|
|
Sivrisinek
Emirhan Caddesi Projesi veya mantıksızlık her yerde – II
Saygıdeğer okurlarım, öncelikle hepinizin yeni yılını kutlarım. Umarım 2008 yurdumuza ve ulusumuza daha aydınlık günler getirir.
Bu ayki yazımın ilk sürümü, bir 2007 değerlendirmesi üzerineydi. Ancak geçen ay yazdığım, Emirhan Caddesi Projesi ile ilgili yazı okurlarım ve arkadaşlarımdan oldukça yoğun ilgi gördü. Ay içinde de Beşiktaş Belediyesi ile yeni yazışmalar olunca, bu ay bir devam yazısı yazmak şart oldu.
Birazdan okuyacağınız ilk e-posta; Beşiktaş Belediye Başkanı Sayın İsmail Ünal tarafından, geçen ay kendisine hitaben yazdığım mektuba yanıt olarak gönderilmiştir:
“Sayın Bora Tekin,
Öncelikle gösterdiğiniz duyarlılık ve gönderdiğiniz elektronik posta için teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum. Öneri ve eleştirilerinizi okuduğumda, kaliteli yaşam sürdürülebilecek bir kent yaratmak amacı çerçevesinde birleştiğimizi görmekten memnuniyet duydum.
Her şeyden önce belirtmem gerekir ki, Emirhan Caddesinin eski hali, yüksek kalite standardında, çağdaş bir kent yaşamının gerektirdiği şekilde değildi. Ancak, geliştirdiğimiz Dikilitaş Kentsel Dönüşüm projesi kapsamında, kentlimizin bir takım sıkıntılar yaşadığının biz de farkındayız. İki hafta kadar önce düzenlediğimiz ve benim de şahsen bulunduğum mahalle toplantısına siz de katılabildiniz mi bilemiyorum. Belirttiklerinize benzer zorlanmalar orada da dile getirildi. Biz de bu görüş ve istekleri özel olarak kayda alarak değerlendirmeye başladık. Takdir edersiniz ki bu tür projelerin uygulama safhasına geçildiğinde, yerel ihtiyaç ve alışkanlıklara bağlı olarak bir takım şikâyetler ortaya çıkabiliyor. Mümkün olan en hızlı ve etkin biçimde sorunları gidermek kararlılığındayız. Kentlimizin ihtiyaçlarına en uygun biçimde bu projeyi şekillendireceğimize ve gereken düzenlemeleri yapacağımıza emin olunuz.
Özellikle belirttiğiniz iki konuya yönelik cevap beklediğinizi düşünerek, Dikilitaş mahalle toplantısında yaptığım bilgilendirmeye burada tekrar yer vermek istiyorum. Bunlardan birincisi yol kenarı otopark alanlarının ücretli olup olmayacağı sorunuzdur. Toplantıda kentlilerimizin huzurunda açıkça ifade ettiğim üzere, cevabım “hayır”dır. Ayrılan otopark alanları kesinlikle ücretli hale getirilmeyecektir.
İkinci konu ise, kaldırım değişikliğidir. Projeyi geliştirirken, kaldırım değişikliğinin Türkiye'deki tüm vatandaşlar tarafından hassasiyetle takip edildiğini biliyorduk. Bu sebeple, oldukça standart dışı bir kentleşme yapısına sahip Emirhan Caddesindeki zorunlu kaldırım değişikliği kararını almadan önce diğer tüm alternatifleri değerlendirdik. Ancak sonunda, kentlilerimizin çoğunluğunu oluşturan yayalarımıza rahat yürüme koşulları ve estetik iyileşme sağlamak adına kaldırımları değiştirme kararını aldık. Belirtmem gereken bir diğer husus ise, İstanbul'da zemin altından altyapı arızalarına müdahale edilebilecek tünel sistemi bulunmadığından, müdahale esnasında engel oluşturacak asfalt veya beton malzemelerin yerine, mevcut karo taşlı sistem seçilmek durumunda kalındığıdır. Tüm bu sebeplerle mevcut düzenlemeye gidilmiştir. Zaten her yatırımımız uzun değerlendirme ve çalışmalar sonucunda hayata geçmektedir.
İlginize tekrar teşekkür eder, projelerimizle ilgili somut önerilerinizi tarafıma iletmeye devam ediniz. Tüm görüşlerinizin dikkate alınacağına emin olunuz.
Saygı ve sevgilerimle aydınlık günler dilerim.
İsmail Ünal
Beşiktaş Belediye Başkanı”
Aşağıdaki ikinci e-posta ise benim yukarıdaki yazıya yanıtımdır:
“Sayın Belediye Başkanım,
Öncelikle yazdığım e-postaya yanıt verdiğiniz ve Belediyemiz ile iletişim kurmanın elektronik ortam üzerinde de mümkün olduğunu gösterdiğiniz için teşekkür ederim.
Bu konu ile ilgili bir toplantı yapıldığını bilmediğim için ne yazık ki Mahalle Toplantısı'na katılamadım. Ancak, son bir ay içinde konuştuğum ve çoğu benimle aynı fikirleri paylaşan komşularımdan katılanlar olmuştur umarım.
Park alanlarının parasız olması ve kaldırım taşlarının değiştirilmesi ile ilgili aydınlatıcı yanıtlarınız için teşekkürler, ancak önceki mektubumda yazdığım 1 Numaralı maddenin halen yanıtsız ve çözümsüz kaldığını düşünüyorum:
Sayın Başkanım, dün akşam saat 21:30'da park yeri bulabilmek için evimin bulunduğu sokağın civarında dört tur attım, en sonunda aracımı –üzülerek- yol geçişini engelleyebilecek ve diğer araçların zarar verebilecekleri bir konumda bırakmak zorunda kaldım. Şanslıydım, sabaha kadar bir problem olmadı ama, bu gece o kadar şanslı olmayabilirim.
Ben, Balmumcu Dere caddesi üzerinde oturuyorum, caddenin aşağı taraflarında. Caddenin başlangıcı (yani gecekonduya yakın olan kısmı) zaten tıkanırdı, şimdi genişleyen kaldırım yüzünden tam bir karmaşa oldu; korna sesleri duyuyoruz sürekli. Hoca Hayri Camii'nin duvarı geriye çekildi ancak, karşı kaldırım o kadar genişletildi ki; araç park edildiği durumda trafik geçişi tek şeride iniyor. Camii'nin köşesindeki kaldırım gereksiz yere genişletildi, artık oraya da park edemiyoruz. Hattat Halim Sokak da tek şeride düştü. Nereye park edeceğimizi şaşırdık.
Sayın başkanım, her sabah ve akşam duyduğum öfke, çaresizlik ve üzüntüyü sözcüklerle ifade edemiyorum. Gelin bir gün kendi gözleriniz ile görün yaşadıklarımızı. Tüm iyi niyetinize rağmen, planlamada ve uygulamada yapılmış olan hataların büyük bir kısmı halen duruyor. Üzerinden on dakikada bir yayanın ancak geçtiği kaldırımlar yapıldı, direkler dikildi, bir tek asfaltlama kaldı. Yani, birkaç gün sonra çok geç olabilir…
Gelin, beni ve benim gibi düşünen komşularımı şaşırtın. Gelin kaldırımların genişliğini yeniden değerlendirin, hataları daha da ileri gitmeden düzeltin. Sizden bir seçmeniniz olarak rica ediyorum.
Saygılarımla.”
Yazıdan da anlayabileceğiniz üzere, gelişmeler umut verici ancak henüz beni ve benim gibi düşünen komşularımı tatmin edecek düzeyde değil. Konuyu “heyecan ve ilgi” ile izlediklerini söyleyen okurlarım için, gelişmeleri aktarmaya devam edeceğim.
Sağlıcakla Kalın…
Bora Tekin.
|
|