20-23 Kasım tarihlerinde Fransa'nın Paris şehrinde
düzenlenen "Deploying IPV6 Networks" Konferansı'nda Türkiye'yi
sadece O2 temsil etti.
Konferansta konuşma yapmak
üzere davet edilen, O2 Internet ve Networking Departman Yöneticisi Dr.
K. Murat Ekşioğlu, "Vision of IPV6 in 3G Networks & O2's Deployment
Case" başlığı altında IPV6 ile ilgili bir konuşma yaparak, O2'nin
IPV6 vizyonu ve O2'nin yeni nesil iletişim platformu olan O2Net altyapısı
üzerinde IPV6 yapılandırması hakkında katılımcılara bilgiler verdi.
 |
Dr. Ekşioğlu, 23 Kasım Cuma günü
gerçekleştirdiği konuşmasında , 3. Nesil (3G) ağlarda IPV6'nın
önemi ve Oksijen'in 3G yazılım geliştirme vizyonundan bahsetti.
IPV4 ve IPV6 uzun zaman bir arada varlıklarını sürdürmeye devam
edeceklerinden, 3G operatörlerin tamamıyla üretici firmaların
IPV6 vizyonlarına bağlı olan gelişim stratejilerini önceden belirlemiş
olmak zorunda olduğunu hatırlatan Dr. Ekşioğlu, Oksijen'in bu
noktadaki misyonunun öncelikli olarak kendi dahili IPV6 altyapısını
pekiştirerek, Türkiye'de IPV6'nın anlaşılması ve öneminin farkedilerek,
benimsenmesinin hızlandırılması olduğunu belirtti. 3G yazılım
geliştirme platformunda IPV4'e paralel olarak IPV6 adresleme konusunu
da devam ettiren Oksijen, veri iletişiminin son teknolojilerinden
olan MPLS'i yapılandırarak kurduğu ve tamamen IP temelli olan
veri iletişim ağı O2Net ile, misyonuna en hızlı şekilde ulaşabilmek
için bir süreliğine ücretsiz IPV6 servisleri verecek. |
3G ağlarda IPV6 ve Oksijen'in
IPV6 gelişim vizyonu
Dünyanın henüz yabancı olduğu "Deploying IPV6 Networks"
konulu seminere Türkiye'den tek konuşmacı olarak katılan Oksijen Internet
ve Networking Departman Yöneticisi Dr. K. Murat Ekşioğlu konuşmasında,
mevcut IPV4 adresleme tekniğinin eksiklikleri, karşılaşılan sorunlar,bu
sorunlara çözüm getirecek olan yeni teknoloji IPV6 adresleme tekniğinin
avantajları ve Oksijen A.Ş. bünyesinde hizmet vermekte olan O2Net'in
altyapısındaki IPV6 yapılandırması hakkında bilgiler vererek, O2Net'in
IPV6 tecrübelerini katılımcılarla paylaştı. Dr. Ekşioğlu konuşmasında
şunlara yer verdi:
"Mobil telekomünikasyon pazarının yüksek penetrasyonu ile, abonelerin
yalnızca istenilen zaman ve istenilen yerden ses iletişimi yapması
sağlanmakla kalmamış, aynı zamanda kısa mesaj (SMS), lokasyon bazlı
servisler, mobil Internet gibi katma değerli operatör servisleri de
sunulmuştur. Bugünün en katma değerli servisleri müşteri odaklı servislerdir.
Bununla beraber yakın bir gelecekte, 2.5 G ve 3 G ile beraber geliştirilmiş
servis yeteneğindeki mobil ağ ve terminaller sebebiyle, aboneler arasında
'network initiated' (ağdan-müşteriye başlatılan servisler) servislerin
daha popüler olması beklenmektedir. "Push Services" olarak
bilinen bu servisler, erişim için tek bir abone adresine sahip olmak
zorundadırlar.
3G yapılandırmasında, ağ elemanlarının tamamıyla IP kavramı ile uyuşması
beklenmektedir. 3G ağ noktaları, uygulama sunucuları ve uç kullanıcı
terminalleri tamamıyla paket temelli (IP) ağlar üzerinde çalışır.
Bu durumda abone erişimi, abonenin küresel olarak sahip olduğu ona
ait tek bir IP adresine göre tanınması ile aboneye erişim anlamına
gelmektedir. Fakat burada bir problem vardır. O da, dünya üzerindeki
tüm terminaller için kesinlikle yeterli olmayacak olan IPV4 adreslerinin
sayıca azlığıdır. Bu sebeple IPV6, bu problemin gelecek için yegane
çözümü olma özelliğini taşımaktadır.
IPV4 ve IPV6'nın daha uzun süre varlıklarını beraberce sürdürecekleri
açıktır. Dünya üzerine yerleşmiş olan geniş IPV4 altyapısının kısa
bir sürede böylesine büyük bir geçişi hemen yaşaması beklenemez. Sonuç
olarak, bu geçiş sırasında 3G ağlarda iki ayrı adresleme tekniğinin
nasıl iletişim kuracağı konusunda başka bir problem doğmaktadır. Eğer
IPV4 ve IPV6 teknikleri için karmaşık bir gelişim stratejisi izlenilmekte
ise, şu an kullanılan birlikte varlıklarını sürdürme ve geçiş senaryoları
bazı ölçeklenebilirlik konuları ile karşılaşılıncaya dek yeterli olmaktadır.
Eğer "Yalnızca IPV6" bir seçenek ise, geçiş senaryoları
'gateway'ler (GGSN) üzerine yapılandırılmalıdır. Her iki durum için
de, gelişim senaryoları ekipman üreticileri ve onların vizyonuna bağlı
olacaktır. Bu yüzden 3G operatörleri, öncelikle kendileri IPV6'yı
çok iyi kavramalı, önemini idrak ederek kendi ihtiyaç ve isteklerini
çok iyi belirlemek zorundadırlar ki, böylece bu işlemler esnasında
üreticilerin vizyon ve planlarını doğru olarak sorgulayabilsinler.
Sonuç olarak Oksijen, bir "Core Multimedia" IP ağı olan
O2Net'i inşa ederek, bu ağ üzerinde kendi dahili IPV6 altyapısını
en iyi şekilde yerleştirerek geliştirmek ve kısa vadeli olarak sağlayacağı
ücretsiz IPV6 servisleri ile yerel çevresine IPV6'nın önemini aşılayarak
giderek yaygınlaşmasını sağlamak amacındadır. Üstelik, herhangi bir
3G uygulama için Oksijen'in yazılım geliştirme özellikleri IPV4'e
paralel olarak IPV6 adresleme desteğini de içermekte, Oksijen'de gelecek
için büyük yatırımlar yapılmaktadır."
O2Net ile Oksijen, vizyonunu en hızlı ve en kaliteli şekilde gerçekleştirme
hazırlıklarına; dünya IPV6 ağına (6Bone) bağlanan Türkiye'nin ilk
servis sağlayıcısı olarak, geçtiğimiz günlerde ilk IPV6 IP adres bloğunu
alarak başladı. Oksijen, 3 ay gibi kısa bir zaman içerisinde de "production
level" (üretim seviyesi) IPV6 adreslerine sahip olacak.
Mevcut IPV4 Internet'inde karşılaşılan sorunlar
Adres eksikliği
IPV4 sisteminin devamını sağlamak için yapılan denetimlere
karşın bugüne kadar aşırı yüklenmiş olan Internet yapısında IPV4 adreslerinin
kısa süre içinde tükeneceği düşünülmektedir. Teorik olarak IPV4 dört
milyar farklı adresi desteklemektedir, ancak bunların mevcut dağıtımının
sağlıksız olarak yapılmış olması nedeniyle günümüzde IP adresi almak
isteyen kişi ve kurumlar kalan adreslerin bir kısmı ile yetinmek zorunda
kalmışlardır.
Hiyerarşik adresleme eksikliği
Kullanılmakta olan IPV4 sistemi, Internet omurgasına bağlı
ağ trafiğini sınıflandırmak için bir adres hiyerarşisi kullanır. Bir
adres hiyerarşisi olmadığı takdirde yönlendirme bilgilerinin bütün
ağların ulaşabileceği bir yere konması gerekmektedir. Internet'in
kullanımının hızla arttığı bir ortamda böyle bir uygulamaya gitmenin
imkansız olduğu açıktır. Adres hiyerarşisi kullanılarak omurga yönlendiricileri,
IP adresi eklerini kullanarak trafiğin geçişini yönlendirebilmektedirler.
Ancak kullanılmakta olan hiyerarşi sisteminin tek çeşit olmaması ve
IPV4 adreslerinin dikkatli dağıtılma gereksinimi, Internet adresleme
ve yönlendirmesini gittikçe zorlaştırmaktadır. Bunun yanısıra IPV4
sitelerinin yeniden numaralanması da pratik olmayan ve maliyeti arttıran
bir uygulamadır.
Çözüm: Yeni bir protokol - IPV6
Dünyada kullanılmakta olan IPV4 ağı 32 bit'lik
adres boşluğuna sahipken O2 Oksijen tarafından Türkiye'de ilk defa
kullanmaya başlanılan IPV6 ağı 128 bit'lik bir adres boşluğuna sahiptir.
Bu da milyarlarca adres demek olduğundan IPV6, IPV4'ün yetersizliğini
neredeyse hiçbir zaman yaşatmayacak demektir.
IPV6, şu anda bireylerin ve şirketlerin kendi içlerinde ve birbirleriyle
yaşadıkları problemleri çözecek, tüm dünyada Internet omurga tasarımcılarının
esnek bir yönlendirme hiyerarşisi kurmalarını sağlayacaktır.
IPV6 neden yaygınlaşıyor?
Kablolu ya da sabit erişim ağlarında kullanılan NAT/NAPT
çözümleri kısa vadeli birer çözüm gibi tasarlanmış da olsalar; sonuçta
performansları sebebi ile IPV6'ya geçişi engellemişlerdir. Bu açıdan
bu uygulamaların yaygın ve başarılı bir şekilde sunulduğu günümüz ortamında
IPV6'ya geçiş gereksiz görünebilir.
IPV6 için gerçek itici güç, Internet ile yakınsaşan kablosuz iletişim.
GPRS ve yakında UMTS sistemleri ile artık her bir mobil terminal bir
IP numarasına ihtiyaç duyacak. Kullanımın henüz çok yaygın olmadığı
noktada NAT türü bir çözüm yine de önerilebilir, ama NAT'ın klasik sorunlarının
yanında (tek çıkış zorunluluğu, çoklu Internet çıkışında değişik NAT
veritabanlarının senkronizasyon sorunları) bu çözüm, UMTS'in önemli
servislerinden biri olan "network initiated" servislerin verilmesini
imkansız hale getirmekte. Bu açıdan bakıldığında "Push" servisler
olarak bilinen servisler gibi önemli bir gelir kaynağı için uygun çözüm
ağda mevcut olamayacak.
Bu gerçeklerin ışığında, yakın geleceğin yakınsamış kablosuz ağlarında
IPV6 bir zorunluluk. 1999 ve 2000 yılı standartlarında artık bu konu
"zorunlu" protokoller sınıfına girmiştir.
Oksijen O2Net ile, IPV6 IP adres bloğu alan Türkiye'nin ilk servis sağlayıcısı
olarak bu zorunluluğu hayata geçirmek için ilk adımını attı. Bu çerçevede
3G uygulama yazılımları geliştiren bir Türk şirketi olarak tüm yazılım
özelliklerinde IPV6 uyumlu üretim yapan O2 Oksijen Teknoloji Geliştirme
ve Bilişim A.Ş., yakın geleceğin ihtiyaç ve taleplerine şimdiden hazırlık
yapmakta.