Kenan CAVNAR

 

Danışmanın dediği

Bilişimde Danışman “IN” Eğitmen “OUT”

2000'li yılların başında özellikle Microsoft'un sertifika programlarının yaygınlaşması ve sertifika sahibi olanlara iş fırsatı olanaklarının artmaya başlaması ile birlikte eğitim, bilişim sektörünün en önemli iş kolları arasında yerini almış oldu.
Eğitim firmalarının bahsettiğimiz dönem itibarıyla çoğalması beraberinde nitelikli eğitmen ihtiyacını da getirdi. Bu dönemlerde ilk amaç; hangi konuda olursa olsun bir sertifika sahibi olmaktı. Bunun için önceden belirlenmiş eğitimleri bitirmek ve sonrasında sınavlardan geçerli not almak yeterli olmaktaydı. Hiç şüphesiz bu kadar yoğun katılımın olduğu eğitimlerde gelen katılımcıları memnun etmek en başta Eğitmenlerin sorumluluğundaydı. Eğitmenler; belirlenen konular hakkında gerekli bilgileri katılımcılara aktaran, araştırmaya teşvik eden kişiler olarak önemli rol üstlenmişlerdi.
Eğitim firmalarından o dönemde eğitim alan kişilerin bugünün BT yöneticileri olarak karşımıza çıkması Eğitmenler açısından farklı bir dönemin başlangıcı oldu. Hedefler; kişilerin bilişim sektöründe kendi yetkinliklerini arttırmaya yönelik olmaktan çok, kurumların hızla gelişen teknolojilere ayak uydurabilme adına kendilerini yenileme zorunluluğu olarak değişmeye başladı. Bu durum da, beraberinde kurumsal eğitimlerin ve kurumsal projelerin yoğunlaşmasına neden oldu. Eğitmenlerin yeni dönemdeki ihtiyaçlara gerekli şekilde cevap verememeye başlaması sektörde yalnızca teorik bilgisi değil, aynı zamanda pratik deneyimlere sahip, saha tecrübesi olan Danışman'ların ortaya çıkmasını sağladı.
Bilişimde Danışmanlık unvanı ile birlikte karşımıza çıkan Uzmanlaşma kavramı, firmaların BT konusundaki ihtiyaçlarına da çözüm bulma konusuna farklı bir bakış açısı getirdi. Değişen bu yapı, her konuda bilgi sahibi olan kişileri değil, bir konuda derinlemesine bilgisi olan kişileri daha ön plana çıkardı. Danışmanların veya danışmanlığın popüler olmasını gerektiren bu durumu bir örnekle açıklayalım;
Günümüzde bir firmanın BT konusundaki ihtiyaçları farklı şekillerde ortaya çıksa da temel olarak işleyiş şu şekilde olmaktadır. Bir BT yöneticisinin sistemini Exhange 2000'den 2007'ye geçirme talebini ele alalım. Bu BT yöneticisi, elindeki kadroya, zaman konusundaki kısıtlamaya göre bu ihtiyacını farklı şekillerde çözebilir. Bunun için Exhange 2007 eğitimini alması ve sonrasında sistemi uygulamaya sokması yeterli olacağı gibi bunun için dışarıdan danışmanlık hizmeti alarak da sonuca gidebilir.
İşte bu noktada, belirli seviyede sektörel deneyimleri olan bu kişilerin taleplerini sorunsuz yerine getirmede esas olan tecrübe faktörüdür. Böyle bir kişinin karşısına daha önce benzer bir kurulumu yapmamış bir kişiyi çıkarmak başta memnuniyetsizlik olmak üzere şüphesiz farklı sorunları da ortaya çıkaracaktır.
Danışman; önce analiz eden, sonra eski yapı ile yeni yapıyı karşılaştıran, çalışmanın ilgili birime sonra firmanın geneline olan etkilerini paylaşan, sistemleri kuran, test eden, devamlığını sağlayan, raporlama araçlarını hazırlayan ve tavsiyelerde bulunan kişi olarak ele aldığı her talebi kusursuz yerine getiren uzmandır.
Danışman; sahip olduğu bilgi ve tecrübeyi farklı yayın organlarında her zaman hedef kitle ile paylaşan, alanında gerek yurt içi gerekse yurt dışında seminer-eğitimlere katılarak yeni teknolojileri herkesten daha önce öğrenip uygulayan kişidir.
Danışman pratik ve öz bilgilere sahiptir. Sorunları çözecek kaynaklara nasıl ulaşılacağını bilir, araştırır ve test eder. Tartışır, öneri getirir ve öneri kabul eder. Danışman, yapı olarak mütevazı kişidir. Hep ben bilirim anlayışı yapısında yoktur. Amacı, hep yeni bir şeyler öğrenmek ve bunları kusursuz bir şekilde uygulamaktır.
Bu yapıları ile Danışmanlar özellikle Kurumsal firmaların BT konusundaki ihtiyaçlarında tercih edilen pozisyonlara yükselmişlerdir. Bu şekildeki kalifiye danışmanları bünyesinde bulunduran BT şirketleri de gözle görülür bir farkla hizmet kalitelerini arttırmışlardır.
Hiç şüphesiz ki bu rolleri gereğiyle, önümüzdeki ilk çeyreğin vazgeçilmez unsuları arasında hak ettikleri yeri alacaklardır. Bilişim sektöründeki kalifiye personel sorunun çözümü bu kişilerin sayılarının artmasına bağlıdır.
Kenan Cavnar


Köşe Yazarları
Danışmanın Dediği