Vodafone Türkiye, 2012’ye mobil sağlık hizmetlerinde fark yaratarak girdi

 

Vodafone Türkiye, ülkemizde sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesine yönelik önemli adımlar atmaya devam ediyor.
Faaliyet gösterdiği 30 ülkede mobil sağlık uygulamaları konusunda derin bir bilgi birikimi bulunan Vodafone, bu alandaki küresel deneyimi ve uzmanlığını Türkiye'ye taşıyarak, ülkemizde sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesine yönelik önemli adımlar atmaya devam ediyor.
Vodafone Türkiye 2012’ye, Medline Acil Sağlık işbirliği ile geliştirdiği “Uzaktan Hastalık Takibi” hizmeti ve Kızılay işbirliğiyle geliştirdiği, kan bağışında yeni bir sayfa açan "Kan Bağış Noktası Bilgilendirme Servisi" ile adım attı.
Sosyal ihtiyaçlara mobil teknolojilerle çözüm üretme ve sosyal değişim yaratma hedefinin önemli birer yansımasını oluşturan bu projeler; Vodafone Türkiye’nin ilerleyen dönemlerde mobil sağlık alanında ortaya koyacağı yenilikçi çalışmaların ilk atılımlarını temsil ediyor.

Vodafone, kan bağışında yeni bir dönem başlattı

Mobil haberleşme teknolojilerinin insan iyiliği için kullanılması misyonuyla çalışan Vodafone, 2012 yılında Türk Kızılayı ile güçlerini birleştirerek "Kan Bağış Noktası Bilgilendirme Servisi"ni hayata geçirdi. Türkiye’de gönüllü kan bağışçı sayısını artırmak ve kan bağışının sürekli bir ihtiyaç olduğu konusunda farkındalık yaratmak hedefiyle hayata geçirilen bu servise, iki ay içinde 50 bine yakın Vodafone abonesi gönüllü kan bağışında bulunmak üzere üye oldu. Servise üye olan Vodafone aboneleri, gezici Kızılay Bağış Araçları bulundukları yörelere geldiğinde haberdar oluyor ve kan bağışına ilişkin her türlü bilgiye anında erişebiliyorlar.

“Uzaktan Hastalık Takibi” Projesi ile doktorlar artık evinizde
Dünya çapında mobil sağlık hizmetlerine yönelik başarılı çalışmalara imza atan Vodafone, bu uygulamaların ülkemizdeki ilk adımını 2011 yılının sonlarında, Medline Acil Sağlık işbirliği ile geliştirdiği “Uzaktan Hastalık Takibi” hizmetiyle attı. 2012 itibarıyla başlatılan ve sağlık sektöründe geniş kullanım hedefleyen bu uygulama, diyabet ve tansiyon hastaları ile Medline Alarm Merkezi doktorlarının mobil haberleşme teknolojileri aracılığıyla her zaman, her yerde haberleşmelerine olanak sağlıyor.
“Uzaktan Hastalık Takibi” projesi ile hastalar, gün içinde kendi şeker veya tansiyon cihazlarıyla ölçtükleri değerleri GSM telefonları üzerinden Medline Alarm Merkezi’ndeki doktorlara ulaştırıyorlar. Medline ise, ölçüm değerine göre müdahale edilmesi gereken hastalarla hızlıca irtibata geçerek gerekli yönlendirmeleri yapıyor; acil ve hayati durumlarda üyelerin bulunduğu yöreye ambulans ve ekip sevk ediyor.
Bu proje, kronik hastalıkların en önemli sağlık sorunlardan birini teşkil ettiği ve bu hastalıklar için yapılan harcamaların sürekli arttığı ülkemizde, hastaların yaşam kalitesinin artırılması ve sağlık maliyetlerinin azaltılması yolunda büyük bir adımı temsil ediyor.
Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, sağlığın toplumların gelişmişlik seviyelerinin en önemli göstergelerinden biri olduğunu; bu bağlamda sağlık hizmetlerinin daha kaliteli kılındığı ölçüde, toplumların yaşam kalitesinin yükseleceğini belirttiği konuşmasında şunları söyledi:
“Vodafone Türkiye olarak ülkemizde sağlık hizmetlerinin daha geniş kitleler tarafından, daha pratik şekilde erişilebilir olması için ilgili kurum ve şirketlerin üzerine düşeni yapması gerektiğine inanıyoruz. Biz de kendi uzmanlık alanımız olan mobil haberleşme teknolojileri aracılığıyla Türkiye’de sağlık alanında daha etkin hizmetler sunulması hedefiyle çalışıyoruz. Mobil haberleşme teknolojilerinin Türkiye’de sağlık sektörünün gelişimi adına sağlayabileceği önemli faydalar olduğuna inanmakla birlikte, bu konuda asıl sorumluluk, hekimlerimiz başta olmak üzere gece gündüz insan sağlığı için çalışan sağlık görevlilerinin omuzlarında. Biz de mobil haberleşme teknolojilerini insan iyiliği için kullanmaya odaklı bir kurum olarak, sağlık sektörünün daha sürdürülebilir yarınlara taşınması; doktorlardan hastalara, en alt kademe sağlık personelinden hasta yakınlarına geniş ölçekte bir refah seviyesi yakalanması hedefleriyle çalışıyoruz. Bu vesileyle, dünyanın en kutsal, en saygın mesleklerinden birini icra eden doktorlarımızın ve tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyorum”.

“Türkiye’de sağlık sektörünün önünde bulunan iki kritik konuya odaklandık”
Vodafone’un tüm operasyonlarında mobil haberleşme teknolojileri aracılığıyla ülkelerin sosyal ihtiyaçlarına çözüm üretilmesi görüşüyle çalıştığının, mobil sağlık uygulamalarının ise bu bağlamda en değerli gündem maddelerinden biri olduğunun altını çizen Süel, şunları söyledi: “Vodafone Türkiye olarak 2012’ye Türkiye’de sağlık hizmetlerinin daha etkin, kolay ulaşılabilir ve kaliteli olması yolunda büyük öneme sahip olduğuna inandığımız iki projeyle başladık. Bu projelerin birinde kan bağışı, diğerinde ise kronik hastalıklar olmak üzere, Türkiye’de sağlık sektörünün gündeminde olan, kritik iki konuya odaklandık. Medline işbirliğimiz ile doktorlar ile hastalar arasındaki fiziki mesafeyi ortadan kaldırarak, GSM telefonları aracılığıyla haberleşme kurmalarına olanak sağladık. Bu, hem sağlık maliyetlerinde ciddi bir tasarruf anlamına geliyor hem de hastaların sürekli hastaneye gitme zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Kızılay işbirliğimize gelirsek; bu projeye başlarken hedefimiz, Türkiye’nin yıllık kan ihtiyacı olan 1 milyon 800 bin ünite kana ulaşılmasına katkı sağlamaktı. Bugün geldiğimiz noktada, iki ay gibi bir sürede “Kan Bağış Noktası Bilgilendirme Servisi’mize 50 bine yakın abonemizin üye olduğunu görüyoruz. Bu rakam, Türkiye’de bilinçli bağışçılar yaratılması yolunda gerçekten önemli adımlar attığımızın önemli bir göstergesi. Vodafone Türkiye olarak önümüzdeki dönemlerde de uzmanlık alanımızı insanlığın iyiliği için kullanmaya devam edeceğiz.”

Vodafone "akıllı şebeke merkezi", BTK Başkanı Dr. Tayfun Acarer ve Kurul Üyelerini ağırladı
Vodafone “Akıllı Şebeke Merkezi”ni ziyaret eden BTK Kurul Üyeleri, Vodafone’un müşteri memnuniyetinde çıtayı sürekli yükseltmek hedefiyle uyguladığı, “Akıllı Kapsama Teknolojisi” hakkında yerinde bilgi aldı. BTK Kurul Üyeleri, Akıllı Şebeke Merkezi’nin, Türkiye'yi kesintisiz haberleşme çağına taşımak yolunda kilit rol üstlendiğini ve tüm Türkiye için sosyal bir proje niteliği taşıdığı noktasında görüş belirttiler. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Dr. Tayfun Acarer ile Kurul Üyeleri, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray’ın ev sahipliğinde İstanbul Tuzla’da bulunan “Akıllı Şebeke Merkezi”ni ziyaret etti.
Vodafone Türkiye, müşteri memnuniyetinde çıtayı sürekli yükseltmek hedefinin önemli bir yansıması olan Akıllı Şebeke Merkezi’ni, toplam 56 milyon TL’lik yatırımla Tuzla’da kurdu. Şirketin 2011 yılında kapsama kalitesine olan tam güvenini ortaya koymak üzere hayata geçirdiği “Akıllı Kapsama Teknolojisi”nin en önemli bileşenlerinden birini oluşturan Merkez, Vodafone’un müşterilerine sunduğu yüksek kapasiteli, kesintisiz haberleşme hizmet altyapısının omurgasını oluşturuyor. Akıllı Şebeke Merkezi ziyareti sırasında bir konuşma yapan BTK Başkanı Dr. Tayfun Acarer, “Türkiye’de hizmet veren mobil operatörlerin abone sayıları birçok ülkenin nüfusundan daha fazla, verdikleri hizmetin kalitesi ve kullandıkları teknolojiler açısından da dünyadaki en iyiler arasındalar. Operatörlerimizin uluslararası rekabet gücümüzün artması yönünde, yenilikçiliğe dayalı, katma değeri yüksek, istihdama katkı sağlayan girişimlerini her zaman destekliyor, kendileriyle gurur duyuyoruz. Bu açıdan memnuniyetle ifade etmek isterim ki, Vodafone’un Akıllı Şebeke Merkezi, Türkiye’nin haberleşme altyapısına büyük katkı sağlayacaktır. Merkez’in kurulmasında emeği geçen herkesi kutluyor, önemli bir kamu hizmeti olan haberleşme hizmetinin kesintisiz bir şekilde sunulmasında bu Merkez’de çalışan herkesin üstün gayretinin olacağına inanıyor, kendilerine başarılar diliyorum”.
Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray ise, BTK Kurulu Üyeleri’nin ziyareti sırasında yaptığı konuşmada, Akıllı Şebeke Merkezi’nin resmi açılışını kısa bir süre önce yine BTK Başkanı Sayın Dr. Tayfun Acarer’in katılımıyla gerçekleştirdiklerini; şimdi de Kurul Üyeleri’ni Vodafone’un akıllı şebeke teknolojisi ile yüksek kapasiteli hizmetlerin kalbi olan bu Merkez’de ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduklarını belirtti. Timuray, şöyle konuştu: “Vodafone Türkiye olarak bizim için en öncelikli amaç, müşterilerimizin kayıtsız şartsız memnuniyetidir. Faaliyete geçirdiğimiz tüm operasyonlarımızın odağında, müşterilerimize en yüksek kalitede hizmet sunmak motivasyonu yer almaktadır. Son 3 yılda 3 misli artış sonucunda 23.100 ağ ekipmanı ile, %98.86 nüfus kapsamasına ulaşan ve akıllı kapsama teknolojileri ile yenilediğimiz altyapımızı, şimdi de 56 milyon TL’lik yatırımla müşterilerimize kesintisiz hizmet sunmak üzere en ileri teknolojilerle donattığımız Akıllı Şebeke Merkezimiz ile pekiştiriyoruz. Statejik tesisimizde değerli BTK Kurul Üyeleri’ni ağırlamak bizim için büyük bir mutluluk olmuştur.”

Merkez’in mühendisleri, acil durumlarda da nöbette
Vodafone, Türkiye’yi mobil haberleşme alanında en yeni teknolojiler ve çözümlerle buluşturmak hedefinin önemli yansımalarından biri olan Akıllı Şebeke Merkezi’nde çalışan mühendisler, acil durumlarda da hızla harekete geçiyor ve gerekli altyapı desteğini Merkez’den kumanda ediyorlar. Geçen yıl Ekim ayında Van’da meydana gelen depremin ardından Akıllı Şebeke Merkezi’nde alarm veren sistem üzerine hızla afet yönetim programını devreye sokan Vodafone, mevcut durumu Merkez üzerinden takip ederek, ilk anda mobil baz istasyonlarını hangi kritik noktalara sevk edeceğinin planlamasını gerçekleştirdi ve böylelikle anında en etkin müdahaleyi yapabildi.
Merkez, gelişmiş teknolojik altyapısıyla zorlu hava koşulları ve elektrik kesintilerinde de önemli görevler üstleniyor. Örneğin, Ocak ayında yaşanan geniş çaplı elektrik kesintisinde de devrede olan Merkez personeli, tüm Marmara bölgesini etkileyen elektrik kesintisi süresince akıllı algoritmalar sayesinde saha ekiplerini, mevcut jeneratörleri en etkili noktalara bağlatacak şekilde yönlendirerek, kesintisiz ve mükemmel hizmet sağladı.

“İş ortağım kırmızı bulut” sayesinde ilk yatırım maliyeti olmadan en ileri teknolojilere sahip olmak
Firmaları en ileri haberleşme teknolojileri ile buluşturarak başarılarına katkıda bulunan Vodafone İş Ortağım, iş dünyasında fark yaratan yenilikçi bulut çözümlerini “İş Ortağım Kırmızı Bulut” çatısı altında sunuyor.
Vodafone İş Ortağım, Vodafone Grubu’nun küresel bilgi birikimini kurumsal müşterilerinin tüm haberleşme ihtiyaçlarına yanıt verecek çözümlere dönüştürmeye devam ediyor. Müşterilerine yeni ve daha akıllı iş yapış şekillerini tek elden sunarak onların “güvenilir iş ortağı olma” ve büyümelerine katkı sağlama görüşüyle faaliyet gösteren Vodafone İş Ortağım, yeni nesil bulut çözümlerini İş Ortağım Kırmızı Bulut çatısı altında bir araya getiriyor.

İş Ortağım Kırmızı Bulut ile siz neredeyseniz ofisiniz orada
Kırmızı Bulut ile firmaların en son teknolojiye erişebilmeleri için İnternet bağlantısından başka hiç bir şeye ihtiyaçları yok. Vodafone’un altyapı yatırımları sayesinde Kırmızı Bulut, küçük ve orta ölçekli firmaların ihtiyaç duyabileceği uygulamalara herhangi bir İnternet tarayıcısı üzerinden güvenli bir şekilde erişim imkanı sağlıyor. Küçük ve orta ölçekli firmalar, yüksek BT-Bilişim Teknolojileri altyapı ve sistem yatırım maliyetine katlanmadan büyük firmaların kullandığı son sürüm ve teknolojilere kolaylıkla erişebildikleri ve karışık BT süreçleri yerine kendi işlerine odaklanabildikleri için işlerini büyütüyorlar. Vodafone’un Nisan 2012’den itibaren sunacağı Kırmızı Bulut uygulamaları E-posta ve Web Çözümleri, İş Yönetimi Çözümleri ve Bilgi Güvenliği Çözümleri olmak üzere üç başlıkta toplanıyor.
KOBİ’ler, İş Ortağım Kırmızı Bulut sayesinde teknolojiye eşit erişim hakkını elde ediyor; sadece Türkiye değil dünyadaki yeni nesil teknolojilere yüksek BT sistem veya altyapı yatırımı yapmadan erişebiliyor.
Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Phil Patel şunları söyledi:
“Vodafone Türkiye olarak küresel bilgi birikimimiz ve güçlü teknoloji yatırımlarımızla kurumlarımızın ihtiyaçlarına cevap veren, onlar için değer yaratan çözümler geliştiriyoruz. Böylece, ekonomimizin omurgasını oluşturan değerli işletmelerimize destek veriyor, Türk iş dünyasının güvenilir haberleşme ortağı olmaya devam ediyoruz. İş Ortağım Kırmızı Bulut, KOBİ’lerimizin yenilikçi iş modelleri geliştirmesi için gerekli teknolojik altyapıyı sağlıyor. Bu sayede KOBİ’ler teknolojiye erişimde fırsat eşitliğine kavuşarak, sağladıkları verimlilik ve tasarruflar ile inovasyona odaklanıyor ve rekabetçi güçlerini artırma olanağı elde ediyorlar.”
Patel, “KOBİ’lerimize en ileri teknolojilere makul maliyetler ile eşit erişim hakkı sunmaktan memnuniyet duyuyoruz” dedi.

İş Ortağım Kırmızı Bulut’u Oksijen ARGE’nin geliştirdiği projeler destekliyor
Vodafone Grubu’nun küresel inovasyon merkezlerinden biri olan Oksijen ARGE, geliştirdiği ve yurt dışına ihraç edilen Vodafone Locate gibi pek çok inovatif çözüme imza atıyor.
İş Ortağım Kırmızı Bulut da Vodafone’un kurumsal müşterilerine yenilikçi ve akılcı çözümleri sunmayı amaçlayan yatırımları içinde önemli bir adım oluşturuyor.
Vodafone’un Nisan 2012’den itibaren sunacağı Kırmızı Bulut uygulamaları E-posta ve Web Çözümleri, İş Yönetimi Çözümleri ve Bilgi Güvenliği Çözümleri olmak üzere üç başlıkta toplanıyor. E-posta ve Web Çözümleri, firmaların İnternet ortamına taşınarak bilinirliklerini artırmalarını ve daha profesyonel bir kurumsal kimlik kazanmalarını sağlıyor.
İş Yönetimi Çözümleri kapsamında sunulan ve Oksijen ARGE mühendisleri tarafından geliştirilerek dünyaya da ihraç edilen Yöre Bazlı Çözümler (Vodafone Locate), bölge hizmetlerine yeni bir soluk getiriyor. Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile birlikte akıllı mobil cihaz kullanımı artıyor. Bu artış, firmalar için cihazların güvenli şekilde izlenmesi ve yönetilmesi ihtiyacını ortaya çıkarıyor. Türkiye’de ilk kez ve sadece Vodafone İş Ortağım, Bilgi Güvenliği Çözümleri kapsamında sunulacak olan Güvenli Mobil Cihaz Yönetimi ile bu ihtiyaca en yenilikçi şekilde karşılık veriyor.

Vodafone desteğinde düzenlenen CEO Club toplantısında, “yeni dönemde liderlik, sosyal sorumluluk ve kültür sanat yatırımları” teması mercek altına alındı
Vodafone Türkiye ana destekçiliğinde hayata geçirilen CEO Club toplantıları,“Yeni Dönemde Liderlik, Sosyal Sorumluluk ve Kültür Sanat Yatırımları” temasıyla heyecan verici bir tartışmaya ev sahipliği yaptı. Oturumda, Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Oturumun sonunda ise, Türkiye Vodafone Vakfı’nın desteklediği öncü bir sosyal girişimcilik modeli olan Düşler Akademisi’nin öğrencilerinden, dünyanın sayılı müzik dehalarından biri olarak gösterilen Buğra Çankır etkileyici bir piyano performansı sergiledi.
Hyatt Regency Hotel’de düzenlenen panelde, tüm alanlarda olduğu gibi iş dünyasında da bir yeniden yapılanmayı gerekli kılan yeni dünya düzeninin kurduğu yeni dengeler, bu dengelerin gerektirdiği yeni sorumluluklar, liderlik anlayışı ve sosyal sorumluluk kavramının bu süreçte ne noktaya oturtulması gerektiği gibi gündemler masaya yatırıldı.
Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray’ın açılış konuşmasıyla başlayan toplantı, Capital ve Ekonomist dergileri Yayın Direktörü M. Rauf Ateş’in yöneticiliğinde düzenlenen “Yeni Dönemde Liderlik, Sosyal Sorumluluk ve Kültür Sanat Yatırımları” oturumunun konuğu Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı oldu.
Toplantının açılış konuşmasını yapan, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray, kurumların kamuoyu nezdindeki itibarı ve algısının giderek önem kazanmaya başladığını, bu durumun kurumların sorumluklarını da yeniden tanımlamasını zaruri kıldığını ve hedefleri arasında sosyal değerlerin de yer almasını şart koştuğunu söyledi.
Geleneksel anlayışta, bir kurumun başarısını değerlendirmek için dikkate alınan ana performans kriterinin ‘ne kadar kar ettiği’ olduğunu hatırlatan Timuray, şunları şöyledi:
“Karın iyisi ve kötüsüne bakmaksızın, ne kadar fazla kar edenin o kadar başarılı sayıldığı dar bakışlı bir değerlendirme mevcuttu. Oysa günümüzde, gerçekten ayrışan ve büyümeyi sürdürülebilir kılmayı başarmış kurumların, sorumluluklarını çok daha geniş bir perspektif ile tanımlamış oldukları için fark yarattığını görüyoruz. Bu kurumlar, faaliyetlerini toplumsal yaşamın vazgeçilmez bir unsuru olarak görmüşler ve bu yüzden de başarı ölçütlerini, ticari sorumlulukları ile sosyal sorumlukları eşit ağırlıklı ölçümledikleri bir ‘sürdürülebilirlik ölçütü’ ile tanımlamışlardır. Bu şirketler de elbette kar ediyor, fakat ana amaç sürdürülebilir olmak, geleceğe yatırım insana ve topluma yatırım, başarı ise ‘çifte sorumluluk’ olarak tanımlanıyor. Ticari ve toplumsal faaliyetlerine eşit ağırlık veren şirketler, birer güven markası haline geliyor.”
Vodafone Türkiye olarak ‘sürdürülebilirliği’ temel iş süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olarak benimsediklerini anlatan Timuray, “Ticari ve sosyal yatırımlarımızı ‘çifte sorumluluğumuz’ olarak değerlendiriyoruz. Yaptığımız ticari yatırımlarla istihdamın artmasına katkı sağlayarak sürdürülebilir ekonomik büyümeyi teşvik ediyoruz” diye konuştu.
Oturumda, Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, yeni dünya düzeninin iş dünyasının önüne en önemli gündem maddelerinden biri olarak koyduğu kurumsal sosyal sorumluluk kavramını ele alan bir konuşma yaptı. Konuşmasında son dönemde sosyal sorumluluk anlayışında bazı değişiklikler olduğunu belirten Eczacıbaşı,
“İkinci dünya savaşından sonra bir sosyal devlet anlayışı ortaya çıktı ve sosyal devlet bazı beklentiler yarattı. Ancak 1970 krizinden sonra devletler bu beklentileri karşılayamayınca kamu kaynakları yerine özel kaynaklar devreye girdi. Bu gelişmeyle birlikte, dünyanın geleceğinin rasyonel planlanması gerekliliği ortaya çıktı. Bugün bunun ne kadar ciddi bir durum olduğunu görüyoruz. 2050’de dünya nüfusu 9 milyar olacak. Bugünkü refah seviyesini sürdürebilmemiz ve kaynaklarımızın yeterli olması için bu dünyaya 1,3 dünya daha eklememiz gerekiyor. Bu da mümkün olamayacağına göre artık çalışmaların sürdürülebilir olması gerekiyor. Bu da sosyal sorumluluğa yeni bakış getirdi. Bu noktada özel sektöre çok özel görev düşüyor” diye konuştu.

Eczacıbaşı sözlerine şöyle devam etti:
“Kurumlarda sosyal sorumluluğun sağlanması için sağlam temellere oturtulması gerekiyor. Bunun için de sürdürülebilirlik çok önemli bir konu. Sürdürülebilirliği sadece doğal kaynakların korunması, çevre kirliliğinin önlenmesi anlamında algılamamak gerekiyor. Sürdürülebilirlik kavramının sosyal boyutu, sosyal sürdürülebilirlik. Bunu baz aldığımızda, şirketler sosyal sorumluluğu iyi bir temele oturtabilir.”
İKSV’nin sanat üretimine de katkıda bulunmak istediğini söyleyen Bülent Eczacıbaşı,
“Artık sanat üretimine de katkıda bulunmak istiyoruz. Eser siparişleri vermeye başladık. Repertuvarımıza yeni eserler kazandırıyoruz. Ayrıca sanatçıların ve izleyicilerin de eğitimine katkıda bulunuyoruz. Kültür sanatın gelişmesi için küçük ‘hink tank’lere de başladık. Ayrıca, kültür sanat politikalarının oluşmasına katkı sağlamak için görüş bildiriyoruz. Geçtiğimiz ay kamusal alanda sanat konulu bir rapor hazırladık. Rapor, kamusal alanda hangi eserler olmalı, bu eserler nasıl seçilmeli, bu eserler nasıl korunmalı ve nasıl kaldırılmalı? Gibi soruların cevaplarını içeriyor” dedi.

Vodafone Türkiye, “komple haberleşme çağı”na hız kesmeden devam ediyor
Kayıtsız şartsız müşteri memnuniyeti yaklaşımı ile Vodafone İş Ortağım, kurumsal müşterilerini en avantajlı telekom çözümleriyle buluşturmaya odaklanıyor. Vodafone’un Bank Asya ile gerçekleştirdiği işbirliği kapsamında, Bank Asya Genel Müdürlüğü’nün sabit hatlarından gelen ve giden tüm aramalar Vodafone işbirliği ile gerçekleştiriliyor. Ayrıca, Vodafone’nun gelişmiş altyapısı sayesinde Bank Asya; gelen çağrı sayısı, çağrı süreleri, konuşma süreleri ve müşteri ve performans takibi konularında anlık rapor görüntüleyebiliyor. Böylece, kapasite ve performans yönetimini gerçek veriler ile daha verimli bir şekilde gerçekleştirebiliyor. Bu işbirliği kapsamında kurumsal sabit ses hizmetleri, şube operasyon yönetmenlerinin mobil ses ve İnternet hizmetleri, kısa mesaj, ücretsiz URL ve kurumsal mobil pazarlama gibi konularda Bank Asya’ya inovasyon odaklı yaklaşımı ile katma değer sağlayan Vodafone Türkiye, kurumsal müşterilerine komple haberleşme çözümleri sunmak konusundaki yaklaşımının güçlü bir örneğini sunuyor. Gerek telekomünikasyon gerekse finans sektörleri için Türkiye’de bir ilki temsil eden bu işbirliği ile, bir banka genel müdürlüğü ilk kez tüm sabit numaralarını alternatif bir işletmeciye taşırken; Vodafone, bugüne kadar Türkiye’de bir banka genel müdürlüğü kapsamında tek seferde gerçekleştirilen en yüksek sabit telefon numarası taşıma sayısına erişmiş oluyor.
Vodafone Türkiye, Aralık ayında Vodafone Net’i bünyesine katarak ürün ve hizmet gamını genişletti ve kurumsal müşterilerine tek elden bütünleşik telekom çözümleri sunma ülküsüne paralel bir adım olarak, “komple haberleşme çözümleri” konusundaki yaklaşımını güçlendirdi. Bu hamleler sonucunda son çeyreğinde hem küreselde hem de Türkiye’de oldukça önemli bir noktada konumlandırdığı kurumsal sınıfta yüzde 25 gibi güçlü bir büyüme elde eden Vodafone Türkiye, Bank Asya işbirliği ile kurumsal müşterilerinin güvenilir iş ortağı olma hedefindeki kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Bank Asya, Vodafone Türkiye ile gerçekleştirdiği bu işbirliği kapsamında, sabit ücretleri tamamen ortadan kaldırarak yüzde 100 avantaj sağlarken, görüşme ücretlerinde ise yüzde 50'ye varan tasarruf elde ediyor. Vodafone Türkiye Kurumsal İş Biriminden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Phil Patel, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 2009’un başından bu yana uyguladıkları kayıtsız şartsız müşteri memnuniyeti stratejisi çerçevesinde, kurumsal sınıfın ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik faaliyetlerini Vodafone İş Ortağım markası altında yürüttüklerini belirtti. Vodafone İş Ortağım kapsamında kurumsal müşterilerine en ileri teknolojilerden en uygun koşullarla faydalanma ve bütünleşik telekom hizmetleri ile tasarruf etme olanağı sunduklarını belirten Patel, bu alandaki faaliyetlerine Vodafone Net ile büyük bir ivme kazandırdıklarını ifade etti. Patel sözlerine şöyle devam etti: “Vodafone Net’in bünyemize kattığı güç ile iş ortaklarımızın telekom ihtiyaçlarını tek elden karşılayabilmek üzere “Komple Haberleşme Çağı’nı” başlattık. Mobil ve sabit haberleşme çözümlerini tek bir çatı altında sunduğumuz bu yeni dönemde, bir kez daha Türkiye’de bir ilke imza atmış olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Türkiye’de daha önce hiç bir banka, genel müdürlüğünde kullandığı tüm sabit numaraları alternatif  bir telekom operatörüne taşımamıştı. Vodafone Net’in bünyemizde yaratmış olduğu sinerji ile bundan sonraki süreçlerde de kurumsal müşterilerimize en iyi değeri sunmak, onları uçtan uca mükemmel müşteri deneyimi ile buluşturmak üzere çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Vodafone Türkiye, Çiftçi Kulübü ile New York’tan 2 ödülle döndü
Vodafone’un mobil haberleşme teknolojilerinin sunduğu olanakları Türkiye’nin dört bir yanındaki çiftçiler için erişilebilir kılmak amacıyla hayata geçirdiği Vodafone Çiftçi Kulübü, Mercury Ödülleri’nde “Topluluk İlişkileri” ve “Pazar Büyümesi” kategorilerinde Gümüş Ödül’le taçlandı.
Haberleşme alanının dünya çapındaki yıldızlarını ödüllendiren, dünyanın en saygın organizasyonlarından Mercury Ödülleri, 22 Mart’ta New York’ta gerçekleştirilen bir törenle sahiplerini buldu. Törene Vodafone Türkiye adına Pazarlama Müdürü Yiğit Özcan katıldı.
Dünyada bir ilk olarak Türkiye'de başlayan bir sosyal iş modeli dünyaya örnek oldu.
Ödül töreninde bir teşekkür konuşması yapan Vodafone Türkiye Pazarlama Müdürü Yiğit Özcan, Çiftçi Kulübü gibi Türkiye’nin ve daha geniş ölçekte dünyanın sürdürülebilir yarınlara taşınmasında büyük öneme sahip bir proje ile Mercury Mükemmellik Ödülleri'nde iki kategoride birden ödül almaktan gurur duyduklarını vurgulayarak şunları söyledi:
"Topluluk İlişkileri ve Pazar Büyümesi kategorilerinde aldığımız ödüllerin, Vodafone Çiftçi Kulübü Programı ile gelmesi bizim için özel bir anlam taşıyor. Vodafone'un Türkiye'de tarıma sunduğu olanakların ve Türk çiftçilerinin bu programla yarattıkları değerin böyle önemli bir uluslararası platformda takdir edilmiş olması çok önemli. Vodafone Türkiye olarak abonelerimize en ileri mobil teknolojileri en uygun koşullarla ve yüksek bir hizmet kalitesi ile sunmakla kalmıyor, aynı zamanda hayata geçirdiğimiz sosyal iş modelleri ile toplumsal değer ve fayda yaratmaya da büyük önem veriyoruz."
Vodafone Çiftçi Kulübü’nü 2009 yılında, Türkiye'de yetersiz hizmet alan bir sınıf olarak tanımlanan çiftçilere yönelik sosyal bir iş modeli olarak kurguladıklarını belirten Özcan, sözlerine şöyle devam etti: “Bu model kapsamında sunduğumuz hizmetlerle çiftçilerimizin iş süreçlerini daha verimli, daha pratik hale getirerek maliyetlerini düşürdük ve yaşam kalitelerini artırdık. Çiftçiler özelindeki bu hizmetlerimiz, paralel olarak Türkiye’de tarım sektörünün gelişimine ve ekonomi içindeki yerini sağlamlaştırmasına da önemli katkılar sağladı. Tüm bunlar, elbette çok önemli başarılar. Ancak Vodafone Çiftçi Kulübü, bu somut faydaların yanında çok daha önemli bir amaca hizmet etti; dünyadaki kaynakların korunmasına ve geliştirilmesine yönelik bir görüşün, mobil teknolojilerin katkısıyla tarım sektöründe nasıl hayata geçirilebileceğini gösterdi”. Mobil teknolojilerin buna benzer örneklerde kullanılması halinde, 2020 yılına kadar sadece tarımsal gelirlerde 140 milyar dolar düzeyinde bir artış sağlanmasının mümkün olduğunu belirten Özcan, “Türkiye’de bir ilk olarak hayata geçirdiğimiz Vodafone Çiftçi Kulübü, bugün itibarı ile dünyaya örnek gösterilen bir sosyal model haline gelmiştir. Bu proje ile doğal kaynakların giderek azaldığı, buna rağmen gıda ihtiyacının sürekli arttığı bir dönemde mobil haberleşme teknolojilerinin insanların iyiliği için kullanılması görüşüyle önemli sonuçlar elde ettiğimize inanıyoruz. Mercury Ödülleri’nde elde ettiğimiz ödüller, bir sosyal iş modeli olarak Çiftçi Kulübünün başarısının çok önemli bir göstergesi. Mutlu ve gururluyuz. Önümüzdeki dönemde de çiftçilerimiz, tarım sektörü, Türkiye ve dünya için değer yaratmak üzere çalışmaya devam edeceğiz" dedi.

“Tarımda kaynaklar azalıyor, onları verimli kullanmanın önemi artıyor”
Vodafone Türkiye Bireysel Müşterilerden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Gökhan Öğüt, kazanılan ödüller ilgili yaptığı açıklamada, Vodafone Çiftçi Kulübü’nü 2009 yılında, Türkiye'de yetersiz hizmet alan bir sınıf olarak tanımlanan çiftçilere yönelik sosyal bir iş modeli olarak kurguladıklarını kaydederken şunları söyledi:
"Vodafone'un Türkiye'de tarıma sunduğu olanakların ve Türk çiftçilerinin bu programla yarattıkları değerin böyle önemli bir uluslararası platformda takdir edilmiş olması çok önemli. Bu model kapsamında sunduğumuz hizmetlerle çiftçilerimizin iş süreçlerini daha verimli, daha pratik hale getirerek maliyetlerini düşürdük ve yaşam kalitelerini artırdık. Çiftçiler özelindeki bu hizmetlerimiz, paralel olarak Türkiye’de tarım sektörünün gelişimine ve ekonomi içindeki yerini sağlamlaştırmasına da önemli katkılar sağladı. Bu çalışmaları yaparken hedef kitlemize doğru kanaldan yaklaşabilmek çok önemliydi. Bu kapsamda haberleşme çalışmalarımızı da farklılaştırdık.”

“Toplam 121 bin kilometre yol kat ettik”
Türkiye’de bir ilki temsil eden böyle bir programın haberleşme çalışmalarının, en az programın kendisi ve içeriği kadar yaratıcı ve yenilikçi olmasının büyük önem taşıdığını belirten Öğüt, “Vodafone Çiftçi Kulübü’nün komple haberleşmesinde çiftçilerimize sunduğumuz faydaları en etkili, en yaratıcı ve yenilikçi şekilde anlatmaya odaklandık. Basın toplantılarımızdan broşür tasarımlarımıza, televizyon reklamlarımızdan açık havaya tüm ayakları tümleşik bir şekilde kurgulanan bu 360 derece haberleşme çalışması ile haberleşme dünyasına bugüne kadar kullanılmamış bir sınıfı olan çiftçileri kazandırdık. 36 şehir ve 178 ilçe gezdiğimiz bu süreçte, 128 bin kilometre yol kat ederek çiftçilerimizle birebir temasa geçtik. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz çalışmalar sonucunda ulaştığımız rakamlar, gerçekten mutluluk verici. Bugün geldiğimiz noktada 650 binden fazla çiftçi programımıza kayıt olmuş, 115 bine yakın çiftçi ise eğitim programlarına katılmış bulunuyor. Ancak daha da değerlisi, bu görüşün ve gerçekleştirdiğimiz haberleşme çalışmalarının uluslararası arenada böyle değerli bir organizasyonda takdir görmüş olması. Bu projeye gönül veren, emeğini koyan tüm arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.

Vodafone Çiftçi Kulübü Tırı Van depreminde haberleşme istasyonu oldu
Vodafone Çiftçi Kulübü, deprem ya da afet gibi zor dönemlerde elindeki imkânları sadece çiftçiler için değil, zor durumda olan tüm vatandaşlar için seferber ediyor. Bu doğrultuda Vodafone, Van’da meydana gelen depremin ardından Vodafone Çiftçi Tırını‘Ücretsiz Haberleşme İstasyonu’ olarak yeniden organize ederek, bölgedeki haberleşme ağlarının güçlendirilmesi yolunda önemli çalışmalara imza attı. 
Vodafone Çiftçi Tırı, kurduğu ücretsiz haberleşme platformu ile 30 binden fazla depremzedeye ücretsiz konuşma, İnternet servisi, şarj istasyonu ve kısa mesaj servisi sundu.

Vodafone Türkiye, Yılın Filo Yöneticisi Yarışması’nda çevreci yeşil araç filosu ile “Yılın Filo Yöneticisi” seçildi
Sürdürülebilirlik stratejisi doğrultusunda araç filosunu daha “yeşil” hale getirmek üzere gerçekleştirdiği çalışmalar, Vodafone Türkiye’ye Leaseplan Filo Kiralama ve Ekonomist Dergisi işbirliğiyle düzenlenen Yılın Filo Yöneticisi Yarışması’nda, Yılın Filo Yöneticisi Ödülü’nü getirdi. Vodafone Türkiye, “Yılın Filo Yöneticisi” kategorisinde; yenilikçi uygulamalar, uzun dönem filo yönetim stratejilerinin potansiyel başarısı, maliyet kontrolü ve uygun maliyet/performans dengesinin korunması, iç müşteri memnuniyeti, araç filosunun sektör gelişmeleri doğrultusunda şekillendirilmesi, çevreci ve güvenlik bazlı yaklaşımların hayata geçirilmesi gibi kriterlerde rakiplerinin arasından sıyrılarak birincilik koltuğuna oturdu.

Vodafone’dan “Yeşile Saygı”lı Filo
Sürdürülebilirlik kavramını tüm faaliyetlerinin merkezine yerleştirerek, tepe yöneticilerinden alt kademe çalışanlarına ve tedarikçilerine kadar tüm ekosisteminde bu konuda geniş bir bilinç yaratmayı hedefleyen Vodafone; sürdürülebilirlik hedeflerinin en önemli parçalarından birini oluşturan filo yönetimi konusunda, özellikle son bir yıl içinde çok önemli çalışmalara imza attı. Araç filosunu bir yıl içinde yüzde 95 oranında çevreci yeşil araçlara dönüştüren Vodafone Türkiye, aynı zamanda bünyesinde faaliyet gösteren İş Sağlığı ve Güvenliği ekibiyle de şirket genelinde araç kullanımını belirli standartlara bağlamak üzere çeşitli çalışmalar gerçekleştirdi. Bu çalışmalar sonucunda, Vodafone Türkiye çalışanları için iş saatlerinde araç kullanırken hız limitlerine uymak, tüm koltuklarda emniyet kemeri takmak; alkol, uyuşturucu ve hareketi/algılamayı kısıtlayıcı ilaç kullanımından ve GSM telefonuyla konuşmaktan kaçınmak uyulması gereken mutlak kurallar olarak belirlendi.
Tüm bu çalışmalar sonucunda Vodafone; kira ve yakıt maliyetlerini yüzde 15, CO2 salınımını ise yüzde 13 oranında azalttı. Ayrıca, İş Sağlığı ve Güvenliği ekibiyle araç kullanımını belli başlı standartlara bağlamak üzere gerçekleştirdiği çalışmalar sonucunda, hız limitini ihlallerini yüzde 99,5; kullanıcı kaynaklı bakım onarım maliyetlerini ise yüzde 48 oranında düşürdü.
Hasan Süel: “Vodafone Türkiye olarak çalışmalarımızın her alanında Yeşile Saygılı Kırmızı görüşünü benimsiyoruz”
Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, konuyla ilgili yaptığı açıklamada: “Geçtiğimiz yıl kurguladığımız Filo Yönetim stratejimiz ve çevre üzerindeki etkilerimizi en aza indirmeye odaklı yaklaşımımız doğrultusunda filomuzu yüzde 95 oranında çevreci yeşil araçlara dönüştürdük ve bunun yüzde 70’ini araç değişiklikleriyle gerçekleştirdik. Böylelikle CO2 tüketimimizi 148 gr’dan 129 gr’a, yakıt tüketimimizi ise % 15 düşürdük.”
Bu süre zarfında sağladıkları bu önemli tasarruf oranlarında, araç filosu özelinde gerçekleştirdikleri iyileştirme çalışmalarının yanında, Vodafone Türkiye bünyesindeki İş Sağlığı ve Güvenliği ekibiyle yapmış oldukları çalışmaların da büyük etkisi olduğunu ifade eden Süel, şu sözleri sarf etti: “İş Sağlığı ve Güvenliği ekibimizle beraber Vodafone Türkiye bünyesinde bu konuyla ilgili standartlar geliştirmek üzere çalıştık. Belirlemiş olduğumuz altı mutlak kuraldan dördü; doğrudan araçlarımızla ilgiliydi. Bunun haricinde yakıt tüketimi fazla olan araçlarımızı, az olanlarla değiştirdik. Türkiye’nin çevresel odaklı sürdürülebilirlik hedeflerinden bahsederken, asla unutulmaması gereken nokta, gittikçe azalan doğal kaynaklarımızın korunmasıdır. Biz de çalışanlarımızdan araç filomuza çok geniş bir ölçekte uygulamaya aldığımız filo yönetimi programımızla, aslında Vodafone Türkiye’nin enerji tüketimini azaltmanın yanında, çok daha büyük bir amaca; ülkemizin doğal kaynaklarının korunmasına hizmet ettik. Sürdürülebilirlik faaliyetlerimiz çerçevesinde çok önemli bir noktaya oturttuğumuz bu çabamızın, alanında bir ilki temsil eden böyle bir yarışmada, hepsi alanında lider jüri üyeleri tarafından takdir edilmiş olması bizim için büyük bir mutluluk.”