Ulusal Bilişim Kurultayı’nı 8 bin 500 kişi izledi

Alper Uygun

Türkiye Bilişim Derneği öncülüğünde düzenlenen ve kamu, iş dünyası, medya ile akademisyenleri bir araya getiren 29’uncu Ulusal Bilişim Kurultayı, üç günde 22 panel, 6 ödül töreni, 4 yarışma ve 150 konuşmacıya ev sahipliği yaptı.
‘Atılım için Bilişim’ ana teması ile düzenlenen Bilişim 2012 - Ulusal Bilişim Kurultayı, yoğun ve zengin panel içeriğiyle sektörün önde gelen isimlerini bir araya getirerek, Türkiye’de bilişimin geleceğini masaya yatırdı. Bilişim 2012, Bakanlık düzeyinde; T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ile T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’ün katılımı ile gerçekleşti.

Turhan Menteş: “Türkiye’nin geleceğine hep beraber yön vermek en büyük arzumuz.”
Kurultayın açılış konuşmasını yapan Türkiye Bilişim Derneği Başkanı Turhan Menteş, “Bilişim ve Haberleşme Teknolojileri sektörünün (BHT), hızlı büyümenin motoru olması durumunda 2023 yılında sektörün ekonomi içindeki payı yüzde 6,5, Türkiye’nin 2,5 trilyon dolarlık bir büyüklüğü ve kişi başına 30 bin dolarlık geliri olacak. İmkânsız değilse de zor olan bu atılım senaryosunun gerçekleşmesi, Türkiye’nin büyüme planında, sanayi, bilim ve teknoloji politikalarında değişikliği zorunlu kılıyor. Sonuç alıcı bir süreç için, BHT politikaları büyüme planının içine yerleştirilmeli, kamu politikalarının belirlenmesinde BHT ile atılım stratejisi önceliği korunmalıdır” dedi. Turhan Menteş, Bilişim 2012’nin önemini, şu sözlerle özetledi: “2023’de dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmek için tüm ülkelerin büyüme eğilimlerine bakıyoruz ve aradaki farkı kapatmak için ne yapmak gerektiğini tartışıyoruz. Şu anda Türkiye’nin son 10 yıllık büyümesi yüzde 4’ler civarında. 2023’de bu hedefe ulaşmak için ortaya çıkan gereklilik ise yüzde 8,5. Her yıl yüzde 8,5 büyümemiz gerekiyor. Bu denli büyük bir sıçramayı dünyada sağlayabilecek tek sektör, bilişimdir. Her yıl olduğu gibi bu yıl da sektörü Ankara’da bir araya getirdik ve bilişimin geleceğini tartıştık. Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşabilmesi için tüm sektörlere öncülük edecek olan bilişim sektörüne hak ettiği önemi vermemiz gerektiği konusunda hemfikir kaldık. Bu kapsamda hazırladığımız raporu ilgili makamlara sunduk. Türkiye’nin geleceğinin belirlendiği bu kurultayların seneye 30’uncusunu düzenleyeceğiz. Kamu, özel sektör, medya ve akademik camiayı önümüzdeki sene yanımızda görmek ve Türkiye’nin geleceğine hep beraber yön vermek en büyük arzumuz” dedi.

Faruk Eczacıbaşı: “Tarihte ilk kez Avrupa’da ekonomik koşullar yüzünden savaş çıkmadı.”
‘Dijital Türkiye Platformu’ Başkanı Faruk Eczacıbaşı da konuşmasında, bilişim ve haberleşme teknolojilerinin sürdürülebilirlik için en önemli amaç olduğunu ve buna bağlı olarak çocuklarla gençlerin en önemli doğal kaynak haline geldiğinin altını çizdi. Artık ülkelerin okuryazarlık oranının yanında sayısal okuryazarlık oranına da bakıldığını belirten Eczacıbaşı, FATİH Projesini de bu bağlamda benimsediklerini vurguladı. Eczacıbaşı konuşmasına şöyle devam etti: “Avrupa Birliği, kalkınma ve stratejik büyüme ekseninde 2020'yi hedef aldı. Ülkemizse, Cumhuriyetimizin 100’üncü yıldönümü olan 2023'ü. Her iki öngörü de kalkınma ve refahı artırıcı uygulamaların hayata geçirilmesini amaçlıyor. AB, ekonominin sayısallaşması için e-dönüşümü çok önemsiyor. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (Organisation for Economic Co-operation and Development-OECD) Türkiye için yaptığı tahmine göre Türkiye, 2060 yılına kadar sadece önündeki 4 ülkeyi geçebiliyor ve 10’uncu en büyük ekonomi olamıyor. 10’uncu sıraya geçebilmemiz için Almanya’yı da geçmemiz gerekiyor o tarihlerde. TÜBİSAD’ın kapsamlı olarak sunduğu raporda bunun çözümlerini sundu. Bilişim ve haberleşme teknolojilerine yapılacak yatırım bu hedeflere ulaşmada büyük bir adım teşkil ediyor. ”

Ahmet Nazif Zorlu: “Türkiye Avrupa’nın uzak doğusu olur”
Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu da konuşmasında FATİH Projesi’nin bilişimin geleceği açısından önemine değindi. Devlet, üretici, sanayici ve akademik kurumların birlikte hareket etmesi gerektiğinin altını çizen Zorlu, yerli üretimin avantajlarına da vurgu yaparak, bu alanda 500 milyon dolarlık bir hedefe ulaşılacağına inandığını söyledi. Zorlu konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Bilişim ve haberleşme teknolojisine yatırım yapıp, devlet, sanayici ve üniversite işbirliği ile hızla gelişmiş olan Kore’ye gittiğimde şeref defterlerine ‘Gördüklerime inanamıyorum.’ Yazdım. İnanılmaz bir gelişme kat etmişlerdi. Daha önce ‘Türkiye Avrupa’nın uzak doğusu olur’ demiştim. Hala da öyle düşünüyorum ve bunun olmaması için hiçbir neden göremiyorum.”

Dr. Tayfun Acarer: “Altyapı çalışmalarında karşılaşılan engeller kaldırılmalı.”
Bilişim Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu Başkanı Dr. Tayfun Acarer de açılış konuşmasında ARGE kavramına dikkat çekti. Bu alanda yapılan düzenlemeleri ve sektörün rakamsal gelişimini katılımcılara aktaran Acarer, özellikle teknoparklar konusunda yapılacak düzenlemeleri ve bu alanda yaşanan sıkıntıları aktardı. Acarer, konuşmasında şunları söyledi:
“Türkiye’nin bugünkü altyapısı iyi; ancak altyapı yatırımlarında son dönemde karşılaşılan zorluklar aşılamazsa Türkiye’nin hedefine ulaşması mümkün olur mu bilmiyorum. Türkiye’de bilişim sektörünü stratejik bir sektör olarak görmeliyiz”. Türkiye’nin bilişim alanında alacak çok yolu olduğu ve bu noktadaki en önemli fırsatlardan birinin sayısal oyun sektörü olduğu da Dr. Acarer’in açıklamaları arasındaydı.

Binali Yıldırım: “Son 2 yılda veri trafiği 15 kat arttı.”

T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, 29. Ulusal Bilişim Kurultayı’nın açılışında gerçekleştirdiği konuşmada; “Bu yılki tema çok ilgi çekici. Atılımdan bahsettiğimize göre, bilişim için doğru şeyler yaptığımızı görüyoruz. Ancak bu anlamda yeni işler yapmamız gerekiyor. İlişki ve yatırımların gözden geçirileceği yeni bir öngörüye ihtiyacımız var. Bu kurultayda yapılacak görüşmeler, yerli sanayi, İnternet kullanımı ve siyaset gibi önemli konularda ciddi sonuçlar ortaya çıkaracaktır. 30 yıl önce Anadolu’da yapılan siyaset, bugün sanal dünyada yapılabilecek bir siyaset değildir.”
“Bizim hedeflerimiz var. Bilişimde 160 milyar TL’lik cironun gerçekçi olmadığı söyleniyor. Biz geniş bant erişimine de 30 milyonluk bir hedef koymuştuk ve şimdiden 20 milyonluk hedefi bulduk. Bilişimde değişim, doğrusal değil eğriseldir. Hedeflerimizi koyarken ve hayata geçirirken bunu doğru algılamak gerekir. Son 2 yılda veri trafiği 15 kat arttı. Hızımızla övünüyoruz ama trafik bazında gerçekçi değerlendirmeler yapmak gerekir. Altyapıya yönelik yatırıma seri bir şekilde devam etmeliyiz. Bu anlamda sektörü serbestleştirdik. Devlet olarak kimsenin sayısal dünyanın dışında kalmamasını amaçlıyoruz. Sosyal devlet olmanın da gereği budur. Bu kurultaydan da beklentimiz, tüm bu sorun ve gereklilikleri eyleme dönüştürmek üzerine olmalıdır” dedi. 

Darrell M. West: “Teknoloji ekonomik kalkınmanın itici gücü olabilir.”
Brookings Enstitüsü Teknoloji Direktörü, Amerikalı yazar ve siyaset bilimci Darrell M. West, konuşmasında 25 farklı ülkede konuşma yapmaya gittiğini ve bu gittiği her ülkede insanların devletten şikâyet ettiğini ifade etti. Devlette çalışan insanların birbirleriyle beraber çalışamadıklarını ifade eden West, ABD’de de durumun böyle olduğunu ifade etti. West konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Amerika Birleşik Devletleri’nde Obama, bir teknoloji başkanı atadı. Her yıl 8 milyar dolar bilişime aktarılıyor; ama bunun tam karşılığı alınamıyordu. Eski devlet modelinde liderler vatandaşlarla konuşuyorlardı. Şimdi çift yönlü gerçekleşiyor bu haberleşme. Vatandaşlar da İnternet üzerinden yöneticilerle konuşabiliyorlar. Veri paylaşım ağları oluşturup çok daha şeffaf veri akışı sağlandığında insanlar bu bilgileri kullanabilirler. Başkan Obama’nın kazanmasının en büyük nedenlerden biri sosyal medyayı çok iyi kullanabilmesiydi”. Türkiye’nin bir ülkeyi model olarak alması gerekiyorsa bu modelin Güney Kore olması gerektiğine dikkat çeken West, Güney Kore’nin e-devlet uygulamalarının çok iyi durumda olduğunu belirtti.

Kan analizi yapan GSM telefonun mucidi de Bilişim Kurultayı’ndaydı
Populer Science’ın “Tüm Dünyada 2012 Yılının En Parlak 10 Bilim Adamı” olarak gösterdiği Prof. Dr. Aydoğan Özcan da, “Bilişim 2012” etkinliğinde konuşmacı olarak katılanlar arasındaydı. “Ceplerimizde taşıdığımız telefonlara takılacak çok ucuz bir adaptör ile hızlı bir şekilde kan analiziniz yapılıp hastalığınız teşhis edilebilecek.” diyen Özcan, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Kan sayımı yapmak, kanı incelemek çok önemli. Örneğin, HIV pozitif hastaları için kanlarında yapılacak sayım çok önemli. Çünkü kan hücreleri sizin bağışıklık sisteminizdeki durumu gösteriyor. Kan hücreleri ne kadar az ise, bağışıklığınızın da o oranda zayıfladığı anlamına gelir. Laboratuvarlarda gördüğümüz normal optik mikroskoplara oranla telefonunuz 100 kat daha ayrıntılı ve küçük alanı görmemize olanak sağlıyor. Bu anlamda bu kadar çok insanın cebinde telefon bulunması bizler için çok büyük bir imkân.”

Levent Erden: “Enflasyon ile uğraşan ülkenin insanları hayal edemez”
“30 yıl boyunca hayal edemeyen insanlar ile birlikte yaşadık.” diyen Bilgi Üniversitesi MBA ve e-MBA programlarında ders veren Levent Erden, etkinliğe farklı bir bakış açısı getiren konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Enflasyon da bitti, gelir de bitti kar da. Önce al sonra öde kavramı ortaya çıktı. Bir anda kafalar değişti. Seçenek patlaması yaşadık. Tüketiciyi kral ilan ettik. Tüketiciyi kral ilan etmek 2003-2004 yıllarında başladı. Eskiden ‘biz’dik, şimdi her şey ‘ben’i tatmin etmek için. Rolling Stones’un da dediği gibi “Tatmin olamıyorum.” İnsanların hayalleri benzerleşti ve genellikle en büyük hedef ev almak oldu. İçinde yaşadığımız ortamlar ve medya değişiyor. Bilgi çeşitliliği çoğaldıkça bilginin güvenilirliği konusunda soru işaretleri ortaya çıkıyor. Herkesin okumak istediği onlarca makale, izlemek istediği binlerce film var; ama ne kimsede bunları yapmak için gerekli para var ne de zaman. Tüketici kral falan değil, o siz ne verirseniz onu alır.”

Nihat Ergün: “Bilişim sektörünün içinde olmadığı hiçbir şey yok”
Atılım için Bilişim ana teması ile düzenlenen Ulusal Bilişim Kurultayı, ikinci gününde Bilim, Teknoloji ve Sanayi Bakanı Nihat Ergün’ün katılımıyla gerçekleştirilen TBD Bilişim Hizmet Ödülleri Töreniyle devam etti.
Ergün ödül töreni öncesi yaptığı konuşmada, gelişim için bilişimin önemine değinerek; “Bilişim sektörü her alanda muhteşem yeniliklere sahne oluyor. Bilişim ve haberleşme teknolojileri, rekabet şartlarının her an değişebileceği bir alan. İnsanın akıl gücü sonsuz sayılabilecek imkânlar sunuyor. Fırsatlar iyi değerlendirdiğinde gerçekten yapılabileceklerin sınırı yok diyebiliriz. Kamu hizmetleri, örneğin adalet sektöründe UYAP Projesi ve eğitim sektöründe FATİH Projesi de yazılım sektörünü ciddi anlamda etkileyecek projeler. Biz de yatırımlarımızı bu gelişim için planlıyor ve bu dönemi bir fırsat olarak görüyoruz. Bugün yazılım sektörünün ekonomide yüzde 1’ler seviyesinde. Bu oranı mutlaka yukarı taşımalıyız ve bunun için yoğun şekilde çalışıyoruz. FATİH Projesi bize farklı imkânlar sunuyor. Kurultayın da bu konudaki duyarlılığı ve farkındalığı artırmasını ve sektörün kamu projeleri ile işbirliği yapacağı bir dönemin başlangıcı olmasını diliyorum” dedi. 

Türkiye Bilişim Stratejisini Nasıl Yönetmeli? 
Atılım İçin Bilişim buluşmalarının ilki olan “Türkiye E-Dönüşüm ve Bilişim Stratejisini Nasıl Yönetmeli” oturumu, kamu, akademi ve siyasi temsilcilerin katılımıyla gerçekleşti. Oturum yöneticisi olan akademisyen Fikret Üçcan, gerçekleştirdiği açılış konuşmasında, bilişim için sektör yapılanmasının önemine değindi. Bilişim sektörü için pek çok kamusal muhatap olduğunu belirten Üçcan, burada yapılacak düzenlemelerin faydalı olacağının altını çizdi.

Doç. Dr. Ümit İzmen: “Asya Kaplanları gelişmelerini daha çok çalışarak gerçekleştirdiler, biz daha nitelikli çalışarak gerçekleştireceğiz”
Doç. Dr. Ümit İzmen, Türkiye’nin gelecek hedefleri üzerinde durdu. 2023 hedefleri çerçevesinde dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri olabilmek için üç temel yol olduğunu söyleyen İzmen, ya daha fazla mesai ya daha fazla sermaye ya da daha verimli çalışmaya ihtiyaç duyacağımızı belirtti. Günümüz dünyasında ekonomiyi ileri teknolojinin sürüklediğinin altını çizen İzmen, Türkiye’nin BHT harcamalarına ayırdığı payın oldukça düşük olduğunu da sözlerine ekledi.

Murteza Balcı: “Türkiye, bilişim toplumu trenini kaçırmamalı”
Panelde söz alan Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Murteza Balcı ise, toplumların günümüzde mutlaka bilişim toplumu olması gerektiğini ve bilgiyi elinde tutan toplumların dünyaya liderlik edeceğini vurguladı. E-Devlet’i yüzde 100 geliştirsek dahi kullanacak kitlenin de eğitim durumunu ve bilişim teknolojilerine yaklaşımını göz önüne almalıyız diyen Balcı, kamu tarafında gerçekleştirilen bilişim özelindeki çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Balcı konuşmasında şunları paylaştı: “Bizim neslimiz eğitim gördüğü dönemlerde yani okulda bilgisayarla tanışmadı. Bizler kendi uğraşlarımızla, kendi imkânlarımızla öğrendik. Bu nedenle bizim neslimiz şimdiki gençler kadar hızlı uyum sağlayamıyor teknolojiye. Artık gençlerimiz çocukken tablet bilgisayarlarla oynuyorlar. Sanayi toplumu trenini kaçıran Osmanlı İmparatorluğu yıkıldı. Bizim, bilişim toplumu trenini kaçırmamamız gerekiyor.”

Muhterem Çöl: “Elektronik bir dönüşüm yaşamaktayız”
Bilişim Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu(BTK) Başkan Yardımcısı Muhterem Çöl ise, rakamsal verilerle mobil haberleşmede gelinen noktaları ve hedefleri katılımcılarla paylaştı. “Elektronik bir dönüşüm yaşamaktayız” diyen Çöl, konuşmasına şu sözlerle devam etti:
“Bilişimde güçlü olmak demek, ekonomide de güçlü olmak demektir. 460 adet E-Devlet uygulaması çıkmış ve 13,5 milyon abone de bu uygulamalardan yararlanıyor. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sabit abone sayısı düşerken mobil abone sayısı artıyor. Birçok insan artık mobil haberleşmenin olanaklarından yararlanıyor ve devlet kurumlarına buralardan ulaşabiliyorlar.”

Kemal Cılız: “2023 hedefini yakalamak için Bilişim Şart”
Ankara’da düzenlenen 29. Bilişim Kurultayı’nda konuşan Bilişim Sanayicileri Derneği TÜBİSAD Başkanı Prof. Dr. Kemal Cılız, Türkiye’nin 2023’de dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme hedefini ancak bilişim ve haberleşme teknolojileri sektörünün hızlı gelişimi ile yakalayabileceğini söyledi. Cılız Türkiye’nin 2023’de dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme hedefini tutturabilmesinin bilişim ve haberleşme teknolojileri sektörünün (BHT) stratejik sektör olarak kabul edilmesi ve zaman geçirmeden bu kabul çerçevesinde politikalar geliştirilmesiyle mümkün olacağını söyledi. TÜBİSAD’ın bilişim ve haberleşme teknolojilerinin Türkiye ekonomisindeki yerini, ekonomik ve sosyal gelişmeye katkılarını anlatan ve somut öneriler içeren “Atılım için Bilişim: Türkiye Ekonomisi için Bilişim ve Haberleşme Teknolojileri Sektörü” raporunu kamuoyu ile paylaştığını hatırlatan Cılız, şunları söyledi: “Bilişimin Türkiye ekonomisi ve 2023 hedefleri açısından önemini sürekli olarak vurguluyoruz. Türkiye geçmiş 50 yılda yüzde 4,5; 2001-2007 yılları arasında yüzde 6,5 büyüdü, 2023 hedeflerini yakalayabilmesi için de yıllık yüzde 8,5 büyüme gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bu hedef de raporumuzda yer alan diğer ülkelerde görüldüğü gibi ancak bilişime gereken önem verilerek yakalanabilir.”