KONFERANS programı
dahilinde, Gantek adına Tümer Gürkök ve Sun Microsystem adına Bircan
Arslan, İş sürekliliğinde Gantek teknolojik yaklaşımı ve Sun Microsystems
çözümleri konulu bir sunumda bulundu.
Felaket maliyetlerini gelir kaybı, ceza ve müeyyideler, olağanüstü
durum giderleri, üretim kaybı ve geciken tahsilat olarak sıralayan Gantek
adına Tümer Gürkök, iş sürekliliğini ise; felaket kurtarımı, işyeri
kurtarımı ve olağanüstü durum planlaması olarak 3'e ayırdı. Gantek'in
felaket kurtarımı konusunda uzmanlaşmış ve bu konuda çözüm üreten bir
firma olduğunu kaydeden Gürkök şunları söyledi:
“İş sürekliliğini sağlayabilmek için kritik teknoloji ve uygulamalarının
alternatif bir yerde yeniden çalışır hale gelmesi gerekmektedir. Yine
iş süreçlerinin ve işyerinin alternatif bir yerde yeniden çalışabilmesi
lazım. Şirket ve iş üzerine yıkıcı etkisi olacak durumları yönetmeye
yönelik planlamalar yapılmalıdır. Veri ve sistem ulaşılabilirliğini
de etkileyen bir takım faktörler söz konusu. Bunların %87'sini süreçler
ve dışardan gelen tehditler, %8'ini çevresel koşullar, kalan %5'ini
de insan kaynaklı problemler yani çalışanlar oluşturabiliyor. Dolayısıyla,
bu durumlara karşı belli bir planlama hazırlanmalı ve buna yönelik çözümler
üretilerek, yapılan planların güncellenmesi gerekiyor. Şirketlerin bu
tür durumlarda hazırlıklı olabilmeleri için şu evreleri tamamlamaları
gerekmektedir; Risk analizi yapılmalı, yani kritik iş süreci tanımlanmalıdır.
Felaket stratejisinin belirlenmesi yani sürekliliğin ne şekilde sağlanacağı
kararlaştırılmalıdır. Ayrıca görevlerin, süreçlerin ve kaynakların da
belirlenmesi gerekmektedir. Herhangi bir felaket durumunda bu analizler
yapılırken, geri dönüş noktası hedefi ve geri dönüş zaman hedefi mutlaka
gözönüne alınmalıdır.”
“Planlaması olmayan firmalar, 5 yıl içinde piyasadan
silinir”
Sun Microsystems adına Bircan Arslan da iş sürekliliği çözümlerine
ihtiyaç duyulmasının nedenlerini sıraladı. Kuruluşların %65'inin iş
sürekliliği konusunda iyi bir planlamaya sahip olmadığını ifade eden
Arslan, bu planlamaya sahip olmayan firmaların önümüzdeki 5 yıl içinde
piyasadan silinebileceklerini kaydetti. Bunun direkt etkilerinin gelir
kaybı, üretkenlik kaybı, bütçelenmeyen destek masrafları ve servis seviyesi
kontratlarından kaynaklanan cezalar olduğunu bildiren Arslan, “Bunların
dışında bunun en önemli sonuçları müşteri güvenini kaybetme, kötü zamanlamadan
doğan kayıplar ve hukuki cezalar olarak ortaya çıkıyor. Etkin bir iş
sürekliliğinin ise; gelişmiş müşteri servisleri imajı, servis seviyesi
kontratı sunma yeteneği ve coğrafik genişleme gibi birçok faydası vardır.
Etkin bir iş sürekliliği için öncelikle bilgilendirme kampanyaları hazırlanmalı
ve iş etkilenme analizi çıkarılmalıdır. Strateji ve plan tasarımı yapılarak,
plan geliştirilmeli ayrıca plan uygulaması test edilmelidir. Son olarak,
gerekli düzeltme ve geliştirme çalışmaları yapılmalı ve bu yıllık gözden
geçirmelerle denetlenmelidir. İş sürekliliği teknoloji çözümlerinde
bizim yaklaşımımız; veri sürekliliğini sağlamak üzere tekrarlama koruma,
yedekleme, geri yükleme ve yönetim çözümleri, İş sürekliliği servislerinde;
plan geliştirme ve uygulama, son olarak ta eğitim ve destek servisleri
olarak sıralanıyor.” dedi.
“Veri depolama yatırımları, veri yatırımlarından
fazla”
CA Teknoloji Servisleri, Teknoloji Danışmanı Ayhan Bamyacı ise, iş
sürekliliği teknolojisi hakkında bilgi verdi. Verilere dayanan ve yeni
veriler üreten uygulamaların arttığını belirten Bamyacı, 2000 yılından
itibaren veri depolama yatırımlarının veri yatırımlarını geçtiğini söyledi.
Verilerin büyüyerek giderek karmaşık bir hal aldığını ifade eden Bamyacı,
veri koruma ve hazır tutma maliyetlerinin de arttığına dikkat çekti.
İş yapabilmenin ilk kuralının gerekli verilere her
|
|
Ayhan Bamyacı |
|
Bircan Arslan |
|
Tümer Gürkök |
|