“Türk tüketicisine bu kadar fiyat bindirilerek satılan ürünlerin, kullanım kitapçıkları ya da içindeki sisteminin mesajlarının bile hâlâ Türkçe olamaması, bence Türk milletine yapılmış ve yapılmakta olan büyük bir saygısızlıktır”
2006 sonlarında halka açılan Karel, 2007 yılını yatırım yılı olarak ilan etmiş ve bu yönde birçok çalışma başlatmıştı. 2008'de de yatırımlarına tam gaz devam edeceğini duyuran Karel'in yeni hedeflerini Karel Pazarlama Direktörü Nurşen Yıldırım ile görüştük:
Karel, 2007'de başladığı yatırımlarını 2008'de de sürdürecek. 2006-2007 yıllarına geri dönelim. Bu süreci bize hatırlatır mısınız?
Karel, 2006'da olduğu gibi 2007'de her kapasite biriminde pazar liderliğini sürdürdü. Biliyorsunuz Karel'in zaten son 4 yılda hat bazında %60'ın üzerinde pazar payı ile pazar liderliği mevcut. Hatta bir puan artış ile, %61,2'ye ulaşarak pazar liderliğini 2006'da da sürdürdü ve 2007'de de buna paralel bir gelişme olduğunu görüyoruz. Karel, her kapasite biriminde ve farklı teknolojilerde ürün yelpazesine sahip. Hatta telekom altyapısı için yurt dışına projeler yapıyor. Büyük kapasiteli şehir tipi santraller kuruyor. Azerbaycan'ın alt yapısının büyük bir çoğunluğunda Karel sistemler var. Bugün özel sektörde Türkiye'de kullanılan çok büyük kapasiteli birçok özel projede, gerek IP tabanlı sistemlerimiz ile gerek farklı özel çözümlerimiz ile bulunuyoruz.
2007 genel olarak iyi bir yıl oldu. 2007'nin ilk 9 ayında ciroda %25,5 oranında artış gerçekleştirdik. Ekonomideki büyümeye bakarsak aslında önemli bir artış olduğunu söyleyebiliriz. Halka açıldığımız dönem 2006'nın sonuydu. Oradan gelen kaynaklarla da 2007 yılı içerisinde yatırımlarımızın ilk kısmını tamamladık. Yatırımlarımız 2008'de de devam edecek.
Peki, Karel'in bu dönemde en önemli yatırımı ne oldu?
Yatırımlarımızın tamamı da son derece önemli. Ancak süreç olarak en hızlı ilerleyen yatırımımız üretim yatırımı oldu. Ankara Sincan OSB'de bulunan üretim tesislerimizi, üretim alanı olarak %300 oranında büyütüyoruz. Bu yatırımın yaklaşık %90'ı tamamlandı diyebiliriz.
2007'de başlayan ve 2008'de de süreceğini duyurduğunuz yatırımlarınız nelerdi, açabilirmisiniz?
Halka arzdan gelen fonları da kullanacağımız 2007–2008 yatırım hedeflerimizi 4 ana başlıkta toplamıştık. İlk kalem üretimdi, çünkü üretime yatırım en hızlı gerçekleştirilebilen taraf. Bir diğer yatırım alanımız ARGE. ARGE'ye uzun yıllardır yatırım yapıyorduk ancak, bu alandaki faaliyetlerimizi uzun vadeli yatırımlarla büyütmeyi hedefliyoruz. ARGE öncelikli insan kaynağına dayalı bir yatırım. İnsan kaynağına ilişkin yatırımlarımız devam ederken diğer taraftan da eğitimler gerçekleştiriliyor, dünya standartlarında bir takım sertifikasyonlar alıyoruz ve Türkiye'de bizim alanımızda bu kapsamda bir ARGE olduğunu düşünmüyorum. Bunun yanında alansal büyümeler için de yatırımlarımız var, bunlar da 2008 için planlanıyor. Üçüncü ve dördüncü adımlarımız ise ihracat ve yurtiçi satış ve pazarlama anlamında yapılacak yatırımlardan oluşuyor.
Karel ARGE'deki insan kaynaklarının rakamsal boyutundan söz edebilir misiniz?
ARGE bizim olmazsa olmazlarımızdan ve bizim başarımızın arkasında yatan nedenlerden biri. Şu anda ARGE birimimiz 80 kişinin üzerinde ama önümüzdeki yıl içerisinde de bir artış öngörülüyor. ARGE için önemli olan çalışan sayısının kaç olduğu ile sınırlı değil, bu 80 kişinin eğitim ve kaliteleri oluşturdukları ARGE birikimi ve tecrübeleri çok önemli. Karel 21 yıllık bir şirket ve ARGE'si de çok eski ve çok nitelikli personele sahip. Personelimizin dünya ölçeğinde tecrübeleri ile gerek kendi eğitimleri gerekse de almış oldukları şirket içi eğitimlerle birçok konuda da ödüle aday görülmüşlükleri bulunuyor. Aslında bu dünya çapında da önemli bir konu. Türkiye gibi yurt dışına özellikle teknoloji alanında bağlı olan ve kendi markalarını, kendi ürünlerini geliştirme yeteneğine sahip olmasına rağmen geliştirememiş bir ülke için çok güzel bir örnek. Karel'in toplam personel sayısı ise son olarak yaklaşık 800 kişi diyebiliriz.
Satış ve pazarlama şıkkına geri dönersek…
Satış ve pazarlama yatırımlarımız yurtiçi ve ihracat olarak da iki kanala ayrılıyor. Yurt içini kısaca özetleyecek olursak. Buradaki satış pazarlama faaliyetlerimizde markanın olması gereken yere konumlanması için gerekli tüm faaliyetleri içeren, gerek marka yatırımları gerek diğer satış ve pazarlama yatırımlarını içeriyor. Bunlarla ilgili 2007'de çok önemli alt yapı çalışmaları gerçekleştirdik ve 2008'de de devam edeceğiz. Tabii ki kanala yatırım çalışmalarımız da devam ediyor. Bursa Bölge Müdürlüğü'nü açtık 2007'de. Ekim ayında bayilerimiz ve eşlerinden oluşan yaklaşık 500 kişinin katıldığı ve 4 gün süren bir toplantı yaptık. Toplantımızın teması; “Birlikte başardık” idi. Yeni ürünlerimizi ve hedeflerimizi bayilerimiz ile paylaştık. Hem ürünlerimizin tanıtımını yaptık, hem onlara ileriye yönelik planlarımızı açıkladık ve bundan sonra geleceğe bakışımızı sunduk. Onların da beklentilerini ve önerilerini öğrendik. Karel bayilerine yatırıma 2008'de de devam edecek.
Bayi sayınız nedir?
Türkiye genelinde 322 adet yetkili satıcımız var. İl bazında mevcudiyetimiz ise %100. 81 ilin her birinde en az bir tane yetkili satıcımız var. Yetkili satıcılar hem satış, hem de satış sonrası için yetkilendirilmişlerdir. Onun dışında Karel ürünü satan 500'ün üzerinde de satış noktamız bulunuyor.
İhracat ile ilgili gelişmelerden de bahseder misiniz?
İhracat olmaz ise olmaz kalemlerimizden biri. Biz Türkiye'nin yanısıra, Ortadoğu ve Afrika bölgesinin de pazar lideriyiz. Karel markası ile 5 kıtadan yaklaşık 30 ülkeye ürün ve teknoloji ihraç ediyoruz. Ürün gamı yıllar içerisinde sürekli değişim arzetti. İlk olarak PBX sistemlerle başladık, daha sonra büyük kapasiteli, sayısal tabanlı sistemler olarak o ülkelerin alt yapısında ürünlerimiz kullanılmaya başlandı. Artık, proje tabanlı sistemlere dönüldü. Mesela bugün Azerbaycan'da gerçekleştirdiğimiz çok önemli bir projemiz var. Diğer Türk Cumhuriyetleri'ne yönelik aynı projenin başlatılması da söz konusu.
Hindistan büyük ve önemli pazarlarımızdan. Hindistan'da kamu kuruluşlarına ve askeriyeye, ürün ve hizmet verebilmek için akredite olduk ve bu çok önemliydi. Yaklaşık 1,5 yıl oldu ve bunun üzerine 2007'de de projelerimiz oldu. Biz Hindistan'da çok yaygın bir ağla PBX olarak zaten kullanılıyoruz. Karel Hindistan'da bu anlamda tanınan bir marka.
Aslında Karel olarak birçok bölgede varız ama ben şu anda çok önemli olan pazarların altını çiziyorum. Güney Afrika, Kuzey Afrika ülkeleri var. Hedef pazarlarımızdan Amerika, bence çok önemli bir pazar ve şu anda da Amerika'da bir Amerikan şirketi ile beraber ARGE anlamında yürüttüğümüz bir projemiz var. Amerika genelinde IP tabanlı bir sayısal santralın pazara sunulması, Karel'in geliştirdiği bir ürünün pazara sunulması projemiz var. İhracat, genel olarak baktığımızda çok önem verdiğimiz kalemlerden bir tanesi. Dünyaya açılan kapı.
Ürün yelpazenize değinecek olursak…
Karel, zengin ürün çeşitliliğine sahip. En küçükten en büyük kapasiteye kadar en yeni teknolojik çözümlerin yer aldığı 13 farklı telefon sistemi, bunlarla birlikte kullanılabilen özel telefon setleri, sesli yanıt sistemleri, bilgisayar arabirimleri, IP çözümleri, İnternet Protokolü üzerinden ses iletimi (VoIP) uygulamaları, GSM geçitleri (gateway) gibi telekomünikasyon alanında geniş bir ürün yelpazesine sahibiz. Bu sene de birçok önemli ürünü pazara sunduk. Yılın ilk yarısında C serisi, arayanı gösterme özelliğini destekleyen küçük ve orta ölçekli işletmelerin ihtiyaçlarına yönelik santral modellerimiz pazara sunuldu. Yılın son çeyreğinde ise Cebit Bilişim Fuarı'nda da tanıttığımız IP santralımızın yanısıra; IP telefonu, yazılım tabanlı IP telefonu, IP DECT'i olan farklı kullanım alanlarına sahip tümleşik IP çözümlerini pazara sunduk. 2008'de de yeni çözümlerimizi sunmaya devam edeceğiz.
Karel, son kullanıcı açısından kullanımı çok rahat olan bir marka bu nedenle kullanıcı dostu diyebilir miyiz?
Elbette, çünkü biz son kullanıcının rahatlıkla kullanabileceği şekilde tasarlıyoruz sistemlerimizi. Müşterinin sisteme değil sistemlerin müşteri istek ve ihtiyaçlarına uygun olmasına özen gösteriyoruz. Düşünün sadece bizim sektörde değil, birçok sektörde yaşanan bir durum var: Ara yüzünü bile Türkçeleştirmeye gerek duymadan gelip minimum eleman istihdamı, minimum risk, minimum maliyet, maksimum kâr mantığında Türkiye'de iş yapma zihniyeti var maalesef. Bu duruma ben inanamıyorum. Türk tüketicisine bu kadar fiyat bindirilerek satılan ürünlerin, kullanım kitapçıkları ya da içindeki sisteminin mesajlarının bile hâlâ Türkçe olamaması bence Türk milletine yapılmış ve yapılmakta olan büyük bir saygısızlık. Bu durum zaman içinde değişecektir. Karel'in diğer ülkelerdeki başarısı da bundan ileri geliyor diyebiliriz. Gireceğimiz ülkenin telekom altyapısını uzun bir tetkik sürecinden geçirmeden ve ürünlerimizi ilgili ülkeye göre yerelleştirmeden işe koyulmuyoruz.