Telekom'da kamu yansımaları

Yıldırım: “Telekom liberal hale getirilecek ve özelleştirilecektir”

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Türk Telekomünikasyon A.Ş’nin özelleştirilmesinde konjonktürün çok önemli olduğunu söyledi. Yıldırım, Telekom’un özelleştirileceğini ancak “sat-kurtul” mantığında olmayacaklarını belirtti. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 2003 yılı hedeflerini açıkladı. Türk Telekom’un özelleştirilmesinden yana olduklarını ancak “sat-kurtul” mantığı ile hareket etmeyeceklerini belirten Yıldırım, “Türk Telekom liberal hale getirilecek ve özelleştirilecektir” dedi. Türk Telekom’un özelleştirilmesiyle ilgili çalışmaların 2003’ün gündeminde olduğunu ifade eden Yıldırım, 2003 yılının sonunda haberleşme tekelinin kaldırılacağının göz önünde bulundurulmasıyla Türk Telekom’un özelleştirilmesi ile ilgili çalışmaların da hızlandırılması gerektiğini vurguladı. Türk Telekom’un altyapı yatırımlarının çok geç kalmış yatırımlar olduğunu, bu nedenle vatandaşların ciddi anlamda hizmetlerden memnun kalmadığını belirten Bakan Yıldırım, dünyada çok az sayıda uydusu olan ülkeler arasında yer alan Türkiye’nin bu imkanlarını gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında tam olarak kullanamadığına işaret etti. Türk Telekom’un yeni ekibinin tam profesyonellerden oluşan, ‘Duellcom’da çalışmış, ciddi deneyimleri olan bir ekip olduğunu,

ekibin, kurum dışından olan kişiler tarafından kurulduğunu ifade eden Yıldırım, yeni yönetimin olaylara tarafsız yaklaşacağını ve Türk Telekom’u süratle Türk ekonomisine lokomotif olacak halde ülkeye kazandıracaklarını belirtti. Türk Telekom’un özelleştirilmesindeki kararlılıklarının, oluşturulan söz konusu yönetim kurulundan anlaşılabileceğini vurgulayan Bakan Yıldırım, “Ama asla satıp kurtulalım tarzında bir yaklaşım içinde olmayacağız. Türk Telekom’un şu anki ederini tam olarak belirleyeceğimiz söylenemez fakat haraç mezat satmaya da niyetimiz yok” dedi. Yıldırım, telekomünikasyon sektörünün özelleştirilmesi için gerekli yol haritasının yakın bir zamanda kamuoyuna açıklanacağını söyledi.
Bakan Yıldırım, Aycell ile ilgili son zamanlarda geliştirilen birtakım spekülasyonların nedenini anlayamadığını da belirtti. Telekomünikasyon sektörünün, Türk kamuoyunu en fazla etkileyen konuların arasında olduğunu ifade eden Yıldırım, televizyon kuruluşları, GSM operatörleri ile basın-yayın kuruluşlarını elinde tutan grupların söz konusu sektörle yakın ilişkileri olduğunu, bu nedenle sektörde çok rahat manipülasyonların yapılabileceğini, Aycell'e yöneltilen eleştirilerin kaynağının da bunlardan ileri gelebileceğini bildirdi. Yıldırım, “Türkiye’de 4 tane GSM operatörü var. Aycell ve Aria aynı anda kamuoyunun karşısına çıkmıştır. Ama ikisini karşılaştırdığımızda Aycell ciddi anlamda geride kalıyor. Bunun bir pazar paylaşımı da var. Pazarda pay alma noktasında bir yarış olsa, Aycell’in hepsinin önüne geçmesi lazım. Çünkü Aycell’in arkasında Türk Telekom gibi dev bir kuruluş var. Ama en cılız GSM operatörü de Aycell. Böylesine kaderine razı olmuş bir şirketin bu kadar üzerine gidilmesi anlaşılabilir bir durum değil. Aycell’i büyütelim, devasa bir KİT olsun diye bir düşünceye de sahip değilim” dedi.
GSM piyasasının kontrolörlerinin olması ve rekabetin sağlanması gerektiğini vurgulayan Yıldırım, tekel durumunda tercih hakkının ortadan kalktığına dikkat çekti. Telekomünikasyon Kurulu’nun görevinin piyasadaki aktörleri belirli bir düzen içerisinde kontrol etmek ve düzenlemek olduğunu belirten Bakan Yıldırım, tehlikeli ilişkilerin engellenmesi gerektiğini söyledi. Operatörlerin bütün altyapılarını kendilerinin kurduğunu, oysa dünyada bir operatörün altyapısının diğerleri tarafından da kullanıldığını belirten Bakan Yıldırım, “Bugün Turkcell ve Aycell’i karşılaştırmak neredeyse mümkün değil. Ama asla tüketiciye, Aycell’e gel, Türk Telekom’un tüm imkanlarından yararlan demeyeceğiz. Haksız bir rekabete yol açmasına fırsat vermeyeceğiz. Böyle yaparsak Telekom’un özelleştirilmesine yönelik bakış açımıza ters düşmüş oluruz. Aycell, hakkında söylenenler ve bunların hangi maksatla söylendiği hakkında bir fikrim yok. Ancak biz kendi piyasa anlayışında serbestçe çalışması ve normal rekabet koşulları içinde hizmet vermesi için Aycell’in önünü açacağız” diye konuştu.
Bakan Yıldırım’ın, düzenlenen genel kurulla göreve gelen Telekom Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Akdemir ile Telekom Genel Müdürü Mahmut Ekinalan ve yönetim kurulu üyelerini kabulünde de, siyaset ve siyasetçiden uzak durmaları konusunda uyardığı öğrenildi.

Ekinalan, Türk Telekom Genel Müdürlüğü’ne getirildi

Türk Telekomünikasyon A.Ş yönetiminde AKP’nin iktidara gelmesiyle beklenen değişiklik gerçekleştirildi ve Mehmet Ekinalan Genel Müdür oldu.
Hazine Müsteşarlığı’ndan sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan’ın çağrısıyla 31 Aralık 2002 tarihinde şirkette Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı yapıldı ve Türk Telekom Yönetim Kurulu üyelerinin tamamı değiştirildi. İSO Başkanı Hüsamettin Kavi, Devlet Bakanı Ali Babacan’ın teklifiyle yönetime girdi.
Yeni Yönetim Kurulu’nun 2 Ocak 2003’de gerçekleştirdiği ilk toplantısında kurumun Genel Müdürlüğüne Aycell eski Genel Müdürü Mehmet Ekinalan getirildi. Telekomünikasyon Kurulu eski üyesi Erkan Akdemir Yönetim Kurulu Başkanı, Feridun Bilgin ise Yönetim Kurulu Başkan Vekilliğine atandı. Yönetim Kurulu üyeliklerine Erkan Akdemir, Mehmet Ekinalan, Feridun Bilgin, Hamit Boztaş, Metin Arslan, Erdem Başçı, Doğan Kubat, Cahit Paksoy ve Hüsamettin Kavi, Denetim Kurulu üyeliklerine de Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in danışmanı Kenan Işık, Devlet Bakanı Babacan'ın danışmanı Burhanettin Aktaş ve İbrahim Şahin getirildi. Yönetim Kurulu Üyeliği’ne seçilen İstanbul Sanayi

Odası (İSO) Meclis Başkanı Hüsamettin Kavi, “Bu ulusal bir görev, Türk özel sektörü adına üstleneceğim bir görev” dedi. Yönetime getirilmesinin temelinde geleceğe yönelik kamu-özel sektör işbirliğine olan inancının yattığını söyleyen Kavi, özel sektör deneyimlerini kamu ile paylaşacağını, özelleştirme çalışmaları konusunda yönetim kurulunun bir araya gelip gerekli değerlendirmeleri yapacağını bildirdi. Yönetim Kurulu üyeliği teklifinin Devlet Bakanı Ali Babacan’dan geldiğini belirten Kavi, esas konunun verimlilik sağlamak ve kaynakların verimliğini yükseltmek olduğunu bildirdi.
Kavi, “Kamuda verimlilik sağlayamıyoruz, özelleştirme yapamıyoruz diye eleştiriyoruz. Kamu da diyor ki, “Gel arkadaş ne biliyorsan bu konuda paylaşalım”. Sayın Ali Babacan’ın bana önerdiği teklif buydu” diye konuştu.
Türk Telekom Genel Müdürlüğü görevini, İbrahim Hakkı Alptürk'ün milletvekili adaylığı için istifasından sonra vekaleten E. İçer yürütmüştü. Alptürk seçimlerden sonra yeniden görevine dönmek istemiş, Yönetim Kurulu ancak ikinci toplantıdan sonra Alptürk’ü görevine başlatmıştı. Alptürk, 2002 yılı Aralık ayı başından beri Türk Telekom Genel Müdürlüğü görevini yürütüyordu.

Mahkemeden Türk Telekom’a destek

Ankara 3’üncü İdare Mahkemesi, Telekomünikasyon Kurumu'nun Türk Telekomünikasyon A.Ş’ye şehirlerarası görüşmelerde yaptığı indirim kampanyasında gerekli belge ve bilgileri zamanında ulaştırmadığı gerekçesiyle verdiği 3.6 trilyon Lira’lık cezayı yersiz buldu. Türk Telekom, 20 Kasım 2002 tarihinde başlattığı ve 20 Şubat 2003’e kadar sürecek olan şehirlerarası görüşmelerde indirim kampanyası ile ilgili Telekomünikasyon Kurumu'nun verdiği 3.6 trilyon Lira’lık cezanın yürütmesinin durdurulması için Ankara 3’üncü İdare Mahkemesi'ne itiraz etti. Mahkeme, 17 Ocak 2003 tarihinde aldığı kararla Türk Telekom'un indirim uygulaması ile ilgili belge ve bilgileri Telekomünikasyon Kurumu'na ulaştırmasında hukuka aykırı bir durumun olmadığını ve telafisi mümkün olmayacak sonuçlar doğurmayacağına karar vererek, Telekomünikasyon Kurumu'nun aldığı kararın yürütmesinin durdurulmasını kararlaştırdı.

Peşin kontörde indirimli tarifeye devam

Türk Telekom, 1 Ocak 2002 tarihinde başlattığı peşin kontör satışlarında indirimli tarife uygulamasını, 2003 yılında da sürdürüyor. Türk Telekom Yönetim Kurulu’nun aldığı karar doğrultusunda, nakit ödeme yoluyla peşin kontör satın alanlara, 1200-2000 (1200 ve 2000 dahil) kontör için yüzde 5, 2001 ve daha fazla kontör için kontör miktarının tamamı üzerinden yüzde 10 indirim uygulanıyor. Bu arada, 1 Ocak 2003 tarihinde başlayan kredi kartı ile peşin kontör satışında da müşterilere indirim yapılıyor. Bu yolla peşin kontör alanlara 1200-2000 (1200 ve 2000 dahil) kontör için yüzde 2, 2001 ve daha fazla kontör için kontör miktarının tamamı üzerinden yüzde 7 indirim uygulanıyor.

Aycell 81 ili kapsama alanına aldı

Aycell kapsama alanını genişletiyor. Geçen yıl 29 Temmuz’da başlattığı indirim kampanyasını 31 Ocak’ta sona erdirmeyi planlayan, kampanya boyunca abone sayısını 500 bine yaklaştıran Aycell, 81 il merkezini kapsama alanına aldı.
2003 yılı ortasında nüfusu 4.000’in üzerinde olan tüm ilçeleri ve ana karayollarını kapsama alanına almayı hedefleyen Aycell, bu yıl ayda 100 bin abone artışı amaçlıyor.
Aycell, tüm Türkiye’yi kapsama alanına dahil etme çalışmalarının yanı sıra abonelerine gittikleri her ülkede konuşma olanağı sunmak amacıyla sürdürdüğü görüşmelerini de hızla sonuçlandırıyor. 9 ülke ile uluslararası dolaşım anlaşması imzalayan Aycell’in, 2003 yılının ilk çeyreğinde abonelerine tüm dünya ile konuşabilme olanağı sunacağı açıklandı.
Aycell, uluslararası dolaşıma, 11 operatör ile başladığını açıklarken, test aşamasındaki 10 operatör ile kısa zamanda çalışmalara başlanacağını bildirdi. Uygulama ve test aşamasında bulunulan toplam 21 operatör dahil olmak üzere, 60 civarında operatör ile temasa geçildiğini duyuran Aycell, bu operatörlerden 30’u ile daha uluslararası dolaşım uygulamasına geçilmesi yönünde anlaşma sağlandığını belirtti.
Aycell; Fransa, İspanya, İsviçre, Bulgaristan, Polonya, Romanya, Yunanistan, Rusya ve Ukrayna’daki GSM operatörleriyle sürdürdüğü uluslararası dolaşım anlaşmalarını tamamlayarak, bu ülkelerde abonelerine konuşma imkanı sundu. Aynı zamanda bu ülkelerden gelen aboneler de Aycell şebekesini kullanarak görüşme yapabiliyorlar. Geçen yıl Avusturya, Makedonya, Suudi Arabistan, Almanya, İngiltere, ABD, Arap Emirlikleri, Mısır, Hindistan, Güney Kore, Arnavutluk, Malezya, İsrail ve İtalya’daki GSM operatörleriyle süren uluslararası dolaşım anlaşmalarını tamamlayan Aycell, Avrupa Birliği, Akdeniz ve Türkiye’nin komşu ülkelerindeki uluslararası dolaşım anlaşmalarını öncelikle sonuçlandırmayı hedefliyor.
Aycell, faturalı abonelerine GPRS ve telesekreter hizmetini ücretsiz olarak sunuyor. Logo ve melodi gibi katma değerli hizmetlerini de ücretsiz olarak sunan Aycell, 2003 yılı içinde MMS (Multimedia Message Services-Çoğul Ortam Mesajlaşma Servisleri / ÇOMS), LBS (Lokasyon Bazlı Servis), Tele-yarışma, Tele-Voting/Oylama, Tele-Danışma ve Tele-Yardım gibi katma değerli hizmetlerinide çok yakında müşterilerine sunacağını da açıkladı.

TBD, e-imzada Telekomünikasyon Kurumu yetkisine karşı

Türkiye Bilişim Derneği, Telekomünikasyon Kurumu’na e-imza yasa tasarısında verilen role itiraz etti. TBD, Telekomünikasyon Kurumu’nun denetim görevini yerine getiremeyeceğini belirterek, denetimin hukuki, teknik ve mali yeterliliği olan bir birimce yapılmasının uygun olacağını belirtti.
Adalet Bakanlığı e-imza yasa tasarısını, görüş almak üzere ilgili kurum ve kuruluşlara gönderdi. Tasarıyla ilgili görüşlerini bakanlığa ileten Türkiye Bilişim Derneği, yasanın uygulanmasında düzenleyici kuruma büyük görevler düştüğüne dikkat çekerek, düzenleyici kurumun görev ve sorumluluklarıyla organizasyon yapısının yasa kapsamında ifade edilmesini önerdi.
İmza sahibinin gerçek kişi dışında tüzel kişilik de olabileceğine dikkat çeken TBD; konuyla ilgili kurum olarak Telekomünikasyon Kurumu’nun (TK) belirlenmesinin nedeninin anlaşılamadığını bildirdi. TBD; konunun Bilgi Güvenliği Yasa Tasarısı’yla birlikte değerlendirilmesi gerektiğine değinerek, Sanayi ve Ticaret, Maliye Bakanlıkları, Dış Ticaret Müsteşarlığı, üniversiteler ve sivil toplum örgütlerinin katıldığı geniş bir toplantıda ilgili
düzenlemelerin yapılması gerektiği görüşünü savundu. TBD, güvenli elektronik imzanın tanımlandığı 4’üncü maddenin kaldırılmasını isterken, teknolojideki hızlı gelişmeler nedeniyle elektronik ve nitelikli sertifika kavramlarının açık ve anlaşılır biçimde tanımlanmasını, niteliklerinin tamamlayıcı yönetmelik ve yönergelerde yer almasının uygun olacağını bildirdi.
TBD; elektronik sertifika hizmet sağlayıcıların Kurum’dan alacakları yeterlilik belgeleriyle faaliyete başlamalarını ve süreç içinde denetimler sonucu yetersiz bulunurlarsa, yetki belgelerinin iptal edilmesini ve başvuruların en geç 4 hafta içinde sonuçlandırılmasını öneren, faaliyetlerine son veren bir sertifika hizmet sağlayıcısının verdiği tüm sertifikaları iptal etmesinin gereksiz ve tüketicinin zararına bir durum olduğunun altını çizen TBD; sertifika hizmet sağlayıcı faaliyetlerine son verse bile önceden ürettiği sertifikaların kullanımına devam edilmesinde bir sakınca olmadığını belirtti.
Tasarının 14’üncü maddesinde “yabancı bir sertifika hizmet sağlayıcının ürettiği sertifikaların bir Türk sertifika hizmet sağlayıcı tarafından garanti edilmesi”nin teknik olarak olanaklı olmadığını belirten TBD, sertifika hizmet sağlayıcıların bu yasanın uygulanmasına ilişkin faaliyet ve işlemlerinin denetiminin verildiği Telekomünikasyon Kurumu’nun bu işlevi yerine getiremeyeceğini bildirdi. Denetim işlevinin hukuki, teknik, mali yeterliliği olan bir birimce yapılmasının uygun olacağını belirten TBD, para cezalarının caydırıcılık özelliği taşıması açısından anlamlı artışlar gösteren bir endekse bağlanmasını isterken, yönetmeliklerin hazırlanması için öngörülen bir yıllık süreyi de uzun buldu ve yönetmeliklerin üç ayda çıkarılması gerektiği görüşünü savundu.

Özel işlem ve özel iletişim vergisi yürürlükte

Mali Milat ile “Nereden buldun?” uygulamasını kaldıran yasanın Meclis’te ikinci kez kabul edilip Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından onaylanarak Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından, yasa kapsamındaki özel işlem ve özel iletişim vergisi de 10 Ocak 2003’te yeniden yürürlüğe girdi.
Buna göre, Süper Toto, Skor Toto, Gol 7, Sayısal Loto, Şans Topu, On Numara ve benzeri oyunlar ile at yarışları, vergi ve gümrük idareleri ile belediyelere verilen beyannameler, SSK bildirgeleri, motorlu taşıt kayıt tescil devirleri, tapu işlemleri, uçak biletleri, İMKB ve SPK’ya borsadan kesilen paylar üzerinden alınan bölüm, reklam gelirlerinin yüzde 10’u ve mevduat hesapları, silah ve av ruhsatlarından alınan “Özel İşlem Vergisi” ile GSM telefon görüşmelerinden alınan ve 2002 yılı sonunda biten yüzde 25’lik “Özel İletişim Vergisi’nin” süresi, bu yıl sonuna kadar uzatıldı.

Minarelerdeki baz istasyonları kaldırılıyor mu?

Tüketici dernekleri, sivil toplum örgütleri ve vatandaşlardan gelen şikayetler üzerine camilere konulan baz istasyonlarının kaldırılması gündeme geldi.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bir süre önce genelge yayınlayarak baz istasyonlarının din ve sağlık açısından sakınca olmadığını belirtmesine rağmen Devlet Bakanı Mehmet Aydın’ın,
Diyanet İşleri Başkanlığı’na camilere konulan baz istasyonlarının sökülmesi talimatı verdiği bildirildi. Öğrenci velileri ve tüketici dernekleri, Devlet Bakanı Mehmet Aydın’ın girişimini doğru bulduklarını, bu konuda hemen uygulamaya geçilmesi gerektiğini vurguluyorlar.
10 Aralık 2002 tarihinde Danıştay 10’uncu Dairesi aldığı karar ile, Telekomünikasyon Kurumu’nun baz yönetmeliğini iptal etmiş, böylece baz istasyonu veya alıcı-verici anten kurmak isteyen firmaların güvenlik sertifikası alması konusunda hukuki boşluk doğmuştu.

Acil Eylem Planı revize edildi

Hükümet, göreve geldiği günlerde açıkladığı Acil Eylem Planı’nı revize etti. Son halini alan 41 sayfalık Acil Eylem Planı’nda telekomünikasyon alanında ikincil düzenlemelerin gerçekleştirileceği kaydedilirken, yeni Telekomünikasyon Yasası’nın çıkarılacağı ve Ulaştırma Ana Planı’nın tamamlanacağı bildiriliyor.
3 Ocak 2003 tarihli planda; Kamu Yönetimi Reformu’nda 45, Ekonomik Dönüşüm Programı’nda 91, Demokratikleşme ve Hukuk Reformu’nda 24 ve Sosyal Politikalar’da 45 düzenleme uygulanması planlanıyor. Bazıları gerçekleştirilen plan reformlarının koordinasyonunu Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) sağlayacak.
Planda e-Dönüşüm Türkiye Projesi’nin gerçekleştirileceği vurgulanırken, vergi, vatandaşlık ve sosyal güvenlik gibi numaraların birleştirileceği bildiriliyor. Sosyal güvenlik kuruluşlarında norm ve standart birliği sağlanacağının belirtildiği planda, bütünleştirilmiş bir sosyal güvenlik ağı kurulacağı vurgulanıyor. Planda ayrıca, Tarım Bilgi Sistemi’nin oluşturulacağı da bildiriliyor.
Acil Eylem Planı’nda yer alan bazı düzenleme ve uygulamalar ile bunların gerçekleştirilme takvimi şöyle:
. Vatandaşın Bilgi Edinme Hakkı Kanunu Tasarısı hazırlanacak (3 ay)
. E-Dönüşüm Türkiye Projesi gerçekleştirilecek (6 ay ve sürekli)
. Vergi, vatandaşlık ve sosyal güvenlik gibi numalar birleştirilecek (6-12 ay)
. Yerel Yönetim Reformu Yasa Tasarısı hazırlanacak (6-12 ay)
. Yerel düzeyde kent konseyleri oluşturulacak (6-12 ay)
. Bölgesel kalkınma ajansları kurulacak (6-12 ay)
. Devlet Personel Rejimi Reformu gerçekleştirilecek (6-12 ay)
. Yüksek Planlama Kurulu’na işlerlik kazandırılacak (Sürekli)
. Vergi mevzuatı basitleştirilecek (6-12 ay)
. Vergilerin ödenmesinde e-dönüşüm sistemine geçilecek (12 ay)
. Kamu yatırımlarının etkinleştirilmesi sağlanacak (1 ay ve sürekli)
. Teşvik tedbirleri yeniden düzenlenecek (6 ay)
. Teşvik, muafiyet, istisna ve sübvansiyonların tamamını gözden geçirip yeniden düzenleyecek bir komisyon oluşturulacak (3 ay)
. KOBİ yatırımları desteklenecek (6-12 ay)
. Yeni Telekomünikasyon Kanunu çıkarılacak (12 ay)
. Ulaştırma Ana Planı tamamlanacak (12 ay)
. Tarım Bilgi Sistemi oluşturulacak (6-12 ay)
. Yeni bir Anayasa tasarısı hazırlanacak (Orta Vadeli)
. Yeni bir Türk Ceza Kanunu Tasarısı hazırlanacak (12 ay)