğu küçük şehirlerde 400-500 kişilik bir çağrı merkezinin meydana getireceği istihdamı ve bu çalışanların ücretlerinin o şehre yansıyacak olumlu etkilerini bu süreç içerisinde çok net bir şekilde gördük. Türkiye'deki bilişim ve haberleşme sektörünün yıllık cirosu son on yılda dört kat arttı ve yaklaşık olarak 35 milyar dolara ulaştı. Sadece çağrı merkezleri sektörü son bir yılda yüzde 22 büyüdü. Geniş bant yaklaşık olarak yüzde 80 arttı. Ayrıca çevre ülkelerle de yağmış olduğumuz ve yapacağımız çalışmalar ile bu oranları daha da yukarılara taşımak hedefindeyiz.”

Ljubika Draskic: “Dış kaynak kullanımına özen gösterilmesi gerekmektedir”
2010 yılına kıyasla 2011 yılında Interoute'un farklı hizmetleri bir araya getirerek müşterilerine farklılaşmış çözümler sunduklarını ifade eden Interoute Bölge Direktörü Ljubika Draskic, “Çeşitli çözümler sunarak müşterilerimize ulaşıyoruz. Hazar bölgesindeki kalkınma çeşitlerinin uluslararası piyasaları değişime yönelik olarak hareketlendirdiğini söyleyebiliriz. Değişim ve gelişimler ile birlikte geldiğimiz noktada, veri patlamasının yaşandığını görmekteyiz. Bundan dolayı bütün servis sağlayıcıların bütün alanları kapsamaları gerektiğine inanıyoruz. Bu noktada sunulan hizmetlerin bütünleştirilmesi çok büyük önem arz ediyor. Özellikle veri merkezlerindeki enerji kaynağı ve nitelikli personel faktörlerinin bir an önce tamamlanması gerekiyor. Günümüzde sabit hat operatörleri; yüksek fiyat üzerinden gelir elde etme stratejilerini bir kenara bırakmalı ve düşük fiyat üzerinden veri dolaşımını arttırmayı hedeflemelidirler” dedi.

Emre Erdem: “265 binin üzerinde aktif fiber abonemiz mevcut”
Son dört yıl boyunca fiber omurgayı oluşturabilmek için 1,3 milyar TL'yi aşkın yatırımlar gerçekleştirdiklerini belirten Turkcell Superonline İş Faaliyetleri ve Toptan Satış Direktörü Emre Erdem, konuşmasında: “Yapmış olduğumuz yatırımlar ile müşterilerimize ve ülkemize büyük katkılar sağlamaya devam ediyoruz. Fiber omurgayı oluşturmak adına yapmış olduğumuz yatırımlar sonucunda bugün gelinen noktada 30 bin km'ye ulaşmış bulunuyoruz. Yaklaşık olarak 1 milyon haneyi kapsamış durumdayız. 265 bini üzerinde aktif fiber abonemiz mevcut. Fiber alanının hızla gelişmekte olduğunu görmekte ve müşterilerimize yüksek hızlarda İnternet sunabilmek için çalışmalarımızı olabildiğince hızlı sürdürmekteyiz” ifadelerine yer verdi.

Mehman Hasanov: “Azerbaycan'da bilişim ve haberleşme teknolojilerindeki gelişim, petrol sektöründen sonra gelmekte”
Azerbaycan'da petrol sektörünün çok önemli bir yer tutuğunu ve akabinde bilişim ve haberleşme teknolojilerin geldiğine dikkat çeken AzTeleCom Genel Direktör Yardımcısı Mehman Hasanov, “Bilişim ve haberleşme sektöründeki gelişmeler çok hızlı ilerliyor. Bizde bu gelişime ayak uydurmak adına çalışmalarımızı hızlı bir şekilde sürdürüyoruz. Bölgesel yenilikleri hayata geçirerek faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Bunların en başında kurmuş olduğumuz Teknoparklar geliyor. Bu sayede, teknolojiyi kullanmanın yanında geliştirerek çevre ülkelere bu yenilikleri sunmayı amaçlıyoruz. Ayrıca Azerbaycan'daki İnternet kullanımı her geçen gün yaygınlaşıyor. Kullanıcılarımızın yüzde 65 oranında İnternet'e erişimi söz konusu. İnternet ücretleri gün geçtikçe daha düşük ücretlerde daha fazla kişiye ulaşıyor. Gelişen teknolojilerin kullanımı ile birlikte hem başkentimizde hem de taşra kesimlerde İnternet erişimleri arttırılmış durumda. 2011 yılı itibariyle 5,670 km fiber optik altyapıya sahibiz. 2012 yılında 3,700 km yeni fiber optik kablo döşemeyi hedefliyoruz. 2012 yılı sonunda geniş bant kullanıcı sayısının 2 bin aboneye çıkarılmasını amaçlıyoruz. Yakın gelecekte sayılı teknoloji ülkeleri arasında yerimizi alacağız” dedi.

Andrew McGrath: “Fiber hatları ülke altyapılarındaki şebekelere giderek daha da hakim oluyor”
Çeşitli uygulamalar için farklı fiber yapılarının kullanılabildiğinden bahseden Sterlite Technologies İş Geliştirme Direktörü EMEA Andrew McGrath, altyapıların kurulduktan sonra yıllarca kullanılması gerektiğine vurgu yaptı. Fiber hatların giderek daha fazla ülke altyapılarındaki şebekelere hakim olduğunu söyleyen McGrath, çeşitli uygulamalar için farklı fiber altyapılarının kullanıldığını ve fiber optik hat döşemeleri için maliyet etkin yöntemlerin kullanılması gerektiğini belirtti.

Marius Catalin Marinescu: “Romanya'da en büyük sorun talep tarafında”
Geniş bant kullanımında Avrupa'nın en hızlı 3. şehrine sahip olduklarını belirten Romanya Haberleşme Yönetimi ve Yönetmelik Ulusal Kurumu (ANCOM) Başkan'ı Marius Catalin Marinescu, konuşmasında: “Şehirlerde yüksek hızlı İnternet kullanımının durumu çok iyi fakat kırsal kesimlerimizde sayısal uçurum söz konusu. Biz aylık 3. Nesil ücretlerini 3,5 Euro'ya, aylık fiber kullanımını da 10 Euro'ya sunuyoruz. 13,3 milyonluk sabit hat kullanıcısı mevcut. Romanya'daki pazar Avrupa'daki hiçbir pazara benzemiyor. Romanya'daki en büyük problem talep tarafında bulunuyor. Nüfusumuzun hemen hemen yüzde 50'ye yakını hiç İnternet kullanmamış durumda. Bu durumun giderilmesi için rekabetin arttırılması ve halkın daha çok teşvik edilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

KoçSistem Otomasyon Satış Takımı Müdürü Engin Güney: “KoçSistem, bölgemizdeki en büyük Türk sermayeli BT şirketi”
2011 yılında 494 milyon TL'lik bir rakama ulaştıklarını belirten KoçSistem Otomasyon Satış Takımı Müdürü Engin Güney, “2011 yılı içerisinde yüzde 53 Koç grup dışı şirketler ile çalışmalar gerçekleştirdik. Baz istasyonlarını korumaya yönelik proje başlattık. Çünkü baz istasyonlarına ulaşabilmek çok kolay değil. Bu sistemlerin uzaktan yönetimi çok önemli. Günümüzde geldiğimiz noktada, verilerin sahadan toplanması ve yönetilebilmesi büyük önem kazanmış bulunuyor. Geliştirdiğimiz çözümlerimiz ile sistemlerin rahat kullanımını sağlıyoruz ve müşterilerimizin çalışmalarını daha kolay hayata geçirebilmelerini kolaylaştırıyoruz” dedi.

Türk Telekom Uluslararası Satış ve Servisler Direktörü ve Pantel Kurumsal Gelişmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ali Emir Eren: “Pantel, Orta Avrupa'da ve Doğu Avrupa'da geniş kapsama alanına sahip.”
Pantel'in noktadan noktaya her türlü hizmeti müşterilerine sunabildiğinin altını çizen Eren, konuşmasında: “Pantel'in en önemli özelliği; alternatif operatör olarak müşterilerimize esnek yapısı ile hızlı hizmetler sunabiliyor olması. Türk Telekom'un uluslararası alanda sunduğu her türlü hizmet Pantel üzerinden veriliyor. Toplamda 250 çalışanımız bulunuyor. Geçen sene 2 milyon avro gelir elde ettik. Orta Avrupa'da, Doğu Avrupa'da her türlü hizmeti sunabiliyoruz. Önümüzdeki dönem içerisinde özellikle Asya'da ve Orta Doğu'da da hizmet sunabilecek konuma geleceğiz. Ulaşılması zor olan ülkelere erişim götürerek büyük avantajlar sunuyoruz” ifadelerine yer verdi.

Eutelsat Kıdemli Satış ve Pazarlama Müdürü Ali Korur: “Avrupa'da uydudan yayında lider konumdayız”
Uydu üzerinden 300 adet yüksek çözünürlüklü kanala ev sahipliği yaptıklarını belirten Korur, “2020 yılına geldiğimizde HD (yüksek çözünürlüklü) kanallar yüzde 20 oranlarına ulaşacak. Önümüzdeki dönem içerisinde 6 yeni uydumuzu sırayla faaliyete geçiriyor olacağız. İlk iki uydumuzu 2012 yılı içerisinde faaliyete geçiriyoruz ve bu sayede Avrasya bölgesini kapsamamız altına sokuyoruz. Orta Doğu'da ve Afrika bölgelerinde artan geniş bant talebini karşılayabilmek adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 30 yıldır gelişimimizi sürdürerek Hazar bölgesi için büyük fırsatlar yaratıyoruz” dedi.