Numan AYDINOĞLU

@ktör


Olmaz mı acaba?

ŞİRKETLER, çalışanlarının daha iyi üretebilmesi ve verimin artması için personel eğitimine önem verirler. Eğitilmiş insan kaynağı gelişimin en önemli parametresi olarak bilinir. İşte bu bilinç doğrultusunda şirketim beni bir eğitime gönderdi. Kişisel gelişim amaçlı bu eğitimin ilk günü, hoca tüm öğrenci arkadaşlara bir soru yöneltti. Soru oldukça ilginçti; cevaplara göre kişisel analiz yapılacak ve eğitim bir nebze de olsa bu temel üzerine inşa edilecekti. Hoca tahtaya üç meslek yazdı. Bunlar sırasıyla Amerikan başkanı, ünlü ve başarılı bir bilim adamı, popüler bir pop sanatçısı idi ve soruyu sordu: “Bu mesleklerden hangisini seçersiniz?”. Sorunun ikinci maddesi ise, “Sınıfta ilk defa gördüğünüz diğer öğrencileri de bu mesleklerden hangisine yakıştırırsınız?” idi.
Herkes kendi kişiliğine uygun bir cevap bulmaya çalışırken, ben maalesef tek bir cevap bulamadım. Çünkü, her üçü de bana ilginç geliyordu ve sahip olmaktan sonsuz keyif alacağım mesleklerdi. Sıra bana geldiğinde cevabım diğerlerine göre farklı oldu ve üç maddeli cevabımı verdim:
“a) Eğer 25 yaşın altında isem, popüler bir pop sanatçısı
b) 25 - 35 arasında isem, Amerikan Başkanı
c) Eğer 35 yaş üzerinde isem, başarılı bir bilim adamı olmak isterim.”
Bu sayede her üç mesleğin getirilerinden faydalanıyor olacaktım. Gençliğimde eğlencenin ve paranın nimetlerini yaşayıp güçlü olacaktım. Olgunluk çağımda gücün simgesi olan ve kendini dünya lideri sayan bir devletin başı olacak ve gene gücü temsil edecektim. Son bölümde ise bilgiye sahip olacaktım, çünkü gerçek gücün bilgi ve tecrübe olduğunu bilerek hareket edecektim.
Ancak sanırım benim bu cevabım günümüzün Amerikan Devlet Başkanı ile pek örtüşmüyor. O eline gelen bu güç kullanma fırsatını, bir panik içerisinde kullanma telaşına düşmüş durumda. Savaş ve kaba kuvvetten başka bir şey düşünmez oldu. Bir güç ve gövde gösterisi inadı içerisinde onbinlerce masumun heba olmasını göze alabilecek noktada. Tarihte savaş ile, kim ve hangi ülke kalıcı bir zafer elde etmiş ki? Sanırım Bush’un etrafında bilginin güç olduğunu söyleyecek ve onu ikna edecek yeterli ve bir o kadar da kendini saydıracak bilim adamı veya bilge kişi yok. Yani belki de bir anlamda güçlü Amerika, ekonomideki zorluğun yanında “bilge kişi” sorunu da yaşıyor. Ya da Bush, hala tam anlamı ile iktidar olamadığını mı düşünüyor acaba?
Bakın Tarık Ali (Pakistan asıllı bir İngiliz yazar) Fundamentalistler Çatışması adlı kitabında bu konuyu oldukça güzel değerlendirmiş ve Bush da bu konuda yeteri kadar nasibini almış, ancak gene aynı yazarın Taş Kadın kitabında Osmanlı için Osmanlı adına yaptığı bir tasvir var. Bu tasvir günümüz Amerika’sına ne kadar uyuyor, ben bunu size bırakıyorum.
İşte tasvir:
“Ordusu olmayan İKTİDAR OLMAZ, para olmadan ORDU OLMAZ, sadık taba olmadan PARA OLMAZ, yeryüzünde uyum olmadan ADALET OLMAZ, devlet olmaz ise UYUM OLMAZ, yasasız DEVLET OLMAZ, iktidar olmadan ASAYİŞ OLMAZ, sultan ya da halife olmadan İKTİDAR OLMAZ.”
Bu arada Şubat ayında 9 günlük bir kurban bayramı tatiline giriyoruz. Bu da aklıma bazı muzır düşünceler getirmiyor değil hani. Şu bilge kişiler kurban bayramını Bush’a anlatırken “İnsanlığa kurban kesilip dağıtılacak” dedi de, Bush, “İnsanlığı kurban edeceksin”mi anladı acaba?

Hepinize iyi bayramlar.
Saygılarımla…

23 Ocak 2003