Merih IŞIN
Editör'ün karikatürü, 1995 yılında Cenevre telekom fuarında uydu üzerinden gerçekleştirilen videokonferans ile Rusya'daki çizer Vladimir Mochalov tarafından çizilmiştir.

Editör

Telepati... Siz ve Biz...

Yıl 1995, aylardan Ocak. Birkaç arkadaş biraraya gelmiş, "Dünyada dev adımlarla ilerleyen bir sektörün, yani telekom sektörünün bir dergisi ülkemizde niye yok? Acaba, biz böyle bir yayın üretebilir miyiz?" diye tartışıyoruz. Mayıs ayında iş başı yaptığımızda, biz bile hala şaşkınız. Para yok, deneyim yok, nasıl olacak bu iş?
Derken bir ofis kiralanıyor, gerekli yerlere resmi müracaatlar tamamlanıyor. Bir ana okulunun eski mobilyaları ile çekirdek kadro başlıyor çalışmaya. 95 yazının sıcağında ilk sayı yayınlanıyor. Ülkemiz telekom sektörünün ilk ve tek aylık dergisinin adı: Telepati.
Niye Telepati? Çünkü; "Haberleşme", "Komünikasyon", "Telekomünikasyon" ve türevleri büyük medya grupları tarafından tescil ettirilmiş. Gerçi yayın yapılmıyor, fakat hazırlar. Biz de diyoruz ki, belki de yüzyıllarca yıl sonra sonunda gelinecek noktaya şimdiden erişelim. Ve, adını "Telepati" koyuyoruz. Başta çok yadırganıyor. "Siz, telepatik olaylarla mı uğraşıyorsunuz?" cinsinden sorulara da cevap vermek zorunda kalıyoruz. Derken, herkes alışıyor. Ama ne zaman? Aylar sonra, derginin başlığına uğraş alanımız olan "Telekomünikasyon" sözcüğünü yazdıktan sonra. Bir zaman sonra, faaliyet alanımızı belirten sözcük, "Telekom"a dönüşüyor. Çünkü; ne telefonda ne de yazılı belgelerde, "Telekomünikasyon" sözcüğünü doğru telaffuz edemiyor ya da yazamıyorlar. Son kısaltmadan sonra, bugünlerde bir hayli rahatladık.
Telepati’nin 50.sayısını yayınlarken, bu gönül işini uzun süre daha devam ettirebileceğimize biz bile inanamamışız ki, ilgili sayının Editör yazısının konusu; "Türkiye izci teşkilatı ve izcileri" olmuş. Bugün duyduğum heyecan ve gururun esamesi okunmuyor o sayıda.

Geride bıraktığımız dokuz yılda, sektörümüzde on civarı dergi yayın yapmaya çalıştı. Ama hep kısa ömürlü oldular. "Keşke" diyoruz, onlar da olsaydı da, birlikte sektörümüzü daha hızlı büyütebilseydik. Biz Telepati olarak, "Bilginin paylaştıkça büyüdüğüne olan inancımızla" yola çıktık. Basılı ve elektronik dergimizde de bunu açıkça hep belirttik. Hani dergilerin künye adı verilen bölümlerinde denir ya; "Her hakkı saklıdır... vs.", biz bunu şöyle kullanıyoruz; "Her türlü resim ve yazı, herkes tarafından kullanılabilir. Lütfen kaynak belirtin". Bilgimizi herkesle paylaşma, paylaştıkça büyütme amacındayız ve doğru ve yansız olduğumuza, yani kendimize olan güvenimizi sizlerle paylaşıyoruz.

Gerekli olduğuna inandığımız sayıda baskı yapacak kadar maddi olanağımız olmadığı ve bilgi toplumu dergisi olmanın getirdiği bir zorunluluk olarak, Net’te elektronik sürümümüzü yayınlamaya başladığımızda; baktık ki, İnternet’te içeriği olan basın kuruluşu nerede ise yok ve biz o sıralarda derginin her satırını sizlerle hem de bedelsiz olarak paylaşıyorduk, hala da paylaşıyoruz. Tüm dünyaya ulaşabilmenin avantajlarını yaşıyor; çeşitli ülkelerde okur ve yazarlar bularak, hatta çeşitli ülke ticaret heyetleri ve kuruluşları ile uluslararası organizasyonlar düzenleyerek, sektörümüzü ve Türkiye’mizi küresel olarak tanıtabilme onuruna erişiyoruz. Birleşmiş Milletler telekom organizasyonunu temsil eden Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU), aralarında The Times’ın da bulunduğu çeşitli İngiliz kuruluşları ve benzeri kuruluşlarla yaptığımız işbirlikleriyle karşınıza çıkmışız bugüne kadar. Bütün bunları yaparken; ikinci vatanımızı yani, Türkçe’mizi de unutmamış, üst düzey yöneticilerimizin ve Anadolu halkının hızla gelişen teknolojiyi daha kolay takip edebilmesi için, olabildiğince Türkçe ve açıklamalı bir dil kullanmışız.

Yazacak o kadar çok şey yaşamışız ki, bu sayfaya sığmasına olanak yok. Ama birşeyi görüyor ve anlıyoruz ki, bu iş gerçekten gönül işi ve Telepati dergisi; çalışan, üreten ve yaratan minicik kadrosu, fedakar ve vefakar köşe yazarlarıyla, en önemlisi ise; sadece inandıkları için dergiden bu güne kadar maddi, manevi desteklerini esirgemeyen büyük telekom sektörü kurum ve kuruluşlarıyla var olmuş.
100.sayımıza geldiğimizde emin olduk ki; kar edemeden, para kazanamadan bu noktaya erişen Telepati, sektörümüzden bundan sonra da alacağı destek ile hem gelişecek ve sektörün layık olduğu hizmetleri verebilecek hem de az da olsa maddi olarak da bunun karşılığını alabilecek.

Bu vesileyle; Telepati’de emeği geçtiğine inanalara sonsuz teşekkür ediyor, hepinize sağlıklı ve şanslı bir yeni yıl diliyorum.

Saygılarımla.