Binali Yıldırım: “Numara taşınabilirliği ucuzluk getirecek”
Fatma Ağaç

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, numara taşınabilirliği uygulamasının işletmecilerin servis kalitelerini artırmalarını ve tarifelerini daha da düşürmelerini sağlayabilecek önemli bir unsur olduğunu bildirdi.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, sabit ve mobil telefon haberleşmesinde rekabetin gelişmesinin önemli araçlarından biri konumunda olan numara taşınabilirliği uygulamasının ucuzluk getireceğini aynı zamanda işletmecilerin servis kalitelerini artırmalarını da sağlayacağını kaydetti. Binali Yıldırım, numara taşınabilirliğinin, vatandaşların telefon numaralarını değiştirmeden işletmecilerini değiştirebilmelerine olanak tanıyan bir uygulama olduğuna işaret ederek, numara taşınabilirliğine ilişkin çalışmaların, Telekomünikasyon Kurumu bünyesinde kesintisiz bir biçimde devam ettiğini dile getirdi. Yıldırım, “Numara taşınabilirliği tüm dünyada aboneler için temel bir hak ve rekabetin gelişimi için en önemli araçlardan biri olarak görülmektedir” diye konuştu. Yıldırım, bu hakkın, ülkemiz insanından esirgenmemesi gerektiğinin altını çizerek, Danıştay'ın yürütmenin durdurulması talebine oybirliği ile ret kararı vermiş olmasının bu açıdan ve çalışmaların devamında da çok önemli olduğunu vurguladı. Binali Yıldırım konuya ilişkin açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Numara taşınabilirliği ile hizmet almakta olduğu işletmeciyi değiştirmek isteyen, ancak eski numarasının pek çok kişi tarafından biliniyor olması dolayısıyla numarasını kaybetmek istemeyen abonelerin eski numaralarını kullanarak, diledikleri başka bir işletmeciden hizmet almaları mümkün olacaktır.
Aboneler, numara taşınabilirliği ile işletmeci değiştirseler bile numaralarını koruyabilecekler; işletmeciler de diğer işletmecilerin abonelerine daha kolay erişebilme ve kendi şebekelerine abone yapabilme fırsatı elde edebileceklerdir. Dolayısı ile, numara taşınabilirliği ile sadece abonelere yeni imkânlar sağlanmamakta, işletmeciler için de daha fazla rekabet fırsatı oluşturulmaktadır. Numarasının değişmeyeceğini bilen bir kullanıcı, daha ucuz ve daha kaliteli hizmet veren işletmeciye geçmek isteyecektir. Abone kaybetmek istemeyen işletmeci ise, sunduğu hizmeti iyileştirmenin ve daha uygun bedelle sunmanın yollarını arayacaktır. Sonuç olarak, numara taşınabilirliği, kamuya seçenekler sunulabilen, işletmecileri ise daha iyi ve ucuz hizmet sunmaya yönelten bir uygulamadır.”
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım “Telepati”nin çeşitli konulara ilişkin sorularını şöyle cevaplandırdı:

Bakanlığınız bünyesinde faaliyetlerini sürdüren İnternet Kurulu uzun bir aranın ardından resmi olarak çalışmalarına yeniden başlayacak. Kurul kimlerden ve hangi kurum/kuruluşlardan oluşacak? Güvenli İnternet konusunda ne gibi çalışmalar yapacak?
İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesine ilişkin olarak 5651 Sayılı Yasa, ilgili Kamu Kurum ve Kuruluşlarıyla, Sivil Toplum Kuruluşları ve İşletmecilerin de görüşleri alınarak 23.05.2007 tarih ve 26030 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Bildiğiniz üzere; bu kanunun amaç ve kapsamı; içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile İnternet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.
Bu kanunda İnternet ortamında yapılan ve içeriği aşağıdaki suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarlarla mücadeleye yer verilmiştir.
a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
1) İntihara yönlendirme (Madde 84),
2) Çocukların cinsel istismarı (Madde 103, Birinci Fıkra),
3) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (Madde 190),
4) Sağlık için tehlikeli madde temini (Madde 194),
5) Müstehcenlik (Madde 226),
6) Fuhuş (Madde 227),
7) Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (Madde 228),
suçları.
b) 25/7/1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlar.
Sözkonusu kanunla verilen görevler, Telekomünikasyon Kurumu bünyesinde bulunan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığınca yerine getirilecek.
Ayrıca, Bakanlığımızın kuruluş kanunu olan 3348 Sayılı Kanunun Ek Madde-1'inde “Bakanlık, teknolojinin getirdiği yeni ulaştırma ve haberleşme hizmetleri ile ilgili olarak oluşturulacak politikaların tespitinde Bakanlık dışından tecrübeli ve yetişkin kişi ve kuruluş temsilcilerinin katıldığı geçici danışma kurulları kurabilir…” hükmü çerçevesinde, Bakanlığımız dışından tecrübeli ve yetişkin kişi ve kuruluş temsilcilerinin katıldığı bir İnternet Kurulu oluşturarak Telekomünikasyon Kurumu bünyesinde bulunan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nın bu kurulla koordineli çalışması amaçlandı.
İnternet Kurulu, Bakanlığımız, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Çocuk Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı ile Telekomünikasyon Kurumu ve ihtiyaç duyulan diğer bakanlık, kamu kurum ve kuruluşları ile İnternet servis sağlayıcıları ve ilgili sivil toplum kuruluşları arasından seçilecek temsilcilerin katılımı suretiyle teşkil edilecek. İnternet Kurulu 5651 Sayılı Kanunun 10'uncu maddesinde belirtildiği üzere yapılandırılacak ve bu yapılandırma çalışmaları da halen devam etmekte.
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, oluşturulacak olan bu İnternet Kurulu'nun izleme, filtreleme ve engelleme yapılacak içeriği haiz yayınların tespiti ve benzeri konularda yapılacak önerilerini alıp, kanun kapsamındaki konularla ilgili olarak her türlü tedbir veya kararları almakla yükümlü.
5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda da belirtildiği gibi, Telekomünikasyon Kurumu ve bünyesinde yer alan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı İnternet ortamının daha güvenli bir şekilde kullanımını ve bu konuda alınacak tedbirleri içeren detaylı uygulama adımlarını ve usul-esasları aşağıdaki yönetmeliklerle yayınladı:
- İnternet Toplu Kullanım Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik (01.11.2007 tarih ve 26687sayılı Resmi Gazete)
- Telekomünikasyon Kurumu Tarafından Erişim Sağlayıcılara ve Yer Sağlayıcılara Faaliyet Belgesi Verilmesine İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik (24.10.2007 tarih ve 26680 sayılı Resmi Gazete)
- İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine Dair Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik (30.11.2007 tarih ve 26716 Sayılı Resmi Gazete)

Bakanlığın Evrensel Fon kapsamında yapacağı faaliyetler ve gerçekleştireceği projeler nelerdir? Fonda ne kadar bir birikim oluştu?
Kamu hizmeti niteliğini haiz, ancak işletmeciler tarafından karşılanmasında mali güçlük bulunan evrensel hizmetin sağlanması, yürütülmesi ve elektronik haberleşme sektöründe evrensel hizmet yükümlülüğünün yerine getirilmesine ilişkin usul ve esaslar Bakanlığım döneminde çıkarılan 5369 Sayılı Evrensel Hizmet Kanunu ile belirlendi.
Bu kanuna göre; Evrensel hizmetin finansmanı, “Evrensel Hizmet Gelirleri” adı altında özel bir hesapta toplanan katkı paylarıyla sağlanmakta. Evrensel Hizmet Gelirleri:
- Görev Ve İmtiyaz Sözleşmeleri İle Ruhsat Ve Genel İzin Bedellerinin yüzde 2'si
- GSM İşletmecileri Dışındaki İşletmeciler Ve Türk Telekom'un Net Satış Hasılatının yüzde 1'i
- GSM İşletmecilerinin Hazineye Ödedikleri Payın yüzde 10'u
- Telekomünikasyon Kurumunca Uygulanacak İdari Para Cezalarının yüzde 20'si
- Telekomünikasyon Kurumunun Mali Yıl Sonunda Giderlerinin Karşılanmasından Sonra Kalan Miktarın yüzde 20'si
Evrensel Hizmet Gelirleri hesabında biriken meblağ 2007 yılı Kasım sonu itibariyle 432.547.800 YTL. Aralık sonu itibariyle 450 Milyon YTL'yi bulacağı bekleniyor. Yıl sonunda harcanmayan meblağ, Maliye Bakanlığı tarafından gelir kaydediliyor.
Finansmanı Evrensel Hizmet Gelirlerinden karşılanmak üzere, Bakanlığımca bir çok proje gerçekleştirildi. Bugüne kadar gerçekleştirilen bazı projeler ile önümüzdeki dönemde planlanan bazı projelere ait özet bilgiler şöyle:

BTS (Bilgi Teknolojileri Sınıfları): Milli Eğitim Bakanlığınca yürütülmekte olan Eğitime %100 Destek kampanyası çerçevesinde Bakanlığımız ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında 10 Mayıs 2006 tarihinde yapılan “Bilgisayarlı Eğitime Destek Alanında İşbirliği Protokolü” kapsamında; şimdiye kadar 1.800 okula Bilgi Teknolojileri Sınıfı (BTS) kuruldu.
Bu proje kapsamında 28.768 adet bilgisayar, 1.800 adet yansı, yazıcı ve bunlara ait mefruşat 14 Eylül 2007 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığına teslim edildi.

Kamu İnternet Erişim Merkezleri (KİEM) Kurulması: Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planında, bilgi ve haberleşme teknolojilerinin yaygınlaşmasını sağlamak, bu teknolojilere erişimi kolaylaştırmak ve toplumda bilgisayar okur-yazarlığı oranını arttırmak, vatandaşların ücretsiz olarak kamu İnternet merkezlerinden yararlanması amacıyla Kamu İnternet Erişim Merkezleri kurulması kararlaştırıldı.
81 il merkezi ve Kıbrıs'ta olmak üzere; 227 adet askeri kışlaya KİEM kurulumu tamamlanarak, 4.487 adet bilgisayar, 227 adet yansı, yazıcı ve bunlara ait mefruşat 18 Ekim 2007 tarihinde Genelkurmay Başkanlığımızın ilgili birimlerine teslim edildi.
Yürütülen bir diğer KİEM projesinde de;
a) 884 adet Halk Eğitim Merkezine,
b) 271 adet Mesleki Eğitim Merkezine,
c) 186 adet kütüphaneye
Kamu İnternet Erişim Merkezleri'nin kurulmasına ilişkin ihale değerlendirme çalışmaları tamamlanmış bulunuyor.
Dar gelirli vatandaşlarımızın bilgisayar kullanımı, eğitimi ve bazı hizmetlerinin kurulacak bu merkezlerden ücretsiz olarak yararlanmalarını sağlamak amacıyla, İnternet altyapısı olan yaklaşık 1.200 adet belde belediyesine KİEM kurulmasına ilişkin ihale hazırlıkları tamamlandı. Ayrıca, İnternet altyapısı tamamlanan diğer belde belediyelerimize de bu hizmetler götürülecek.

Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı 40.000 adet okulun İnternet kullanım ücretlerinin ödenmesi: Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı toplam 40.000 adet okulun her yıl İnternet kullanım ücreti Evrensel Hizmet Gelirlerinden ödenecek.

Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı 9.000 adet okulun İnternet altyapısının kurulması: Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı toplam 29.000 adet okulun ADSL İnternet bağlantısı Türk Telekom tarafından yapılmıştır. Kalan yaklaşık 9.000 adet okulun büyük bir kısmı kırsal kesimde ve yüksek maliyet gerektiren alanlarda bulunduğundan, bu yerleşim alanlarına çözüm olması açısından değişik alternatif erişim yöntemleri üzerinde çalışılıyor. Uydu ve karasal erişim yöntemleri halihazırda üzerinde çalışılan çözüm yöntemleri. Böylece yaklaşık 9.000 adet okulun İnternet altyapısının kurulumu tamamlandıktan sonra Milli Eğitim Bakanlığı'na devredilecek.

Altyapısı olmayan köylere telefon hizmeti götürülmesi: Coğrafi güçlükler nedeniyle henüz telekomünikasyon altyapısı olmayan yerleşim yerlerine telefon ve temel İnternet hizmeti ihtiyaçlarının evrensel hizmet kapsamında karşılanması için, Türk Telekom A.Ş. evrensel hizmet yükümlüsü olarak görevlendirilmiş olup, ilk etapta hiç telefonu olmayan bin 252 köyün 800'üne kalıcı çözüm sağlanana kadar geçici olarak uydu telefonu tahsis edildi.

Planlanan diğer Sosyal Sorumluluk Projelerimizden bazıları;
Kiosk:
Kiosk, kamu alanlarına yerleştirilebilen elektronik işlemleri gerçekleştiren cihazlar olup çeşitli amaçlar için kullanılmakta. Bakanlığımızca planlanan Kiosk uygulamaları, İnternet erişim amaçlı uygulamalar için düşünülüyor.
PTT merkezleri, kamu binaları, hastaneler vb. merkezlere kurulması düşünülen bu sistemler ile bilgi toplumunun oluşturulmasına önemli bir katkı sağlanacağı ön görülmekte.

Gören Göz Projesi: Görme engelli insanların, günlük hayatlarında çalışma imkanlarından ve sosyal haklardan yararlanabilmesini teminen planlanan projenin ön etüt çalışmaları tamamlanmış olup, ihale hazırlık süreci başladı.
Sistem, görme engelli vatandaşların herhangi bir yerden, istediği bir yere kolay ve en uygun biçimde seyahatinin planlamasını sağlayacak ve bunu kullanıcısına sesli bir şekilde bildirecek el ünitesi ile üzerinde çalışan yazılımdan oluşuyor. Bu el ünitesinde bulunan GPS (Küresel Konumlandırma Sistemi - Global Positioning System) alıcısına gelen koordinat bilgileri ile kullanıcının yeri tespit edilmekte. Daha sonra bu bilgiler, sayısal harita yardımıyla kullanıcıyı istediği adrese yönlendirebilmekte. Örneğin hastaneler, bankalar, kamu binaları vb. önemli merkezlerin yakınlarında sesli uyarılar vererek görme engelli vatandaşların sosyal haklarından faydalanmalarına yardımcı olacak.
Ayrıca sisteme dahil edilen Bluetooth teknolojisi ile, görme engelli vatandaşların birbirleri ile konuşabilmeleri imkan dahilinde olacak. Projenin ilerleyen safhalarında ve kurumlardan alınacak Bluetooth ile yayın altyapısı doğrultusunda birçok uygulama gerçekleştirilebilecek.

Elektronik Haberleşme Yasa Tasarısı'nın Mecliste yasalaşması halinde neler değişecek? Bu kapsamda Ulaştırma Bakanlığı'na ne gibi görevler düşecek?
Ülkemizde telekomünikasyon alanında ilk düzenleme 4.2.1924 tarihinde kabul edilen 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu ile yapılmıştır. Daha sonra telekomünikasyon teknolojisinde yaşanan gelişmeler karşısında, serbestleşme ve dünya ülkeleriyle uyumun sağlanması, hizmetlerin özelleştirilmesiyle rekabetçi bir ortamın yaratılması için çeşitli tarihlerde söz konusu kanunda değişiklikler yapıldı. Bu değişikliklerle, Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin özelleştirilmesine ilişkin hükümlerin yanında düzenleme ve denetleme ile ilgili olarak idari ve mali özerkliği haiz Telekomünikasyon Kurumu kuruldu.
Elektronik haberleşme alanında dünyada son yıllarda hızlı bir gelişme yaşandığı bir gerçek. Ülkemizde de ses ve altyapı tekeli 2003 yılı sonunda kalkmış olup sektörde hızla serbestleşme başlatıldı. Serbestleşme ile büyüyecek olan pazarda yer alan yerleşik işletmecilerin yanında, yeni işletmecilere de, uygun ve sürdürülebilir bir rekabet ortamı yaratılması ile ucuz, kaliteli, hızlı ve güvenli bir hizmetin sunulması, sağlık, eğitim, ticaret, sanayi ve benzeri alanlarda ihtiyaç duyulan güvenilir bir altyapı sağlanması ile tarifelerde gerçekleşecek indirimlerle tüketici lehine bir ortamın oluşturulması hedeflendi.
Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin mevzuatına uyum sağlanması ve sektörü bütünüyle düzenleyen tek bir çerçeve kanuna ihtiyaç duyulması üzerine, Kanun Tasarısında, “Telekomünikasyon” yerine “Elektronik Haberleşme” ibaresi ile değiştirilerek; dağınık haldeki mevzuat hükümleri bir çatı altına alınıp, sektörle ilgili görev ve yetki tanımlarına açıklama getirildi. Mevcut işletmeciler için imtiyaz usulü korunarak, yeni işletmeciler için kullanım hakkına ilişkin yeni hükümler ile numaralandırma ve numaranın taşınabilirliği, erişim yükümlülüğü, hesap ayrımı ve maliyet muhasebesi, tesis paylaşımı ve ortak yerleşim, geçiş hakkı, onaylanmış kuruluşlar ile piyasa gözetimi ve denetimi, tüketici haklarının korunması, idari ücretler ve kullanım haklarına ilişkin hususları kapsayacak şekilde bu Tasarı hazırlandı.
Bu Tasarı ile ilgili çalışmalar Bakanlığımız yetki ve sorumluluğunda olup, Tasarının TBMM'de 2008 yılı içerisinde yasalaşması beklenmekte.

Kanun Tasarısı'nda getirilen yenilikler
Elektronik Haberleşme Kanununun en önemli getirisi, sektörü düzenlemeye yönelik çeşitli kanunları (406 Sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu ile 2813 Telsiz Kanunu ve bu Kanunları değiştiren veya ek maddeler ekleyen kanunları) bir araya getirmesi ve böylece mevzuat dağınıklığını giderilmesi. Ayrıca Kanun, AB müktesebatına uyum açısından da önem arz ediyor.

Yetkili mercilerin görevleri netleşiyor: Kanun tasarısında, Bakanlığın politika belirleme ve stratejik yetkilendirme konularında işletmeci sayısını, yetkilendirme ücretini belirleyeceği ve Kurum'un ise düzenleme, yetkilendirme, denetleme ve uzlaştırma faaliyetlerini yürüteceği belirtilmiştir.

Sektörde daha çok işletmecinin yer alması ile hizmet kalitesinin artması ve fiyat kalite dengesinin sağlanacağı düşünülmekte: Kanun tasarısı, serbestleşme sonucu giderek artan işletmeci sayısı nedeniyle hizmet kalitesi ve tüketici haklarında sorunlar yaşanabileceği öngörüsü ve düzenlemenin nihai amacının tüketicilerin refahını artırmak olduğu düşüncesiyle Kanunda hizmet kalitesi ve tüketici haklarına ilişkin detaylı düzenlemelere yer verildi. Elektronik haberleşme sektöründe hizmet kalitesinin sağlanabilmesi, fiyat-kalite dengesinin ayarlanması, tüketicilerin tekel yapıya karşı korunması ve tüketicilerin yeterince bilgilendirilmesi ile mümkün. Hizmet kalitesi ile ilgili çerçeve hususların Kanunda yer alması, Kurumun işletmeciler üzerinde daha etkin bir denetleme fonksiyonuna sahip olması sonucunu getirecek ve ikincil düzenlemeler için de sağlam bir gerekçe oluşturacak.

Sektörde etkin rekabet ortamı sağlanacak: Düzenlemenin mantığı sektörde etkin rekabet ortamının tesisi. Bu amaçla ilgili pazarlarda piyasa analizleri yapılıp, bu piyasalarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilerin belirlenmesi ve pazarlar arasında ve işletmeciler arasında farklı yükümlülükler uygulanmasına imkan verecek hükümlerin yer alması gerekmekte. Bu kapsamda Kanunda bu hükümlere yer verildi.

ARGE çalışmaları teşvik edilecek: Sektörde en önemli unsurlardan biri yerli üretimin ve ARGE yatırımlarının teşvik edilmesi. Kanunda Kurumun görevlerine “Elektronik haberleşme sistemlerinin yerli tasarım ve üretimini, bu amaçla araştırma ve geliştirme çalışmalarını, teknik ve maddi destek dahil olmak üzere, teşvik etmek ve mevcut Kurum gelirlerini göz önünde bulundurarak sözkonusu faaliyetlere ilişkin olarak ayrılacak kaynağı belirlemek” hükmü eklendi. Bu Kanunla; yerli üretim ve ARGE faaliyetleri teşvik edilecek, yeni sermaye şirketlerinin pazara girişiyle birlikte yazılım, donanım ve içerik sağlayıcılığı istihdamı vb. gibi alanlarda ülke ekonomisine olumlu katkılar sağlanacak.

Yetkilendirme rejimi değiştirilerek, bildirim ve kullanım hakkı getiriliyor: İşletmecilerin yetkilendirilmesine ilişkin sistem de değişikliğe gidilip, diğer ülke uygulamalarına paralel şekilde kıt kaynak içeren hizmetlerde kullanım hakkı, diğerlerinde ise bildirim usulü benimsendi. Böylece kıt kaynak içermeyen hizmetlerde bildirim usulüne geçilerek işletmecilerin pazara girişi kolaylaştırılıp, bürokratik işlemlerin azaltılması hedeflendi.

“Numara Taşınabilirliği”- “Taşıyıcı Seçimi” kanunla getiriliyor: Rekabetin sağlanmasına katkı sağlayan numara taşınabilirliği ile vatandaşlara yapacakları telefon görüşmelerinde işletmecilerini seçebilmelerine olanak tanıyacak olan taşıyıcı seçimi ve taşıyıcı ön seçimi uygulamalarına Kanunda yer verilerek, halihazırda yönetmelik ve tebliğlerle yürütülen bu faaliyetler kanun seviyesine çıkarıldı ve böylece bu uygulamaların sağlam hukuki dayanağı oluşturuldu.

Ortak yerleşim ve tesis paylaşımı konusundaki düzenleme kanun düzeyine yükseltiliyor: Yine rekabetin sağlanmasında önem arz eden erişim ve ara bağlantı konularına Kanunda geniş yer verildi, halihazırda yönetmelik ve tebliğlerle ortak yerleşim ve tesis paylaşımı uygulamalarının nasıl yapılacağı, erişimin kapsamında neler yer aldığı ve erişim yükümlülüğünün nasıl uygulanacağı konuları kanun seviyesinde bir düzenlemeyle netleştirildi ve yerleşik işletmecinin pazara yeni giren işletmeciler önünde oluşturabileceği engellerin önüne geçilmesi hedeflendi.
Kanunda, herhangi bir taşınmaz üzerinde tesis paylaşımı ve ortak yerleşim yükümlüsü bir işletmeciye ait bir altyapının bulunması halinde, sonraki işletmecinin geçiş hakkı talebinde bulanmak yerine, öncelikli olarak yükümlü işletmeci ile tesis paylaşımına gitmesi, ülke kaynaklarının etkin ve verimli kullanımını sağlamasının yanısıra, tam ve etkin rekabetin önündeki engelleri önemli ölçüde ortadan kaldıracak. Tesis paylaşımı ve ortak yerleşim, yeni işletmecilerin de pazara giriş maliyetlerini azaltırken tek geçiş hakkı sahibi olan yasal zorunlu işletmeciye ek gelirler sağlayacak.

Çevrenin korunması esası getiriliyor: Geçiş hakkı kapsamında tanınan hakların kullanımı sırasında geçiş yollarında ve etrafında bulunan ağaçların ve çevresel değerlerin korunması ve geçiş hakkı uygulamasında tarihi eserler ile kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına ilişkin mevzuat hükümleri saklı tutularak çevresel değerlerin korunması amaçlandı. Ayrıca, işletmeciye ait elektronik haberleşme altyapısı ve bunların destekleyici ekipmanlarını, geçiş hakkının kullanılacağı taşınmaz üzerinde halihazırda bulunan kamu hizmeti altyapısına (yol bakımına hizmet eden donanımlar, kanalizasyon, su, gaz kanalları, demiryolları, elektrik tesisleri, diğer elektronik haberleşme altyapısı, vb.) zarar vermeyecek şekilde ve mesafede tesis edilmesi esası getirilerek işletmecinin, belirtilen çalışmaların gerçekleştirilmesinden sonra mülkü en kısa sürede, çalışmalardan önceki, yani başlangıçtaki durumuna getirmekle yükümlü olacağı ve çalışmalardan kaynaklanan tüm masrafları da karşılayacağı öngörüldü.

Onaylanmış kuruluşlar ile ilgili düzenleme getiriliyor: Uygunluk değerlendirme kuruluşları ile onaylanmış kuruluşlar tarafından verilecek belgelerin uluslararası pazarlarda tanınabilmesi ve böylelikle bu belgelere ilişkin ürünlerin teknik engellerle karşılaşmaksızın pazarlanması ancak, bu kuruluşların bağımsız ve tarafsız bir şekilde faaliyette bulunmalarına bağlı. Bu tarafsızlık ve bağımsızlık, Kanunun uygulanmasına yönelik olarak hazırlanan yönetmelikle, bu tür kuruluşların uymaları gereken kuralları düzenleyen uluslararası standartlara uyma mecburiyeti getirilerek sağlandı.
Özetle, TBMM gündeminde bulunan Elektronik Haberleşme Yasa Tasarısı'nın amacını, bugüne kadar dağınık bir şekilde bulunan ülkemiz telekomünikasyon mevzuatını tek bir çerçeve kanun altında toplamak, teknolojik gelişmelere uygun hale getirmek ve Avrupa Birliği müktesebatına uyumluluğu sağlamak olarak özetlenebilir.
Mevcut mevzuatımızda Ulaştırma Bakanlığı'nın rolü politika belirlemek olacaktır. Yeni çıkarılacak Elektronik Haberleşme Yasa Tasarısı'nda da bu konuda bir değişiklik olmamakla birlikte, gelişen teknoloji ve rekabet ortamı nedeniyle oluşan duruma uygun hale getirildi.

Kanun tasarısındaki Bakanlığımızın görevleri ise kısaca aşağıdaki gibi:
a) Uydu pozisyonu ile ulusal çapta verilecek telsiz frekans bandı kullanımını içeren ve sınırlı sayıda işletmeci tarafından yürütülmesi gereken elektronik haberleşme hizmetlerine ilişkin, yetkilendirme politikası esaslarını, hizmetin başlama zamanını, yetkilendirme süresini ve hizmeti sunacak işletmeci sayısını belirlemek.
b) Elektronik haberleşme sektörünün; serbest rekabet ortamında gelişimini teşvik etmeye ve Türkiye'nin bilgi toplumuna dönüşümünün desteklenmesini sağlamaya yönelik hedef, ilke ve politikaları belirlemek ve bu amaçla teşvik edici tedbirleri almak.
c) Elektronik haberleşme altyapı, şebeke ve hizmetlerinin; teknik, ekonomik ve sosyal ihtiyaçlara, kamu yararına ve millî güvenlik amaçlarına uygun olarak kurulması, geliştirilmesi ve birbirlerini tamamlayıcı şekilde yürütülmesini sağlamaya yönelik tedbirleri almak.
ç) Elektronik haberleşme cihazları sanayisinin gelişmesine ilişkin politikaların oluşumuna ve elektronik haberleşme cihazları bakımından belli oranlarda yerli üretimi özendirici tedbirleri almaya yönelik politikaları belirlemeye katkıda bulunmak.
d) Ucuz, hızlı ve güvenli İnternet erişiminin sağlanması ve kullanımının yaygınlaştırılması amacına yönelik politikaları belirlemek.
e) Ülkemizin üyesi bulunduğu elektronik haberleşme sektörü ile ilgili uluslararası birlik ve kuruluşlar nezdinde 1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak üzere Devleti temsil etmek veya temsile yetkilendirmek, çalışmalara katılım ve kararların uygulanması konusunda koordinasyonu sağlamak.
f) Elektronik haberleşme politikalarının tespiti ve uygulanması amacıyla gerekli araştırmaları yapmak ve yaptırmak.
g) Elektronik haberleşmenin doğal afetler ve olağanüstü haller nedeniyle aksamamasını teminen gerekli tedbirleri almak ve koordinasyonu sağlamak. Haberleşmenin aksaması riskine karşı önceden haberleşmenin kesintisiz bir biçimde sağlanmasına yönelik alternatif haberleşme altyapısını kurmak, kurdurmak ve ihtiyaç durumunda söz konusu sistemi devreye sokmak.
ğ) Yukarıdaki görevleri olağanüstü hal ve savaşta 697 sayılı Ulaştırma ve Haberleşme Hizmetlerinin Olağanüstü Hallerde ve Savaşta Ne Suretle Yürütüleceğine Dair Kanun hükümleri dahilinde yürütmek.
h) Kurumdan, işletmecilerden, kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerden elektronik haberleşme sektörüne yönelik belirlenecek hedef, ilke ve politikalara esas olmak üzere gerekli bilgi ve belgeleri almak.

Sivil havacılıkta yakalanan başarının telekomünikasyon sektöründe yakalanamadığı öne sürülüyor. Bakanlığınız serbestleşme konusunda ne gibi adımlar atacak? Şehiriçi sabit telefon görüşmeleri rekabete açılacak mı?
Bilindiği üzere; her sektörün yapısı ve dinamikleri ile rekabeti oluşturma süreçleri elbette farklılık gösterecektir. Bakanlığım döneminde sektörde etkin rekabetin oluşturulması için birçok faaliyet yapılmıştır. Serbestleşme adına yaptığımız işlemleri özetlemek ve bazı kilometre taşlarını söylemek, sanırım bu konuda ne kadar fazla yol aldığımızı da gösterecektir.
Bakanlığım dönemindeki serbestleşme ve sektörün düzenlenmesine ilişkin faaliyetlerden bazıları aşağıdaki gibi özetlenebilir:

Ocak 2004

Türk Telekom'un sabit (PSTN) altyapı tekeli sona erdi.

Mayıs 2004

Uzak Mesafe Telefon Hizmeti (UMTH) Lisansları verildi.

Haziran 2005

Evrensel Hizmet Kanunu yürürlüğe girdi.

Temmuz 2005

Yerel Ağın Paylaşıma Açılması (Türk Telekom'un abone bakır kablolarının diğer, işletmeciler tarafından da kullanılmasını sağlayan düzenleme) yürürlüğe girdi.

Kasım 2005

Türk Telekom'un özelleştirilmesi

Mart 2006

Altyapı Sağlayıcılığı Lisansları verildi.

Şubat 2007

Numara Taşınabilirliği Yönetmeliği yürürlüğe girdi.

Mayıs 2007

5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun yürürlüğe girdi.

Ağustos 2007

Sabit Telekomünikasyon Hizmetleri Yetkilendirmesine ait düzenleme (Türk Telekom dışındaki diğer taliplilere de yerel telefon görüşme ve katma değerli hizmet sunma imkanı getiren düzenleme) yürürlüğe girdi. Yetkilendirme ücretlerinin belirlenmesinden sonra lisanslar verilmeye başlanacaktır.

Sorunuzda yer alan şehir içi görüşmelerdeki rekabet ortamının oluşması için de Ağustos 2007'de gerekli düzenleme tamamlandı. Bundan sonraki işlem yetkilendirme bedellerini Bakanlar Kurulu'nda onaylattırmak. Bu konuda düzenleyici kurum gerekli çalışmaları yapmakta. Önümüzdeki dönemde yetkilendirme bedellerinin de belirlenmesinden sonra özellikle Uzak Mesafe Telefon Hizmeti (UMTH) sunan işletmeciler, şehir içi görüşme hizmetleri de sunma olanağına kavuşmuş olacaklar. Ayrıca Bakanlığım dönemindeki gelişmeleri göstermek açısından aşağıdaki karşılaştırmalı tabloyu da sunmakta fayda var:

BÜYÜKLÜKLER 2002 - 2007

Sabit Abone Sayısı (milyon)

18,9 - 18,6

Sabit Abone Yoğunluğu (%)

26,9 - 25,5

Mobil (GSM) Abone Sayısı (milyon)

23,0 - 63,0

Mobil (GSM) Abone Yoğunluğu (%)

33,2 - 86,0

İnternet Kullanıcı Sayısı (milyon)

4,3 - 20,0

İnternet Kullanıcı Yoğunluğu (%)

6,2 - 27,0

Geniş Bant İnternet Abone Sayısı (milyon)

0,005 - 4,4

Geniş Bant İnternet Abone Yoğunluğu (%)

0,0 - 6,0

Lisans (Yetkilendirme) Sayısı

97 - 223

Kişisel Bilgisayar (PC) Sayısı (milyon)

3,0 - 8,0

PC Yoğunluğu (%)

4 - 11

3N Lisans İhalesi neden iptal edildi? Gerekçe neydi? Yeniden ihaleye çıkılması halinde ne gibi koşullar ön planda tutulacak?
Söz konusu ihale Telekomünikasyon Kurumu tarafından yapılmış; Telekomünikasyon Kurumu'nun Kurul kararı Basın Bülteni olarak yayınlanmıştı.
7 Eylül 2007 tarihinde yapılan 3'üncü Nesil Yetkilendirme İhaleleri'ne sadece Turkcell İletişim A.Ş. katılmıştı. Bunu müteakip Telekomünikasyon Kurulu tarafından, tek bir isteklinin katılımıyla gerçekleştirilen bu ihalenin, tüketicilerin korunması ve kamu yararının gözetilmesi amacı ve serbest rekabet ortamının sağlanarak korunması ilkesi ve ayrıca ihalenin onaylanması durumunda sektörde etkin ve verimli bir rekabet ortamının temini ve muhafazasının da artık imkansız hale geleceği hususları birlikte gözetilerek; ihalede alınan İhale Komisyonu Kararı onaylanmayarak iptal edildi.
Telekomünikasyon Kurulu bu kararı ile ayrıca, bundan sonra çıkılacak ihaleye de sadece bir isteklinin katılması ihtimalini de nazara alarak, yetkilendirme usulü ve şartları da dâhil olmak üzere alınabilecek tedbirler ile sadece bir işletmecinin yetkilendirilmesi durumunda sektörde oluşması muhtemel rekabet aksaklıklarının önüne geçilebilmesi için yapılması gereken işlemlerin belirlenmesine de karar vermiştir.
Bu kapsamda, alınması gereken tedbirlerin ve yapılması gereken işlemlerin belirlenmesine yönelik çalışmalar Telekomünikasyon Kurumu tarafında sürdürülmekte.

Bakanlığınızın Müsteşarlık ve Haberleşme Genel Müdürlüğü kadrolarına ne zaman atama yapılacak?
Bakanlığımız Haberleşme Genel Müdürü olarak, PTT Genel Müdür Yardımcısı Cabir Bilirgen atamış bulunmakta.

Mobil kapsama alanı…
Mobil Kapsama Alanı; imtiyaz sözleşmelerine göre, GSM işletmecilerinin halihazırdaki durum itibariyle, nüfusu 10.000'in üstündeki yerleşim yerlerini kapsaması gerekmekte. GSM işletmecileri bu yükümlülüklerini yerine getirdi. Ve hatta nüfusu 10.000 altında olan birçok yerleşim yeri de kapsamaya dâhil edildi. Ancak bu yeterli değil. İşletmecilerin coğrafi kapsama oranlarına bakıldığında yetersizlik görülmekte.
GSM kapsama alanlarının genişletilmesi ve geliştirilmesi için Telekomünikasyon Kurumu bir çalışma başlattı. Biz Bakanlık olarak, bu sorunun çözümlenmesi talimatını verdik ve çözümde yapabileceğimiz katkıları dile getirdik. GSM işletmecileri ile Kurum çalışmalarını sürdürüyor. Öncelikle sorunlar tespit edildi ve çözümü için gerekli önlemlerin neler olacağı tartışıldı. Çözüme yönelik kaynakların sağlanmasında kamunun desteği gereken hususlar görüşüldü, çalışmalar takvime bağlanarak yazılı taahhütler alındı. Kaynakların etkin ve verimli kullanılması için, tesis paylaşımı da önemli. İşletmecilerin kendi aralarında gerekli kolaylığı sağlamaları ve tesis paylaşımının etkin biçimde kullanması, Telekomünikasyon Kurumu'nun da hali hazırda mevcut bulunan düzenlemelerinin uygulanması hususunda gerekli yönlendirici desteği vermesi de mutabık kalınan konular arasında bulunuyor.
2008 sonunda mobil haberleşme kapsama alanı problemi çok büyük oranda giderilmiş olacak. Yalnızca yerleşim yerlerinde değil, karayolları ve demiryollarının kapsama alanları da bu çalışmaya dahil edildi.
Binali Yıldırım, 2008 sonunda mobil haberleşme kapsama alanı probleminin çok büyük oranda giderilmiş olacağına dikkat çekerek, “Yalnızca yerleşim yerlerinde değil, karayolları ve demiryollarının kapsama alanları da bu çalışmaya dahil edilmiştir” dedi.