Merih IŞIN
Editör'ün karikatürü, 1995 yılında Cenevre telekom fuarında uydu üzerinden gerçekleştirilen videokonferans ile Rusya'daki çizer Vladimir Mochalov tarafından çizilmiştir.

Editör

Ben de isterem...

SEN üret, ben yiyeyim. Yani, "tavşana kaç, tazıya tut". Veya, gerçek yaratıcıların, gerçek değerlerin, fikirlerin beş para etmediği sistem.
Yeni İhale Yasası’na göre; Türk firması demek, yüzde 100’ü Türk demek. İhale değerlendirmesi ve ön gereksinimler buna göre belirleniyor. Avantajlılar.
Yabancı sermaye demek; yurtdışından gelen her Dolar, Euro, vb. demek. Yabancı sermayenin ülkemize gelmesi için ne gerekiyorsa yapılıyor. Yabancı sermayeye gerek var ve şiddetle isteniyor.
Türk üreticilere, yaratacakları istihdama ve ekonomik değerlere ihtiyacımız var ve bunlar da şiddetle isteniyor.
Yaratılan ekonomik fırsatlar ve hazırlanan yeni yasalar arasında hangisi daha çok isteniyor?
Tabii ki hepsi birden. Aynen katılıyorum. Ancak;
Önce Telsim’i sekiz, Turkcell’i bir ay süreyle ülkeyi kapsama alanına alma konusunda "geciktiği" iddiası ile kapatacaksın, milyarlarca Dolar tutan yatırımlarını tamamlamaya zorlayacaksın, tüm ülkede tam ve eksiksiz çalışır hale gelmesini sağlayacaksın, sonra aynı işi yapmaya yanaşmayan ama ülkeye yabancı sermaye getirdiği söylenen ticari rakipleriyle, Türkiye’ye sağlamış oldukları değerleri ortak kullandırmaya zorlayacaksın. Hem de yasaları ve adalet mekanizmasını kullanarak.
Ben serbest ticaret kuralları içerisinde ülkem için yatırım yapacağım, istihdam yaratıp dünya teknolojisini vatandaşın kullanımına sunacağım, bunları eksiksiz yapacağım, Türkiyem’i dünya ülkeleri arasında temsil edip "başarı" ödülleri alacağım, Amerikan borsasına giren ilk Türk şirketi olacağım, tüm dünya operatörleri arasında ilk onda olacağım; sonra yeni ihale yasasına göre Türk sayılmayan ama Dolar zengini bir firma gelip, ekonomik değerlerime ve başarılarıma ortak edilecek. Yok böyle birşey. Ne yasada olabilir, ne de serbest rekabet koşullarının geçerli olduğu bir ülkede.
GSM ulusal dolaşım anlaşmasını bu kadar istiyorlarsa; yine Dolar’ın gücünü göstersinler, ticari olarak Turkcell ve Telsim’in altyapısını kullanmak için, mal sahibinin talep ettiği gerekli bedeli ödesinler. Kapitülasyonlara sığınmasınlar. Ancak o zaman da; sahip oldukları ve üstün olduğunu iddia ettikleri GSM 1800 MHz teknolojisinin artılarını, az gelişmiş olarak niteledikleri ama kullanmak mecburiyetinde kalacakları diğer operatörlerin GSM 900 MHz teknoloji altyapısı ile, son kullanıcılara nasıl sağlayabileceklerini açıklasınlar.
Üç para da ben vereyim; birileri İzmir’deki Alman Opel otomotiv fabrikasının personel ve demirbaşlarının kullanım hakkını, yerli bir otomobil üretmem için bana versin! Hem de bu olanak bana yasalarla sağlansın!?
Teklifimi kabul etmezlerse; 1.1.2004’den sonra Türk Telekom’un sabit telefon altyapısını benim belirleyeceğim bedellerle kullanarak, işletmeci-operatör olarak da çalışmaya razıyım. Telekomünikasyon Kurumu bu konuda benim için bir lisans sözleşmesi hazırlar mı? Bakanlığımız da onaylar mı? Ne dersiniz?