Kurumsal veri yönetimi

Baykan Çallı

Kurumların veri yönetimi süreçleri giderek daha fazla önem teşkil ediyor. Veri yönetimi, kurumlara; maliyet avantajı, tasarrufu, verimlilik, uyum gibi birçok fırsatlar yaratıyor.
KOMTAŞ tarafından düzenlenen, ‘Kurumsal Veri Yönetimi Zirvesinde’, kurumlar için ehemmiyeti yüksek olan konu hakkında KOMTAŞ Bilgi Yönetimi Genel Müdürü Yüksel Çomak’tan bilgiler aldık.

Kurumsal veri yönetimi zirvesini düzenleme sebebiniz nedir?
Önümüzdeki dönemlerde KOMTAŞ bilgi yönetiminin kurumsal veri yönetimi alanında bir çekim merkezi olmasını ve kurumsal veri yönetimi dendiğinde danışılacak organizasyonların başında gelmesini arzuluyoruz. Bu amaca hizmet ettiğine inandığımız, her yıl daha fazla konu uzmanını biraraya getirdiğimiz bu zirveyi, bu nedenle çok önemsiyoruz.
Bu yıl ikincisini düzenlediğimiz zirvemizin ana konusu, “Big Data/Büyük Veri” idi. Tüm Dünya’da çok konuşulan ve tartışılan bu konuyu, ‘Büyüyen Veri Nasıl Büyük Bir Değere Dönüşür?’ başlığıyla ele aldık. Bulut bilişim, gezgin olabilmek ve sosyal medya gibi 3 büyük eğilimin yarattığı büyük veriyi anlamak, patlayıcı bir etkiyle, geniş hacimli, daha çeşitli ve daha hızlı biçimde büyüyen veriden, organizasyonların nasıl büyük bir değer yaratabileceğine odaklandık. Zirveden bir diğer beklentimiz de aynı konuya odaklanan profesyonelleri biraraya getirmek ve bilgi alışverişinde bulmalarını sağlamak. İki yıldır bu konuda da oldukça hızlı yol aldık.

Sosyal medyada kişisel verilerin korunması ve gizliliği konusu da gitgide önem kazanıyor. Bu platformlar üzerindeki bilgiler, yazışmalar birer veri midir? Bu alanda ülkemizde ve dünyada çalışmalarınız söz konusu mu?
Sosyal medyada kişisel yazışmalar, paylaşımlar bir veridir, çünkü kayıt altına alınan herşey birer veridir. Kayıtlı, tutarlı ve bir şekilde bir yere kaydedilmiş en küçük parçaya biz “veri” diyoruz. Facebook’taki yer bildiriminiz ya da durum paylaşmanız yani kişinin bıraktığı tüm izler veridir.
Büyüyen veri beraberinde bilgi ekonomisinin de gelişmesine katkıda bulunuyor. Sosyal medyadaki veriler büyüyen verinin önemli bir parçasıdır ve buradaki veriler şirketlere müşteri hesaplarını tanımada ve ne istediklerini anlamada kaynak oluşturuyor. Veri, yani yeni müşteri hesabı ve güç sosyal medyadan toplanıyor. Müşterilerinin sosyal medyadaki hesap faaliyetlerini kaynak alan şirketler diğerlerine göre bir adım öne geçebiliyor ve bu verileri hizmetlerinde kullanabiliyorlar.

Ülkemizde ve dünyada kara para aklama ile mücadele, suistimal ve dolandırıcılıkla mücadele konuları devletlerin gündemini bir hayli meşgul ediyor. Bu alanda nasıl işbirlikleri içerisindesiniz, şu ana kadar nasıl projeler hayata geçirdiniz?
Bilgi ekonomisinin riskleri ve tehditleri de içinde barındırdığı gerçeği var. Kara para, bir banka üzerinden yatırılan bir paranın ekonomik faaliyetlerde kullanılması, ya da bir aracı kurum ya da bir sigorta şirketi üzerinden kullanılması bunların bir şekilde ekonomiye bütünleştirilmesi anlamına gelir. Bu da aklama olayını ortaya getiriyor. Bugünkü tanım; suç gelirlerinin aklanması şeklinde. Şimdi bunu biraz daha açmak gerekiyor. Bizim yaptığımız iş, mali suçlarla mücadele. Yani mali suçların içerisine suç gelirleri de giriyor, suistimal inceleme de giriyor. Tabi bunun gerektirdiği şey nedir? Bunun birçok tanımı, yaklaşımı var. Ekonomik açıdan baktığınız zaman, suç yöntemi ile paranın bir menfaat edilmesi ekonomik açıdan ekonominin doğru işlemesinin önünde çok ciddi bir engel. Bu nedenle bütün kurum ve kuruluşlar özellikle denetleyici ve düzenleyici kuruluşlar bununla mücadele yoluna gidiyorlar.
Biz tabii bu mücadele yolunun sadece teknoloji ve çözüm tarafındayız. Yani bir banka nasıl suiistimalle mücadele eder. Bu personel suistimalleri olabilir ya da dışarıdan herhangi bir suistimal olabilir. Ya da nasıl suç gelirleriyle mücadele eder, bunun uluslararası kabul edilmiş bazı yaklaşımları var. Biz bankalarımıza özellikle bu alanlarda daha etkin çalışabilmelerini sağlayacak araçlar ve çözümler sağlıyoruz. Bu da tabi ki teknolojiden geçiyor. Çünkü bankaya baktığınız zaman, hemen hemen tüm faaliyetlerde teknoloji kullanılıyor. O nedenle, bu alanlarda da teknolojinin kullanılması kaçınılmaz oluyor. Biz bütün verileri alıp, verileri belli senaryolardan geçiriyoruz. Bu senaryolar; riskli olabilecek noktaları, riskli olabilecek işlemleri tanımlayıp bu riskli işlemlere uyabilen senaryolar var mı bunları ortaya çıkarıyor. Sistem bize belli alarmlar veriyor, belli riskli işlemlerinin öne çıkmasına izin veriyor. Bunlar çıktıktan sonra da tabi o noktada bırakmıyoruz. Bu analizlerin daha etkin; yani çıkan alarmın gerçekten bir suistimal mi yoksa yanlış alarm mı olup olmadığını sorguluyoruz. Bunları ileri derecede “vaka yönetimi” dediğimiz bir yöntemle de analiz ederek bu konuda teknolojik sistemler sağlıyoruz. Bu çalışmalar tabi ki büyük verisi olan yerlerde büyük önem taşıyor telekomünikasyon, banka ve sigorta şirketleri gibi. Denetleyici ve düzenleyici kurumlar da birçok yerden veri aldıkları için onlar da bu konuda çalışmalar yürütüyor. Kamuda da Ankara’da da çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmalarımız, daha çok Avrupa Birliği ile uyum kapsamında yürüttüğümüz projeler. Avrupa Birliği de Türkiye’de eşleştirme adı altında bazı projeler yürütüyor. Bu projeler zaten Avrupa Birliği’nin Türkiye delegasyonunda yayınlanan projeler. Eşleştirme dedikleri ‘Twinning’ projeleri. Bu projelerin bir adımı da tedarik ihaleleri dediğimiz, yani alt yapının güçlendirilmesi projeleri. Biz de burada hem bilgisayar destekli denetimde, hem mali suçlarla mücadelede hem de genel olarak suçla mücadelede kamuda, Maliye Bakanlığı’nda, Emniyet Genel Müdürlüğü’nde, Hazine Kontrolörlüğünde, İş Denetim Koordinasyon Kurulu gibi birçok yerde proje gerçekleştirmiş bulunmaktayız.

Gelecek dönemlerde yeni işbirlikçi çalışmalar içinde olacak mısınız?
Bizim iş ortaklarımızla çalışma ilkemizde 3 stratejimiz var; ilki lider teknolojilerle işbirliği sağlayıp müşterilerimize en iyi son teknolojiyi sunmak. Biz hep kendi alanında en iyi teknolojiyi Türkiye’ye getirmek için çalıştık, bu tabi ki yeterli değil daha iyisi için çalışmaya devam ediyoruz.
İkinci stratejimiz ise, lider teknolojiyi müşterilerimize sunarken yerelleştirmek, bildiğiniz gibi bu tarz teknolojiler Türkiye’de üretilmiyor, yurt dışından ediniliyor. Fakat bizler bu teknolojiyi yerelleştirerek müşterilerimizin iş süreçlerine uyumlu, ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekliyle onlara sunuyoruz.
Üçüncü stratejimize gelecek olursak; biz KOMTAŞ Bilgi Yönetimi olarak son teknolojiyi alıp, sadece o teknolojiyi Türkiye’de temsil etmeyi bir değer olarak görmüyoruz, faaliyet alanımıza uygun olarak temsil ettiğimiz bu teknolojiyle, katma değer olarak ne sağlıyoruz bu bizim için en önemlisi. Ben bu teknolojiyi Türkiye’deki organizasyonların hangi ihtiyaçlarını karşılamak üzere getiriyorum ve bunun üzerine KOMTAŞ Bilgi Yönetimi olarak ne koyuyorum. KOMTAŞ Bilgi Yönetimi ekibi olarak bu ürünün üzerine nasıl bir değer koymalıyız, aslında en büyük soru bu?
Örneğin, Informatica. Veri yönetimi konusunda dünya lideri bir teknolojiyi Türkiye’de tek yetkili olarak temsil ediyoruz. Ama kurumlara gittiğimizde biz Informatica’nın Türkiye’deki temsilcisiyiz, “elimizde bir teknoloji var, alın bunu kullanın” şeklinde bir yaklaşım yerine, kurumun veri yönetimi konusundaki politikalarını ve bu politikalar içerisinde bizim katma değerimizin ne olacağına ve bizim inandığımız bu katma değerin o kuruma gerçekten ne kadar değer kazandıracağına bakıyoruz. Yani değer odaklı bir yaklaşım benimsiyoruz. Bu da kurumu anlamaktan geçiyor. Kurumun iş ihtiyaçlarını anlamaktan geçiyor. Kurumun hem öngörü anlamında, hem de görev anlamında yapmak istediklerini anlamak, onlarla birlikte oturup stratejileri, hangi stratejileri hayata geçirmek istediklerini, bu stratejilerde bilişim teknolojilerinin rolünün ne olduğunu belirlemek, -çünkü bütün projeler bir şekilde bilişim teknolojilerinden geçiyor-, onlarla birlikte daha çevik bir konumu elde edebilmek, daha maliyet odaklı çalışan bir kurumu oluşturabilmek için bizim üzerimize düşenin ne olduğunu kavramak, bütün bunların sonucunda, teknoloji ve teknoloji temelli çözümlerimizi sunuyoruz.

Sunduğunuz hizmetler konusunda bilgi alabilir miyiz?
KOMTAŞ bilgi yönetimi olarak Türkiye pazarında temsil ettiğimiz teknolojiler çerçevesinde, teknolojilerin kabiliyetlerini kullanarak çok çeşitli alanlarda çözümler üretiyor ve müşterilerimize değer kazandırıyoruz. Bu değeri, 2 platform altında topladık. Veri yönetimi platformu ve analitik uygulamalar platformu. Veri yönetimi platformundan veri kalitesi, veri bütünleştirmesi, kimlik çözümleme, MDM-Master Data Management, veri arşivleme, veri maskeleme ve test verisi yönetimi konularında veri odaklı organizasyonların ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunuyor olacağız. ARGE bölümümüzün de çalışmalarıyla, büyük ölçekli projelerde proje temelli özel ürünlerin de ortaya çıkması mümkün olmaktadır. Analitik uygulamalar platformuyla, özellikle kurumsal yönetim ilkelerini önemseyen, sosyal paydaşlarını, hissedarlarına karşı sorumluluk bilinci gelişmiş, verisinin altın değerinde olduğu organizasyonlarda, bilgisayar destekli denetim, suç parasının aklanmasının önlenmesi, suiistimal ve dolandırıcılıkla mücadele, cinayet suç analizi gibi alanlarda, yönetişim, risk ve uyum çerçevesinde projelerimizi hayata geçirmeye devam edeceğiz.