Nokia Siemens Networks sınıfının en iyisi ürünlerini Türkiye'de tanıtırken sektörle ilgili başlıca konuları da ele aldı

 

2015 yılına kadar 5 milyar kişiyi geniş bant bağlantıya kavuşturma ve her zaman “çevrimiçi” kalmalarını sağlama vizyonuyla hareket eden genç Nokia Siemens Networks, dünyayı birbirine bağlamaya hazır. Bu yıl Barselona'daki 3GSM Dünya Konferansı'nda başarılı bir kuruluş duyurusu gerçekleştiren ve 1 Nisan'da dünya çapında kuruluşu resmi olarak duyurulan Nokia Siemens Networks bu hafta Türkiye'de belli başlı çözümlerini sundu.
Telekomünikasyon sektörünün üç önemli teması – Yeni Gelir Olanakları, İşletme Verimliliği ve IP Merkezli Yakınsama – çerçevesinde, Nokia Siemens Networks'ün Roadshow Tır'ı İstanbul'u ziyaret ederek Nokia Siemens Networks'ün müşterileri için çeşitli ürünlerin ve önemli çözümlerin tanıtımını gerçekleştirdi.

Sektör teması 1: Yeni Gelir Olanakları
Pazar eğilimlerini yakından takip eden Nokia Siemens Networks, müşterileri için yeni gelir olanakları yaratacak çeşitli ilgi çekici servisleri belirlemek, geliştirmek ve piyasaya sürmek için çalışıyor.

Mobil TV ve IPTV
Mobil TV ve IPTV çerçevesinde gerçekleştirilen bir dizi esnek çözüm, operatörlerin yeni gelir olanakları elde etmesine yardımcı olurken, aynı zamanda kullanıcılar için daha yüksek katma değere sahip ve faturalarını daha kolay kontrol edebilmelerini sağlayacak çeşitli servislerin tam zamanında piyasaya sunulmasını sağlayacak. Telekom sektörüne ilişkin tahminlere göre, 2011 yılına kadar yaklaşık yarım milyar kullanıcı el telefonlarından TV izliyor olacak (IMS araştırması, Ağustos 06). Buna sabah haberleri gibi canlı TV yayınları, İsteğe Bağlı Video (İsteğe bağlı Video/Video on Demand - VoD), hatta elektronik oylamalarına katılım, çevrimiçi alış-veriş, İnternet'ten indirilebilir müzik, film veya oyun gibi ürünler de dahil.
Nokia Siemens Networks, özellikle kitle pazarına yönelik olan DVB-H (Avuçiçi Cihazlara Yönelik Sayısal Video Yayını) için uçtan-uca eksiksiz bir çözüm de dahil olmak üzere, kullanıcıların beklentilerini karşılayacak bir dizi yeni çözüm sunuyor. Bu yüksek kapasiteli
DVB-H şebekeleri, el telefonu tabanlı Mobil TV yayınlarını da destekleyecek ve geniş kitleler için çok sayıda TV kanalını mükemmel bir kullanım deneyimiyle sunacak.
Genel olarak, yüksek hızlı video erişim teknolojilerinin ve evlerdeki geniş bant bağlantıların giderek yaygınlaşması, kullanıcıların IPTV hizmetlerinden daha fazla yararlanmasına da olanak tanıyor. Özellikle IPTV teknolojisi, EPG (Elektronik Program Kılavuzu), Pay-per-View (İzle-Öde) ve HDTV (Yüksek Çözünürlüklü TV) gibi benzersiz özellikleri bir araya getirerek günümüz kullanıcıları için eşsiz bir deneyim sunuyor. IPTV'nin diğer avantajları arasında isteğe bağlı içerik, PVR özelliği (canlı TV yayınlarını durdurma ve zaman kaydırarak izleme), elektronik oylama, müzik ve video fragmanlarını indirme ve satın alma yer alıyor.

Mobil geniş bant erişimi
Mevcut 3G/3N-3.Nesil şebekelerinden çok daha yüksek hızlar sunan “yüksek hızlı paket erişimi” (HSPA), sektörde büyük ilgi gören ve üstün bir kullanıcı deneyimiyle mobil geniş bant erişimi sunan teknoloji yapı taşlarından biri. Bu teknoloji sayesinde operatörler kullanıcıların evlerinde alıştıkları geniş bant erişim hızlarına yakın hızlarda (daha yüksek iletim hızları ve erişim kapasitesiyle) mobil veri hizmetleri sunmalarına olanak tanıyacağı gibi, son kullanıcılar dosya indirme, akıcı video, hızlı e-posta ve takvim senkronizasyonu gibi hizmetlerden daha yüksek hızlarla yararlanabilecekler.
Dahası, İnternet HSPA (I-HSPA) teknolojisinin yeni bir versiyonu da kullanıma geçti. Mobil veriler I-HSPA üzerinden daha kısa, daha doğrudan bir yol izlediği için, kullanıcı hizmetlerinin performansı da o ölçüde artıyor. I-HSPA teknolojisi, operatörlere daha cazip mobil veri hizmetleri sunabilmeleri için güçlü bir altyapı sunacak.
Kablosuz erişim teknolojisinin evrimi ise, LTE (Long-Term Evolution – Uzun Vadeli Evrim) ile devam ediyor. Bu yeni kablosuz arayüz teknolojisi şebeke karmaşıklığını önemli ölçüde azaltma potansiyeline sahip. Tam anlamıyla bir standart olmasa da, bu teknoloji çok daha ekonomik bir sabit fiyat yapısına olanak tanıyarak, kullanıcıların çoklu ortam uygulamalar dahil, yeni mobil veri hizmetlerini daha hızlı benimsemelerine olanak tanıyacak..
Kullanıcılar açısından ise LTE gerçek zamanlı, etkileşimli hizmetler ve kesintisiz bağlantı olanağı sunarak kullanıcı deneyimini zenginleştiriyor. Örneğin, LTE farklı şebekeler arasında (GSM/EDGE, WCDMA/HSPA) servis sürekliliği, kapsama alanı paylaşımı ve dünya çapında dolaşım (roaming) olanağı vaat ediyor. LTE teknolojisi, etkileyici hızlar ve DSL'e kıyasla daha hızlı bir tepki süresiyle daha yüksek bant kapasitesi sunarken, bu özellikleri sayesinde High Definition TV (HDTV) gibi çok çeşitli cihazlar ve servislerle kullanılması da mümkün.
Nokia Siemens Networks Türkiye Ülke Müdürü Murat Kırçuval, “LTE günümüzün 3N şebekelerinde bir evrim niteliği taşıyor” diyor. “Operatörler için şebeke karmaşıklığını azaltırken, aynı zamanda sayıları giderek artan çoklu ortam hizmetleri için daha etkili bir kapsama alanı ve performans sunuyor.”

Sektör teması 2: İşletme Verimliliği
Operatörler bir yandan çekirdek faaliyet alanlarını yeniden tanımlarken giderek artan rekabet baskısına maruz kalırken, diğer yandan mevcut kaynaklarını maksimum şekilde kullanmaya ve toplam karlılıklarını artırmaya çalışırken, Nokia Siemens Networks operatörlerin işletme verimliliğini artırmaya yardımcı olacak üç basamaklı bir program hazırladı.
Murat Kırçuval şöyle diyor: “Kendi alanında bir ilk olarak, bu süreç, operatörün işletme verimliliğinin olgunlaşmış ve büyüyen pazarlardaki sektör liderlerinin işletme verimliliğiyle kıyaslanması ve gelecek hedeflerinin belirlenmesi ile başlıyor. Temel nedenler bir kez belirlendiğinde, her operatör için özel çözümler geliştirilerek uygulamaya geçiriliyor.”
Operatörler hızlı HSPA şebekeleri kurarken, genelde bir sabit fiyatlı faturalandırma modeline eğilim gösteriyorlar. Öte yandan, bu durum, basit ve anlaşılır bir fiyat politikası ile karşılaşan kullanıcılar için mobil geniş bant üzerinden İnternet erişimini daha cazip hale getiriyor. Ancak bunun sonucunda, pek çok operatör trafiğin çok hızlı arttığını gözlüyor. Bu trafiğin büyük kısmı genelde Web veya paylaşımlı (peer-to-peer) şebekeler üzerinden dosya (müzik veya video dosyaları) indirme işlemlerinden kaynaklanıyor. Operatör trafik yönetim özelliklerine sahip değilse, dosya paylaşımı nedeniyle oluşan trafik, VoIP gibi diğer servisleri de engelliyor.
Kırçuval , “İnternet üzerinden dosya paylaşım servislerini kullananlar yüzünden, operatörler şebeke kapasitelerinin hızla tükenmesi riskiyle karşı karşıya” diyor. “Bant genişliğine aç dosya paylaşım uygulamaları şimdiden pek çok operatörün şebekesinin aşırı şekilde yüklenmesine yol açmış durumda.”
Nokia Siemens Networks'ün dosya paylaşım (peer-to-peer) trafiği yönetim çözümü Flexi ISN'e dayanıyor. Bu çözüm, sabit fiyatlı tarifeler geçerliyken şebeke kaynaklarının adil şekilde paylaşılmasını sağlayacak şekilde tasarlandı. Sabit fiyatlı faturalandırma, HSPA gibi mobil geniş bant erişim şebekelerinde sıkça kullanılan bir uygulama .
Flexi ISN, dosya paylaşım trafiğinin yükünü, diğer uygulamaların da düzgün çalışmasına olanak tanıyacak bir seviyeye indiriyor. Böylece, gün içindeki belli saatlere göre, hafta içinde belli günlere göre, şebeke türüne veya yerine göre, veya uygulamaya veya servise bağlı olarak bant genişliği kullanımını çeşitli kriterler çerçevesinde yönetmek mümkün .

Sektör teması 3: IP Merkezli Yakınsama
Yakınsama (convergence) günümüz telekomünikasyon sektörünün çeşitli bileşenlerini yakından ilgilendiriyor – buna şirketler, şebekeler, aygıtlar ve servisler dahil. İş dünyasını biçimlendiren bu eğilim aynı zamanda operatörler, içerik sağlayıcılar ve kullanıcılar için sayısız fırsat sunuyor.
Kullanıcılar kesintisiz bir haberleşme talep ederken, IP yakınsaması temel bir çözüm olarak ortaya çıkıyor. Yapılan araştırmalar, kullanıcıların bütünleşik, kullanımı kolay paketler halinde gelen, ekonomik yakınsama hizmetleri istediğini gösteriyor.
Sabit hatlar üzerinden ses trafiği 2001 yılından beri azalırken, mobil ve IP-tabanlı ses trafiği giderek artıyor. Bunun nedeni kısmen gelişen pazarlarda sayıları giderek artan aboneler. IP Çoklu Ortam Altsistemi (IP Multimedia Subsystem - IMS) tabanlı servislerin de devreye girmesiyle bu süreç daha da hızlanmış durumda. Son kullanıcılara çoklu ortam servisleri sunmak üzere tasarlanan IMS, IP üzerinden ses (VoIP), sabit-mobil yakınsamasına (FMC) dayanan çoklu ortam uygulamaları, paket halinde sunulan servisler ve Quad Play (dörtlü oyun - TV, geniş bant, mobil ve sabit hat servisleri) gibi yakınsamalı servislere olanak tanıyacak.
Nokia Siemens Networks'ün IMS uygulamaları çözümü, son kullanıcılara yönelik VoIP ve çoklu ortam, IP Centrex özelliğine sahip kurumsal VoIP, kurum içinde veya üçüncü parti şirketlerce geliştirilen çoklu ortam uygulamaları gibi farklı ihtiyaçlara uyarlanabilme özelliğine sahip.
Murat Kırçuval, Nokia Siemens Networks Türkiye turu çerçevesinde yapılacak ürün ve çözüm tanıtımları ile ilgili sözlerini şöyle tamamlıyor: “Web 2.0 devrimiyle birlikte, kullanıcılar modadan politikaya kadar her şeye yön veren topluluklar haline geldiler. Müşterilerimiz – hem mevcut hem potansiyel müşterilerimiz – bu yeni ortamda başarılı olmak için farklı yaklaşımlara sahip servis teknolojileri ve altyapıları bekliyorlar. Nokia ve Siemens şirketlerinden devraldığımız teknoloji mirasının en iyi yönlerini bir araya getirerek rakipsiz bir portföy ve müşterilerimizin büyüyerek geleceğe doğru ilerlemelerine – hem gelirlerini artırmalarına hem de maliyetlerini düşürmelerine – yardımcı olacak sağlayacak servis olanakları oluşturduk.”