100 sayı yayın yaptıktan sonra; biz sorduk, sektörümüzün değerli yöneticileri cevapladı

Türkiye'nin ilk telekom dergisi Telepati nasıl bir yolda?
Büdütör'ün dediği gibi, Telepati dergisinin 100. sayısı, Türk telekom sektörünün serbestleşme tarihine denk gelmesi, güneş tutulmasından da ender bir olay olarak 'takdir-i ilahi' mi? Türk telekom sektörünün serbestleşmesi konusunda neler düşünüyorlar?
Türkçe'mizde bir kelime var ki, herkes eş anlamlı başka Türkçe sözcüklerin de olduğunu sanıyor ve çoğu zaman da yanlış kullanıyor: 'İletişim'. O zaman bilişim ne? Komünikasyon ne? İletişim ne?
Ve son soru olarak da, eklemek istedikleri.

İlk iki soru için bizim yorum yapmamamız belki yanlış, belki gereksiz olabilir ama; üçüncü soruya açıklık getirmemizin şart olduğuna inanıyoruz.
Şimdi size sorsam, derhal eş anlamlı olduğunu düşündüğünüz kelimeleri sıralayacaksınız, biliyorum. Ama, maalesef ‘iletişim’ sözcüğünün eş anlamlısı olan başka bir sözcük Türkçe’mizde yok!
Hem dilimizdeki sözcük sayısının yetersizliğinden ve yabancı birçok sözcüğe karşılık bulamamaktan şikayet ediyor hem de bir avuç olduğunu söylediğiniz sözcüklerin, beş tanesinin her birbirinin aynı anlamı taşıdığını iddia ediyorsunuz. “Peki, ‘telekomünikasyon’, ‘komünikasyon’, ‘haberleşme’, ‘bildirişim’ veya ‘muhabere’ sözcüklerine ne oldu?” diyeceksiniz.
Onlara bir şey olmadı. Hepsi de, Türk Dil Kurumu (TDK) Türkçe Sözlük’te mevcut. Tam olmasa bile, işte bu sözcükler birbirinin yerine kullanılabilir. Ama, ‘iletişim’ asla.
Çok merak edenler; TDK’nin (www.tdk.gov.tr) İnternet sitesinden Türkçe Sözlük’e bakabilir, bu devirde hala bu teknolojiye erişememiş olanlar da, Sözlük’ün basılı sürümünden bilgilenebilirler.
‘İletişim’ sözcüğü çok geniş anlamlı olup, ‘komünikasyon, telekomünikasyon, bildirişim, haberleşme ve muhabere’ sözcüklerinin tümünü kapsamaktadır. Komünikasyon tek taraflı olmaz. İlla ki, en az iki tarafa gereksinim vardır. Sadece haberleşmek için de kullanılmaz ve her zaman da bir cihaz ya da alet kullanmak gerekmez.
Telekomünikasyon, komünikasyonun illa cihaz gerektiren halidir ve çok çeşitlidir. Haberleşmek için de en az iki taraf şart olup, bir haberleşme cihazına ihtiyaç duyulur. Muhabere, haberleşme sözcüğünün eş anlamlısı olup, askeri amaçlı kullanımıdır. Bildirişim ise, tek taraflı olabilir ve yine bir iletişim biçimidir.
İletişimde karşılıklı görüşen, konuşan taraflara gerek yoktur. Taraf ya da taraflar vardır. Tek taraflı olarak, birilerine bir şeyler iletilmesi işi de iletişimdir. Etkileşim olmadan direkt olarak yapılan TV ve radyo yayınları veya günlük gazete veya dergilerden dinleyici, seyirci veya okurlara sesleniş de iletişimdir. Başka canlı varlıklara ulaşabilmek amacıyla, uzaya yapılmakta olan yayın da iletişimdir.
Ama, kesinlikle komünikasyon, telekomünikasyon, haberleşme veya muhabere değildir.
Komünikasyon veya iletişim, devlet katında ayrı Şura’ları yapılan, adına üst kurul denilen düzenleme kurumları olan (Telekomünikasyon Kurumu ve RTÜK), ayrı yasa ve yönetmeliklere tabi olan (Telekomünikasyon Yasası ve Basın Yasası) ve hatta ayrı sivil toplum örgütleri bulunan iki ayrı sektörü ifade etmektedir. Biri haberleşmemizi sağlayan sektörü, diğeri ise medya sektörünü temsil etmektedir.
Bu üç ayrı sektör, gelişen teknoloji ile çoğu zaman iç içe geçmekte hatta gün geçtikte bütünleşmekteler. İnternet’te yayın yapmakta olan bir basın kuruluşunu ele alalım. Bu kuruluş; basın yasalarına göre yayın yapmak zorunda olup, bilişim teknolojilerini kullanarak telekom teknolojileri ile yayınını gerçekleştirmekte. O zaman iletişim nerede başlıyor? Bilişim nasıl devreye giriyor? Komünikasyon nerede bitiyor? Suç varsa, kim karışıyor? Hangi yasalara göre cezalandırılıyor ya da ödüllendiriliyor?
Biz diyoruz ki; İnternet hariç hepsi ayrı sektörler, kendi yasa ve yönetmelikleri var. Kendi sivil torlum örgütleri ve düzenleyici üst kurulları var. Ancak, İnternet bir yaşam biçimidir ve günlük hayatımızda ne yasaksa orada da yasaktır, ne serbestse orada da serbesttir. Özel İnternet yasalarına geresinimimiz yoktur. İnternet, genel yasa ve yönetmelikler ile değerlendirilmelidir.

Binali Yıldırım
T.C. Ulaştırma Bakanı

Bilgi çağında toplumların bilgilenmesi, o ülkenin bilgiye ulaşma yönündeki kaynaklarıyla doğru orantılıdır. İletişim sektörünün günümüzdeki gelişme hızını düşünürsek, bilgilendirme kaynaklarının da aynı hızda seyretmesi gereklidir. Zira sektörel iletişim kaynaklarının sunduğu hizmet, bilgi edinimi ve devinimi açısından ilgili sektörü besler.
Bu anlamda sektörü ülkemizdeki ve dünyadaki gelişmelerden haberdar etmesi açısından Derginizin işlevini oldukça önemsiyorum. Telepati Dergisi’nin sektördeki bilgi akışının sağlanması, yeni gelişmelerin, çalışmaların duyurulmasında üstlendiği rolü başarıyla yerine getirdiği kanaatindeyim. Sektörden aldığınız destek, zaten başarılı olduğunuzun bir göstergesidir.
Türk Telekom’un özelleştirilmesi ile telekomünikasyon hizmetlerinin serbestleştirilmesi farklı kavramlardır. Serbestleştirilmeden anlaşılması gereken, Telekom’un tekel olarak yürüttüğü ses

yayıncılığı, kablo TV uygulaması, veri hizmetleri, ankesörlü telefon vb katma değerli hizmetlerin yeni işletmeciler tarafından Telekomünikasyon Kurumu’ndan alınan yetkiyle yapılmasıdır. Türkiye, serbestleşmenin gerçekleşmesiyle birlikte OECD ülkeleri arasında bu konudaki tekelin devam ettiği tek ülke olmaktan çıkacak ve rekabet ortamına geçecektir. Serbest piyasa koşullarının oluşması, sektördeki fiyatları aşağı çekeceğinden, talebin artmasıyla piyasalar hareketlenecek, dolayısıyla yeni teknoloji transferleri için yeni yatırım imkanları doğacaktır. Yatırımların artması ile ülkeye girecek sermaye miktarı da artacaktır. Bu da sektör altyapısının genişlemesi anlamını taşımaktadır. Serbestleşme sonrası oluşacak rekabet ortamı aynı zamanda çeşitliliği de beraberinde getireceğinden sektördeki kalite ivmesi yükselecektir.Yatırımın artması ile yeni istihdam alanları doğacağından ülke ekonomisine bu anlamda da büyük katkılar sağlayacaktır.
Hizmet sunumundaki çeşitliliğin getireceği sürat, fiyat ve kalite, alternatif çokluğu açısından toplumsal faydaya çok önemli katkılar sağlayacaktır. Sektöre dahil olacak yeni işletmecilerden alınacak lisans ücretleri kamu gelirleri için önemli bir kaynak oluşturacaktır.
Alınacak gelir vergisi ve diğer vergiler yine kamu gelirlerine önemli katkılar sağlayacak niteliktedir. Serbestleşme sonrasında, telekomünikasyon sektörünün diğer sektörlere de olumlu katkılar sağlayacağı da unutulmamalıdır.
İletişim Sektörü: Bireyin toplumsallaşmasını sağlayan bir süreç olarak gördüğümüz iletişim, sözünü ettiğiniz sektörleri de bünyesinde barındırmaktadır. İletişim sektöründeki teknolojik gelişmelerin baş döndürücü bir hızla ilerlemesiyle uluslar ve devletler bilgi toplumu olma yolunda çok önemli gelişmeler kaydetmiştir.
Bilişim Sektörü: Bilişim, her türlü bilginin elektronik ortamda depolanması ve iletilmesi anlamına gelmektedir. Modern dünyadaki sanayi toplumlarını bilgi toplumuna geçirecek ve bu dönüşümden insanlığın en yüksek faydayı almasını sağlayacak olması, sektörün önemini göstermektedir.
Komünikasyon Sektörü: Komünikasyon ve iletişimi aynı anlamda düşünmek gerekir. Ancak burada sözü edilen telekomünikasyon ise her çeşit bilginin tel, radyo, optik ve başka elektromanyetik sistemlerle iletilmesi olarak düşünülmelidir. Ülkesel büyümeyi ve rekabet potansiyelini etkileyen stratejik bir sektördür.
2004 yılında tekelin kalkmasıyla oluşacak rekabetçi ortam, haberleşme ve iletişim imkanlarının ülkenin her yerleşim birimine ulaşmasına yönelik yatırımlar gerçekleşmesini sağlayacak, iletişimde çeşitlilik ve fiyatta ucuzluk, Türkiye’nin büyüme eğilimine önemli katkılarda bulunacaktır. Ayrıca kamu kuruluşlarında enformasyon ve komünikasyon teknolojileri azami ölçüde kullanılmak suretiyle e-devlet uygulamaları yaygınlaşmış olacaktır.

Fatih Mehmet Yurdal
Avrupa Radyo-komünikasyon Ofisi (ERO)
Frekans Yönetimi ve Düzenleme İşleri

Ben Telepati’yi “tamamen amatör ruhla yayınlanan, ancak tamamen profesyonel bir telekom dergisi” olarak tanımlıyorum.
Gerçekten de; özellikle benim şahsen şahit olduğum bir takım güçlükleri (özellikle derginin isminin patenti ile ilgili) dikkate aldığımızda Telepati dergisinin bu kadar sürekli ve bu kadar başarılı olarak yayın hayatına devam etmesi takdire şayan bir olaydır.
Derginin kalitesine gelince; sektördeki her yayın ile rahatlıkla boy ölçüşecek kalitede görüyorum.
Telekom sektörünün serbestleştirilmesi;
i)Telekom pyasasının, Devlet’in bağlayıcı, muhafazakar ve kuralcı piyasa anlayışından kurtarılması,

ii)Tekelci bir anlayışın yerine, serbest, akılcı ve adil rekabete dayalı bir telekom piyasasının olusması,
iii)Türk Telekom’un siyasi iktidarların oyuncağı ve taraftarlarına malzeme kaynağı olmaktan kurtarılması ve yukarıda bahsettigimiz serbest rekabet ortamında gerçek bir piyasa şirketi haline gelmesi,
iv)Piyasaya yeni aktörlerin girmesi, daha kaliteli hizmetin daha ucuza ve daha iyi sartlarla halka yani telekom kullanıcısına sunulabilmesi,
v)Sektörün ve piyasanın mümkün olduğunca daha az regüle edilerek, yani mevcut birtakım bağlayıcı kurallar saf dışı bırakılarak, piyasanın piyasa aktörleri ile birlikte düzenlenmesi,
vi)Zorlayıcı Devlet kontrolu ve polisliği yerine ticari ahlaka ve karşılıklı ticari saygıya dayalı bir telekom sektörünün oluşması,
vii) Mevcut Devlet Kurumlarının ve özellikle Türk Telekom’un yavaş ve hantal yapısı içerisinde son yıllarda bir türlü zamanında, hatta geç olarak bile uygulanamayan yeni ve ileri teknolojilerin, bunu her zaman hakeden Türk nsanının istifadesine, zamaninda ve daha uygun sartlarla sunulması, anlamına gelir diye düşünüyorum.
Iletişim ve komünikasyonu birbirinden ayırmanız mümkün değildir, ikisi de aynı şeydir ve dünya kurulduğundan bu yana el-kol hareketleriyle başlamış, bügünkü yüksek teknoloji seviyesine gelmiştir, her türlü bilginin bir noktadan diğer bir noktaya taşınması için gerekli iletim ortamını, yani taşıyıcıyı temsil eder.
Bilişim ise, teknolojinin getirdiği imkanlardan yararlanmak suretiyle, iletişim hatları üzerinden aktarılan her türlü bilgiyi temsil eder, yani taşınan içerik’tir.
Kendimi ne kadar zorlarsam zorlayayım, Türkiye Telekom sektörü için maalesef henüz güzel adımlar göremiyorum.
Neredeyse serbestleşme sürecine girdik, hala ne Türk Telekom’da ne de sektörde serbest rekabet ortamına geçiş için gerekli düzenlemeler yok.
Avrupa Birliği’nden bahsediyoruz ama, Avrupa Birliği’nin telekomünikasyon konusundaki son düzenlemelerinden uzağız.
Bu çerçevede özellikle yapılması gereken; yeni teknolojilerin ve telekomünikasyon alanındaki son gelişmelerin takibi, ülkeye uyarlanması ve yakın gelecekte gündeme girecek bu teknolojiler için gerekli yasal altyapının oluşturulması gibi önemli konular maalesef Türkiye’nin gündemi dışında. (Avrupa ve dünya su anda, Software Defined Radio (SDR), Ultra Wide Band (UWB), Radio Local Area Networks (RLANS), Spectrum Trading, Universal Mobile Telecommunication System (UMTS) ve benzeri konulara yoğun olarak eğilmekte, ancak bu konudaki calışmalara maalesef Türkiye’den hiç kimse kaıtılmamaktadır).
Bunlardan daha da vahimi, hiç kimse telekom sektöründe nasıl üretim yaparız, mevcut üretimi nasıl artırırız’ı konuşmuyor. Varsa yoksa, ithalat yolu seçiliyor.
Simdilik bu kadar;
Telepati’ye daha nice 100.sayılar ile birlikte başarılar diliyorum.

Abdullah Raşit Gülhan
Telekomünikasyon Kurulu II. Başkanı

Telepati dergisi çeşitli ve sürekli yazıları ile bize olayları çeşitli açılardan ve geniş bir perspektiften değerlendirmek imkanını sunmakta. Sektörden verdiği haberler ile genel olarak önemli bir boşluğu doldurduğunu ifade edilmesi gerekiyor. Ancak, özellikle telekomünikasyon ve bilişim sektöründe Ar-Ge'ye dayalı yerli üretimin ülkemizin geleceğindeki önemi sürekli işlenmesi gerektiğine inanıyorum. Bu husus telekomünikasyon alanındaki yazılı basında genel bir eksiklik olsa da kısmen Sayın Selim Sarper ile yapmakta olduğunuz röportaj ve yazılarla bu önemli konuya değinmekte olmanızın memnuniyet verici olduğunu ifade etmeliyim. Bununla birlikte, her gelişmiş ülkedeki teknolojik dil sorununa Türkçemiz açısından son Bilişim'den itibaren değinmenizin bu konuya ilginin sevinerek artığını gözlemlememize yol açmaktadır. Keyifle ve dikkatle okunan bir dergi yaratmak çok zordur. Ancak, bu Telepati ekibi tarafından başarılmıştır diye düşünmekteyim.

Ülkemizin teknoloji üretir hale geleceği günlerin yakın olması ve dergilerimizde magazinden daha ziyade teknolojik gelişmeler yer verilmesi daha yararlı olacaktır diye düşünmekteyim.
Telekomünikasyon sektörü ses ve altyapı haricinde kalan konularda 4502 sayılı yasa ile hukuken serbestleşmiştir. Son iki konuda yani ses iletimi ve altyapı hususlarında da Türk Telekom'un tekel hakkı 1.1.2004'de sona erecek ve tam olarak hukuken serbestleşme başlayacaktır. Telekomünikasyon Kurumu 2003 iş planında olan konuları hemen hemen iş planında belirttiği sürelerde tamamlayarak serbestleşmeye fiilen de geçilmesi için üzerine düşen görevi yerine getirmeye çalışacaktır.
Telekomünikasyon sektörünün serbestleşmesi tüketicilerin daha çağdaş, daha dinamik, daha ucuz ve daha kaliteli telekomünikasyon hizmetleri ile tanışmasını sağlarken ülkemizin bilişim kullanımı açısından işgal etmekte olduğu ve ülkemize yakışmayan yerden daha üst seviyelere gelmesini temin edecektir.
Bunlarla birlikte şu anda 10 milyar Dolar'ın altında olan telekomünikasyon pazarı büyüklüğünün çok kısa bir süre zarfında 20 milyar Dolar büyüklüğünün üstüne çıkacağını böylelikle ülkemizin makro ekonomik dengelerini olumlu yönde etkileyeceğini söyleyebiliriz. Ancak, telekomünikasyon sektörünün ülkelere asıl getirisinin kendi etkisinden daha çok, tüm sektörleri etkilemesi yani diğer sektörler üzerindeki lokomotif etkisinin olduğu genel kabul gören bir gerçektir. Bu anlamda ülkemiz için yaratacağı pozitif etkinin telekomünikasyon pazar büyüklüğünün 20 milyar Dolar olması ile elde edilecek katkıdan kat ve kat daha büyük olacağını söylemek abartılı bir ifade olmayacaktır.
Her yerde yakınsama, her şeyde yakınsama, her bakışta yakınsama (İletişim – Bilişim – Komünikasyon)
Telekomünikasyon sektörüne gönülden bağlı aynı zamanda rekabetin yararlarına gönülden inanan bir kişi olarak daha fazla sayda telekomünikasyon ve bilişim alanında daha fazla ve kaliteli yayının olmasını arzu ediyorum.

Ali Kesan
Sony Ericsson Türkiye Müdürü

Telepati dergisi; sektörde yıllardır çalışmakta. Bizlere hem doğru ve faydalı yazılarıyla hem de telepatik olarak yıllardır daha da yaklaştı... Gerçekten de ismiyle çok uyumlu olarak bizlerle farklı bir iletişim kurdu. Dergiyi sanki kendi dergimizmiş gibi hissediyoruz. Bu görüşüme de birçok kişinin katılacağından eminim. Sanıyorum bunun arkasındaki en önemli neden, dergi çalışanlarının amatör bir ruhla ama profesyonelce çalışmaları ve tüm iş ve özel hayatlarını sektörün içinde geçirmeleri diye düşünüyorum.
Telepati, hepimizin masasında, evinde, ofisinde hep el altında duruyor. Hem her ay beklediğimiz bir dergi hem de önemli bir başvuru kaynağı. Tüm Telepati ekibini hem böyle bir ruhla çalıştıkları hem de her türlü olumlu ve yapıcı eleştiriyi kolaylıkla algılayıp değerlendirdikleri için kutlamak istiyorum.
Telekom sektörünün serbestleşmesi, serbestleşmenin başlaması ve serbestleşmenin

gerçekleşmesi olarak iki temel zaman aralığına bölünebilir. Önümüzdeki yıl Türkiye’de birinci evre başlayacak. İkinci evreye geçişin ise ne zaman başlayacağı çok belirgin değil; ancak şu andaki şartlar göz önüne alınırsa bu, iki yıl gibi bir süre sonra olacak diye tahmin ediyorum. Birinci evrede sanıyorum, ülkemizin yönetimsel politikalarının seyri ve ekonomik göstergelerin değişiminin yanı sıra, telekomünikasyon alanında faaliyet göstermeyi ya da yatırım yapmayı düşünen şirketlerin bu konuya ne kadar hazırlandıklarının da çok önemi olacak. Ben ikinci evrede rekabetin artması, son kullanıcı ve şirketlere farklı hizmetlerin ve servislerin sunulması, yeni teknolojilerin daha da hızlı günlük hayatımıza girmesi gibi konuların gündeme geleceğini tahmin ediyorum. Ancak, halihazırda zaten Avrupa ölçülerine göre ucuz olan birçok hizmet bedellerinin, yeni yatırım maliyetlerinin de dikkate alınması ile çok önemli ölçüde düşmeyeceğini ancak hizmet kalitesinin artacağını düşünüyorum.
Bence komünikasyon yerini bilişim ve iletişime bırakıyor. Bilişim ve iletişim de her geçen gün birbirine daha da yaklaşıyor. Buna da artık İngilizce’de “infocom” deniyor. Bu da, yeni bir yaşam tarzı demek. Buna hazırlıklı olmalı ve nelerin değişeceğini anlamalıyız.

Arda Kertmelioğlu
Mobilera Yönetim Kurulu Üyesi

Sektörümüzde böylesine bilgi yüklü bir dergi çıkartarak bir ilki gerçekleştirmek ve bunu yaparken de hiçbir grubu arkasına almadan sadece okuyucu ve reklam verenlerden gelen finans ile 100. sayıya kadar gelmek ve büyük bir boşluğu doldurmak. Eminim Telepati’nin ne kadar özgün, güvenilir ve bu endüstri için vazgeçilmez bir dergi olduğunu çok net bir şekilde ortaya koymaktadır.
İçinde yer aldığımız ve servis sağlayıcısı, operatörü, entegratörü, içerikçisi, yazılımcısı, donanımcısı olarak hep birlikte şekillendirdiğimiz bu sektörün gelişiminin önündeki bariyerlerin bir nebze kalkması ve ülke ekonomisinin ve toplumun, sektörün hızını yakalayabilmesi açısından deregülasyon, sektörümüz açısından, nefes zorluğu yaşayan bir hastayı oksijen çadırına yerleştirmek etkisi yaratacaktır. Yeter ki herkes kendi üzerine düşeni tam olarak yapsın

ve denetleme mekanizmaları iyi çalışsın. Bu, sadece bölgesel başarıları değil, Dünya pazarlarına ulaşmamızı ve oralarda kendimizi çok daha iyi anlatmamızı da beraberinde getirecektir.
(İletişim – Bilişim – Komünikasyon)
İletişim: Yurtdışında yapılanları alıp Türkiye'ye uyarlamaktansa, kendi pazar dinamiklerimizi iyi analiz ederek, gerçek ihtiyaca göre arz sunmak bu sektörün iş ve sosyal hayatın içindeki vazgeçilmezliğini daha ön plana çıkaracaktır.
Bilişim: Sadece platform veya kutu satışından ibaret olmadığını ve çözüm odaklı gidildiğinde buzdağının altta kalan kısmına çok daha rahat nufuz edilebileceğini anladığında bu sektör hedeflerine çok daha rahat ulaşacaktır.
Komünikasyon: Belki de üç sektör arasında en genç olan, fakat içinde barındırdığı dinamiklerin de katkısıyla en gözler önünde ve tüm topluma mal olan ve hemen herkesin hayatını bir türlü etkilemekte olan bir sektör.
Böylesine zor ve riskli bir sektörde üstlendiğiniz misyonu, üzerinizde sürekli artan bir sorumlulukla taşıma vazifesini bugüne kadar yürüdüğünüz yolda ve saygın duruşunuzla, hiç durmaksızın yürümenizi dilerim. Bu sektör de, size içtenlikle hak ettiğiniz değeri bugüne kadar verdiğinden daha fazla vermekle sorumludur. Nice 100 sayılara Telepati!

Ayşegül İldeniz
Intel Türkiye Müdürü

Telepati dergisi özellikle telekom sektöründe eksikliği duyulan büyük bir boşluğu doldurdu ve bu sektörle ilgili çok faydalı bilgilerin bizlere ulaşmasını sağladı. Yaptığı özel röportajlarla sektörün sesi olan Telepati dergisinin yurtdışındaki önemli teknolojik gelişmeler ve deneyimler hakkında okuyucularını daha fazla bilgilendirmesini bekliyor, başarılarının devamını diliyoruz.
Telekom sektörünün serbestleşmesi ile kaliteli, ucuz ve katma değerli telekom servisleri başlayacak, bunun sonucunda da şu an diğer ülkelerle karşılaştırıldığımızda çok geride olduğumuz bilgisayar kullanımı da artacaktır. Kablosuzluk ve gezgin olma durumu öne çıkacak, şirketler verimliliklerini arttırmak için bu kablosuz ve mobil teknolojilere yatırım yapacaklar. Uygun maliyetlerle, kısa sürede kablosuz genişbant erişimini yaygınlaştıracak Wi-Max (802.16x) teknolojileri kullanılmaya başlanacaktır. Önümüzdeki yıllarda bu kablosuz teknolojilerin tüm dünyada

yaygınlaşması, sektöre girecek alternatif operatörlerin yapacakları yatırımları ve pazara giriş sürelerini minimize edecektir. Türkiye`nin e-dönüşümünün gerçekleşebilmesi için önemli noktalardan bir tanesi altyapı sorunlarının çözülmesidir. E-dönüşüm için geniş bant İnternet bağlantısına ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun için gerekli altyapının yaygınlaştırılabilmesi ise, ancak telekom sektörünün planlandığı gibi 2004 yılında serbestleşmesi ile olabilir. INSEAD`ın yapmış olduğu bir araştırmada; ülkeler bilgisayar ve telekom altyapılarına göre incelenip, sıralanmışlar ve Türkiye bu listede ne yazık ki 50. sıradadır. Bu listede yukarılara yükselebilmek için telekom sektörünün serbestleşmesi büyük bir fırsattır. Umarız bu fırsatı ülkemiz en iyi şekilde değerlendirir ve hak ettiği yerlere en kısa zamanda ulaşır.
İletişim - Bilişim - Komünikasyon. Bu üç sektör için üç ayrı cümle söylemek artık çok zor, çünkü bu sektörler artık birbirlerine yakınsamışlardır. Yani birbirlerinin içine girmişlerdir. Birini diğerinden ayırmak ya da ayrı düşünmek mümkün değildir. Intel`in de vizyonu bu yakınsama devrimini sağlayacak ürün ve teknolojileri oluşturmaktır.
Ülkemizin kaynaklarını daha etkin kullanabilmek için Güney Afrika Cumhuriyeti ve birçok ülkede olduğu gibi devletin iletişim, bilişim ve komünikasyon konusundaki yatırımları ve stratejileri tek bir elden koordine edilmelidir.

Burak Gökmen
Bnet Genel Müdürü

Türkiye’de komünikasyon sektöründe hizmet veren bağımsız bir derginin 100.sayıya ulaşması bence çok büyük bir başarı. Sektöre katma değer kazandıran Telepati Telekom Dergisi’nin bu başarısı bir tesadüf değil. Bu başarının dünyada ve Türkiye komünikasyon sektöründe meydana gelen değişiklik ve yenilikleri tarafsızca ve ayrıntılarıyla aktarmasına borçlu olduğuna inanıyorum. Teknoloji alanındaki son gelişmeleri okuyucularıyla paylaşan Telepati Telekom Dergisi’nin 100. sayısını kutluyor ve daha nice 100. sayılar diliyorum.
Bence telekom sektöründeki tekelin kalkması, sektörde önemli yapısal değişimleri tetikleyecek. Serbestleşme sayesinde, Türkiye’de de bunu gerçekleştirmiş diğer ülkelerde olduğu gibi bilişim ve onunla bağlantılı alt sektörlerde pazar önemli ölçüde büyüyecek. Büyümeye, haberleşme maliyetlerinin önemli oranda düşmesi eşlik edecek.

Yeni telekom operatörlerinin pazara girmesi sayesinde hizmetlerde çeşitlilik ve kalite artışı olacak, bu hizmetler daha uygun koşullarla verilmeye başlanacak.
İletişim, bilişim ve komünikasyon alanları hızla birbirine yaklaşıyor ve entegre oluyor. “Convergence” adı verilen bu olgu, tüm dünyada geçerli. Eskiden Bilgi Teknolojileri denilen sektörün, artık Bilgi ve Komünikasyon Teknolojileri olarak adlandırılması da bu olgunun bir yansıması. Öte yandan bizim de faaliyet gösterdiğimiz yeni nesil haberleşme hizmetleri, geleneksel telekomünikasyon hizmetlerinin bilişim sayesinde yeniden tanımlanmasını sağlıyor. Gelecekte tüm bu alanları tanımlayan üst yapı kurumlarının (STK, üst kurum, yasalar vb.) ortak temeller çerçevesinde bir araya geleceğini tahmin ediyorum.

Bülent Yıldırım
Koç.net Genel Müdürü

Telepati Dergisi yıllardır sektörü başarı ile yansıtıyor. Her haberi ayrı bir titizlikle inceleyen, en detaylı incelemeleri yapan, en geniş röportajlara yer veren Telepati sektörün en güçlü içeriği ile her ay karşımıza çıkıyor. 100 sayılık başarı serüveninizi takdir ediyor, devamını diliyoruz.
Dünya’da telekom sektörü serbest olmayan ender ülkelerden biri Türkiye. Sektörün gelişmesi için serbestleşme şart.
Bugün Avrupa’da telekomünikasyon endüstrisi yaklaşık bir buçuk milyon insana iş sağlamaktadır. Yeni operatörler ve hizmet sunucuları arasında doğrudan ve bir bütün olarak ekonomi üzerinde de, dolaylı olarak iş yaratıcı etkinin olması beklenmektedir. Ücretlerin düşürülmesi ile serbest kalacak olan kaynaklar üretim ve yatırım artıracaktır; artmış üretim ve yatırım da ekonomik büyüme ve iş sahası yaratılmasını artıracaklardır.

Diğer bir deyişle, telekomünikasyon endüstrisinin deregülasyonu iş olanakları, rekabet ortamı ve ekonomik büyüme açısından endüstrinin kendisini çok aşan etkiler yaratacaktır. Telekomünikasyon hizmetlerinin ücretlerini düşürerek, serbestleştirme bilgi teknolojisinin yeni şekillerinin daha geniş alanlara yayılmasına ve Avrupa’nın bilgi toplumu içindeki yerinin sağlamlaştırılmasına yardımcı olacaktır. İşyerinden uzakta çalışmak, uzaktan eğitim, elektronik veri iletimi hizmetlerinin kullanımı sağlık ağları, ağ üzerinden anında erişimli veritabanı danışmanlığı, İnternet’te sörf yapmak, elektronik posta ile haberleşmek - bunların hepsi daha düşük ücretlerin gelişimine katkıda bulunacağı bilgi toplumunun değişik yönleridir. Telekomünikasyon hizmetleri ve ekipmanları için pazarda yeni operatörlerin varlığı endüstrinin yenilik yapma kapasitesini güçlendirmekte ve daha ileri teknolojik gelişmeler için kapı açmaktadır. Telekomünikasyon sektörünün serbestleşmesi Türkiye için de oldukça stratejik bir önem taşımaktadır.
İletişim: Çok geniş bir kavram olan iletişimi sınırlamak mümkün değil.
Bilişim: Gelişim ve verimlilik için en gerekli araç.
Komünikasyon: İçinde bulunduğumuz, hızla gelişen ve sürekli değişimlere sahne olan sektör.

Çağatay Özdoğru
Sabancı Telekom Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Murahas Aza

Telepati telekomünikasyon dergisini ilk çıktığı günden bu yana hiç kaçırmadan okuyorum. Derginizin telekomünikasyon sektörünün gerçekten en önemli referans kaynağı olduğuna inanıyorum. İçeriğiniz her geçen sayıda daha da derinleşiyor ve maalesef çok istememe rağmen tüm yazıları sonuna kadar okuyamaz oldum.
Telepati dergisinin Türk telekomünikasyon sektörü ile eşzamanlı doğan ve aynı şekilde büyüyen yapısıyla, 2004 yılında serbestleşecek sektörümüzde çok daha önemli bir rol üstleneceği görüşündeyim.
Başarılarınızın devamını dilerken nice 100’üncü sayılara ulaşmanızı temenni ediyorum.
Telekomünikasyon sektörünün serbestleşeceği konusunu ben şahsen bu sektöre ilk adımını atanlardan birisi olarak, 1996 yılından itibaren yaşamaya başladım. Bizler için bu bir rüya gibi birşeydi.

Önceleri tarih olarak 2006 yılı konuşuluyordu, sonrasında devletimiz çok isabetli bir karar alarak bu tarihi 2004'ün başına çekti. Yine de 2000'li yılların başında sektörümüzün çok hızlı hareket etmesi sebebiyle bu tarih çok uzak gibi görünüyordu. Ancak zamanın su gibi akması gerçeği sonucu 2004 yılına gelmiş bulunuyoruz. 1 Ocak 2004 sabahı bir mucize olmayacak, ama hizmet izinlerinin verilmesi için işlemler hızlanacak ve artık geri dönüş olmayacak. 2004 yılının her ayı ve günü bizim için ayrı bir heyecan unsuru olacak. Ben 2004 yılını Türkiye’miz tarihindeki en önemli yıllardan birisi olarak görüyorum ve öyle olmasını bekliyorum.

Erdem Ertay
Motorola Kişisel İletişim Sistemleri
Ülke Müdürü

Bence Telepati, telekom sektörümüzün güven ve saygısını kazanmış bir kuruluş. Bugüne dek yaptığı çalışmalar sonuncunda yakaladığı bu güzel noktayı daha ilerilere götürebilecek potansiyele sahip. Özellikle komünikasyon teknolojsi konusunda liderliğini devam ettirebilmesi için bu sektördeki odaklanmasını kaybetmemesi gerektıiğine inanıyorum. Telepati’nin bence ilerdeki dönemde büyümeye ihtiyacı var, bunu da kesinlikle sektörün dışında son tüketicilere inerek yapabilir. Dolayısıyla, son tüketicileri sisteme katacak değişimler bence faydalı olacaktır.
Öncelikle şunu söylemeliyim ki prensip olarak sektörümüzün serbeştleşmeşi, sektrömüzün büyümesi için gereken hızlı rekabetin altyapısını sağlayacak doğru bir adım olarak düşünüyorum. Rekabetin artması firmaların kendi yapılarını daha efektif hale getirmelerine ve yeni servislerin

çıkmasına olanak sağlayacaktır. Ancak söylemeden edemeyeceğim bir nokta ise bu sertbeştleşme sağlanırken kuralların olabildiğince çok açık ve net biçimde ortaya konulması gerekliliği. Ve bu kuralları gözlemleyen ve uygulayan özerk kurumların var olması gerekmektedir. Aksi takdirde serbest pazar ekonomisi deyimleri altında yapılan birçok yanlış iş, sektörde doğru işleyen ve ciddi yatırım yapan firmalara ve dolayısıyla pazara büyük zarar verebilir. Bunun örnekleri yurtdışında yaşanmıştır.
Bugün artık farklı tanımlanmış iletişim, bilişim ve komünikasyon sektörlerinden bahsetmek gerçekten güç bir hale geldi. Çünkü üzerinde bulunduğumuz yol, üreticileri ve servis sağlayıcıları tüketicilerin hayatlarını basitleştirecek çözümler sunmaya teşvik etmektedir. Bu yol doğal olarak tüketicilerin istekleri doğrultusunda yönlendirilmekte ve farklı işlemler için kullandığımız cihaz özelliklerini olabildiğince tek cihaz üzerinde birleştirmektedir. İleride, bu ve birkaç farklı sektörün tek bir çatı altında toplanacağına inanmaktayım.

Haluk Kanpak
MEP Yönetim Kurulu Başkanı

Telepati telekom dergisinin sektör adına yararlı olduğu kanaatindeyiz. Bu tür sektörel yayınların sağlayacağı fayda yaygınlaşması yani mümkün olan en fazla noktaya ulaştırılması ile orantılıdır.
Ayrıca, dergide sektör konusunda uzman kişilerin fikirlerinin yansıtılması, doğru yapılan her işin desteklenmesinin yanında aksayan ve düzeltilmesi gereken konuların da cesaretle dile getirilmesi derginin önemini daha da artıracaktır.
Yaşanan sıkıntılara, ekonomik güçlüklere rağmen 9’uncu yılda 100. sayınıza ulaşmanızdan ötürü sizleri kutlarım.
Türkiye’de uygulanan özelleştirme beklentilerine ek olarak serbestleşme sürecinin başlayacağı önümüzdeki günler, özelleştirmeler içinde yaklaşık tüm katma değerleriyle beraber 8 milyar Dolar pazar değerine sahip Türk Telekom, telekom sektörü açısından oldukça hareketli

olacağa benzemektedir. Türk Telekom’un özelleştirmesi ve sektörde 2004 yılı başında başlayacak olan serbestleşme ve ses tekelinin kalkması iki önemli gelişme olarak beklenmektedir.
Türkiye’de özelleştirme ve serbestleşme telekom sektörünün geleceğini şekillendireceği tartışma götürmez olduğu konusunda hemen herkes hem fikirdir. 31 Ekim’e kadar özelleştirme stratejisinin belirlenmesi beklenen Türk Telekom’un özelleştirme sürecinin 2003 yılı içinde başlanması öngörülmesine rağmen, yapılan yorum ve siyasi otoritelerin yaklaşımlarından 2004’e sarktığı görülmektedir. Bugün itibariyle özelleştirme açısından önemini gittikçe artırarak belirlilik kazanan nokta, Türk Telekom’un bir süre önce düşünüldüğünün aksine, bütün olarak özelleştirileceği yönündedir.
Çoğunluğun beklentisi 1 Ocak 2004’de Türk Telekom’un var olan tekelinin biteceği yönündedir. 27 Ocak 2000’de çıkartılan 4502 nolu kanuna dayalı olarak Türkiye’nin World Trade Organization’a (WTO) verdiği taahhütte; Türk telekom sektörü 1 Ocak 2004 itibariyle özelleştirilecektir. Diğer bir deyimle, Türk Telekom’un bugüne kadar sahip olduğu ses tekeli kalkacak ve her türlü ses iletimi özel şirketler tarafından da yapılabilir hale gelecektir. 1 Ocak 2004’te, Türk Telekom’un bütün tekelleri kalkmış olacak ve gerek ulusal gerekse uluslararası düzeyde sabit hat üzerinden yapılacak ses taşıma hizmeti tamamıyla rekabete açılacaktır. Zaten geçtiğimiz yıllarda özel İnternet şirketlerinin faaliyet başlaması ile data aktarımı serbestleşmişti. Bu durumda ses iletiminin de serbestleşmesinin ardından telekom sektörü tamamen serbest olacaktır. Resmi olarak TT özelleştirme stratejisi açıklanmasa da, bugüne kadar belirlenen tabloya göre Telekom’da esas olarak blok satış denenecek, başarılı olunmaması halinde ise halka arz modeli yoluna gidilecektir. Ancak blok satış yerine halka arz yapılması halinde devlete kaynak sağlanması dışında, TT açısından önemli bir yarar sağlanmış olmayacaktır. Blok satış gerçekleştirilememesi halinde; planlanan halka arzın ardından, stratejik bir ortaklığa gidilmesi TT’un daha etkin bir yapıya kavuşturulması temel amacı açısından olumlu bir adım olabilir.
Türk Telekom’da blok satış gerçekleştirilebilmesi için önemli derecede bir finansal yatırım gerekmektedir. TT’un özelleştirme öncesinde uzun zamandır ertelediği ve artık yapılması zorunlu hale gelen yatırımlarının, satın alacak şirket ya da konsorsiyum tarafından yapılacak olması da satın alma değerine yüklü bir maliyet daha ekleyecektir. TT’a ciddi düzeyde bir fon aktarımını gerektireceği için özellikle liberalizasyonla yani TT’un ses tekelinin kalkmasıyla aynı tarihlere denk gelen özelleştirmesinde yatırımcı grupların yönetim hakkının devredilmesi gibi farklı imtiyazlar arayacağı düşünülmektedir.
Telekom sektöründe hem Türkiye de hem dünyada yaşanan olumsuz gelişmelere paralel ekonomik krizler, dünya telekom sektörünün belirgin bir resesyon içine girmesi, deregülasyon ve Türk Telekomun özelleştirme çalışmalarındaki belirsizliklere rağmen sektörün olumlu bir boyutu bulunmaktadır; “Yüksek potansiyelde yatırıma açıklık ”. Hızla artan nüfus karşısında yetersiz kalan altyapı yatırımları sektörde talep olasılığını sürekli gündemde tutmaktadır. Ayrıca, artan demografik faktörler bireysel bazlı telekom kullanımı ihtiyacını tetiklerken, ekonomide ve kamu yönetimindeki yeniden yapılanma ise kurumsal bazda müşteri ihtiyacını yönlendirmektedir.
TT özelleştirmesi ve serbestleşmenin gerçekleştirildiği takdirde, telekom sektöründe yatırımların canlanması kaçınılmazdır. Türk Telekom’un gerek ekonomik kriz, gerekse özelleştirme beklentisi nedeniyle uzun bir süredir ertelediği yatırım tutarının 800 milyon Dolar civarında olduğu tahmin edilmektedir. Bu kaçınılmaz yatırım tutarına serbestleşme sonrası rekabet gücünü artırmak üzere yapılması gereken yatırım tutarıda eklendiğinde, TT’un önümüzdeki dönemde yapacağı yatırım tutarının 1 milyar Dolar’ın üzerinde olacağı ortaya çıkmaktadır. TT’un yapacağı yatırımların yanısıra, sektörde serbestleşme nedeniyle alternatif operatörlerin yapacağı yatırımlara bağlı olarak telekom sektörünü oldukça hareketli günlerin beklediğini şimdiden söyleyebiliriz. Ancak, özelleştirmesinin 2004’ün hemen başında gerçekleştirme olasılığının çok yüksek olmamasına bağlı olarak buna dayalı yatırımların hayata geçmesinin bir miktar zaman alması beklenebilir.
Bugünün dünya ülkeleri incelendiğinde telekom sektörü ülke ekonomilerinin içinde gayrisafi milli hasıladan elde ettiği payı giderek artırmaktadır. Gelişmiş ülkelerde telekom sektörünün önceki yıllara göre artırdığı pay % 30 larda, bu pay Türkiyede % 3 ler civarında olduğu belirtilmektedir. Dolayısıyla serbestleşmedeki önceliği bu rakamlar ortaya kendiliğinden çıkarmaktadır. Diğer serbestleşmeyi tamamlayan ülke telekom sektörlerinde olduğu gibi bizde de mobil kullanımı sabit hat kullamını aşmış durumdadır. Bu eğilim, şimdi rekabetle artarak kullanıcı fiyatlarına düşüş şeklinde yansımaları olmalıdır. Bu nedenle, Türkiyede en kısa zamanda sektörün serbestleşmesi bir zorunluluktur.
Serbestleşmenin oluşabilmesi için aynı zamanda siyasal istikrarla beraber hukuksal bütünlüğünde deregülasyonu gerekmektedir. Böylece yabancı yatırımcının telekom sektörüne akışı gerçekleşebilir.
Fakat burada dünya ülkeleri içinde serbestleşmeyi tamamlayan ve bu gün itibariyle negatif sonuç elde eden ülkeler de örnek alınarak aynı sonucu elde etmemek için gerekli önlemlerin şimdiden alınması gerekmektedir. Serbestleşme, artan rekabet, yeni teknolojiler telekom şirketlerin karlarını eritirken bazı operatörlerin bilançolarını olumsuz etkilemiştir. Örneğin British Telecom, France Telecom, ve Deutsche Telekom‘un hisse değerlerinde azalmalar olmuştur.
Özelleştirmenin telekom sektörüne getireceği canlılığı, yatırım ve rekabeti yadsıyamayız. Ancak, diğer kamu kuruluşlarında olduğu gibi telekomda da her ne pahasına olursa olsun özelleştirme mantığı, plansız ve sonrasında denetimsiz olursa bu sektöre yarardan daha çok zarar verebileceği riski göz ardı edilmemelidir.
Sonuç olarak TT’nin özelleştirilmesi ile beraber küresel olarak değerlendirme yaparsak, dünya telekom sektöründe daralma bir süre daha devam edecek gibi görünmektedir. Ulusal telekom sektörünü en derinden etkileyecek olan iki gelişme TT’un özelleştirilmesi ve 31.12.2003’de yürürlüğe girecek olan sektörün serbestleşmesi olacaktır.
İletişim, Bilişim ve Komünikasyon anlamdaş olarak birbirini tamamlayan fakat kavramları ayrı olan tanımlamalardır.
Bize göre GSM sektörü açısından bakıldığında; iletişim ve komünikasyon anlam olarak çoğu kez ayni ifade içerisinde yer alıp, iletişim daha çok duygu ve düşüncelerin genel platformlarda paylaşımında kullanılan yöntem, komünikasyon ise bu iletişimin haberleşme araçlarıyla bütünleştirilerek yapılan bilgi transferleridir.
Bilişim ise, çok daha geniş kavrama hitap eden iletişim ve komünikasyonun bir araya gelip teknolojik yapılar oluşturan bir bilgi alışverişinin yapıldığı transfer alanıdır.


Hüseyin Demir
Eurasiasat Pazarlama Müdürü

Sektör ile ilgili güncel bilgileri sektörün paylaşımına açan ve yeni kolektif fikirlerin ve vizyonların oluşmasına katkıda bulunan önemli bir dergi Telepati.
Telekom sektörünün serbestleşmesi, esasen merkeziyetçi bir devlet anlayışından kopma sürecinin bir sonucu olarak görülmelidir. Bu da, piyasanın canlanması, piyasanın kendi koşullarını ve ilkelerini belirlemesi, rekabetin artması, kalitenin yükselmesi, fiyatların ucuzlaması ve sektörün büyümesi ve istihdam'ın artmasını sağlayacaktır.
(İletişim; (Bilgi alış verişi) Bilişim ve komünikasyonsuz düşünülemez.
Bilişim; (Bilgi ile iletişimin birlikte ifadesi ) İletişim ve komünikasyonsuz düşünülemez.
Komünikasyon; (Haberleşme) İletişim ve bilişimsiz düşünülemez.



Hüseyin Kızıltay
IBM Türk Ltd Genel Müdürü

Öncelikle yayın hayatına başladığı ilk günden bu yana her sayısında, bilgi ve iletişim sektöründeki gelişmeleri okurlarıyla paylaşan Telepati dergisi’nin 100.sayısına ulaşmasını kutluyorum.
Dünyadaki teknolojik gelişmelerinin tarafsız bir gözle aktarılması ve sektördeki haberlerin okurlarla buluşturulması işlevini yerine getiren sektörel yayınların, ülkemizin e-dönüşüm dönemini sağlıklı bir şekilde yaşamasına önemli katkılar sağladığına inanıyorum.
Zorlu koşullarda yaşama becerisini göstererek 100.sayısına ulaşan Telepati dergisi’nin ülkemizin bilgi toplumuna doğru ilerleyişinde daha uzun yıllar katkı sağlamasını bekliyor ve başarılarının devamını diliyorum.
Telekom sektörünün serbestleşmesinin, hem Türkiye hem de sektör açısından olumlu olacağını düşünüyoruz. Rekabetin artması ile birlikte hizmet kalitesinin yükselmesini ve ürün çeşitlerinin

artarak zenginleşmesini bekliyoruz. Yeni oyuncuların kurulu operatörlerden bir miktar pazar payı alacağını ancak esas gelişmenin sektörün yeni ürün ve hizmetlerle topyekün büyümesi şeklinde olacağını öngörüyoruz. Kurumsal ve bireysel kullanıcılar düşen fiyatlardan ve gelişen hizmetlerden çok kısa zaman içinde yararlanmaya başlayacaklar, bu da genel ekonomiyi olumlu etkileyecektir. Fiyatların düşmesine paralel olarak kullanım yükseleceği için toplam gelir artmaya devam edecektir. İnternet Servis Sağlayıcı pazarında olduğu gibi ilk anda çok sayıda yeni firmanın faaliyete başlamasını ancak zamanla firma sayısının birleşmelerle azalmasını beklemek mantıklı olur.
Bu konudaki yatırımların daha da hızlanabilmesi için yasal ortamın bir an önce oluşturulması ve düzenlemelerin tamamlanması gereklidir. Öte yandan artan rekabetle birlikte fiyatların düşmesi ile maliyet kontrolu büyük önem kazanacaktır. Değişken ve rekabetçi yeni pazarda firmaların etkinliklerini artıarbilmeleri yeni ürünlerin süratle hazırlanarak değişen piyasa koşullarına uyum sağlamasını ve düşük maliyetlerle sunulabilmesini sağlayabilecek, iletişim ağı ile ve kendi içinde bütünleşik bir bilgi işlem altyapısı oluşturmaları gerekecektir.
Diğer ülkelerde benzer ortamlarda kazandığımız deneyimleri Türkiye'de sektörle paylaşıyoruz. Yönetim danışmanlığı ve ağ planlamasından dış kaynak kullanımı (outsourcing) hizmetlerine kadar giden geniş bir yelpazede telekom sektörüne hizmet vermekteyiz. Türkiye'de gerçekleştirdiğimiz projelerle kazandığımız deneyimimiz ile de desteklenen çözümlerimizin sektördeki tüm kuruluşlara faydalı olacağına inanıyoruz.
Uzun yıllar birbirinden bağımsız bir şekilde gelişen ve kendi kullanım alanlarını yaratan her üç teknoloji de, son 10 yıldır yakınlaşma, içiçe geçme ve birleşme süreci yaşıyorlar. Her bir sektör için birer cümle kurmak yerine, genel bir ifade kullanmayı tercih edeceğim.
Türkiye’de söz konusu üç sektörün, belki de “bilgi teknolojileri” adı altında anılmaya başlayarak ülkemizin e-dönüşümünün teknolojik temelini oluşturduğu güçlü bir biçimde vurgulanmalıdır. Gelişmiş pek çok ülkede, genel vizyon belirleyici, hedef gösterici, altyapı hazırlayıcı görevlerle donatılmış ve genel olarak “Teknoloji Bakanlığı” adı altında toplanan kamusal oluşumların, ülkelerin e-dönüşüm yaşamalarında çok önemli roller oynadıklarını gözden kaçırmamalıyız. Söz konusu üç sektörün, teknoloji alanında yaşanan birleşmeyi, sektörel alanda da gerçekleştirerek, kamuoyunda daha güçlü etki yaratması ve gelişmeler üzerinde daha etkin olması beklenmelidir.

Jan Kemvall
Ericsson Türkiye Genel Müdürü

Telekom sektörünün hem kurumsal hem de son kullanıcı anlamında içerik olarak daha fazla araştırma- inceleme yazılarına ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Derginizde bu tür yazıları daha çok görmek istiyoruz.
100 sayıdır çizgisini bozmadan bugünlere gelmiş olan Telepati dergisi’ni tebrik ediyoruz ve daha nice 100 sayılara diyoruz.
Serbestleşme, daha rekabete açık ve yaratıcı bir sektör anlamına geliyor. Türkiye’de rekabet, yaratıcılık ve girişimcilik için gerekli ortamın bir an önce yaratılması gerekiyor. Bu açıdan bakınca da, rekabetçi bir ortam için serbestleşme Türkiye için ne kadar önemli olduğu açıkça görülüyor. Serbestleşme süreci hız kazandıkça, telekom sektöründeki yatırımlar da artacak. Bütün telekom şirketlerinin ortak çabalarıyla aşılacak olan ve hızlı gelişmeleri içerecek olan bu süreç Ericsson için

de çok önemli. Çünkü, telekom sektöründe tartışmalara açık bir platform yaratılması gerektiğine inanıyoruz. Girişimcilik ve yaratıcılık için gerekli olan ortamı artık oluşturmamız gerekiyor.
Ericsson olarak, biribiri ile iletişim içinde olan bir dünyaya ve her zaman her yerden iletişime inanıyoruz. Ses, veri, resim, video ile dünyanın herhangi bir yerinde, her zaman iletişim kurabiliyoruz. Böylece hem yaşam kalitemizi hem de verimliliğimizi artırıyoruz.
İletişim, Bilişim ve Komünikasyon gibi üç sektör için ayrı tanımlar yapmayı gerekli bulmuyoruz. Çünkü temelde yapılan iletişim. Öte yandan komünikasyon kelimesi, bence iletişim ile aynı anlamı taşıyor.
Ayrıca, bütün sektörlerin amaçlarının ortak olduğunu düşünüyoruz. Eğer yıllardır konuştuğumuz gibi ses, veri ve görüntü iletişim için bir birleşme-yakınlaşma gerekli ise, bu kavramları birbirinden ayrı olarak değerlendirmeyi de mantıklı bulmuyoruz.

M. Sait Gözüm
Nortel Networks Netaş Genel Müdürü

Telepati dergisi, sadece kendi yayın alanı olan telekomünikasyon değil, tüm bilgi ve iletişim sektörünü de içine alan bir yayın politikasıyla sektörümüzdeki bilgi paylaşımına önemli bir katkıda bulunuyor. Sektörlerimizdeki gelişmeleri hızla ve tarafsız bir gözle okuyucularına aktararak bilgi alma ihtiyacına cevap veren Telepati dergisini 100. sayısına ulaştığı için tebrik ediyor, başarılarınızın uzun yıllar sürmesini diliyoruz.
Devlet tekelinde bir kamu hizmeti olarak algılanan iletişim, değişen koşullar altında artık sosyal bir yükümlülük olmaktan öte, büyüme potansiyeli olan ve yüksek gelir getiren cazip bir sektör haline gelmiştir. Bu anlamda, Türk Telekom’un özelleştirilmesinin – bu özelleştirme ister blok satış, ister halka açılma şeklinde olsun - pazar üzerinde olumlu bir etki yapacağını düşünmekteyiz. Bu süreç sonunda yeni oyunculara lisans(lar) verilecektir . Yeni oyunculara lisans verilmesiyle altyapı kurma,

katma değerli servisler ve ses pazarının rekabete açılması sadece telekomünikasyon sektörünü değil, diğer sektörleri de olumlu yönde etkileyecektir. Abone erişiminin mümkün olan en kısa sürede tekelden arındırılması, sektörü hızlandırıcı olacaktır. Bu yaklaşımın Türk Telekom’un da gelirlerini arttırıcı yönde katkısı olacağına inanıyoruz.
Ayrıca, serbestleşme ve özelleşmenin aynı anda gerçekleşmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ulaştırma Bakanlığı’nın özelleştirme için belirlediği Mayıs 2004 tarihi de çalışmaların bu şekilde ilerlediğini gösteriyor.
2004’den başlayarak pazarın, yeni yatırımcıların gelişiyle dinamizm kazanacağını ve rekabetçi olacağını öngörüyoruz. Bu değişimin getireceği yeni iş olanakları gündemde olacaktır. Yeni operatörlerin gereksinim duyacağı ürünleri ve çözümleri rekabetçi bedelle sunabilenler öne çıkacaktır. Yeni operatörler ise, yeni nesil teknolojileri kullanarak yeni nesil servisler sunmalı, çözüm odaklı olmalı ve modern bir iş vizyonuna sahip olmalı, ayrıca entegre destek sistemlerine ve eşsiz bir müşteri hizmetleri yapısına sahip olmalılar.
Serbetleşme, Türk telekomun özelleşmesi gibi hareketlenmelerle, çok büyük sorunlar yaşanmadığı sürece Türkiye telekom pazarının büyüyeceğine ve ciroların yeniden yükseleceğine inanıyoruz.
Tarihsel olarak bu üç sektör birbirinden ayrı olarak kurulmuş ve bir süre birbirinden bağımsız olarak gelişmiştir. Ancak, gerek kullanıcı ihtiyaçları gerekse teknolojik gelişim üç sektörü de bir şemsiye altında birleştirmektedir. Bilişimden bahsederken artık iletişime değinmemek veya iletişim başlığı altında bilişimi dile getirmemek mümkün değildir. Komünikasyon bildiğiniz gibi, genel kullanımda artık iletişim olarak yer almaktadır.
Önümüzdeki dönemde sivil toplum örgütlerinin, üst kurumların, topluma en etkin iletişim ortamını sunabilmek için yapılarını tekrar gözden geçirmeleri, güçlerini birleştirmeleri şaşırtıcı olmayacaktır. Yasa ve yönetmelikler de ortamı yarınlara en sağlıklı ve etkin şekilde taşıyacak şekilde güncellenecektir.

Mehmet Çelebiler
Satko Yönetim Kurulu Başkanı

Telepati dergisi, telekomünikasyon alanındaki servislerle, servis sağlayıcıların ve cihaz üreticilerin ürünleriyle ilgili güncel haberleri dengeli ve zevkle okunabilen bir sunum şekliyle sektöre duyurmaktadır.
Telekomünikasyonun serbestleşmesi her isteyenin dilediği telekomünikasyon hizmetini, uluslararası uçak bileti ve şehirlerarası otobüs bileti alırken veya şehir içinde taksiye binerken sahip olduğu hür seçim hakkına eşdeğer bir hakla, çeşitli sunucuların arasından birini seçerek alabilmesi demektir. Günümüzün teknolojisi telekomünikasyon hizmetlerini tekelden vermeyi içme suyunu tekelden satmak kadar kabul edilemez bir duruma getirmiştir
İletişim sektörü bir mesajı, duyurulması istenilen halk kesimine, saygın bir ustalıkla iletebilmektedir. Bilişimin bilgi kısmı, veya iletilecek mesajın içindeki bilgi, yeni gelişmekte olan bir sektörde

üretilmektedir. Telekomünikasyon bilişim ve iletişimin sağlanabilmesi için gereken teknik ortamdır. Ancak, Marshall McLuhan ın dediği gibi, 'Ortam mesajın kendisidir'. Diğer bir deyimle iletişim için kullanılan teknik ortam da bir mesaj vermektedir. Örneğin, telekomünikasyonun bir tekel tarafından sağlanması kullanıcıya kalite ve ücrete dayalı bir seçim yapabilme hakkı ile ilgili ciddi bir mesaj vermektedir.
Bilişim ve iletişimde, yani bilgi taşıyan içerik üretimi ve bu bilginin iletilmesi alanlarında ülkemizde önemli bir üretim faaliyeti vardır. Telekomünikasyon sektöründe ise, ülkemiz cihaz üretememekte yalnızca tüketmektedir. Bu duruma, biraz basitleştirilmiş ve teke indirilmiş, bir sebep ararsak bu sebep telekomünikasyon hizmetlerinin halen bir tekel tarafından verilmesidir. Dünyada telekomünikasyon teknolojilerindeki gelişmeler kOBİ diyebileceğimiz üreticiler tarafından yine aynı büyüklükteki servis sağlayıcılar için geliştirilmiş cihazlarla gerçekleştirilmiştir. Örneğin 1948 de Bell Telephone Laboratuarlarında icad edilen transistörün tüketiciye yararlı uygulaması Bell Telephone tarafından değil lisansını sattıkları ve o zaman küçük bir işletme olan Sony tarafından yapılmıştır. Yonga teknolojisi, transistör imalatçısı Texas Instruments tarafından değil, oradan ayrılanların kurduğu çok daha küçük, Intel tarafından geliştirilmiştir. Evimizdeki, büromuzdaki, çantamızdaki bilgisayar IBM tarafından değil, bir kaç müteşebbis tarafından geliştirilmiştir. Tabii, ilk gelişmeler gerçekleştirildikten sonra üretim ve kullanım büyük kuruluşlara da sirayet etmiştir.
Eğer ülkemizde telekomünikasyon teknolojisi alanında yaratıcılık olmasını istiyorsak; telekomünikasyon da tekeli kaldırmak, küçük işletmecileri ezdirmemek ve yeni teşebbüsleri desteklememiz gerekir. Burada asıl görev, mecmuanızın da içinde bulunduğu medyaya, ve halkımıza düşmektedir.

Melek Uzunoğulları
Telsim Genel Müdür Yardımcısı

Telepati dergisi, komünikasyon gündemindeki konuları ele alış tarzı, objektif yaklaşımları ve çözüm üreten değerlendirmeleri ile sektöre yön veren ve ivme kazandıran bir içeriğe sahip. Aynı zamanda, gerek ülkemizde gerekse dünyada hızla yol alan iletişim alanındaki teknolojik gelişmeleri de takip etmeye imkan veren bilgiler sunuyor. Dergi, GSM sektöründe uluslararası platformda edinilen gelişmelere özel bir yer vermesi ve okurlarını çeşitli analizlerle bilgilendirmesi açısından da dikkat çekiyor. Telepati Telekomünikasyon Dergisi’nin bir okuru olarak, 100 sayıdır verdiğiniz kaliteli hizmet için teşekkür ediyor ve başarılı çalışmalarınızın devamını diliyorum.
Türkiye'de "serbestleştirme"nin bir sözlük anlamı vardır, bir de bürokrasideki anlamı. Sözlük anlamı dünya uygulamaları ile de paralellik gösterirken, bürokrasideki anlamı "El

Dorada"ya karşılık gelmektedir; düş mü gerçek mi olduğu bilinmeyen ancak umutların yaşamsal kaynağı olan "Altın Diyarı". Telekom sektöründeki serbestleştirmenin sonuçları elbette bellidir ve dünyadaki örnekler de beklentileri somut bir zemine oturtmaktadır. Ne var ki, Türkiye'de 2000 yılı başında çıkartılan 4502 sayılı yasa ile gerekli alt yapı oluşturulmasına rağmen, aradan geçen 4 yıla yakın bir sürede alınan yol ortadadır.
Diğer yandan, yine bu süre içerisinde, telekom sektörüne devlet tarafından yapılan ek ve ağır vergilendirmeler ile kamulaştırma sonucunu yaratacak gereksiz müdahalelerin, sektörün serbestleştirilmesine yönelik beklentileri azaltacağı görüşündeyim. Bu tür müdahalelerde bulunulmaması ve kanunla öngörülen süreçlerin politik, korumacı anlayış ve bunun gibi nedenlerle geciktirilmemesi gerekmektedir.
İletişim: İletişimin etkinliği için telekomünikasyon sektörünün geliştirilmesi ve serbestleştirilmesi temel şarttır.
Bilişim: Bu sektör, gelecekte gerek iş hayatına gerekse özel hayata sağlayacağı büyük avantajlarla yeni bir çağa ismini koymaktadır.
Komünikasyon: Konvansiyonel tarafı (mektup, faks vb.) zamanla azalacak ve tamamıyla ağ üzerinden anında erişimli telekomünikasyon hale gelecek yaşamın içinde vazgeçilemez bir hizmettir.
Adına iletişim, telekomünikasyon ya da komünikasyon (haberleşme), ne denilirse denilsin, bir konu oldukça açıktır; dünyada bu sektöre yüklenen anlam ve görev diğer sektörlere yüklenen anlam ve görevlerden çok daha fazla ve geniş boyutludur.
2001 yılında gündeme gelen küresel krize rağmen ayakta kalabilmiş nadir sektörlerden biri olarak telekomünikasyon sektörünün ekonomideki rolü her geçen gün artarken, toplumsal alanlarda yarattığı etki ve katkıları; özellikle zaman ve mekan bağımsızlığı getiren hareket serbestliği ve teknolojik yenilikler ile hiç kuşkusuz, vazgeçilmez ve tetikleyici olmuştur.
Telekom sektörü, tüm sınırları ortadan kaldırması, gerek bireysel kullanıcıların gerekse tüm endüstrilerin ve sektörlerin hem doğrudan telekomünikasyon maliyetlerini düşürmesi, hem de işleyişlerinin etkinliğini ve hızını artırması açılarından çok önemlidir. Çünkü telekom ürünleri, diğer tüm sektörlerde ve endüstrilerde en önemli maliyet kalemlerinden biridir. Diğer endüstriler, telekom ürünlerinin işleyişi ve operasyonda sağladığı verimlilik sayesinde, maliyetlerini düşürür ve etkinliğini artırır. Bu anlamda, diğer sektörlerin de gelişebilmesi ve etkinleşebilmesi için telekom sektörüne öncelik verilmesi ve teşvik sağlanması, özü itibarıyla gelişiminin yanlış politikalarla engellenmemesi gerekmektedir.
Gıda, eğitim gibi temel ihtiyaç statüsü tartışılamaz olan GSM Hizmetleri konusunda; yeni düzenlemelere gidilmeli, çeşitli vesilelerle gerek kullanıcı ve gerekse işletmeciler üzerine yüklenen Eğitime Katkı Payı, Özel İşlem Vergisi, Özel İletişim Vergisi, Cihaz Kullanım ve Ruhsat Ücretleri ile oluşan devlet payının normal seviyeye indirilmesi bir an önce sağlanmalıdır.
Böylesine dinamik ve etkin bir alana devletin yaklaşımı daha serbestleştirici, en azından dünyadaki yaklaşımlara benzer olmalıdır.

Murat Özer
Netpa Genel Müdürü

Telepati, gerçekten çok sempati duyduğum ve beğendiğim bir yayın organı.
Telekom sektöründe serbestleşmenin etkileri çok yavaş olacak. Adeta 2004 yılında hissedilmeyecek bile. Çünkü, hem düzenleme altyapısı hazır değil, hem Türk Telekom’un gücü cesaret kırıcı hem de telekoma yatırım hevesi fazla yok.
Mutlaka birleştirilmeli.



Muzaffer Akpınar
Turkcell Genel Müdürü

10 yıldır etkinlik gösterdiğimiz sektöre yönelik yayınlarıyla ayrıcalıklı bir yeri olan Telepati dergisinin, gerek Türkiye gerekse dünya ölçeğinde, sektördeki gelişmeleri analiz etme ve eğilimleri kavrama konusundaki başarılı çalışmalarını beğeniyle izliyoruz. Sektörümüzün bu değerli dergisinin başarılı çizgisini gelecekte de sürdürmesini diliyoruz.
Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tekellerin ortadan kalkmasının yaratacağı rekabet ortamının, maliyet ve hizmet açısından tüketiciye büyük yararlar getireceğine inanıyoruz. Bu komünikasyon sektörü için de geçerli. Komünikasyon sektörünün serbestleşmesinin 1 Ocak 2004’te başlaması öngörülüyor. Öte yandan, ortada bu değişikliklerin hemen yapılabileceğine ilişkin işaretlerin henüz olmadığı düşünülecek olursa, bu sürecin uzaması da söz konusu olabilir. Her durumda, serbestleşme başladığında sektörde bu alanda hizmet verecek yeni oyuncular görebiliriz. Bazı

kuruluşların bu alanda yatırımları olduğunu biliyoruz. Bunun doğal sonucu olarak da tüketiciye hizmet anlayışı, fiyat, kalite, güvenilirlik gibi konularda farklı seçenekler sunulabilecek olmasıdır. Turkcell olarak, gelişmeleri dikkatle izliyor ve uygulamaları bekliyoruz. Telekom’un özelleştirilmesiyle ilgili olarak da, gelişmelere ve o günün koşullarına göre hisedarlarımızın en çok avantaj sağlayacağı yönde ilerleyeceğiz. Bu gelişmeler ne olursa olsun, Turkcell müşteri değer yargılarını ve davranışlarını çözümleyerek ve onların ihtiyacına uygun, kullanımı kolay hizmetler sunmaya devam ederek pazardaki lider konumunu sürdürecektir.
Gelişmiş demokrasilere neden ve nasıl sorusuyla yaklaşıldığında, o ülkelerde yaşayan kişilerin kendilerini özel sektöre ya da kamu sektörüne karşı korumak ve haklarını geliştirmek için bilinçli biçimde örgütlendiklerini, aynı modelin özel kurumların devletle ilişkilerine de yansıdığını görürüz. Bu nedenle her sektörün kendi içinde farklı sivil toplum örgütlerinde toplanmasını yadırgamamak gerek. Şuralar da kamunun, belli alanlarda kamuoyu ve o alanı temsil eden kamu ya da özel sektör temsilcileri ile bir araya gelmek için geliştirdiği bir format.
Bu üç sözcük anlam olarak birbirine çok yakın görünüyorsa da aralarında derin ayrılıklar var. İletişim sektörü soyut kavramları, bilişim bilginin dolaşımını ve komünikasyon da bu dolaşımın gerçekleşmesine olanak sağlayan donanımları temsil ediyor.

Rahmi Aktepe
TBD Başkanı

Telepati dergisi hedeflediği sektörde önemli bir iletişim rolü oynamakta ve sektörün ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde misyonunu doğru bir biçimde yerine getirmektedir. Bu çabayı takdir ediyor, gelişerek devamını bekliyoruz.
Bu konunun asıl üzerinde durulması gereken tarafı, serbestleşmenin telekom sektöründe ülkemize getireceği rekabet, yatırım ve bunun sonucunda hizmet çeşitliliği, kalitesi ve fiyat düşüklüğü olacaktır. Sadece ses tekelinin bitmesi nedeniyle, uzak mesafe ses iletişimi değil, çeşitli katma değerli hizmetlerin yanında, İnternet ve entegre veri (data) hizmetleri çeşitlenecek ve ekonomik edinme kolaylıkları oluşacaktır.
Özelleşme, serbestleşmeye paralel bir şekilde kendi özel koşullarında yapılmalıdır. Telekom sektörünün dünya üzerinde hala krizde olmasının sonucunda, oluşacak düşük fiyat, satışta sıkıntılara

neden olabilir. Serbestleşmede hiç bir tereddüt göstermeden, oluşacak hataları göğüsleyerek devam edilmelidir. Serbestleşme ve özelleşme ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Özelleşmede ise, olabildiğince saydam ve katılımcı davranarak, satış fiyatının ötesinde ülkeye yaratacağı istihdam ve katma değeri dikkate alarak alternatif yöntemler göz önüne alınmalıdır.
TBD’nin bakış açısıyla; iletişim - bilişim - telekomünikasyon Türkiye’nin e-dönüşümü açısından birbirinden kesin hatlarla ayrılmadan tümleşik olarak çok büyük önem taşıyan ve geleceğin e-Türkiye’sinin yapı taşlarını oluşturan insan gücünü ve teknoloji bütünlüğünü temsil etmektedir. Etkinlikler ayrı yapılanmalarla sürdürülüyor da olsa, bu çok da yadırganmaması gereken bir durumdur.
Sonuç olarak bu yapılanmaların tümünde aynı insanlar aynı amaçlara dönük olarak çaba göstermektedir. Yakından incelendiğinde de somur bir fikir bütünlüğünün görülmesinin mümkün olduğu bir genel portre söz konusudur.

Rüştü Arseven
Tesan Genel Müdürü

Sektördeki tek düzenli yayınlanan, görüşlerin ve gelişmelerin yakından takip edildiği bir dergi olarak değerlendiriyorum. Her ay hem kamu, hem özel sektördeki bilgileri yansıtırken, açık sözlü yorumlarınızı da keyifle okuyorum. Teşekkürler…
Çok kısaca sektörün nefes alması, fiyatlarda rekabet yaratabilecek güçlü firmaların daha kaliteli hizmeti sunabileceği bir yapının sağlanması demek. Peki bu olabilir mi? Yeter ki, hükümet istesin. Bunu sağlayacak firma sayısı yeterince var.
Bugün her üç kelimenin, kimi eş anlamlarda kimi çok farklıymış gibi bol miktarda kullanıldığını hep birlikte görüyoruz. Ne diyelim dilin kemiği yok ama anlaşılan, organizasyonumuzun da kemiği yok.
Şimdi hedef 1000. sayı… Nice yıllara Telepati …. Sevgili Merih Işın, sizi ve ekibinizi kutluyorum.



Safa Haktanır
SAP Türkiye Genel Müdürü

Sektörde duruşunu değiştirmeden ve içeriğindeki konuları farklı yönleri ve tüm ayrıntıları ile inceleyen Telepati Dergisi'nin bu başarısının devam edeceğine inanıyorum. Sektörde yaşanan gelişmeleri ve tartışmaları okuyucularınızla daha nice 100 yıllarda paylaşmanızı temenni ediyorum.
Telekomünikasyon sektörünün serbestleşmesinin ve Türk Telekom'un özelleştirilmesinin paralel götürülmesi gerektiğine inanıyoruz. Özelleştirmeyle birlikte Türk Telekom daha verimli çalışan bir şirket haline gelecek. Doğru serbestleşme politikası ile ortaya çıkacak tablo hem yatırımcı şirketler hem de son kullanıcılar için çok verimli olacak. Sektörün önünü tıkayan Özel İletişim Vergisi'nin kaldırılması gibi yasal düzenlemelerle mobil iletişim pazarı daha hızlı gelişecek, kanaatindeyiz. Bu sektördeki iyileştirmelerin sayesinde de diğer bilişim enstrümanın pazarda daha özgürce gelişimi tetiklenecek, daha çok kullanıcı bu gelişimelerden yararlanacaktır. Belki de bu sayede Türkiye'nin

önünde bir tehdit olarak duran "sayısal uçurum"un biraz daha hızlı kapatılabilecektir.Çünkü, geniş bant İnternet hizmeti için sağlam bir İnternet altyapısının sağlanması ve yaygınlaştırılmasıyla İnternet ve İnternet'ten yararlanan teknolojilerin kullanımında büyük bir artış olacak. Hızlı İnternet bağlantısı sayesinde SAP gibi yazılım firmalarının sunduğu e-iş çözümlerinden küresel pazarın bir parçası olan tüm işletmelerin en iyi şekilde faydalanması da mümkün olabilecektir.
Tüm bu gelişmelerle birlikte altyapı sorunun ortadan kalkması, maliyet ve kullanım bedellerinin rekabetin etkisiyle düşüşü sayesinde şirketlerin teknoloji yatırımı yapma konusunda ileri sürdükleri engellerinden biri ortadan kalkmış olacak. Ayrıca bütün sektörlerde e-dönüşüm çalışmalarının hızlanacağına ve özellikle e-devlet projelerinde artış olacağına inanıyoruz.
Bilginin son teknoloji ile gelişmiş haberleşme araçları sayesinde etkin ve hızlı bir şekilde yayılması, işlenmesi, en önemlisi de özgürce kullanımı toplumların gelişmişlik düzeylerinin anlaşılması ve belirlemesinde önemli bir kriter olarak görülüyor.
Neden özgürce ?
Çünkü bilginin iletildiği, ulaştığı her karanlık nokta, bilinmezlikten, karanlıktan kurtulup aydınlanıyor. Bilgi sahibi her insan bir fikir edinip hemcinslerininki gibi sahip olduğu aklı en verimli kullanmanın yollarını arayıp buluyor, kendini ve çevresini, yaşadığı toplumu geliştiriyor. Kendi sahip olduğu, ürettiği bilgiyi bir başkasınınki ile paylaşmanın yaşam kalitesini nasıl artırdığını görüyor. Bilginin özgürce üretilip, iletişim araçları ile özgürce paylaşımına olanak sağlayan, uygun ortamlar yaratan düzenleme anlaşına sahip devletler de zenginleşiyor.
Bilindiği gibi, ilk başta farklı alanları, disiplinleri ifade eden bilgi ve iletişim teknolojileri, kısa bir süreç içinde birbirlerini etkiledi, gelişimlerini tetikledi, eksiklerini tamamladı, giderek bütünleşti ve bugün bütün endüstrilerin ihtiyaç duyduğu olmazsa olmaz bir sektör oldu. Şimdilerde yaşadığımız çağa damgasını vuran, dünyayı, ekonomiyi, yaşam biçimimizi değiştirip ayrılmaz bir uzvumuz haline gelen araçları üreten dev bir sektör haline geldi bilişim. Çağdaş toplumları oluşturan bireylerin serbest ve bağımsız iradeleri ile meydana gelmiş hükümet ve devletlerin hiçbirinin insanların, kurum ve kuruluşların, "telli" ya da "telsiz" erişim özgürlüğünü engellemeye, sınırlar getirmeye çalışması, günümüzün ve geleceğin serbest, özgürlükçü, serbest pazar ekonomisi koşullarına, evrensel anlamda kabul görmüş kişisel hak ve özgürlüklere ters düşen, uymayan bir anlayış olduğu kabul görüyor.
Bu tanımlamalardan yola çıkıldığında, Telekomünikasyon Kurumu gibi örgütlenmelerin özerk, herkese eşit mesafede duran, herkese fırsat eşitliği yaratacak düzenlemeleri yapabilecek teknik ve pazar bilgisi ile donanmış uzmanlardan oluşan işlevsel bir yapı ve role sahip olması gerektiğini düşünüyoruz.
Bilginin ve iletişimin patlamasına yol açan İnternet'in nasıl tek bir sahibi, tekeli, monopolü yoksa, Bilişim ve Erişim alanlarının da bir devlet organı ya da tek bir kontrol merkezi olamaz.
Bilgiyi üreten, yaygınlaşması için iletişim araçlarını üreten, erişim ortamlarını oluşturan, geliştiren sivil insiyatiflerin ise gelişme, dayanışma, geleceklerini tayin etme ve şekillendirme haklarını korumak için bilinçli bir örgütlenmeye gitmeleri gayet normaldir. İş ve ilişki biçimlerini belirleme, standartlaştırma ve geliştirmek ancak örgütsel bir davranış ile olabilir.
Yoksa bu zamanda kimse kimseye sen onunla konuş ya da konuşma, onunla ticaret yap ya da yapma diyebilir ?
Sonuç olarak, devlet organlarının yönlendiren, kısıtlar getiren, taraf değil, düzenleyen ve sektörlerin önündeki engelleri kaldıran bir rol üstlenmesinin doğru olacağını düşünüyoruz.

Savaş Ünsal
Superonline Genel Müdürü

Telepati Dergisi yayın hayatına başladığı günden bu yana düzenli olarak takip ettiğimiz bir yayın. Yayın hayatına ‘merhaba’ dediği 1995 yılından bu yana düzenli olarak gelişme gösterdi ve bugünlere geldi. Sektörümüzü yansıtan bir ayna rolü üstlenen derginin, önümüzdeki yıllarda da bu vizyonda ilerlemesini diliyorum.
Türkiye 2003 yılı sonuna kadar bir Türk Telekom tekeli söz konusu ve servis sağlayıcılar alternatif erişim hizmetlerini sunamamaktalar. Ayrıca %18 lüks tüketim vergisi ve Türk Telekom’a ödenen vergiler, yurtdışı uydu bağlantılarındaki maliyetlerin yüksekliği ve hukuk alınında somut adımların henüz atılamamış olması da göz önüne alındığında içinde bulunulan durum daha iyi anlaşılacaktır. Şu an için sektörümüzde adil rekabet şartlarının söz konusu oduğunu söylemek mümkün değil. Ancak önümüzde çok önemli bir tarih var; 1 Ocak 2004. Biz, Supenonline olarak bu tarihi bir milat olarak kabul ediyoruz. Bu tarihten itibaren gerçekleşecek olan serbestleşme ve

özelleştirme. Sektörümüzde yeni kapılar açacak ve gelişim yolunda çok büyük bir ivme kazanılacak. Serbestleşme, şeffaf ve açık yönetim getirecek hizmette kaliteyi yükseltecek ve kamu memnuniyetini arttıracak. Diğer yandan Avrupa Birliği’ne girerken en önemli adımlardan biri olduğu da bir gerçektir. Yaşanacak serbestleşmeyle beraber pazarda rekabet ortamı olacak ve firmalar ucuz fakat yüksek kaliteli çözümlerle pazarda tutunmak için yarışıyor olacaklar.
İnternet protokolü üzerinden ses aktarımı yani VoIP şu anda Türkiye'de uygulanamamakta. Telefonla iletişim maliyetlerini ciddi anlamda düşüren bu sistem, Türk Telekom’un ses taşıma konusunda tekel olmasından dolayı diğer şirketler tarafından gerçekleştirilemiyor. 1.1.2004 itibariyle bu tekel kalkacak ve alternatif telekom operatörleri pazara girecektir. Ayrıca, özelleştirme sonrası ülkemizde yatırım yapmaya başlayacak olan yabancı yatırımcı, pazarın yeniden hareketlenmesini sağlayacak, sektörün gelişimine önemli katkılarda bulunacaktır.
İnternet servis ve hizmetleri konusunda uzmanlaşmış bir firma olarak Superonline, bu milatla gerçekleşecek değişimlere ayak uyduracak yapılanmayı ve iş planını gerçekleştirmiş durumdadır. Türkiye'nin en büyük İnternet Servis Sağlayıcı kuruluşu olmanın getirdiği sorumluluğun farkında olan Superonline; bu açıdan hem kitlesel yaygınlık kazanmak için büyük altyapı yatırımları yapmakta, hem de İnternet'in yaşamımıza olumlu katkılar sağlayabilmesi için geniş kapsamlı bilinçlendirme çalışmaları gerçekleştirmektedir. Buradan hareketle 2004 yılında pazarda ses ve veriyi bir arada sunan alternatif telekom operatörü olarak müşterilerimize servis ve hizmet vereceğiz. Özellikle uluslararası ses maliyetlerini ucuzlatacak hizmetleri Superonline Telekom altında sunacağız. Yeni dönemde Superonline Telekom ile birlikte uluslararası ses maliyetlerini ucuzlatarak, varolan maliyetlerin çok altında hizmet sunacağız. Özellikle uluslararası telefon görüşmeleri yüzde 75 oranında ucuzlayacak. Pazarda artacak rekabet ortamında Superonline Telekom en iyi hizmeti verecek alt yapı ve bilgi birikimine sahip.
İletişim: “Bilgi üretme, aktarma ve anlamlandırma süreci”
Bilişim: Bilişim sözcüğü , bilgi teknolojileri ve iletişim teknolojileri kavramlarının birleşmesinden türemiştir (Aydın Köksal). Sektörümüzde bilgi ve iletişim teknolojileri olarak adlandırılmasına karşın aslında bilişim kısaca bilgisayar teknolojileridir.
Komünikasyon: İletişimde bilgi akışının iki yönlü olması beklenir. Karşılıklı bilgi alışverişine “Komünikasyon” ya da iletişim adı verilir.

Serdar Kural
Meteksan Net Genel Müdürü

Telepati dergisini takdir ve saygı ile izliyoruz. Sektörümüzde çok önemli bir boşluğu doldurduğuna inanıyorum. Geçtiğimiz yıllarda sektörümüzdeki bunca olumsuz koşula rağmen ayakta kalabilmiş olmasını ve 100 sayıdır belli bir kalite çizgisinden ödün vermemiş olmasını kutluyor ve başarılarınızın devamını diliyorum.
Türkiye serbestleşme konusunda çok geri ve geç kaldı. Ancak bu süreç hiç vakit kaybetmeden hızlandırılmalı. Temelinde bu yeni hizmetlerin ülke ekonomisi yararına ancak verimli olarak sunulması anlamına geliyor. Serbestleşmeyi tam olarak gerçekleştirmiş ülkelerde telekom sektörü çok yüksek bir katma değer sağlıyor. Serbestleşme temel olarak rekabet demek. Rekabet ise, fiyatların aşağıya inmesi (ilk olarak) ya da aslında olması gereken yerde olması demek. Bu ise, bu alandaki herkesi verimli çalışmaya zorlayacak. Yeni hizmetler yaratmayı zorlayacak. Yatırımlar artacak, AR-GE artacak,

sonuçta ülkenin verimliliği artacak.
(İletişim – Bilişim – Komünikasyon)
Her biri Türkiye gibi gelişmekte olan ve verimlilik, gelir dağılımı, yoksulluk, yolsuzluk problemleri olan bir ülke için en temel altyapısal konular. Türkiye’nin çıkışının buralarda olduğuna inanıyorum.

Süleyman İlden
Siemens A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı

Biz de Telepati dergisini sürekli olarak takip etmekte ve yayınlarından faydalanmaktayız. Özellikle sektörün serbest rekabete hazırlandığı bu günlerde sizin gibi tarafsız yayınlara sektörün sorunlarını kamuoyuna tarafsız olarak yansıtmak açısından çok önemli görevler düşmektedir.
Rekabet ortamında da kamuoyuna sektör ile ilgili tüm gelişmeleri bağımsız olarak duyurabilmek, ilgili tüm tarafların görüşlerini yansıtabilmek açısından sizin gibi tarafsız yayınların önemi büyüktür. 100. yayınınıza kadar göstermiş olduğunuz başarıyı bundan sonrada devam ettireceğiniz inancıyla bundan sonraki yayın hayatınızda başarılar diliyorum. .
Sektörün serbest rekabete açılmasının sektör ve ülkemiz açısından çok yararlı olacağına inanıyorum. Ancak sektörü serbestleştirirken serbest ve adil rekabetin sağlanması için gerekli koşulların oluşturulması gerekmektedir. Kuralları belirlenmiş, gerekli yasaları ve düzenlemeleri

yapılmış bir şekilde serbest rekabete açılacak olan sektörün diğer sektörlerde de yabancı sermayenin Türkiye’ye gelişi açısından da büyük yarar sağlayacağını düşünüyorum. Oluşacak rekabet ortamı bu süreci yaşamış tüm diğer ülke örneklerinde de görüldüğü gibi kullanıcılara kaliteli ve ucuz hizmet ulaşmasını sağlarken yeni iş imkanları yaratacak, dolaylı ve direk olarak Türkiye’nin refah düzeyinin artmasına yardımcı olacaktır.
Bu konuda zaten çok geç kalmış olan Türkiye’nin artık belirlenen tarihin yeniden ertelenmesine tahammülü yoktur. Belirlenen 31.12.2003 tarihine uyulmasını ve yeni bir ertelemeye gitmeden 2004 yılından itibaren sektörün serbestleşmesini temenni ediyorum.
Ben öncelikle bu kelimelerin sözlük anlamlarını vermek istiyorum;
(Sözlük anlamları TDK’nun yayınladığı sözlükten alınmıştır)
İletişim: bildirişim, haberleşme, komünikasyon
Komünikasyon: bildirişim, haberleşme, iletişim (Fransız kökenli)
Bilişim: teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişimde kullanılan ve özellikle elektronik aletler aracılığı ile düzenli olarak işlenmeyi öngören bilim, informatik, sibernetik.
Sözlük anlamlarından da çok açık olarak anlaşılacağı gibi iletişim ve komünikasyon sözcükleri tamamen aynı anlama gelmektedir ve dolayısı ile de aynı sektörü ifade etmektedir.
Bilişim sözcüğü ise anlamından da anlaşılacağı gibi iletişim/komünikasyon ile ilgili tüm teknolojilerin yanı sıra bilgi teknolojileri ile ilgili tüm elektronik cihazları da içermektedir. Dolayısıyla, sektör olarak bakıldığında iletişim /komünikasyon sektörünü de içine alan ancak bilgisayar sistemleri gibi bilgi teknolojileri ile ilgili tüm elektonik cihazları da içeren daha geniş bir sektörü tanımlamaktadır. Ancak tabikii iletişim ve komünikasyon, bilişim sektörünün en önemli ve büyük parçasını oluşturmaktadır.

Targan Özgür
Equant Genel Müdürü

Telepati'nin, Equant'in da önemli oyunculardan olduğu telekom sektöründeki gelişmeler ve yenilikler hakkinda doğru ve tarafsız haber, analiz, yorumlarla ilk yayınlandığı sayıdan itibaren bügüne kadar geçen zaman içerisinde sektörümüze ve sektör oyuncularının etkileşimine büyük katkılarda bulunduğunu düsünüyor ve ayni çizgide bu katkıların artarak devamını diliyorum.
Telekom sektörünün serbestlesmesi kısaca, tekelin belirli kurallar çerçevesinde kontrollü olarak kaldırılması; sektörü düzenleyici kurum veya kurumlara işlerlik kazandırılarak tüm sektör oyuncularına eşit rekabet şansı tanıyacak düzenlemelerin zamanında ve sektör gereksinimlerine uygun şekilde yapılmasıdır. Ancak bu şartlarda yeni tekeller oluşmasının; belirsizlikten kaynaklanacak muhtemel kaosların ve oyuncuların haksız rekabet sonucu zarar görmesinin önüne geçilebilir.
2004 yılı başından itibaren beklenen serbestleşme, gerekli düzenlemelerin işlevlik kazanmasıyla,

telekom hizmetlerinin çeşitlenmesine ve fiyatlarının düşme eğilimine girmesine katkıda bulunacak; eski ve yeni oyuncular için yepyeni fırsatlar yaratacaktır.
Genel anlamda herhangi bir bilgi veya mesajı kitlelere ulaştırmak olarak tanımlayabileceğimiz iletişim, farklı mecra ve teknolojileri kullanarak kapsamını daha da genişletebilecektir. Bu anlamda yakın gelecekte telekom sektörü ile iç içe geçmesi muhtemeldir. Bilişim ise, üretimden iletişime her alanda sağladığı destekle insanlığın gelişimine, refahına ve üretkenliğine katkıda bulunacak teknolojileri insanlığın hizmetine sunmaya devam edecektir.
Komünikasyon ise, kitleler ve bireyler arasındaki iletişimi ve etkileşimi mümkün kılan teknoloji ve hizmetleri baş döndürücü bir hızla geliştirmeye ve insanlığın kullanımına sunmaya devam edecektir.
Öncelikle, birçok alt sektörden oluşan sektörümüzün kuruluşlarının birbirleriyle iletişimini sağlamak, ortak çözümler hazırlanmasına katkıda bulunmak ve sektör çözümlerinin, diğer sektörlerin kullanımına sunulmasında ve duyurulmasında rol almak sureti ile komünikasyon sektörüne katma bir değer kazandırmaktır. Ayrıca, komünikasyon konusunda dünyada ve ülkemizde meydana gelen değişiklikleri ve yenilikleri, öncelikle, tarafsızca ve ayrıntıları ile ilgililere duyurmak da amaçlarımız arasındadır. Tüm bunları yaparken, sektörümüze yönelik hizmet ve ürün sunan diğer sektör, kurum ve kuruluşları da sektörümüz ile tanıştırmak ve ticaretin gelişmesine de katkıda bulunmak hedeflerimizden bir diğeridir."

Tayfun Türkalp
Borusan Bilişim - Pargem Genel Müdürü ve TÜTED Başkanı

Dergi patronlarını sabahları bulamadığımızda, bütün gece çalıştıklarını duyuyoruz. Ancak 100 sayı sonra gece çalışmalarının meyvesi Ocak ayında gelecek. Çok özverili ve sektöre ilham veren bir ekip çalışması olduğunu belirtmemiz gerekir.
l Her şirketin yapılacak düzenlemeler çerçevesinde Telekom ile ilgili işleri serbest rekabet ortamında yapabilmesi anlaşılmaktadır. Serbestleşme sonrası son üç yıldır yatırım yapılmayan, ISDN, ADSL, Uydu hizmetleri, Kablo TV, LMDS, Telsiz sistemleri, Katma değerli hizmetler, konularında gerek özel sektör, gerekse Türk Telekom A.Ş. hızla yatırıma başlayacak, ve pazara yeni yatırımcılar, ve yabancı sermaye girecektir. Mevcut 9 Milyar Dolar’lık telekom pazarının önümüzdeki üç yıl içinde 5 kat büyümesi gündeme gelecektir. Hizmet kalitesi artarken, haberleşme maliyetleri rekabet ortamında düşecektir.
İletişim: Basının kullandığı bu kelime, çoğu zaman telekomünikasyon'un öz Türkçe’si olarak

birbirine karışıyor.
Bazen ekonomistler de, TV üretimini haberleşme sektörü içinde göstreiyorlar.
Bilişim: Bilgiyi toplayan ve tasnif eden bu sektörü, artık iletişim ağsız düşünemediğimize göre telekomünikasyon ile elele çalışıp, her bilgisayarın İnternet sayesinde gecikmeli ağ üzerinden anında erişimli olmasını bekliyor olmamız gerekiyor.
Komünikasyon: Dumanla haberleşmeden sonra çok sular aktı, Nepal bu alanda en gelişmiş telekomünikasyonu sağlıyor. İnsan beyni haberleşmek için herhangi bir donanım gerektirmiyor. Telepati devri başladı.
Daha Çok işimiz var.

Tuncay Oktay
Netcell Genel Müdürü

100. sayısına ulaşan Telepati dergisine sektörümüze yaptığı katkıdan dolayı kutluyorum. Tarafsız ve erdemli yayın ilkelerinden ödün vermeden bu sayıya ulaşmak gerçek bir özveri ve bir kamu hizmetidir diye düşünüyorum. Sektörümüzün içinde bulunduğu en kötü dönemlerde bile yayınlanmış olan Telepati dergisini, sektörümüz için referans bir yayın olmaya devam etmesini diliyorum.
Telekom sektörünün serbestleştirilmesi, sizce ne anlama gelmektedir? Ne gibi değişiklikler beklenebilir?
Dünyadaki uygulamalara bakarak Türkiye’de de serbestleşmenin çok geniş bir açılıma yol açacağı ancak rekabet koşullarında pek az sayıda firmanın komünikasyonun gelişmesine ve rekabetin getireceği olumlu sonuçlara katkı verebileceğini düşünmekteyim. Teknik olarak, serbestleşmenin olumlu etkilerini tüketicinin kısa sürede fark edeceğine inanmaktayım.

Günümüzde bu üç kavramın birbirinin içine girdiği ve dünyada bütünlük sağladıkları görülmektedir. Ülkemizde genel idari yapıda gözlenen aynı konuda farklı oluşumların varolduğu yapılanmamıza paralel olarak, bu üç kavram, sizin de belirttiğiniz gibi, çok farklı otoriteler tarafındanyürütülmekte ve izlenmektedir. Teknolojik olarak birbirine çok benzeyen, kavram olarak birbirini tamamlayan ve uygulamalarda artık birbirine geçmiş olan çağımız, teknolojilerinin bir bütünlük içinde yürütülmesinin çok büyük yarar getireceğine inanmaktayım.
Varolduğu andan itibaren büyük bir canlılık gösteren komünikasyon sektörünün önümüzdeki yıllarda da aynı canlılıkta devam edeceği varsayılırsa, Telepati dergisinin de gelişerek bu alanda kamu hizmetini sürdüreceğine inancım tamdır. 100.sayınızda bir kere daha başarılı geçmişinizi kutlar ileride de nice 100. sayılara ulaşmanızı dilerim.