Ericsson'dan, Türkiye'nin ilk 3. Kuşak görüşmesi

Ericsson Türkiye, 14-18 Ocak tarihleri arasında "WCDMA World Tour" ile Türkiye'yi geleceğin iletişim teknolojisi olan 3G (Üçüncü Kuşak Mobil Teknolojileri) ile tanıştırdı.

TÜRKİYE, ilk görüntülü mobil telefon konuşmasını yeni teknolojileri yakından takip eden ve destekleyen Ulaştırma Bakanı Oktay Vural ile gerçekleştirdi.

WCDMA Tanıtımı'nda katılımcılar, Ericsson Crea-World'ün bulunduğu Maslak'taki Polaris Plaza'nın terasına kurulan ve İsveç'ten özel olarak getirilen çadıra alındılar. Ulaştırma Bakanı Oktay Vural, Ericsson'un üst düzey yetkilileri ve sınırlı sayıdaki katılımcı WCDMA çadırında Üçüncü Kuşak teknolojiler hakkında bilgi aldılar ve ilk kez deneme fırsatı buldular. Görüntülü telefon konuşmasının yapıldığı alana gelen katılımcıların bir kısmı demo odasından, diğer kısmı da yine İsveç'ten gelen Üçüncü Kuşak aracının içinden Türkiye'nin ilk mobil görüntülü görüşmesini gerçekleştirdiler.
Tek bir cihazdan, her türlü servise, her zaman ve her yerden erişimi sağlayacak olan 3G sayesinde, iletişim dünyasındaki tüm sınırlar ortadan kalkacak. 3G, Internet tabanlı servislere yüksek hızda mobil erişim sağlayacak olan yeni bir radyo iletişimi teknolojisi. Bu teknoloji sayesinde, mobil iletişim cihazı kullanıcıları, çoklu mobil (ses, bilgi ve görüntü) servislere erişme imkanına kavuşacak.
18 Ocak Cuma gününe kadar süren WCDMA Tanıtımı'na Türk Telekomünikasyon sektörünün devlet ve özel sektörden üst düzey yetkilileri, işadamları ve akademisyenler katıldı.
Ericsson Yeni Teknolojiler Danışmanı Mustafa Aykut toplantıda konukları bilgilendirmek üzere bir sunum yaptı. Sunumunda mobil iletişimin evrimini anlatan ve dünyada bir milyar mobil Internet kullanıcısının olduğuna dikkat çeken Aykut, bu sayının % 80'inin GSM standardını kullandığını belirtti. "Dünyada bir buçuk milyar mobil telefon kullanıcısı var ve günde bir milyar kısa mesaj gönderiliyor. Bu sayılar mobil iletişime olan eğilimi göstermektedir. Çok yakın gelecekte görüntü, ses ve veri; yer ve zaman engeli olmadan mobil şekilde iletilebilecek. Bu teknolojiye sahibiz" diyen Aykut, dünyada bilgi toplumuna gidişin kaçınılmaz olduğunu belirtti ve ekledi: "Günümüz eğilimleri sonucunda; medya, bilişim ve komünikasyon birarada bilgi toplumunun hizmetinde olacak. Artık bilgi toplumunun gelişimini teknolojiler belirlemeyecek. Gelecekte, kullanıcılar kendilerine uygun teknolojileri seçecekler".

3G çalışmalarının başlangıcının 20 yıl öncesine dayandığını belirten Mustafa Aykut, mobil iletişimin 1981'de NMT ile başladığını, 1991'de GSM standardıyla ivme kazandığını ve 2001'de WCDMA ile ses, veri ve görüntü transferi sağlayan katma değerli servislerle devam etmekte olduğunu söyledi. Aykut, UMTS hakkında konuklara ve basın mensuplarına bilgi verdi.
ERICSSON, Birleşmiş Milletler ile yaptığı anlaşma çerçevesinde Dünya Gıda Programı için Ericsson Türkiye'nin desteği ile Afganistan'ın GSM altyapısını kuruyor. Ericsson Türkiye tarafından görevlendirilen beş Türk mühendis, Kabil'deki GSM sisteminin kurulmasında önemli rol oynadı.
Ericsson, Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP) ile işbirliği yaparak yardım görevlilerinin iletişimini sağlıyor ve bu sayede gelecekte Afganistan'daki ticari anlamda mobil telefon kullanımı için gerekli GSM sistemini kuruyor.
Şu sıralarda kısmen hizmete açılmış olan sistem, önümüzdeki günlerde tamamen çalışabilir hale gelecek ve yeni Afganistan hükümeti ile Kabil'deki diğer yerel otoriteler de bu altyapıdan yararlanabilecek.

Bu proje, Ericsson'un sosyal sorumluluk projesi olan Ericsson Response'un bugüne kadar gerçekleştirdiği en büyük ve en önemli proje. Bu proje Ericsson ile Birleşmiş Milletler arasındaki uzun dönemli taahhüt ve ortaklık çerçevesinde gerçekleştiriliyor. Ericsson Yönetim Kurulu Başkanı ve İcra Direktörü Kurt Hellström, telekomünikasyon alanındaki donanım ve uzmanlıklarının BM'in yardım operasyonlarını destekleyerek verimliliğini ve kalitesini arttırmasından dolayı gurur duyduklarını dile getirdi.
Ericsson'un Kabil'in merkezindeki bir tepeye yerleştirdiği GSM sistemi eksiksiz olarak hizmet verecek. GSM sistemi ilk olarak 200 kullanıcının, daha sonra da 5000 abonenin iletişimini sağlayacak. Ayrıca, Ericsson bu proje kapsamında yüzlerce Ericsson R520 model GSM telefonunu bu proje kapsamında bağışlayacak.
Doğanın ya da insanların sebep olduğu afet durumlarında, gıda ve insani yardımın ulaştırılmasında güvenilir iletişim hayati önem taşıyor. Dünya Gıda Programı Direktör Yardımcısı Jessie Mabutas, Ericsson ile kurdukları işbirliği çerçevesinde WFP'nin acil telekomünikasyona ihtiyaç duyulduğu durumlar için yeni çözümler aradıklarını belirtti. GSM Birliği Başkanı Ron Conway, BM, Ericsson ve projeye katkıda bulunan diğer partileri bu girişimi gerçekleştirmedeki hızlı işbirliğinden ötürü kutladıklarını belirtti. Bu proje, GSM endüstrisini harekete geçirerek acil durum ve kriz halindeki topluluklara, yaratıcı çözümler sunması ve hızlı bir işbirliği sağlanması bakımından çok önemli bir örnek.
İskandinavya'nın mobil servisler sunan lider operatörü Telia, İsveç'te bulunan mevcut GSM şebekesine uydu aracılığıyla bağlantı sağlıyor. Bu nedenle de Kabil'deki kullanıcıların kodu İsveç'in ülke kodu olan 46 olacak.
Uydu ekipmanı üreten İsveçli SWE-DISH, İsveç'teki uydu iletişimini sağlayan modem ile Kabil'deki uydu ekipmanını hiçbir ücret almadan sağlıyor. SWE-DISH, genişbant uygulamalar için servis ve mobil uydu iletişimi ekipmanları sağlayan, dünya çapında lider bir şirket.
İletişim alanında sağlanan yardım, Ericsson Response Projesi'nin bir parçasıdır. Ericsson Response, afetlerin neden olduğu insani durumlarda daha iyi ve daha hızlı çözümler sunmak için kurulan küresel bir yardım girişimidir. Ericsson Response, BM ve Kızıl Haç işbirliği ile dünyanın heryerinde afetlere hazırlık programları geliştiriyor.
Ericsson Response hakkında daha detaylı bilgi için http://www.ericsson.com/ericssonresponse/ sitesi ziyaret edilebilir.

WCDMA'dan önce siz yararlanın

Kendiniz deneyin…
Genişbantta Kod Ayrımlı Çoklu Erişim (WCDMA-Wideband Code Division Multiple Access) ile bir 'deneme sürüşü' sizi bekliyor. Bu yeni teknolojiyi yakından tanımak, bazı yeni 3G (3. Kuşak) uygulamalarını denemek, 3G pazarında başarılı olmak Ericsson WCDMA Deneme Sistemi ile elinizde.
Ericsson, pazara tam zamanında sunulması ve bütçe çalışmaları yeni uzmanlıklar gerektiren 3G tabanlı hizmetlerinin yani, WCDMA şebekelerinin 'gizemini' biraz olsun azaltmak için WCDMA Deneme Sistemi'ni geliştirdi. Bu sistem sayesinde, WCDMA teknolojisi ve uygulamalar hakkında erken, gerçek ve doğrudan deneyim sahibi olacaksınız.
Lider olun
WCDMA Deneme Sistemi pazar liderliği için adeta bir anahtar görevi üstlenecek. 3G tabanlı mobil Internet hizmetlerini -ses, yüksek hızda veri ve çoğulmedya- ve teknolojilerini herkesten önce görebilecek, değerlendirebilecek ve başlatabileceksiniz.
Deneme sistemi; yeterlilik geliştirmenize, faturalama ve müşteri hizmetleri gibi alanlarda bütünleşme konularını kontrol etmenize; pazara erken ve başarılı bir giriş yapmanızı sağlayacak tedarik ve destek kanallarını kurmanıza ve çalışır hale getirmenize yardımcı olacaktır.
Ericsson'un GPRS (General Packet Radio System) için benzer deneme sistemlerindeki deneyimi, operatörlerin bu sistemlerden birçok alanda olumlu yönde etkilendiklerini göstermekte: Bu yolla yeni iş modelleri anlayışının kurulması, farklı pazar ve proje grupları arasında işbirliğinin teşvik edilmesi ve yeni pazarlama fikirleri ve mesajlarının gelişmesinde yardımcı olunması sağlanmış.
3G konteyner içinde
WCDMA Deneme Sistemi ile iki standart konteyner içerisinde -gerçek, ticari çekirdek şebeke ve telsiz erişim şebeke sistemleri ile, uygulamalar ve terminallere kadar -eksiksiz, uçtan uca 3G çözümüne sahip oluyorsunuz.
Ericsson WCDMA'in benzersiz özelliklerini, yararlarını ve mobil Internet olanaklarını gösteren Deneme Sistemi için bir 3G uygulamaları portföyü geliştirimesinde iş ortakları ile beraber çalışmış.
Bu sistemle, Ericsson'un dünya lideri olduğu 3G deneyim ve uzmanlığından, eğitim, destek hizmetleri ve uygulama geliştirilmesi şeklinde yararlanacaksınız. WCDMA Deneme Sistemi standartlara uygun, konfigürasyonu önceden yapılmış ve önceden denenmiş. Sadece birkaç gün içinde kullanımınıza hazır olmakta.
Bir bakışta WCDMA Deneme Sistemi
. WCDMA Deneme Sistemi, ticari çekirdek şebeke ve telsiz erişim şebeke sistemlerinden, uygulamalar, terminaller, eğitim ve desteğe kadar uçtan uca çözümleri içermekte.
. Standartlara uygun, konfigürasyonu önceden yapılmış ve önceden test edilmişbir sistem.
. Piyasaya hızlı ve başarılı bir ticari giriş öncesi erken ve doğrudan WCDMA deneyimi sunuyor.
. Ericsson'un 3G sistemleri ve uygulama geliştirme girişimleri alanındaki dünya liderliğinden yararlanma imkanı sağlıyor.

'Konteyner'in içinde ne var?
Telsiz Erişim Şebekesi (RAN-Radio Access Network)
RAN Deneme Sistemi, üç adet şebeke öğesinden oluşmakta: Telsiz Şebeke OSS, RANOS ile beraber Telsiz Şebeke Kontrolü (RNC-Radio Network Controller) ve iki adet makro Telsiz Baz İstasyonu (RBS-Radio Base Stations). Baz istasyonlarından biri uzağa yerleştirilebilecek olan ayrı bir konteynere kurulur. Tüm RAN öğeleri Ericsson'un yeni IP platformu, Cello Product Platform'u (CPP) baz almaktadır.
Çekirdek Şebeke (CNM-Core Network)
Çekirdek şebekenin hem devre anahtarlamalı hem de paket anahtarlamalı trafiği idare etmek için IP omurgası (backbone) üzerinden bağlı 'nod'ları bulunmaktadır. Bunlar MSC, GMSC, HLR ve AUC mantıksal 'nod'ları barındıran bir devre anahtarlamalı 'micropack'; bir ortam şebeke geçidi (Media Gateway- CPP tabanlı); GPRS destek 'nod'ları; bir IP omurga; bir çekirdek şebeke OSS (CN-OSS); bir Hizmet Sipariş Şebeke Geçidi (SOG-Service Order Gateway) ve bir Faturalama Şebeke Geçidi (Billing Gateway) içermektedir.
Hizmet Yerel Alan Ağı (Service LAN)
Standart donanım ve yazılım kullanılarak kurulan Service LAN, IP altyapısı ile hizmet - servis ve uygulamalar mantığını sağlar. Günümüzün mobil şebekelerinin en sıkça kullanılan uyarlayıcılarıyla -Web, WAP, konum- tabanlı ve e-posta hizmetleri de dahil olmak üzere -birlikte yarının bize sunacaklarından küçük örnekler- çoklu ortamda mesajlaşma ve 'video streaming' (akan görüntü işlemi) içermektedir.
Uygulamalar
Deneme Sistemi'nin sunduğu uygulamalar, hem tüketici hem de kurumsal alanları hedef almaktadır. Uygulamalar bilgi, eğlence, kişisel iletişim ve mobil ticaret hizmetlerini kapsamaktadır.
WCDMA deneme sistemlerini Internet'e bağlayan operatörler, bir uzaktan uygulama merkezi aracılığıyla daha çok sayıda uygulamaya erişebilecektir. Buna ek olarak, kendi hizmet şebekelerine sahip olan operatörler, bunu WCDMA Deneme Sistemi'ne bağlayabilir ve kendi uygulamalarını çalıştırabilirler.
Terminaller
Her deneme sistemi, radyo kanalları yoluyla ya da koaksiyal kablo kullanarak bağlanabilecek WCDMA terminalleri içermektedir.
Diğer aygıtlar
Deneme Sistemi, WCDMA için Ericsson TEMS araştırma aygıtını içerir. TEMS, RAN'ın uydu-yer bağı (downlink) üzerindeki performansını ölçmek için bir deneme sürüşü ve veri toplama aygıtıdır. O&M (Operasyon ve Bakım) çalışanları için de dört çalışma istasyonu ile donatılmış çalışma alanı mevcuttur. Çalışma istasyonlarından ikisi, telsiz ve merkez şebekeler için RANOS ve CN-OSS O&M sistemlerine bağlıdır.
Destek Hizmetleri
Ericsson, WCDMA tabanlı deneme uygulamalarının geliştirilmesi, test edilmesi ve uygulamaya geçirilmesini desteklemek için bir dizi hizmet sunmakta. Bunların arasında kurma ve konfigürasyon, test ve doğrulama, isteğe göre uyarlama ve eğitim hizmetleri bulunmakta.


Ericsson, Afganistan'da GSM altyapısı kuruyor

Ericsson, Birleşmiş Milletler ile yaptığı anlaşma çerçevesinde Dünya Gıda Programı için Ericsson Türkiye'nin desteği ile Afganistan'ın GSM altyapısını kuruyor. Ericsson Türkiye tarafından görevlendirilen beş Türk mühendis, Kabil'deki GSM sisteminin kurulmasında önemli rol oynadı.
Ericsson, Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP) ile işbirliği yaparak yardım görevlilerinin iletişimini sağlıyor ve bu sayede gelecekte Afganistan'daki ticari anlamda mobil telefon kullanımı için gerekli GSM sistemini kuruyor.
Şu sıralarda kısmen hizmete açılmış olan sistem, önümüzdeki günlerde tamamen çalışabilir hale gelecek ve yeni Afganistan hükümeti ile Kabil'deki diğer yerel otoriteler de bu altyapıdan yararlanabilecek.
Bu proje, Ericsson'un sosyal sorumluluk projesi olan Ericsson Response'un bugüne kadar gerçekleştirdiği en büyük ve en önemli proje. Bu proje Ericsson ile Birleşmiş Milletler arasındaki uzun dönemli taahhüt ve ortaklık çerçevesinde gerçekleştiriliyor. Ericsson Yönetim Kurulu Başkanı ve İcra Direktörü Kurt Hellström, telekomünikasyon alanındaki donanım ve uzmanlıklarının BM'in yardım operasyonlarını destekleyerek verimliliğini ve kalitesini arttırmasından dolayı gurur duyduklarını dile getirdi.
Ericsson'un Kabil'in merkezindeki bir tepeye yerleştirdiği GSM sistemi eksiksiz olarak hizmet verecek. GSM sistemi ilk olarak 200 kullanıcının, daha sonra da 5000 abonenin iletişimini sağlayacak. Ayrıca, Ericsson bu proje kapsamında yüzlerce Ericsson R520 model GSM telefonunu bu proje kapsamında bağışlayacak.
Doğanın ya da insanların sebep olduğu afet durumlarında, gıda ve insani yardımın ulaştırılmasında güvenilir iletişim hayati önem taşıyor. Dünya Gıda Programı Direktör Yardımcısı Jessie Mabutas, Ericsson ile kurdukları işbirliği çerçevesinde WFP'nin acil telekomünikasyona ihtiyaç duyulduğu durumlar için yeni çözümler aradıklarını belirtti. GSM Birliği Başkanı Ron Conway, BM, Ericsson ve projeye katkıda bulunan diğer partileri bu girişimi gerçekleştirmedeki hızlı işbirliğinden ötürü kutladıklarını belirtti. Bu proje, GSM endüstrisini harekete geçirerek acil durum ve kriz halindeki topluluklara, yaratıcı çözümler sunması ve hızlı bir işbirliği sağlanması bakımından çok önemli bir örnek.
İskandinavya'nın mobil servisler sunan lider operatörü Telia, İsveç'te bulunan mevcut GSM şebekesine uydu aracılığıyla bağlantı sağlıyor. Bu nedenle de Kabil'deki kullanıcıların kodu İsveç'in ülke kodu olan 46 olacak.
Uydu ekipmanı üreten İsveçli SWE-DISH, İsveç'teki uydu iletişimini sağlayan modem ile Kabil'deki uydu ekipmanını hiçbir ücret almadan sağlıyor. SWE-DISH, genişbant uygulamalar için servis ve mobil uydu iletişimi ekipmanları sağlayan, dünya çapında lider bir şirket.
İletişim alanında sağlanan yardım, Ericsson Response Projesi'nin bir parçasıdır. Ericsson Response, afetlerin neden olduğu insani durumlarda daha iyi ve daha hızlı çözümler sunmak için kurulan küresel bir yardım girişimidir. Ericsson Response, BM ve Kızıl Haç işbirliği ile dünyanın heryerinde afetlere hazırlık programları geliştiriyor.
Ericsson Response hakkında daha detaylı bilgi için http://www.ericsson.com/ericssonresponse/ sitesi ziyaret edilebilir.