Merih IŞIN
Editör'ün karikatürü, 1995 yılında Cenevre telekom fuarında uydu üzerinden gerçekleştirilen videokonferans ile Rusya'daki çizer Vladimir Mochalov tarafından çizilmiştir.

Editör

Siz ‘İT’ ve ‘BİT’ sektörünün güzide temsilcileri!

2013 yılına girdiğimiz şu günlerde hepinizi saygıyla selamlıyorum. Yeni yıla hepiniz hoş geldiniz!
Atalarımız, ‘Balık baştan kokar’ demişler… Boşuna dememişler: %50’den fazlasını genç nüfusun oluşturduğu ve geleceğimizi de onlara emanet ettiğimiz güzel milletim! Bu, olsa olsa bir şaka olabilir. Kısaltması öyle denk gelse bile, İT diye BİT diye bir sektör olur mu? Olsa bile, okumuşluk düzeyi bu kadar yüksek olan bu iki sektör temsilcileri tarafından nasıl kabul edilebilir, insanın aklı almıyor…
Sizler; böyle acayip isimli sektörlerin güzide temsilcileri olarak ortalıkta boy göstermeyi kabul ettikten sonra, bizlere de sadece sizleri selamlamak düşer. Hatta uygun görürseniz, ‘İT’ ve ‘BİT’ sektörleri için STK’ler kurar, sizler arasından da Başkan bile seçeriz… İT’in BİT’in Başkanı olursunuz.
Ey ilgili Bakanlıklar!
Ey Düzenleme ve Denetlemeden sorumlu Kurum’u!
Ey ‘Bilişim’ ve ‘Haberleşme’ kurum ve kuruluşlarının üst düzey yöneticileri!
Ey bu sektörlerin STK Başkanları! 
Ey kendisini ‘Bilişim’ ve ‘Haberleşme’ sektörüne ait hisseden kendini bilir kişiler!
Sayfamdan kaçıncı keredir sizlere sesleniyorum: “Kim engel olacak bu abukluğa?
Basına verdiğiniz demeçlerde, yollamış olduğunuz basın bültenlerinde, çeşitli organizasyonlarda yapmış olduğunuz konuşmalarda kendinizi İT’in, BİT’in yöneticisi olarak tanımlayıp, karşınızdakilere de ‘İT’, ‘BİT’ diyerek nereye varmayı hedefliyorsunuz?”.
Siz! Bu sektörlerin üst düzey yöneticileri olarak bilfiil olaya el koymazsanız, ‘Bilişim ve Haberleşme’ sektörlerine ‘Bilgi’ ve ‘İletişim’ demeye devam ederseniz ne olacağını zannediyorsunuz?
‘Bilgi’ sözcüğünün bir kavram olduğu ve kavramların da teknolojisi olamayacağına göre, hangi akla hizmetle yılların ‘Bilişim’ sektörünü ‘Bilgi’ sektörüne dönüştürmeye uğraşıyorsunuz?
Zaten var olan basın ve hakla ilişkiler sektörünü temsil eden ‘iletişim’ sektörünü, zaten yine kendi yasalarıyla, STK’leriyle, Düzenleme ve Denetleme Kurumu’yla ve üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun çalışanlarıyla var olan ‘Haberleşme’ sektörü haline getirmeye çalışıyorsunuz?
Türkiye’mizin ‘2023 Hedefi’ne;  ancak böyle bir kaos, böyle bir kavram kargaşası yaratarak mı ulaşılabileceğini düşünüyorsunuz?
Birkaç yıl önceki bir yazımda; bu İT-BİT söylemleri üzerine, ‘İThaberleri’ ya da ‘BİThaberleri’ isimli bir medya kuruluşunun çalışanı olmak ister misiniz? Demiştim… Yanıt, kısa bir süre sonra Web’de yayına geçen ‘BİThaberleri.com’ ile gelmişti.
Düşünsenize; yeni tanıştığınız biri size ne iş yaptığınızı soruyor, siz yanıtlıyorsunuz: “İThaberleri’nin Genel Yayın Yönetmeniyim…” Veya, ülkenin en büyük ‘BİT’ şirketinin CEO’suyum… Ne büyük utanç! Nasıl çıkacak o sözcükler ağzınızdan?
Yine düşünsenize; bir medya kuruluşu, çok sevdiğiniz işlerden birini gerçekleştirmek üzere bir çalışma yapmış: ‘İT500’ ya da ‘BİT500’ organizasyonu… Ülkenin en büyük 500 ‘İT’ini veya ‘BİT’ini seçecekmiş!
Tekrar hatırlayın! Bizler, Dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girebilmek için bel bağlanan ‘Bilişim ve Haberleşme’ sektörlerinin üyeleriyiz… ‘İT’le, ‘BİT’le hiç işimiz olmaz.
Benden bu kadar. Başka yorum beklemeyin… Fesinizi önünüze koyun ve lütfen bir daha düşünün.
Saygılarımla.