Amaç: Herşeyi birbiriyle konuşturmak

Mobil ürünler konusunda dünyanın önde gelen isimlerinden biri Siemens

ÜÇ ayrı ürün grubu üzerinde yoğun olarak çalışan firmanın bu gruplarından biri de kablosuz modüller. Siemens Mobile yetkilileri bu ürün ailesinin, son kullanıcılara yönelik GSM ve DECT ürünlerinin yanında gölgede kaldığını belirtiyorlar ve bu nedenle özellikle son bir senedir kablosuz modüller üzerine çalışmalar yürütüyorlar. Bu çalışmalar hakkında Siemens Mobile Satış Müdürü Levent Kocatürk ve Ticari Pazarlama Müdürü Ebru Altın’la sizler için görüştük.
Siemens Mobile’nin sadece bir GSM telefon firması olarak görünmesinden sıkıntı duyduklarını belirten Siemens Mobile Satış Müdürü Levent Kocatürk, firmanın ürünleri hakkında şunları söyledi:
“Siemens Mobile olarak ürün gruplarımız mobil telefonlar, DECT telefonlar ve kablosuz modüller olmak üzere üçe ayrılıyor. Şimdiye kadar mobil ve DECT telefonlar hep ön plandaydı. Hak etmediği halde kablosuz modüllerimiz biraz gölgede kalıyor. Bu nedenle kablosuz modüller hakkında bilgi vermek istiyoruz. Bu ürün grubunda çok basit bir sloganımız var: “We want to let everything talk- Herşeyin konuşmasını istiyoruz”. Siemens, 1994 yılında kablosuz modül çalışmalarına başladı ve ilk DECT tabanlı kablosuz modülünü 1995 yılında çıkardı. Daha sonra bu ürünün GSM ve GPRS tabanlı olanlarını piyasaya sunmaya başladı. 2000’de ilk çift bant GSM tabanlı kablosuz modül olan TC35’i, bundan bir sene sonra da GPRS tabanlı MC35’i pazara sundu. Bu sene üç bant ve Sınıf 10 GPRS uyumlu MC45 pazara çıktı. Önümüzdeki yıl da 3. kuşak kablosuz modüllerin piyasaya sunulması için çalışmalar devam ediyor. Siemens kablosuz modül konusunda bir öncü ve bu alanda Avrupa’da pazar lideriyken dünyada ikinci konumda. Türkiye’de bu alanda yaklaşık bir senedir sessiz ve derinden birtakım çalışmalar yapıyoruz ve şimdi de bu çalışmaların meyvelerini toplamaya başlıyoruz. Bu ürünleri birçok proje evine denemeleri için verdik. Modüllerin çeşitli projeler için denemeleri yapıldı ve çalışmalardan olumlu saha raporları geldi. Denemelerin ardından birtakım projelerde kullanılması için çalışmalar da başladı.”


NTTDoCoMo’nun 2010 vizyonuna göre 350 milyon abonesinin yalnızca üçte biri insan olacak
Siemens’in yaklaşık 41 ülkede ofis bazında kablosuz modüller konusunda fiili olarak çalıştığını belirten Levent Kocatürk, çalışma alanlarını şöyle özetledi:
“Biz Türkiye ofisi olarak bu çalışmaları takip ediyoruz. Bu ürünlerin araştırma-geliştirme çalışmaları Berlin’de, üretimi Camp Lintfort’ta yapılıyor. Münih’te ise ürün yönetimi ve satışı gibi konular takip ediliyor. Almanya’da ürün çalışmaları üç merkeze yayılmış durumda ve sırf bu ülkede 250 kişi bu ürün grubunun satış/pazarlama konularına odaklı çalışıyor. Siemens, kablosuz modüllerin kullanım alanlarını üçe ayırıyor: Endüstri, otomotiv ve tüketici. Bu üç alanda ürünün çeşitli uygulamaları söz konusu. Endüstri alanına baktığımızda, telemetri ya da telematik gibi uygulamalarda kullanılabilir. Tüketici bazında, el bilgisayarları ve dizüstü bilgisayarlarla bu modüller bütünleştirilebilir. Aynı zamanda modüller araçların içine de konabilir ki bu da otomotivin içine giriyor. Araçlar için güvenlik amaçlı kullanılabilir. Kilit yönetimi ve GPS benzeri uygulamalar olabilir.
Araç GSM ya da GPRS üzerinden Internet’e bağlanabilir. Siemens olarak kablosuz modüller bazında Volkswagen, Rolls Royce, BMW, Blaupunkt gibi firmalarla ortaklıklarımız var ve telematik konusunda Harley Davidson’la çalışıyoruz. Ayrıca Almanya’da kilit yönetimi konusunda Gap Firması ile; telemetri konusunda ise Casio ve Nestle ile ortaklık söz konusu. Tüketici tarafında bizim bir iştirakimiz olan Fujitsu-Siemens’le ve Panasonic’le projelerimiz var. Kablosuz modüller SX45’lerde de kullanıldı. SX45 el bilgisayarları içinde MC35 kablosuz modül kullanılarak, bu cihazlar GPRS üzerinden iletişim kurabilir hale getirildi. Bu doğrultuda küresel işbirlikleri yapıyoruz. Biz de Türkiye ofisi olarak, özellikle GPRS’nin daha yüksek sesle ifade edilmeye başlandığı bu dönemlerde, bu rüzgarı kullanarak, neler yapılabileceği konusunda iş ortaklarımız ve basınla konuşmak ve bu projelerimizi duyurmak istiyoruz.
NTTDoCoMo’nun bir vizyonu var. 2010 yılında abone sayılarının 350 milyon olacağını ve bunun yalnızca üçte birinin insan olacağını belirtiyorlar. Geri kalan üçte ikisinin birbirleriyle konuşan arabalar, bisikletler, gemiler ve çeşitli aletler olacağını ifade ediyorlar. Japonya bu konuda hızlı gelişmeler yaşıyor. Ülkede bulunan NTTDoCoMo, KDDI gibi firmalar dünyada veri gelirleri ses gelirlerine oranla oldukça yüksek olan sayılı operatörler arasında yer alıyorlar. Bu anlamda onların vizyonları çok önemli çünkü bu konuda tecrübeli firmalar.”

Kablosuz modüller, modül ve terminal olarak ikiye ayrılıyor
Kablosuz modüllerin terminaller ve modüller olarak ikiye ayrıldığını belirten Siemens Mobile Ticari Pazarlama Müdürü Ebru Altın ürünler hakkında şu bilgileri verdi:
“Terminal dediğimiz zaman harici kullanılan cihazları, modül dediğimiz zaman anakartların üzerine yerleştirilen kapsülleri kastediyoruz. Harici uygulamalarda terminal kullanılıyor. Modüller ürün geliştirmeye yönelik projelerde kullanılan parçalar. Terminaller ise mevcut parçaların yanına ek olarak, cihazları birbirleriyle konuşturmak için geliştirilmiş projelerde kullanılmakta. Türkiye’de genelde terminal ürünler tercih ediliyor. Bunun nedeni, terminallerin daha bitmiş ürünler olması ve cihazların birbiriyle iletişimini yeniden tasarıma gerek duymadan sağlıyor olması. Modülde ise yeni bir ürün üretiliyor. Türkiye’de ürün üretimi çok tercih edilmediğinden ya da daha bu pazar gelişmediğinden dolayı terminal satışları ve bu cihazlarla gerçekleştirilen projeler yaygın. Modülün kullanıldığı çalışmalara FCT projelerini örnek verebiliriz. Şu anda en son satışa çıkan ürünlerimiz; MC35 terminal ve modülleri. Bu ürünlerin en belirgin özellikleri GPRS üzerinden iletişim sağlamaları. Diğer bir ürün grubu olan TC35 modül ve terminalleri GSM altyapısını kullanan ve çift bant uyumlu ürünler. GSM altyapısı üzerinde çalışan M20 terminal-modülümüz ise tek bantlı. Şu an satışta olan üç ana ürün grubumuz var. Üç bantlı olan MC45 ürün grubumuz üç bant olması nedeniyle Türkiye’de çok tercih edilmiyor.”

Yeni çalışmalarla kablosuz modül uygulamaları çoğalıyor
Kablosuz modüller üzerine geliştirilebilecek birçok uygulama olduğunu ifade eden Levent Kocatürk, gerçekleştirilen projelerle ilgili şu örnekleri verdi:
“Bu ürün ailesi bankacılıkta POS ve ATM makinalarında kullanılabiliyor. Bir ATM makinasının bir yere konumlandırılabilmesi için elektrik ve telefon hattı olması, o yerin güvenli olması gibi birtakım kıstaslar var. Her yere gönül rahatlığıyla ATM makinası konamıyor. Ama bu kıstaslardan en önemlisi haberleşme. Bu anlamda GSM ya da GPRS tabanlı bir kablosuz modülü ATM’ye monte ederek makinenin haberleşmesini bu şekilde gerçekleştirdiğinizde, kablolu hat zorunluluğu ortadan kalkıyor. Şu anda bu konuyla ilgili bitmiş projelerin yanı sıra devam eden çalışmalar da var. Mesela İş Bankası’yla Aria şebekesi üzerinden yapılmış olan bir ATM projesi var. Bu banka bildiğim kadarıyla 25 kadar ATM makinasını Aria’nın GPRS şebekesi üzerinden kullanıyor. Yapı Kredi ve Garanti bankaları şu anda bu uygulamanın saha testini sürdürüyor. Benzer bir uygulama Biletix’de gerçekleştiriliyor. POS makinalarını GPRS üzerinden kullanmak istediler. Denemeler sonucunda ilk uygulama Mayadrom’da başladı. Mayadrom’da bir POS terminali var. Bu cihaz MC35’le GPRS şebekesi üzerinden sisteme bağlanıyor. Şimdi bu makinaların sayısı arttırılacak.”
GSM üzerinden ses transferinin uzun zamandır yapıldığını ve popüler hale geldiğini belirten Ebru Altın, ses aktarımının yanı sıra veri aktarımının öneminin anlaşılmaya başlandığını söyledi ve ekledi:
“Veri aktarımında da artık cihazların birbirleriyle konuşma vakti geldi. Kablosuz modüllerle bunu gerçekleştirmek istiyoruz. Biz herşeyi konuşturmak istiyoruz. Bu çerçeve içinde insanlar ve makinalar var. İnsanları mobil telefonlarla konuşturabiliyoruz. Makinaları ise kablosuz modüllerle konuşturuyoruz. Bant genişliğinin artması ve uç cihazların teknik anlamda kuvvetlenmesi ile beraber veri aktarımı daha popüler hale geliyor. Bu yönde büyük projeler gerçekleşiyor. Bunu kullanan firmalar hem verimliliklerini arttırıyorlar hem de zaman tasarrufu sağlıyorlar. Makinaların birbirleriyle konuşmasının en önemli avantajı ise zaman ve mekan bağımlığını ortadan kaldırıyor olması. Bunlar çok önemli gelişmeler ve giderek yaygınlaşacak.”
GPRS’nin kullanım maliyetlerinin kiralık hatlara göre daha ucuz olduğunu ve bu sistemi kullanmak isteyenlere maliyet açısından büyük bir avantaj sağladığını ifade eden Kocatürk, “Burada yapmaya çalıştığımız şey, bir sabit hat üzerinden iletişim kuran cihazların GSM ve GPRS üzerinden konuşmasını sağlamak olduğu için mevcut birtakım uygulamaların bu sisteme uyarlanması da gündeme gelebilir. Hep konuşulan bir akıllı buzdolabı örneği vardır. Buzdolabında barkod olacak. İçinden birşey alırken ve koyarken barkodu okutacaksınız. Eğer o malzemeyi yerine koymadıysanız buzdolabı, onun eksik olduğunu size kısa mesaj atarak bildirecek. Orada basit bir GSM modülüyle buzdolabının kısa mesaj atması sağlanabilir. Bu uygulamanın benzeri güvenlik için de uygulanabilir. Aynı şekilde uzaktan ölçüm konusunda çalışmalar olabilir. Örneğin benzin istasyonu stoklarında ne kadar benzin kaldığı bu tip bir sistemle uzaktan kontrol edilebilir. Bu konuda yürütülen bir çalışma var” dedi.
FCT (Fixed Cellular Terminal-Sabit GSM terminali) cihazlarının özellikle Avrupa’da çok yaygın bir şekilde kullanıldığını ve bu cihazların çeşitli markalarla 1998 yılından bu yana Türkiye pazarına girdiğini belirten Altın ise şöyle devam etti:
“Bu markalar arasında Avrupa’da satışı yüksek olan Ecotel FCT cihazlarında TC35 modülümüz kullanıldı. Bu cihazların son kullanıcıları şirketler oluyor. Şirketler bu cihazları kullanarak görüşmelerde tasarruf sağlıyorlar. Diğer bir proje de araç takip sistemleri olarak yakından tanıdığımız GPS uygulamaları üzerine. 1999 yılı itibariyle bu alanda projeler geliştirilmeye başlandı. Arada birtakım duraksamalar yaşandıysa da varyasyonlarıyla bu uygulama da devam ediyor. Burada da Siemens’in modülleri kullanıldı. Dizüstü bilgisayarlarda PCMCA kartı üzerinden GPRS’ye bağlanma uygulaması gerçekleştiriliyor. Böyle bütünleşik uygulamalarda GPRS modüllerinin dizüstü bilgisayar içinde monte edilmesi ve üretimin burada olması gerekiyor ki Avusturya’da böyle bir proje gerçekleştirildi. Burada bizim MC35 modülümüz bilgisayarla bütünleşik durumda. Bu dizüstü bilgisayarlara SIM kartınızı taktığınız anda ağa bağlanabiliyorsunuz.”

Kablosuz modüllerde yeni yıl hedefi
Kablosuz modüllerde lider olmanın getirdiği sorumluluk doğrultusunda hareket ettiklerini ifade eden Kocatürk, mümkün olduğu kadar geniş çerçevede bu cihazların uygulama alanlarını anlatmak ve operatörlerle işbirliği halinde ürünlerini yaygınlaştırmak istediklerini söyledi. Bu çalışmaların operatörler için de bir gelir kaynağı olduğunu vurgulayan Kocatürk; “Bu konuda görüşmelerimiz zaten çok önceden başlamıştı. Birtakım testlerde başarılı sonuç alabilmek için işbirliği içinde olmak zorundayız. Bu çalışmalara devam ediyoruz. Bu alanda çalışmak isteyen birçok proje evi var. Bunlardan biri olan Detay’la bir distribütörlük sözleşmesi imzaladık. Ürünlerimizi tanıma sürecini tamamladı ve Internet sayfasına koydu. Bu tür ürünlerle ilgili projeleri takip ediyor ve bize iletiyor. Sahada projelerimizi takip ediyor. 2002 yılı başında bu yönde çalışmalara başlamadan önce kendi kafa yapımızda değişiklik yaptık. Yapmamız gerekenleri tespit ettik ve bunu uygulamaya başlıyoruz. Ben inanıyorum ki 2003’te kablosuz modüllerle ilgili arka arkaya çok fazla sayıda proje duyuracağız sizlere. Çünkü şu anda zaten on beşe yakın projenin çalışmaları devam ediyor. 2003 bizim bu yönde projelerimizi duyurduğumuz bir yıl olacak. Hep vurguladığımız şey şu; biz mobil hayatı mümkün kılmak istiyoruz. Siemens mobil ürünlerine baktığımızda belki GSM telefonlar çok fazla ön plana çıkıyor ama bundan dolayı ben çok huzursuzum. Biz GSM telefon firması değiliz. DECT telefonlarımız ve kablosuz modüllerimizle de hem ev tarafında hem kurumsal bazda her yerde mobil yaşamı mümkün kılacak çözümlere sahibiz. Bu alanda rakiplerimizden ileride olduğumuz için de bunun gururunu taşıyoruz” dedi.
2002’de kablosuz modülleri anlattıklarını; bununla ilgili çeşitli satış kanalları ve pazarlama çalışmaları üzerine yoğunlaştıklarını belirten Altın, 2003’te ise bitmiş ve örnek teşkil edecek projeleri birer birer göstermeye başlayacaklarını söyledi ve ekledi: “Bunlar gerçekten büyük ve ses getirecek projeler. 2003’te operatörlere bu çalışmalarla çok sayıda abone kazandıracağız.”