Telekom'da kamu yansımaları

Türk Telekom'un Hazine hisselerinin yüzde 15'i halka arz ediliyor

Türk Telekom'un Hazine hisselerinin yüzde 15'i 2008 yılı içerisinde halka arz edilecek.
Türk Telekom, Hazine mülkiyetindeki hisselerin yüzde 15'inin “halka arz” yoluyla satışına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı, 26 Aralık 2007 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın görüşü ve Ulaştırma Bakanlığı'nın 5 Aralık 2007 tarihli yazısı üzerine, Bakanlar Kurulu, yüzde 15 oranındaki Türk Telekom Hazine hissesinin satış yöntemi ile özelleştirilmesi ve satışın “halka arz” yöntemiyle gerçekleştirilmesini kararlaştırdı. Halka arz işlemi, 31 Aralık 2008 tarihine kadar tamamlandı.
Halka arz işleminde yurtiçi veya yurtdışı sermaye piyasalarında satış ile buna ilişkin zamanlamanın piyasa koşullarına göre tespiti ve ek satış hakkının kullanılabilmesi konuları, Türk Telekom İhale Komisyonunca belirlenecek.
Öte yandan, Bakanlar Kurulu Karırına göre, Telgraf ve Telefon Kanunu uyarınca, Türk Telekom hisselerinin satışında Türk Telekom ve T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü çalışanları ile küçük tasarruf sahiplerine ayrılması öngörülen yüzde 5 oranındaki pay ile ilgili olarak, söz konusu Türk Telekom hisselerinin yüzde 3'ü, çalışanlara ve küçük tasarruf sahiplerine ayrılacak.
Türk Telekom İhale Komisyonu tarafından belirlenecek “halka arz”ı özendirici her türlü imkan kullanılacak.
Türk Telekom'un yüzde 55 hissesinin özelleştirilmesi amacıyla 1 Temmuz 2005 yapılan müşterek pazarlık görüşmelerinde en yüksek teklifi, 6 milyar 550 milyon Dolar ile Oger Telecom vermişti. 14 Kasım 2005 tarihinde imzalanan Hisse Devir Anlaşması ile de Türk Telekom, Oger Telecom'a devredilmişti. Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu'nun tam metni şöyle:
“Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketinin Hazine Mülkiyetinde Bulunan Hisselerinin Özelleştirilmesine İlişkin Karar:
MADDE 1 – (1) Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketinin (Türk Telekom) Hazine mülkiyetinde bulunan hisselerinin özelleştirilmesine ilişkin olarak;
a) Yüzde 15 oranındaki Türk Telekom hissesinin satış yöntemi ile özelleştirilmesi, satışın halka arz suretiyle gerçekleştirilmesi ve halka arz işleminin 31/12/2008 tarihine kadar tamamlanması,
b) Halka arz işleminde yurtiçi ve/veya yurtdışı sermaye piyasalarında satış ile buna ilişkin zamanlamanın piyasa koşullarına göre tespiti ve ek satış hakkının kullanılabilmesi hususlarının Türk Telekom İhale Komisyonunca belirlenmesi,
c) 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu uyarınca, Türk Telekom hisselerinin satışında Türk Telekom ve T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü çalışanları ile küçük tasarruf sahiplerine ayrılması öngörülen yüzde 5 oranındaki pay ile ilgili olarak; bu satışta Türk Telekom hisselerinin yüzde 3'ünün (a) bendinde belirtilen oran içerisinde değerlendirilerek söz konusu çalışanlara ve küçük tasarruf sahiplerine ayrılması,
ç) Türk Telekom İhale Komisyonu tarafından belirlenecek halka arzı özendirici her türlü imkanın kullanılması,kararlaştırılmıştır.
MADDE2 – (1) Bu Karar yayımı tarihinde yürürlüğe girer,
MADDE3 – (1) Bu Kararı Bakanlar Kurulu yürütür”

Numara taşınabilirliğine Danıştay'dan red kararı
Numara Taşınabilirliği Yönetmeliğinin yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle açılan davada Danıştay 13'ncü Dairesi tarafından, yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildi. Telekomünikasyon Kurumu tarafından konuya ilişkin olarak yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi:
“Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.tarafından 1 Şubat 2007 tarih ve 26421 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “ Numara Taşınabilirliği Yönetmeliği ”nin yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle, Telekomünikasyon Kurumu aleyhine Danıştay 13'ncü Dairesi'nde açılan dava münasebetiyle, anılan Daire tarafından 12 Kasım 2007 tarih ve E.2007/4817 sayı ile “ yürütmenin durdurulması hakkındaki istemin reddine ” karar verilmiştir.”
Danıştay 13'üncü Dairesi, Turkcell'in davanın iptal istemi ile ilgili ise henüz kararını vermedi. Daire, Turkcell'in 1998 yılında yapılan lisans sözleşmesindeki elde ettiği haklarla ilgili açılan davayı görmeye devam edecek. Turkcell dava dilekçesinde, 0530 ile 0539 arasındaki alan numaralarının 1998 yılında yapılan lisans anlaşması ile kendilerine verildiği ve bu alan numaralarının başka operatörler tarafından kullanılamayacağı görüşünü sunmuştu.
Numara taşınabilirliğinde son sözü Danıştay'ın vereceği karar belirleyecek. Numara taşınabilirliği yönetmeliğinin önünde bir engel kalmadığı için, numara taşımada süreç işlemeye devam edecek. Yönetmeliğe göre 2008 yazında numara taşıma hayata geçecek. Turkcell'in konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Talebimizin reddi ara bir karardır. Davanın esası görülmeye devam edecektir” denildi.
Vodafone Türkiye, Danıştay 13'üncü Dairesi'nin, Numara Taşınabilirliği Yönetmeliği'nin yürütmesinin durdurulması talebiyle açılan davada, yürütmenin durdurulması isteminin reddi yönünde verdiği karardan memnuniyet duyduğunu bildirdi.
Avea da Avea'nın alan kodlarının da çok değerli olduğunu ancak dava açmadığını belirterek, numara taşınabilirliği olmadan 3'üncü Nesil (3N) GSM Lisans İhalesi'nin yapılamayacağını söyledi.
Bu arada Telekomünikasyon Kurumu, operatörlerin sağlıklı yönlendirme yapabilmelerini sağlamak üzere bünyesinde Merkezi Referans Veri Tabanı oluşturacak. Veri tabanının oluşturulmasından itibaren GSM operatörleri 6 ay içinde numara taşınabilirliğini uygulamaya geçirecek.

Mobil telefon aboneliğinin ilk tesisinde 27,80 YTL alınıyor
Mobil telefon aboneliğinin ilk tesisinde (operatör değişiklikleri hariç) alınan 20 YTL'lik vergi tutarı 2007 yılı için 26,00 YTL olarak belirlenmişti. Söz konusu maktu vergi tutarı 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren 27,80 YTL olarak uygulanıyor.
Maliye Bakanlığı'nın Özel İletişim Vergisi Genel Tebliği, 26 Aralık 2007 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı. Tebliğde, “Özel iletişim vergisi uygulamalarına ilişkin olarak aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur” denildi. Maliye Bakanlığı'nın açıklaması şöyle:
“13 Temmuz 1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun139'uncu maddesinin üçüncü fıkrasında, “Mobil telefon aboneliğinin ilk tesisinde (operatör değişiklikleri hariç) yirmi milyon Lira ayrıca özel iletişim vergisi alınır. Bu tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Hesaplanan tutarın yüzde beşini aşmayan kesirler dikkate alınmaz hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm uyarınca, mobil telefon aboneliğinin ilk tesisinde (operatör değişiklikleri hariç) maktu olarak alınması hükme bağlanan vergi tutarı (yirmi milyon Lira), 2 Seri No'lu Özel İletişim Vergisi Genel Tebliği2 ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu3 hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak 2007 yılı için 26,00 YTL olarak belirlenmişti.
17 Kasım 2007 tarihli ve 26703 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 377 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile yeniden değerleme oranı 2007 yılı için yüzde 7,2 olarak tespit edilmiştir. Buna göre, söz konusu maktu vergi tutarı 1/1/2008 tarihinden itibaren 27,80 YTL olarak uygulanacaktır. Tebliğ olunur.”

GSM'lerden ‘gizli' arama yapılamayacak
Telekomünikasyon Kurumu, 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren GSM telefonlarından ‘gizli' arama yapılmasını engelleyecek.
Vatandaşlardan gizli numarayla aranma konusunda da yoğun şikayet alan Telekomünikasyon Kurumu, bununla ilgili gerekli düzenlemeyi yaptı. Uygulamaya geçilmesi için GSM operatörlerine bir zaman tanıyan Kurum, bu sürenin 1 Ocak 2008'de dolacağını açıkladı. 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren, aboneler, ilgili operatöre başvurmaları halinde, gizli numaradan aranmalarını engelleyebilecekler.
6 Şubat 2004 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Telekomünikasyon Sektörü'nde Kişisel Bilgilerin İşlenmesi ve Gizliliğin Korunması Hakkındaki Yönetmelik'te iki madde yer alıyor.
Birinci madde, “Arayan Hattın Kimliğinin Açıklanmasının Engellenmesi” başlıklı maddede, işletmeci, aramayı yapan abonesine basit bir yöntemle ve ücretsiz olarak her arama için arayan hattın kimliğinin açıklanmasını engelleme olanağı tanıyor. İşletmeci bu imkandan abonelerini ücretsiz haberdar etmekle yükümlü bulunuyor.
“Arayan Hattın Bağlanmasının Engellenmesi” başlıklı ikinci maddeye göre ise, arayan hattın kimliğinin gizlendiği durumlarda, işletmeci abonenin isteğine bağlı ve ücretsiz olarak gelecek aramaların aboneye ulaşmasını engelleyebiliyor. İşletmeci, söz konusu imkandan abonelerini ücretsiz olarak haberdar etmekle yükümlü tutuluyor.

TK Bilgi İhbar Merkezi kurdu
Telekomünikasyon Kurumu'nda (TK) 5651 sayılı Kanunda sayılan katalog suçlar ve İnternet yayınlarına erişimin engellenmesine ilişkin ihbarlar için Bilgi İhbar Merkezi kuruldu.
Telekomünikasyon Kurumundan yapılan yazılı açıklamada, "5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda sayılan 'intihara yönlendirme', 'çocukların cinsel istismarı', 'uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma', 'sağlık için tehlikeli madde temini', 'müstehcenlik', 'fuhuş', 'kumar oynanması için yer ve imkan sağlama' suçları ile 5816 sayılı 'Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun'da yer alan suçlarla ilgili olarak ihbarda bulunmak isteyenler, www.ihbarweb.org.tr web sitesinden çevrimiçi olarak, ihbar@ihbarweb.org.tr adresine e-posta göndererek veya 0312 5828282 numaralı telefonu arayarak ihbarda bulunabilirler” denildi.

Türk Telekom, IES Bilişim'i satın aldı
Türk Telekom eğitim yazılımı ve e-öğrenme konularında uzman IES Bilişim ve Eğitim Teknolojileri şirketinin yüzde 100 hissesini satın aldı. Ankara'da ODTÜ teknokent içerisinde çalışmalarını sürdüren IES'te önemli çoğunluğu ARGE uzmanı 117 çalışan ilk ve orta öğretime yönelik eğitim yazılımları geliştiriyor.
Türk Telekom, Türkiye'yi geleceğe taşıyacak katma değerli teknolojileri geliştirme vizyonuyla gerçekleştirdiği yatırımlarına bir yenisini ekledi. Son dönemde bilişim teknolojileri ve eğitim alanında yatırımlarına hız kazandıran Türk Telekom, 1988'de TÜBİTAK içerisinde kurulan ve 1996 yılında özelleşen IES Bilişim ve Eğitim Teknolojileri şirketini satın aldı. Bundan önce, IES hisselerinin yüzde 50'si Meteksan Sistem'e, yüzde 29,5'i Meteksan Net İletişim'e, yüzde 20'si Ahmet Eti'ye, yüzde 0,5'i ise şirket yöneticilerine ait bulunuyordu.
Taraflar arasında yapılan imza töreninde bir konuşma yapan Türk Telekom İcra ve Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Paul Doany şunları söyledi:
“Türk Telekom için 2008 yılı teknoloji yılı olacak. Bu sene başladığımız ve hızla devam ettiğimiz bilişim teknolojileri ve eğitim yatırımlarımız ile birlikte, bilişim alanında ulusal katma değer yaratma vizyonumuz doğrultusunda önemli adımlar atıyoruz. IES'in Türk Telekom ailesine katılması ile birlikte, Türkiye'nin bilgi çağına ulaşmasında büyük önem taşıyan ARGE ve e-öğrenim alanlarında değer yaratacak önemli projelere imza atacağız. IES'in Türk Telekom bünyesine katılması, şirkette çalışan ARGE uzmanlarının projelerini ve Türk teknolojisini yurtdışına ihraç etmek için önemli bir fırsatlar yaratacak.”
Gerçekleştirilen bu satın alma ile eğitim içeriğine ve yerel içeriğe sahip güvenli İnternet erişimini artırmayı amaçladıklarını belirten Doany “okul inşaatı, İnternet evi ve öğretmenlere bilgisayar ve İnternet eğitimi yatırımlarımızı tamamlayıcı nitelikteki bu satın alma ve 2008 yılında eğitim alanında yapacağımız yeni yatırımlarla bu alanında lideri olmayı hedefliyoruz” dedi.
IES, 2003'den itibaren Siemens için, resmi küresel e-Öğrenim Yetkinlik Merkezi olarak çalışmıştır. Mart 2006 itibarıyla, Siemens Business Services tüm e-Öğrenim grubunu tüm hak ve sorumlulukları ile IES adı altında dışarı çıkarmış. Ardından Meteksan, IES'in müşterek kontrol eden hissesini satın almış.
Bu arada, Türk Telekom, mevcut kadrosuna nitelikli genç iş gücü katmak ve yapısını daha da dinamikleştirmek adına 700 yeni mühendisi kadrosuna kattı. Türk Telekom'dan yapılan yazılı açıklamada, bu rakamın bir yılda mezun olan elektrik-elektronik-bilgisayar mühendis sayısının yüzde 8'ine ulaştığı kaydedildi.
Öte yandan, eğitime 200 milyon YTL destek vererek ülke genelinde eğitim seferberliği başlatan Türk Telekom, bu yıl 5'incisi düzenlenen Uluslararası Finans Zirvesi'nde sosyal sorumluluk büyük ödülüne layık görüldü.
Türkiye'nin telekomünikasyon devi Türk Telekom, 7,5 milyar YTL'yi aşan cirosunun yaklaşık yüzde bir buçuğunu ayırdığı sosyal sorumluluk projeleri ile Türkiye'nin geleceğine yatırım yapıyor.
Ayrıca, Türk Elektronik Sanayiciler Derneği (TESİD) Yenilikçilik Yaratıcılık Ödülleri kapsamındaki ‘KOBİ' dalında Büyük Ödüle, “Yakınsamalı Şebeke Çözümleri” isimli ürünü ile Türk Telekom'un teknoloji şirketlerinden Argela layık görüldü.

Global Bilgi, 5000 kişiye istihdam sağlıyor
5000 kişiye istihdam ve 35 milyondan fazla kişiye katma değer sağlayan Global Bilgi, Türkiye'nin lider müşteri ilişkileri yönetim merkezi olarak Türkiye'nin geleceği için çalışmaya devam ediyor.
Sekiz yıl önce yüzde yüz Turkcell sermayesiyle kurulan, kısa sürede Türkiye'nin ilk 500 şirketi arasına giren ve Avrupa'nın sayılı “Müşteri İlişkileri Yönetim Merkezleri”nden biri haline gelen Global Bilgi bugün önemli bir işveren konumunda.
İki yıl önce kurulmuş olmasına rağmen Erzurum Çağrı Merkezi'nin sağladığı başarı ve artan iş hacmi şirketi yeni yatırımlara yönlendirdi.
Erzurum'da 30 Kasım 2007 tarihinde açılışı gerçekleştirilen yeni ek hizmet binası ile birlikte çalışan sayısı 450'den 1200'e, masa sayısı 250'den 650'ye yükseldi. Erzurum'daki ek hizmet binasının açılışı Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Ekrem Yener, Erzurum Vali Vekili Gökhan Polat ve Global Bilgi Genel Müdürü Bahadır Pekkan tarafından yapıldı.
Erzurum Çağrı Merkezi, Türkiye'nin tüm bölgelerinden gelen çağrıları cevaplıyor. Kurulduğu 2006 yılından bu yana 4 milyon Dolar aktarılan Erzurum Çağrı Merkezi, Erzurum'da son 15 yılda yapılan yatırımların en büyüğü ve ilk teknoloji yatırımı olma özelliğine sahip. Türkiye'nin en büyük 500 şirketi arasında yer alan Global Bilgi A.Ş., telekomünikasyon, medya, İnternet gibi alanlarda Türkiye'nin önde gelen markalarına hizmet veriyor.
Açılışta konuşan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Sağlık Bakanlığı'nın atılım içinde olduğunu belirterek, 4 ayrı merkezde çağrı merkezi kurulacağını belirtti. Erzurum Vali Vekili Gökhan Polat da çağrı merkezi ile Erzurum'un yeni bir yatırım kazandığına işaret ederek, özel sektöre Erzurum'a yatırım yapma çağrısında bulundu.
Global Bilgi Genel Müdürü Bahadır Pekkan ise, iki yıl önce kurulmuş olmasına rağmen Erzurum Çağrı Merkezi'nin sağladığı başarı ve artan iş hacminin kendilerini yeni yatırımlara yönlendirdiğini kaydetti. Pekkan, “Global Bilgi genç nüfusun ve işsizlik oranının yüksek olduğu ülkemizde, yatırımlar ile istihdam yaratarak sektördeki önder ve öncü rolünü sürdürmeye devam edecek” diye konuştu.

Pekkan:“2008'de de yatırımlarımızı sürdüreceğiz”
Global Bilgi Genel Müdürü Bahadır Pekkan, Ekim 1999'dan bu yana yüzde 55 pazar payıyla Türkiye'nin lider Müşteri İlişkileri Yönetim Merkezi haline gelen şirketin, 2007 yılında 5500'ü aşan çalışan sayısına ve saatte yaklaşık 45.000 çağrı karşılama kapasitesine ulaştığını anlattı. Pekkan, “Telepati”ye şu açıklamayı yaptı:
“En güncel ve rekabetçi çözümleri müşterilerine sunarak katma değer yaratmak yönündeki misyonumuzu, 2008 yılında da yeni yatırımlarla sürdürmeye devam edeceğiz. Mevcut müşterilerimize yeni ürün ve hizmetler sunarak iş hacmimizi artırıp, onların iş hedeflerine katkıda bulunmak birinci önceliğimiz olacak.
Telekom ve finans sektörlerinin liderliğinde başlayan çağrı merkezi yatırımları, farklı veya yeni sektörlerden oyuncuların da katılımı ile genişliyor, büyüyor. Örneğin, kamu kuruluşlarında e-devlet projelerine bağlı olarak merkezi yapı ihtiyacının ortaya çıkması çağrı merkezlerini büyütecek bir faktör. Türkiye'nin lider müşteri ilişkileri yönetim merkezi olarak bizler, kamu sektöründe oluşan iş potansiyelini değerlendireceğiz. Yurt içinde finans ve kamu sektörüne odaklanıp yeni projelere imza atarken, ‘off-shore' ve yurt dışı pazarlardaki fırsatları da kovalayacağız.
Genç nüfusun ve işsizlik oranının yüksek olduğu ülkemizde çağrı merkezleri, özellikle gençler için istihdam açısından iyi bir çözüm. Teknoloji ve insanın yarattığı ortak değer üzerine kurulu işimizde, insan kaynağına yatırım yaparak bu sorunun çözümüne maksimum katkıda bulunmayı sürdüreceğiz. 2006 yılında Erzurum'da açılışını yaparak sektöre öncülük ettiğimiz, son 15 yılda bu kentte yapılan yatırımların en büyüğü ve ilk teknoloji yatırımı olan Erzurum Çağrı Merkezi'mizden sonra 2008 başında Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yeni bir çağrı merkezi yatırımına başlayacağız.”

Hisarcıklıoğlu, 719. Smile Mağazası'nı hizmete açtı
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Ankara Etlik'de Real süpermarket içinde yer alan Ankara Antares Alışveriş Merkezi'ndeki 719. Smile Mağazası'nı hizmete açtı.
Açılışa, Hisarcıklıoğlu'nun yanısıra, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, Smile Holding Genel Koordinatörü Prof. Emre Alkin, işadamları ve davetliler katıldı.
719. Smile Mağazası'nın açılışında, Hisarcıklıoğu, Aygün ve Özdebir, kurdeleyi birlikte kestiler. Smile Holding Genel Koordinatörü Prof. Emre Alkin'in mağaza hakkında bilgi verdiği açılışta daha sonra kokteyl düzenlendi.
Attığı her adımla, kendini “Haberleşmenin gücü yüksek, hızlı, pratik, sıcak, cana yakın, hayatın tam içinde ve çözüm bulan ” bir marka olarak konumlandırmayı başaran Smile, satış noktalarında farklı markaların hizmet ve çözümlerini aynı anda, tek elden müşterilerine sunarak, tüketiciye karşılaştırma ve seçim yapma olanağı sunuyor.

Aklin: “Hedefimiz 70 bin satış noktasına ulaşmak”
Smile Holding Genel Koordinatörü Prof. Emre Alkin, Smile mağazasında GSM telefonu, Smile ADSL, kontör ve hat satışının yanısıra fatura tahsilatı, sigortalama işlemleri, banka kredisi ile banka kartı başvurularının da yapılacağını anlattı. Alkin, hedeflerinin 70 bin satış noktasına ulaşmak olduğunu bildirerek, “Telepati”ye şu açıklamayı yaptı:
“ Smile Holding Mart 2007'den itibaren faaliyete geçti. Aslında bu bir buçuk yıllık bir proje. Amacı şu tüm tüketiciler mağazadan içeri girdiği zaman 15 dakika içerisinde bütün hizmetleri elektronik anlamda ayağına sermek. Türkiye'nin 4 büyük operatörü Turkcell, Vodafone, Avea ve Türk Telekom hizmetlerini tek çatı altında verebilmek. Bütün telefon markalarını tek çatı altında satmak. Bilgisayarın yan ürünleri olan hafıza kartları şarj, aletleri v.s'leri müşterilerin ayağına kadar getirmek. Bu arada MP3 çalar gibi medya diskleri; disk endüstrisinin çok önem verdiği ürünleri satıyoruz Bunun yanında, medya ürünlerinden D Smart; bizim prestij ürünümüzdür. D Smart gibi sayısal medya malları ve ürünleri de var.
Bunu ötesinde fatura ödemesinden tutun, sayısal kontör yüklemeye, maç bileti ve sigorta poliçesi almaya hizmet eden değişik elektronik ürünler de var.
Mağaza sayısı 750'ye ulaştı. Bütün Ankara ve Orta Anadolu'yu temsilen bu mağazayı açtık. Hedefimiz bin 250 mağaza. Ancak satış noktası derseniz o farklı 2010 senesinde 70 bin noktaya ulaşmayı düşünüyoruz. Yay-Sat, Petrol Ofisi, DNR'lar olmak üzere Fast Food zincirlerine girmeyi düşünüyoruz. Bu arada mobil araçlara da; taksilere, otobüslere, deniz otobüslerinde; yani halka yakın her yerde; halkın olduğu her yerde olacağız. Halk Ekmek gibi teknolojiyi satmayı düşünüyoruz. Fiyat tek koşul değil. Halkımız bedavayı sever ama ucuzdan hiç hoşlanmaz. O yüzden biz ürünlerimizi mali değerinde satmayı düşünüyoruz”

TELKODER: “Serbestleşme siyasi iradeye bağlı”
TELKODER (Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği) Başkanı Yusuf Ata Arıak ve Genel Sekreter Rıdvan Uğurlu, 11 Aralık 2007 tarihinde Turunç Cafe'de düzenledikleri sohbet toplantısında 2007 değerlendirmesi ve 2008 beklentilerini aktardı.
Yusuf Ata Arıak, Telekomünikasyon Kurumu'nun serbestleşme için bütün yetkilere sahip olduğuna işaret ederek, “Serbestleşme siyasi iradeye bağlı” dedi.
Serbestleşmede başarılı olunmasının abone sayısının artması ile ölçülemeyeceğinin üzerinde duran Arıak, sabit telefonda Türk Telekom'u zorlayan bir firma olmadığını kaydetti. Serbestleşmede gelinen noktanın övünülecek bir düzeyde olmadığını kaydeden Arıak, Türkiye'nin en büyük telekomünikasyon müşterisinin kamu olduğunu dile getirdi. Arıak, serbestleşmenin yeterince olmaması nedeniyle Türkiye'nin kaybının yıllık 2 milyar Dolar olduğunu dile getirdi.
Arıak, devlet kuruluşlarının tamamının ihalesiz olarak Türk Telekom'dan hizmet aldıklarını anlatarak, kamu alımlarında rekabetin olması gerektiğini söyledi. Arıak, kamu kurumlarına ihale ile ilgili teknik bir metin hazırlanması gerektiğini söyledi. Arıak, Evrensel Hizmet Fonu'nun kullanımında bugüne kadar yapılmış bir ihale bulunmadığını öne sürdü.
Rıdvan Uğurlu da şehir içi sabit telefonun rekabete açılması için Telekomünikasyon Kurumu'nun yönetmeliği çıkardığını hatırlatarak, fiyat belirlenmesinin Ulaştırma Bakanını belirlediğini anlattı. Uğurlu, Hükümetin üç aylık Eylem Planı'nda şehiriçi telefonun rekabete açılmasının “BHT-Bilişim ve Haberleşme Teknolojilerinin Yaygınlaştırılması” başlığı altında şu şekilde yer aldığını anlattı:
“Sabit karasal telekomünikasyon şebekesi üzerinden her türlü veri ve telefon hizmeti ile İnternet erişim hizmetinin sunulmasını kapsayan Sabit Telekomünikasyon Hizmeti (STH) işletmeciliğinin yetkilendirilmesine ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. Yetkilendirme ücreti için tespit edilen asgari değerin Resmi Gazete'de yayımlanması ile düzenleme prosedürü tamamlanacaktır. STH işletmeciliği yetkilendirmeleriyle, şehir içi telefon görüşmeleri dahil sabit telekomünikasyon hizmetleri piyasasında rekabetin tesis edilmesine katkı sağlayacaktır.”

Türksat, 3 ay KabloTV ve Kabloİnternet kurulum ücreti almayacak
Türksat A.Ş.'den yapılan yazılı açıklamada, 10 Aralık 2007 tarihinden itibaren Kabloİnternet ve KabloTV kurulum ücreti alınmadığı bildirildi.
Açıklamada, başlatılan kampanya kapsamında, Kabloİnternet'e abone olacaklardan 30 YTL kurulum ücretinin ve KabloTV'ye abone olacaklardan ise 43 YTL olan kurulum ücretinin 3 ay süreyle alınmayacağı kaydedildi.
Türksat'ın aylık 10 YTL'den başlayan fiyatlarla Kabloİnternet ve ayda 7 YTL'ye KabloTV hizmeti verdiği hatırlatılan açıklamada, kampanya ile ilgili bilgi, şikayet ve öneriler için vatandaşların “444 01 26” numaralı çağrı merkezine ve (www.kablotv.com.tr) İnternet adresine başvurabilecekleri kaydedildi
Öte yandan, bazı yayın organlarında ve İnternet sitelerinde Türksat uydularının ana ve yedek kontrol istasyonlarının birbirine yakın olmasının sakıncalı olduğu yolunda çıkan haberler üzerine yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi:
“Türksat uydularının ana ve yedek kontrol istasyonlarının yer seçiminde elektromanyetik kirliliğin azlığı, coğrafi uygunluk ve zemin sağlamlığı gibi teknik ve bilimsel ölçütler dikkate alınmıştır. Diğer unsurlardan bağımsız olarak istasyonlar arası mesafenin yakınlığı veya uzaklığı tek başına önem arz etmemektedir.
Bu kriterler çerçevesinde değerlendirilen seçeneklerden en uygun ve en işlevsel olan yerleşkeler seçilmiştir.
Yer seçimi sürecinde, Eutelsat ve Intelsat gibi uluslararası tecrübeye sahip uydu operatörlerinin yaklaşımları da dikkate alınmıştır.
Ana ve yedek yer istasyonları mesafesi, personel ve lojistik destek gibi nedenlerle belirli sınırlar içinde tutulmuştur. Yer istasyonu binaları ve yer sistemleri doğal afet ve benzeri her türlü olumsuzluğa karşı en üst düzeyde tasarlanarak yapılmıştır. Bugüne kadarki yer sarsıntılarından TÜRKSAT yer istasyonlarında en küçük bir hasar bile meydana gelmemiştir.
Yer istasyonları birbirinin yedeği olmanın dışında kendi içinde de yedeklilik sahibidir.”