Ankara'dan Kısa Kısa

İnternet suçları yönetmeliği yayımlandı

Başbakanlık, İnternet suçları ile bunlara karşı alınacak önlem ve yaptırımları düzenleyen Yönetmeliği yayımladı. İnternet ortamındaki bazı suçlarla mücadelede başta erişimin engellenmesi olmak üzere çeşitli tedbirler getiren yönetmelik Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından yürürlüğe girdi.
İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'te yayın ilkeleri, insan onuruna, temel hak ve hürriyetlere saygılı olma; gençlerin ve çocukların fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini zedeleyecek türden içeriklere yer vermeme; ailenin huzur ve refahını sağlayan hususlara zarar verecek nitelikte olmama; kişileri, uyuşturucu madde bağımlılığı, fuhuş, müstehcenlik ve kumar gibi kötü alışkanlıklara teşvik edici olmama şeklinde sıralandı.
İntihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, müstehcenlik, fuhuş, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama ve Atatürk aleyhine işlenen suçlarda erişim engellenecek ve sorumlular hakkında para ve hapis cezaları verilecek.
Ticari veya ekonomik amaçlı içerik, yer ve erişim sağlayıcıları, tanıtıcı bilgilerini kendilerine ait İnternet ortamında, kullanıcıların ana sayfadan doğrudan ulaşabileceği şekilde ve iletişim başlığı altında, doğru, eksiksiz ve güncel olarak bulundurmakla yükümlü bulunacak.
İçerik sağlayıcı, İnternet ortamında kullanıma sunduğu her türlü içerikten sorumlu tutulacak, bağlantı sağladığı başkasına ait içerikten ise sorumlu olmayacak.
Yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, adli makamlar veya hakları ihlal edilen kişiler tarafından haberdar edilmesi halinde ve teknik imkanı bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlü bulunacak.
Erişim sağlayıcı, herhangi bir kullanıcısının yayınladığı hukuka aykırı içerik yayınlanması halinde erişimi engellemekle sorumlu olacak ve trafik bilgisini bir yıl muhafaza edecek.
Erişim sağlayıcı, faaliyetine son vereceği tarihten en az üç ay önce, durumu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'na, içerik sağlayıcılarına ve müşterilerine bildirecek.
Bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen içerik, yer ya da erişim sağlayıcıya Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından 2 bin YTL'den 10 bin YTL'ye kadar idari para cezası verilecek.
Trafik bilgisini bir yıl saklamayan, bilgilerin doğruluğunu ve bütünlüğünü muhafaza etmeyen ve gizliliğini sağlamayan, kapanma tarihinden geriye doğru 1 yıllık trafik bilgilerine ilişkin kayıtları teslim etmeyen erişim sağlayıcıya 10 bin YTL'den 50 bin YTL'ye kadar idari para cezası verilecek.
İdari tedbir olarak verilen erişimin engellenmesi kararının Başkanlıkça bildirilmesinden itibaren 24 saat içinde yerine getirilmemesi halinde, Başkanlık tarafından erişim sağlayıcısına, 10 bin YTL'den 100 bin YTL'ye kadar idari para cezası verilecek. İdari para cezasının verildiği andan itibaren 24 saat içinde kararın yerine getirilmemesi halinde ise Başkanlığın talebi üzerine Kurum tarafından faaliyet belgesinin iptaline karar verilebilecek.
Soruşturma evresinde hakim, kovuşturma evresinde ise mahkeme; soruşturma evresinde gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısı tarafından koruma tedbiri olarak verilen erişimin engellenmesi kararının gereğini Başkanlıkça bildirilmesinden itibaren 24 saat içinde yerine getirmeyen yer veya erişim sağlayıcılarının sorumluları, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. İdari para cezalarına karşı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilecek

TÜİK'den “Bilişim Teknolojileri Kullanımı Araştırması”
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından gerçekleştirilen 2007 yılı Hane halkı Bilişim Teknolojileri Kullanımı Araştırması sonuçlarına göre; hanelerin yüzde 18.94‘ü İnternet'e erişim imkanına sahip. İnternet'e erişim imkanı olan hanelerin yüzde 79.39'u evden İnternet'e bağlanabilen kişisel bilgisayara sahip bulunuyor. İnternet erişim imkanı olan hanelerde en yaygın kullanılan İnternet bağlantı türünün de, yüzde 78.03 ile geniş bant (ADSL) bağlantı olduğu belirtiliyor.
2007 yılı Nisan-Haziran döneminde 16-74 yaş grubundaki hane halkı bireylerinin bilgisayar ve İnternet kullanım oranları ise yüzde29.46 ve yüzde 26.67 olarak sıralanıyor.
Aynı dönemde İnternet kullanan hane halkı bireylerinin yüzde 61.11‘i İnternet'i hemen hemen her gün, yüzde 25.50‘si ise haftada en az bir kez İnternet kullanmış.
Bilgisayar ve İnternet kullanım oranının en yüksek olduğu yaş grubu 16-24 olurken, bu yaş grubunu da 25-34 yaş grubu izliyor. Eğitim durumuna göre en fazla bilgisayar ve İnternet kullanımları da yüzde 84.86 ve yüzde 82.89 ile yüksekokul, fakülte ve daha üstü bireyler olarak sıralanıyor. Öğrencilerin yüzde 86.83‘ü bilgisayar ve yüzde 81.89‘u İnternet kullanıyor. İstihdam edilenlerden ücretli ve maaşlı çalışanların bilgisayar ve İnternet kullanım oranları ise, yüzde 54.82 ve yüzde 51.38 olarak sıralanıyor. Aynı oranlar, işsizlerde sırasıyla yüzde 44.06 ve yüzde 41.15.
2007 yılı Nisan-Haziran döneminde İnternet kullanan bireylerinin yüzde 45.96‘sı evinde, yüzde 37.52‘si işyerinde, yüzde 31.21‘i İnternet kafede İnternet'e girmiş.
2007 yılı Nisan-Haziran döneminde İnternet kullanan hane halkı bireylerinin yüzde 90.54‘ü bilgi arama ve çevrimiçi hizmetlerde, yüzde 80.74'ü haberleşme faaliyetlerinde, yüzde 52.27‘si eğitim faaliyetlerinde, yüzde 26.18‘i kamu kurum/kuruluşlarıyla haberleşmede İnternet'i kullanmış.
İnternet kullanan hane halkı bireylerinin yüzde 5.65‘i 2007 yılı Nisan-Haziran döneminde İnternet üzerinden alışveriş yapmış. Haziran 2006- Haziran 2007 dönemini kapsayan son on iki ayda İnternet üzerinden alışveriş yapanların yüzde 28.20‘si GSM telefon, kamera, radyo, TV, DVD oynatıcı, video vb. elektronik araçları almış. İnternet kullanan hane halkı bireylerinin yüzde 76.49‘u ihtiyaç duymadığı için İnternet üzerinden alışveriş yapmamış.

PTT'de 2008'de “Gişematik”ler kullanılacak
PTT Genel Müdürü Osman Tural, vatandaşlara kaliteli ve hızlı hizmet sunmak amacıyla, insansız çalışabilen, nakit tahsilat yapan ve para üstü verebilen akıllı makineler olan "Gişematik"lerin 2008 yılında PTT merkezlerinde kullanılmaya başlanacağını söyledi.
Tural, düzenlediği basın toplantısında PTT'nin 2007 yılı faaliyetlerini ve 2008 yılı hedeflerini anlattı.
Tural, gişematikler aracılığıyla vatandaşların sıra beklemeden fatura tahsilatları ve posta çeki işlemlerinin yapılmasını hedeflediklerini belirtti. Projenin fizibilite çalışmaları tamamlandığını dile getiren Tural, ilk etapta 35 makine alınacağını, pilot uygulamanın ardından da duruma göre projenin yaygınlaştırılacağını söyledi. Tural, isteyenlerin, gişematiklerde posta çeki hesaplarını kullanarak, PTT kartlarıyla da işlem yapabileceklerini kaydetti.
Tural, her ay yaklaşık 12 milyon kişinin PTT şubelerinden yaklaşık 18 milyon işlem yaptığının altını çizerek, PTT hizmetlerini tanıtmak, yeni gelişmeleri en kısa sürede müşterilere duyurmak, belli bir ücret karşılığı özel kuruluşlardan reklam ve tanıtım filmleri yayınlamak amacıyla “Kapalı Devre Merkezi Yayın Sistemi” kurmayı planladıklarını ifade etti.
Toplantıda, PTT'nin hazırladığı haberleşmenin tarihi gelişiminin anlatıldığı “Geçmişten Günümüze Posta” kitabının tanıtımı yapıldı. Tural, 464 sayfadan oluşan ve 226 kaynaktan yararlanılan kitabın bir yıllık çalışma sonucunda ortaya çıkarıldığını dile getirdi.
Kitapta Asurca, Hititçe mektup örnekleri, Hz. Muhammed'in İslam'a davet ve tebliğ mektupları, Atatürk'ün mektupları ile çeşitli telgrafları yer alıyor.
Toplantıda PTT'de yaşanan gelişmeler hakkında da bilgi veren Tural, 2007 yılında 3 bin 132 işyerinin otomasyon sistemine geçtiğinin üzerinde durarak, telekomünikasyon alt yapısının olamaması nedeniyle sadece 22 işyerinde otomasyon sistemine geçilemediğini anlattı.
PTT Genel Müdürü Osman Tural, telefon bayilerinin açılmasından sonra telefon tahsilat gelirlerinin yüzde 4.5'ten yüzde 2.5'e düştüğünü, klasik postada ise sanıldığı gibi bir düşüşün söz konusu olmadığını söyledi. Tural, kişisel mektup sayısında düşüş olmasına rağmen toplu gönderimlerde artış görüldüğünü belirtti.
Öte yandan, Çin Halk Cumhuriyeti'nin Pekin Şehri'nde 6'ıncısı düzenlenen “En İyi Yabancı Pul Seçmesi” Yarışması'nda PTT, 2006 yılında tedavüle sunduğu koleksiyon ile 40 ülke arasından birincilik ödülüne layık görüldü.

PTT, HDI Sigorta poliçelerini satacak
PTT Genel Müdürlüğü ile HDI Sigorta arasındaki işbirliğinin adımı 12 Aralık 2007 tarihinde Ankara'da atıldı.Yapılan protokol uyarınca PTT Merkezleri'nde HDI Sigorta'nın poliçeleri satılacak. Böylece PTT ilk kez sigortacılığa adım atmış oldu.
Son yılların en atılımcı kuruluşu PTT ile, Türk Sigorta Sektörü'nün yenilikçi ismi HDI Sigorta işbirliğine gitti. PTT ile HDI arasında imzalanan protokole göre; Türkiye'nin dört bir yanında hizmet veren PTT merkezleri HDI Sigorta güvencesiyle trafik, DASK, ferdi kaza, acil sağlık, seyahat sigortalarının tanıtım ve satışını gerçekleştirecek.
Ankara Sheraton Otel'de düzenlenen toplantıya PTT Genel Müdürü Osman Tural, HDI International AG Genel Müdürü Matthias Maak ve HDI Sigorta Türkiye Genel Müdürü Hasan Altıner katıldı.
Sigorta sektörü'nün erişilebilirliğine ve kullanım bilincinin artırılmasına büyük katkıda bulunması beklenen PTT ile HDI Sigorta işbirliğine göre, PTT çalışanlarına trafik ve diğer bireysel sigortalar konusunda HDI Sigorta tarafından sürekli ve dönemsel eğitimler veriliyor.

Merkezi Kayıt Kuruluşu, Bilgi Güvenliği Projesi'ni 2008'de hayata geçiriyor
Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK), Bilgi Güvenliği ve Sertifika Hizmetleri Uygulama Projesi'ni 1 Ocak 2008 itibariyle hayata geçiriyor. Kurum bu proje ile sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi sürecini elektronik ortama taşımayı hedefliyor.
Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan (MKK) yapılan yazılı açıklamada, kurumun bu proje ile sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi sürecini elektronik ortama taşımayı hedeflediği, 1 Ocak 2008 tarihinde resmen başlattığı uygulamaya göre, ihraççılar, aracı kuruluşlar ve hak sahiplerine ait sermaye piyasası araçları üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için, Merkezi Kayıt Kuruluşu'na yapılan bildirim tarihlerinin kayıtlarının e-imza aracılığı ile İnternet üzerinden yapılabileceği kaydedildi.
Türkiye Bilişim Vakfı tarafından kurulan ve Türkiye'nin ilk Elektronik Sertifika Hizmet Sağlayıcısı (ESHS) olan E-GÜVEN de, proje kapsamında işletmelere anahtar teslim çözümler sunuyor.
MKK, halihazırda uyguladığı bu yöntemin güvenliğini e-imza ile daha da perçinlerken, E-GÜVEN de uyguladığı, isteğe bağlı “yerinde kimlik kontrolü” ile firmaların, iş yoğunluğu arasında notere gitme zorunluluğunu ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Öte yandan, E-GÜVEN'in e-imza uygulaması ile işletmeler kağıt kullanımından tasarruf ederek kara geçiyor. Yapılan araştırmalar, yalnızca ABD'de, bir yılda 6,75 milyar Dolar'lık basılı kağıdın boşa harcandığını ortaya koyuyor. E-GÜVEN herkesi, e-imza uygulaması ile bu israfın önüne geçmeye ve doğayı korumaya davet ediyor.

Gelir İdaresi'nden ‘elektronik fatura' modeli
Gelir İdaresi Başkanlığı, elektronik fatura modelinin ortaya konulması için çalışma grupları oluşturuyor.
Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, bilgi toplumu olma yolunda ciddi adımların atıldığı Türkiye'de, elektronik fatura alt yapısının bütün unsurları ile hayata geçirilmesine yönelik çalışmalarına devam ettiği bildirildi
Gelir İdaresi Başkanlığı'nın ilgili kurum ve kuruluşların bir araya gelerek ülkemize en uygun elektronik fatura modelinin ortaya koyulması amacına yönelik Çalışma Grupları oluşturulması kararı aldığı belirtilen açıklamada, bu çerçevede, başta Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler olmak üzere çeşitli ülke uygulamalarının inceleneceği kaydedildi.
Açıklamada, çalışmalara katılmak isteyen kurum ve kuruluş temsilcilerinin 7 Ocak 2008 tarihine kadar İdareye başvurmaları istendi.
Açıklamada, bilgi toplumu olma yolunda ciddi adımların atıldığı bu dönemde, elektronik fatura alt yapısının bütün unsurları ile yaşama geçirilmesine yönelik çalışmalarına devam ettiği vurgulandı.
Açıklamaya göre oluşturulacak çalışma grupları, elektronik fatura olarak kullanılacak sayısal belge veya belgelere yönelik standartlar ile fatura verilerinin aktarılması sırasında kullanılacak teknolojiler ve veri şablonun belirlenmesi, elektronik fatura arşivlenmesi ve yedeklenmesine yönelik teknolojilerin incelenmesi ve buna ilişkin standartların oluşturulması için çalışacak.

“Mobil Elektronik İmza” ana temalı Bilgi Güvenliği Konferansı yapıldı
Telekomünikasyon Kurumu, Gazi Üniversitesi ve ODTÜ işbirliği ile 13-14 Aralık 2007 tarihleri arasında “Mobil Elektronik İmza” ana temasıyla “Uluslararası Katılımlı Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı” düzenlendi. Konferans, Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji alanlarında uluslararası boyutta tüm bilim insanları, araştırmacılar ve sektörel uygulayıcılar arasında bilgi alışverişi için önemli bir platform oluşturdu. Konferansa Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Telekomünikasyon Kurulu Başkanı Dr. Tayfun Acarer, Kurul 2'inci Başkanı Galip Zerey, Kurum Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Alkan, Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Kadri Yamaç, ODTÜ Rektör Yardımcısı Dr. Canan Çilingir ve Gazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Şeref Sağıroğlu katıldı.
Konferans, Türkiye'den çeşitli kamu kurum ve kuruluşları, finans kuruluşları, üniversiteler, yazılım şirketleri, elektronik sertifika hizmet sağlayıcıları ve sivil toplum kuruluşları ile dünyanın çeşitli ülkelerinden 1500'ün üzerinde temsilcinin katılımıyla gerçekleştirildi.
Bilim Kurulunda görevli hakemler tarafından uygun bulunan 41 bildiri sözlü olarak ve 15 bildiri de poster olarak sunuldu.
Konferansta düzenlenen panelde bankalar, kredi kart kurumu, elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı, çözüm geliştiriciler ve sivil toplum örgütlerinden temsilcilerden oluşan panelistler tarafından finans sektöründe kurumsal bilgi güvenliği ile ilgili olarak yaşanan son gelişmeler, istatistikler ve uygulamalar konusunda bilgiler verildi.
“Bilgisayarınızı Koruyun”, “Kendinizi Koruyun”, “Ailenizi Koruyun” ve “Kurumunuzu Koruyun” alt başlıkları altında düzenlenen “Temel Bilgi Güvenliği” kursu yoğun ilgi gördü. verilen eğitime katılımcı sayısındaki kısıtlama nedeniyle 100 kişi katılabildi.
Finlandiya, Almanya, Avustralya ve Türkiye'den davetli konuşmacılar, mobil e-imza altyapısı ve bileşenleri, mobil e-imza konusunda ülke ve dünya uygulamaları, belge yönetiminde mobil e-imza uygulaması, kriptografi ve bilgi güvenliği alanındaki son gelişmeler ve uygulamalar hakkında bilgi verdi. Uygulama sunumları bölümünde mobil e-imza, kriptoloji ve bilgi güvenliği alanında 5 başarılı uygulama örneği sunuldu.

Yıldırım; “e-Devlet Kapısı 2008 ortalarında hizmet vermeye başlayacak”
Konferansın açılış töreninde konuşan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, dünyada ve Türkiye'de İnternet kullanımının ve elektronik ortamda gerçekleştirilen işlem sayılarının son 10 yılda büyük bir hızla arttığını belirtti. Yıldırım, bilgi güvenliğinin önemine işaret ederek, konuyla ilgili yapılacak çalışma ve geliştirilecek projelerin Ulaştırma Bakanlığı tarafından destekleneceğini söyledi.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, e-devlet çalışmalarının hızlı biçimde sürdüğünü ve e-Devlet Kapısı'nın 2008'in ortalarından itibaren hizmet vermeye başlayacağını belirtti. Yıldırım, “Bugün artık topu, tüfeği, sanayisi kuvvetli olan toplumlar değil, bilgiye sahip olan, bilgiyi üreten ve bilgiyi kullanabilen toplumlar ilerleyecek, diğerleri ise geri kalmaya mahkum olacaklardır” diye konuştu.
Bilişim Suçları Yasa Tasarısı'nın çalışmalarının devam ettiğini kaydeden Yıldırım, ayrıca Ulusal Bilgi Ağ Güvenliği ile ilgili yasa tasarısının da meclis gündeminde olduğunu söyledi.
Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Tayfun Acarer de, Danıştay'ın Turkcell'in numara taşınabilirliği ile dava başvurusunu çoğunluk kararı ile reddettiğini hatırlatarak; numara taşınabilirliğin kullanıcılar için bir hak, işletmeciler için ise bir yükümlülük olduğunu bildirdi.
Acarer, demiryolları ve otoyolların da kapsama alanı içerisine alınması için çalışmalar başlatıldığını anlattı.

Kamu için büyük düşünme zamanı
SAP Forum Ankara 2007'de, Türkiye'nin kamusal alanda daha verimli olmasını ve Avrupa Birliği standartlarında hizmet vermesini sağlayacak “e-dönüşüm” uygulamaları kamu kurumlarına aktarıldı.
SAP, 05 Aralık 2007 tarihinde Ankara Sheraton Otel'de, SAP Forum Ankara 2007'yi düzenledi. Etkinliğin açılışı SAP Türkiye Genel Müdürü Cem Yeker ve IBM Türkiye Genel Müdürü Eray Yüksek tarafından yapıldı. Açılışta ayrıca, SAP Türkiye Kamu Sektörü Satış Yöneticisi Deniz Alpagut, “SAP ile Bilgi Toplumuna Dönüşüm” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.
SAP Forum Ankara 2007'de, sektörlerinde öncü 11 firmanın yaptığı 22 farklı sunumla; Türkiye'de gerçekleştirilen en yeni iş uygulamaları, başarı öyküleri ve kamu sektörüne özel çözümler paylaşıldı. SAP Forum Ankara 2007 beş paralel salonda, “Büyük Düşünmek” teması ile gerçekleştirildi.
SAP Forum Ankara 2007 etkinliğinde, SAP Türkiye ile birlikte “IBM, Aselsan, Siemens IT Hizmetleri, 4S, Bimsa, OKİ, BTC Ekonum, Sybase, T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Havelsan ve Türk Tıpsan da” değişik konularda sunum yaptı.
SAP Türkiye Genel Müdürü Cem Yeker etkinlikte yaptığı konuşmada, kamu sektörüne yönelik standart çözümlerin son bir kaç yıldır tam anlamıyla kullanılabilir hale geldiğini söyledi.
IBM Genel Müdürü Eray Yüksek de kamuda güvenliğe ilişkin birkaç çalışmanın hemen başlaması gerektiğine işaret etti.

Neden IBM-SAP işbirliği?
IBM Türk Genel Müdürü Eray Yüksek ve SAP Türkiye Genel Müdürü Cem Yeker, toplantının ardından basın mensuplarıyla sohbet etti.
IBM Türk Genel Müdürü Eray Yüksek , IBM'in niçin işbirliğinde SAP'i tercih ettiğini anlatarak, “Çünkü iş yapma biçimimiz, genetik kodumuz uydu” dedi. Yüksek, iki firmanın iş ortağı olarak birbirini beğenmesinin ötesinde organizasyonların da birbirini beğendiğini ve iş yapabildiklerini belirtti. Yüksek, iş yapma kolaylığının müşterinin ve kullanıcının algılamasına da son derece pozitif yansıdığına işaret ederek, “Çünkü isteklerinin karşılıksız kalmadığını görüyorlar. Herhangi bir ürüne karşı zorlanmıyorlar” diye konuştu. Yüksek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Ülker'de beraber yaptığımız iş bütün dünyaya model oluyor. IBM'nin orta boy sistemlerinin üzerine koymuş olduğumuz uygulamaları bütünleştirmeye başladığımız da, rekabette avantaj sağladığımızı görüyorlar. Burada tıkanmış olan uygulama platformunun önü bir anda açıldı. On binlerce kullanıcıdan söz ediyoruz. Bir anda dünyaya pilot uygulama oldu. Yapmış olduğumuz işbirliğini heyecanlı buluyorum.
İş zekası her kurumun önceliğinde. Sosyal ve politik kısımda bir şeyler yaptığınızda kamu sizin peşinizden koşacak.
Türkiye'de uygulama işinde SAP ile birlikte olacağız. Bu gelir demek, büyüme demek, her insana ve ülkeye yatırım demek. Endüstriyi bulunduğu yerden başka yere taşımaktan söz ediyoruz. Bunun finansal getirileri de var tabi ki…
SAP-IBM işbirliği içinde piyasadaki büyük projeleri toplarsanız insan sayısı ihtiyacı olarak hepimizin altından kalkamayacağı büyüklükteki projelerden söz ediyoruz. İnsan yetiştirilmesi gerekiyor.
Zamanımızın önemli bölümünü üniversitelerle geçiriyoruz. Kısa vadeli çözüm değil, geleceğe ilişkin çalışmamız gerekiyor.
IBM'nin SAP dışında işbirlikleri de var. Ağ konusunda en büyük ortağımız Cisco. Uygulama konusunda SAP'nin yanında Milsoft ve Havelsan tamamlayıcı ortağımız. BİMSA ile konuşuyoruz. Gücümüzün, nefesimizin ve bütçelerin yetmediği yerlerde daha küçük ortaklarla da kanallar üzerinden konuşuyoruz. Türkiye için 200 ortaklıktan söz ediyoruz.
Öncelikle Bilgi Üniversitesi'nde ileri araştırmalar merkezini açtık. Ayrıca Sabancı Üniversitesi ile verinin tanımı üzerine değişik araştırmalarımız var. Koç Üniversitesi'nde tedarik zinciri konusunda araştırma merkezi açılacak. TÜBİTAK ve Marmara Araştırma Merkezi ile görüşmelerimiz devam ediyor. IBM'in Türkiye'de bir laboratuarı yok. Boyumuz oraya geldiği zaman olacak. IBM'nin dünyada 8 laboratuarı var. Buralarda 5 bin bilim insanı var ve bunların 5 tanesi Nobel Ödüllü.”
SAP Türkiye Genel Müdürü Cem Yeker de, SAP ile IBM arasında gerçekten kan uyuşması olduğuna işaret ederek, “Burada en önemli faktör karşılıklı güven. IBM ile yaklaşık 1,5 yıldır çok yakın işbirliği içindeyiz. Organizasyonlar birbirleriyle açık bir şekilde çalışıyorlar” diye konuştu. Yeker, IBM ile rakip olmaları gereken yerde rakip, beraber çalışmaları gereken yerde de beraber çalıştıklarını belirtti. Yeker, açıklamasına şöyle devam etti:
“IBM ile nerede rekabet edeceğimizi, nerede ve nasıl birlikte çalışacağımızı çok iyi biliyor ve pratiğe dökebiliyoruz.
2008'de yüzde 50 büyüyeceğiz. Dolayısıyla ihracatımız da bu oranda büyüyecek. Eğer enerji sektöründe özelleştirmeler başlarsa bilişim teknolojileri tarafında çok büyük yatırımlar yapılacak. Milsoft ICT ile ortaklığımız var. Yerli yazılımdan ve bunların yurt dışına açılımından söz ediyoruz. SAP'nin dünyada 42 bin müşterisi var, burada bir bilgi birikimi var. Biz herkesle görüşür herkesle işbirliği yaparız. Bu işbirliklerimize orta vadede Türkiye'de yazılım konusunda ihracat rakamını yükseltmeye yarayacak bir adım olarak bakıyoruz.”

Siemens tüm dünyada yeniden yapılanıyor
Siemens AG, şirketin yeniden yapılandırılması ile ilgili önemli bir adım daha attı. Şirket, Ocak 2008 itibariyle faaliyetlerini; Endüstri, Enerji ve Sağlık olmak üzere üç sektör altında 15 alt bölüme ayırarak sürdürecek. Siemens Dünya Başkanı Peter Löscher, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Yeni ve daha odaklı şirket yapısı, kârlılığımızı ve şeffaflığımızı daha da artıracak” dedi.
Siemens'in endüstri sektöründeki faaliyetleri (Endüstriyel Otomasyon, Hareket Kontrol, Bina Teknolojileri, Endüstri Çözümleri, Mobilite ve Osram bölümleri) Heinrich Hiesinger (47) yönetiminde olacak.
Şirketin enerji sektöründeki faaliyetleri ise Wolfgang Dehen (53) tarafından yönetilecek ve Fosil Enerjisi Üretimi, Yenilenebilir Enerji, Petrol ve Gaz, Dönen Ekipman Servisi, Enerji İletimi ve Enerji Dağıtımı bölümleri ile gerçekleştirilecek.
Erich R. Reinhardt (61) ise, şirketin sağlık sektöründeki faaliyetlerini yönetecek. Siemens sağlık sektöründe Görüntüleme ve BT Sistemleri, İş Akışı ve Çözümler ve Tanı Sistemleri bölümleri ile faaliyet gösterecek.
Siemens BT Çözümleri ve Hizmetleri ile Siemens Finansal Hizmetler (SFS), iş ortağı olarak Siemens'in sektörlerdeki faaliyetlerini desteklerken aynı zamanda Siemens dışından edinecekleri yeni müşterilerle kendi portföylerini oluşturmaya devam edecek. Christoph Kollatz (46), Siemens BT Çözümleri ve Hizmetleri Bölümü'nün yöneticiliğini, Dominik Asam (38) ise SFS başkanlığını sürdürecek.
Şirketin mali raporlama sistemi, mali yılın ikinci yarısında yeni kurumsal yapıyı yansıtacak şekilde uyarlanacak ve yeni formatında ilk kez üçüncü çeyrekte yayınlanacak.