Maraton başlıyor


Beşinci TÜBİTAK-TTGV ve TÜSİAD Teknoloji Ödülü için maraton başladı.
 
17 Aralık tarihinde yapılan bir basın toplantısıyla duyurulan Teknoloji Ödülü, 1997 yılından bu yana düzenleniyor. Bu sene yarışmaya geçtiğimiz senelere göre daha fazla yarışmacının katılması bekleniyor.
Sektörü, devlet kurumlarını ve kamuoyunu yenilikçilik ve yaratıcılık konusunda bilinçlendirmek; firmaları yenilikçi/yaratıcı olmak konusunda teşvik etmek ve kendilerini en iyi iş yapış yöntemleri ile karşılaştırarak gelişmelerine katkıda bulunmayı öngören yarışma aynı zamanda başarılı firmaları ödüllendirmeyi ve Türk sanayiine rekabet gücü kazandırmayı amaçlıyor.

“Rekabet gücümüzü arttırmalıyız”
Toplantıda bir sunumla basını bilgilendiren Teknoloji Ödülleri Yönetim Kurulu Başkanı Selim Sarper şunları söyledi: “Dünya rekabet gücü sıralamasına baktığımız zaman, ilk üç sırada ABD, Finlandiya ve İrlanda geliyor; ardından Almanya, Belçika ve İspanya. Türkiye bu listede çarpıcı şekilde sonlarda, 14. sırada yer alıyor.

Burada iki mesaj söz konusu. Birincisi; Türkiye rekabet gücü olarak birçok ülkeden çok daha aşağıda. Daha çarpıcı olan ikinci mesaj ise; ülkemizin rekabet gücünün gittikçe azalıyor olması. Bu son derece kaygı verici bir nokta. Teknoloji Ödülleri Türkiye’nin rekabet gücünü arttıracak kriterlerden biri olan teknolojinin tüm ülkede yaygınlaştırılması adına yapılan bir çalışma. Rekabet gücünü ölçmek için göz önünde bulundurulan kriterleri; bilim ve teknoloji, yerel ekonomi, uluslararası açılım, hükümetin etkinliği, finans sektörü, altyapı, idare ve yönetim, insan kaynakları olarak sekiz maddede sıralayabiliriz. Bizim odaklandığımız madde ise bilim ve teknoloji. Bir ülkenin bilim ve teknolojideki etkinliği, onun rekabet gücünü artı ya da eksi yöne çekiyor. Ülkenin bu alandaki yeterlilik kriterlerini ise ar-ge harcamaları, ar-ge personeli, teknoloji yönetimi, bilimsel ortam ve fikri mülkiyet olarak beş maddede özetleyebiliriz. Teknoloji ödülleri kriterlerimiz aşağı yukarı bunların hepsini kapsıyor. Ar-ge harcamalarında, kişi başına düşen ar-ge harcaması ve ülkenin toplam ar-ge harcaması noktalarına dikkat ediyoruz. Türkiye’de ar-ge çalışmaları için ayrılan bir pay olmasına karşın bunun değerlendirilebileceği bilimsel ortam veya dinamik pazar eksikleri söz konusu. Teknoloji yönetimi ölçütleri çok önemli ve aslında bu ölçütler de bizim aradığımız cevaplar içinde. Bu ölçütlerden bir tanesi, günümüzde uygulamalarına rastlamaya başladığımız üniversite-sanayi işbirliği. Bunun artması ve öneminin benimsenmesi için yoğun şekilde çalışıyoruz.”
Şirketler arası rekabet öncesi işbirliğinin bu ölçütlerin ikincisi olduğunu belirten Sarper, bu konuda firmaların gayret göstermelerinin önemine değindi. Bilimsel ortam ölçütlerini, temel araştırma ile gençlerin bilim ve teknolojiye olan merakları olarak sıralayan Sarper, fikri mülkiyet ölçütlerinin ise patent ağırlıklı belirlendiğini söyledi. Türk sanayiinde rekabetin hala ucuz işçiliğe dayandığını ve bunun çok tehlikeli olabileceğini vurgulayan Selim Sarper, sözlerine şöyle devam etti:
“Çin bir taraftan geliyor, öte taraftan Doğu Avrupa ülkelerini görüyoruz. Bilim ve teknolojiyi kullanan birtakım gelişmiş ülkeler, bizim işçilik yoluyla kazanmış olduğumuz avantajı tersine çevirebilecek yenilikler de getirebilir. İkinci faktör olan verimlilik konusu da Türkiye’de avantajını yakaladığımız bir unsur. Kaynakların ekonomik kullanılmasıyla sağlanıyor. Bu konuda yeterli çalışmalar yapılıyor.
Ancak bu faktörü yerine getirmek de dünya arenasında rekabet gücü kazanmaya yeterli değil. Üçüncü unsur ise toplam kalite yönetimi. Bu konuda bir farkındalık var. Özellikle büyük firmalarda bu yönde çok ciddi bir değişim söz konusu. KOBİ’ler bu anlamda bir nebze arkadan geliyor ama onlar da bilinçlenmiş durumdalar. Kalite yönetimi konusunda yapılabilecek çalışmalar var ancak bu faktör de dünya pazarında farklılaşmamız için yeterli olamıyor. Yenilikçilik yoluyla farklılık yaratmak gerekiyor. Bu da ağırlıklı olarak bilim ve teknolojiden geçiyor. Teknoloji Ödülü’nün ana temasını oluşturan yenilikçilik kavramı, en önemli unsur. Büyümeyi sürdürebilmenin tek yolu da yenilikçilikten ve fark yaratmaktan geçiyor. Türkiye’de araştırma-geliştirmeye ayrılan toplam kaynak binde beş. Bundan 10-15 yıl öncesine göre teknolojiye olan yerli katkı azalmış durumda. Bu noktada durumumuzun ne kadar vahim olduğunun farkında olmalıyız. Farkındalık çok önemli.”

Yarışma kurumsallaşıyor
Büyük Ödül ve sadece orta boy işletmelere yönelik olarak Başarı Ödülleri olmak üzere iki ayrı kategoride verilen Teknoloji Ödülleri’ne bugüne kadar olan başvuruların sayısı, düzeyi, gösterilen ilgi ve sonuçların etkisi bu organizasyonun kurumsallaşmakta olduğunun kanıtı olarak değerlendiriliyor. Teknoloji Büyük Ödülü’ne, büyük, orta ve küçük ölçekli bütün sanayi kuruluşları başvurabiliyor ve tek firmaya tek ödül veriliyor. Bu ödül kategorisinde, yenilikçi ürün fikrinin ortaya çıkma süreci; bu fikrin ürüne dönüştürülmesi süreci ve ürünün kendisini irdeleyen ölçütler esas alınarak değerlendirme yapılıyor. Teknoloji Başarı Ödülleri’ne ise, orta boy işletmeler başvurabiliyor ve bu ödüller en çok üç ürüne veriliyor. Bu kategoride, ürünün kendisini irdeleyen ölçütler esas alınarak değerlendirme yapılıyor. Türkiye’de endüstriyel alanda faaliyet gösteren tüm kamu, özel sektör kuruluşları ve işletmeleri yarışmaya katılma hakkına sahip. Başvuruya temel olan ürünün Türkiye’de yapılmış ve geliştirilmiş olması; patent alınmış olması ve bunun belirtilmesi gerekiyor.
Ödüller kadar önemli olan bir başka düzenleme de ödül töreni ile aynı gün gerçekleştirilen Teknoloji Kongresi. Kongre en genel anlamı ile Teknoloji Yönetimi başlığı altında yer alan konulardan her yıl seçilen bir ana tema çerçevesinde düzenleniyor. Ödüle başvuru ürün geliştirme sürecinin genel kabul gören adımlarını içeren bir modele uygun olarak yapılıyor.
Bu çerçevede kuruluşlar; konuyla ilgili olarak kendi örgütleri içindeki bütün verilerin toplanması; ürün geliştirme süreçlerindeki güçlü ve zayıf yönlerin belirlenmesi; konuya ilişkin bilgilendirme sürecinin hızlandırılması; süreçle ilgili ölçümlerin yapılması ve bu konu etrafında ekip çalışmaları gerçekleştirilmesi aşamalarından geçiyor. Dolayısıyla bu kuruluşlar yöntemli çalışma konusunda ileride yararlanabilecekleri bir deneyime sahip oluyorlar.
Yarışmaya son başvuru tarihi 28 Mart 2003 ve değerlendirme sonu ise 16 Haziran 2003. Yarışma finalistleri 26 Haziran tarihinde açıklanacak ve 26 Eylül’de finalist firmaların saha ziyaretleri tamamlanmış olacak. 9 Aralık 2003 tarihinde V. Teknoloji Kongresi ve ödül töreni gerçekleşecek.

Ürün değerlendirme modeli
Teknoloji Büyük Ödülü’ne aday ürünler, Ürün Geliştirme Süreci 400 puan ve Yenilikçi Ürün 600 puan olmak üzere toplam 1.000 puan, Başarı Ödülü’ne aday ürünlerse yalnızca Yenilikçi Ürün 600 puan üzerinden değerlendiriliyor.