Mobil haberleşme sektörü her yıl katlanarak büyüyecek ama…

 

Rekabet eşitliği için adil düzenleme şart.
Türklerin teknolojiye çok çabuk adapte olmasıyla Türkiye’de akıllı telefon ve tablet PC kullanımının ciddi sıçrama göstermesi mobil servis sağlayıcılarını umutlandırdı. 2013 itibarı ile her yıl katlanarak büyüme bekleyen sektör temsilcileri, sağlıklı büyüme için başta vergi uygulamaları olmak üzere adil bir düzenleme sisteminin yanı sıra, teşviklerin teknopark dışına taşınmasını talep ediyor.
Türk insanının teknoloji merakı, mobil servis sağlayıcıları sektörünü umutlandırdı. Türkiye’de satılan GSM telefonların yüzde 50’den fazlasının akıllı telefon, bilgisayarların yüzde 20’sinin ise tablet PC olduğuna dikkat çeken Mobil Servis Sağlayıcı İş Adamları Derneği (MOBİLSİAD) Başkanı Prof. Dr. Kerem Alkin, “Akıllı telefonlar şu anda GSM telefonu, İnternet, TV, radyo ve PC’yi bizlere bir arada sunma kapasitesine sahip. Türk insanının da teknolojiye çabuk uyum sağlaması, sektörümüzün 2013’ten itibaren her yıl iki kat büyümesine neden olacak. Büyümenin sağlıklı olabilmesi için de sektörümüzün başta vergi uygulamaları olmak üzere adil bir düzenleme sistemine ve teşviklerin teknoparklar dışına taşınmasına ihtiyacı var” dedi. Gerek önümüzdeki yıl, gerekse de takip eden yıllarda sektörün küresel rekabetle baş edebilmesi için sektörün muhatap olduğu yasal düzenlemelerin, sektörün önünü açacak bir içeriğe kavuşturulmasının takipçisi olacaklarını açıklayan Kerem Alkin, “Türkiye’de ister yerli isterse de yabancı oyuncu olsun fark etmez, mobil veya İnternet üzerinden servis veren herkes aynı kanuna tabi olmalı. Bunun için mücadele edeceğiz” dedi.

Sektör altın çağını yaşıyor
2007 yılının mobil servis sağlayıcıları için adeta bir milat niteliğinde olduğunu ifade eden Kerem Alkin, “özellikle akıllı telefonların Türkiye pazarına girmesi ve ardından da bilgisayarların tablet PC’ye dönüşmesi sektörümüzün altın çağına girmesine neden oldu. Bu gelişme de mobilite kavramının yaygınlaşmasını sağladı. Apple, Samsung, HTC ve Nokia gibi küresel oyuncuların da Türkiye pazarına girmeye başlaması ile, akıllı telefonlar iyice yaygınlaştı. Artık her keseye uygun akıllı telefonlar bulabilmek mümkün” dedi. 2012 yılının özellikle bürokrasi ile teknoloji KOBİ’lerinin birbirlerini daha iyi anladıkları, teknoloji KOBİ’lerinin beklentilerini ve sıkıntılarını bürokrasiye daha iyi anlatabilmeyi başardıkları bir yıl olduğunu ifade eden Kerem Alkin, “Türk insanı teknolojiye çok yatkın. Bunun yanı sıra, KOBİ’lerimiz de teknoloji anlamında çok dinamik bir yapıya sahip. Yeni çıkan teknolojiye onlar da çok çabuk ayak uydurabiliyorlar. İş modelleri de bu gelişme doğrultusunda değişmiş durumda” dedi.

Şirketler teknopark dışında da teşvik edilmeli
2013 yılından itibaren mobil servis sağlayıcıları sektörünün her yıl katlanarak büyüyeceğini açıklayan Kerem Alkin, “Biz bu sürece hazırız, potansiyelimiz var. Ancak bu potansiyeli gerçeğe dönüştürebilmemiz için sektörün beklentilerinin iyi algılanması ve sorunlarının çözülmesi gerekiyor” dedi. Türkiye’de dünyanın gereklerine cevap verebilecek iç düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyleyen Kerem Alkin, “Küresel oyunculara yüksek vergiler uygulansın gibi bir talebimiz yok. Biz yurtdışından gelen her ürüne tanınan serbestlikler yurtiçinde üretim yapan firmalara da sağlansın istiyoruz. Yerli firmalarımız her türlü vergiye tabi tutulurken, küresel oyuncuların hiçbir vergi ödemeden pazarımızda dolaşması haksız rekabete neden oluyor” dedi ve söz konusu katma değerli servislerden elde edilen gelirin de yurt dışındaki gibi servis üreticisi teknoloji kobisi, GSM operatörü ve vergi otoritesi arasında aynen yurt dışında olduğu gibi dengeli ve hakkaniyetli bir şekilde paylaşılmasını istediklerini ifade etti. Günümüzde teknoloji şirketlerinin kendi ARGE bölümlerini çok iyi yönetebildiklerini savunan Kerem Alkin; Silikon Vadisi olarak adlandırılan yerel ve bölgesel uygulamaların artık görevini tamamladığını ve Dünyada teknoloji KOBİ’lerine verilen desteğin artık belli bir bölge, belli bir yatırım alanı, tanımı ve sınırlaması getirilmeden de kullandırıldığını hatırlattı.
Sektörde uygulanan vergilere de değinen Kerem Alkin, “1999 depremlerinde deprem yaralarını sarmak için sektöre uygulanmasına karar verilmiş olan vergilerin kalıcı hale gelmesinin, bunun yanı sıra ses ve veri iletimi birbirinden farklı olmasına ve uluslararası alanda da vergilendirme farklı olmasına rağmen; Türkiyede vergi uygulamasındaki ciddi dengesizliklerin sektörün ve katma değerli servislerin gelişimini engellediğinin unutulmaması gerektiğini ifade etti.