Mobil iletişim sektörü, bilişim sektörü için çok büyük bir itici güç

Mobil sektörünün genel anlamda ekonominin motor güçlerinden biri haline geldiğini söyleyen Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. Pazarlama ve Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Tülin Karabük; yeni çözümler geliştirmede ve uygulamada işbirliği içine girilen bilişim sektörü açısından da mobil sektörünün çok büyük bir itici güç olduğunu belirtti.

ULUSAL dolaşımda yaşanan sorunlarla ilgili sorularımıza; “Kanuna göre ‘makul, ekonomik açıdan oranlı ve teknik açıdan imkân dahilinde’ ibaresi ile ulusal dolaşım, tamamen ticari bir iş olarak tanımlanmıştır. Konu, tarafların karşılıklı ticari anlaşmalarına bırakılmıştır” diyerek karşılık veren Karabük; firmanın yaptığı anlaşmalarda müşterisinin, yurtiçi ve yurtdışı yatırımcısının, hissedarının ve çalışanlarının sorumluluğunu taşıdığını vurguladı. Tülin Karabük telekom sektöründe serbestleşmeyle ilgili olarak; “Ses tekeli kalktıktan sonra, ortaya çıkacak rekabet ortamının şartları düşünülerek bunun politikalarının üretilmeye başlanması gerekiyor. Telekomünikasyon, stratejik bir sektör. Ancak yeni ihtiyaç ve beklentiler devlet tekelinin kalkmasını gerektiriyor” dedi. Karabük, Telepati’nin farklı konulardaki sorularını yanıtladı.

Bir önceki yıl zarar açıklayan ve buna paralel olarak şirket değerini yitiren Turkcell’in yeniden yapılanması sonrası oluşan yeni değeri...
“2002 yılı başında Turkcell’de bir revizyona gidildi ve şirket açısından, hissedarlarımızın sahip olduğu değeri arttırma hedefiyle öncelikler saptandı. Bunların en önemlileri; müşteri değerlerini ve davranışlarını anlamak ve buna göre hareket etmek, müşterilerimizle karşılıklı güvene dayalı bir ilişki kurmak, operasyonlarımızın verimliliğini ve hızını

artırırken maliyetleri düşürmek, ortaklıklar ve ortak çalışmalarla sinerji yaratmak ve doğru zamanda yenilikçi çözümler üreterek sektöre öncülük etmekti. 2002 yılında 3,5 milyon yeni abone kaydederek abone sayımızı 2002 sonu itibarıyla 15,7 milyona yükselttik. Bugün vardığımız noktada artık Turkcell’in abone sayısı bakımından Avrupa’nın en büyük 10 mobil operatörü arasında yer aldığını görüyoruz. New York borsasında işlem gören tek Türk şirketi olarak, ileri teknoloji uygulamalarını Türkiye’ye dünyayla eşzamanlı olarak getiren ve doğru biçimde sunan bir şirket olarak, artık yerimizin dünya ligi olduğunu söyleyebiliyoruz.”

Uygulanan yeni politikalarla oluşturulan çalışma biçimleri ve Turkcell’in 3. partilerle oluşturduğu sinerji...
“Abonelerimize sunduğumuz servislerin geliştirilmesiyle ilgili çalışma yaklaşımımız, bu servislerin büyük ölçüde konusunda uzman iş ortaklarıyla birlikte geliştirilmesi. Örneğin GPRSLand, iş ortaklığı modelinin yoğun olarak uygulandığı ve servislerin geliştirilmesinde başta Ericsson Mobility World Türkiye olmak üzere birçok kuruluşun Turkcell ile işbirliği içinde çalıştığı bir proje oldu. Benzer bir ortam MaxiMeSaj’la ilgili çalışmalarımızda da oluştu. Kendi alanlarında uzmanlaşmış şirketlerle birlikte çalışma ve bu ilişkilerde ortaya çıkan sinerjiden azami ölçüde yararlanma yaklaşımı, ülkemiz mobil iletişim sektörünün gelişimi açısından olduğu kadar bilgi teknolojileri sektörüne yeni faaliyet alanları yaratılması açısından da büyük önem taşıyor.”

Dünyada yavaşlamakla birlikte devam etmekte olan telekom krizinin Turkcell üzerindeki etkileri...
“Tüm sektörlerde olduğu gibi telekomünikasyon ve mobil iletişim sektörlerinde de şirketler krizden olumsuz etkilendiler; bu, yatırımlara da yansıdı. Kurulduğu günden bugüne kadar, lisans bedeli dahil yaklaşık 3,7 milyar ABD Doları yatırım yapan Turkcell, şu anda nüfusu 5.000’i geçen tüm yerleşim alanlarını kapsama altına almış durumda. 2,5K altyapısı, 1999 ve 2000 yıllarında yapılan yüksek yatırımlarla tamamlandı. Halen yüksek altyapı kalitemizi bundan önceki yıllara oranla daha düşük yatırımlar yaparak koruyabilecek duruma gelmiş bulunuyoruz. 2002 yılının 3. çeyreğinde yapılan yatırım harcamaları 27,3 milyon ABD Doları olarak gerçekleşerek, 2002’nin ilk 9 ayında yapılan toplam altyapı yatırım miktarı 59,3 milyon ABD Doları’na ulaştı.”

GSM’deki rekabetin, günlük yazılı ve görsel basın vasıtasıyla BDDK’nın adı kullanılarak Turkcell’e karşı saldırılar şeklinde çirkinleştirilmesi...
“Turkcell, geniş müşteri tabanı, üstün marka bilinirliliği, yüksek kalitedeki altyapısı ve kapsama alanı, yaygın dağıtım kanalları ve yeni servisleri sayesinde, pazardaki lider konumunu bundan sonra da sürdürme kararlılığını taşımaktadır.
Müşterilerimizin, iş ortaklarımızın ve hissedarlarımızın gözünde her zaman lider ve güvenilir bir şirket olmayı amaçlıyoruz. Yüksek katma değer yaratan hizmetlerle gerek müşterilerimiz, gerekse iş ortaklarımız için aynı titiz yaklaşımı benimsiyoruz. Müşteri değer yargılarını ve davranış biçimlerini anlamak ve onlara kullanımı kolay hizmetler sunmakla güçlendirilen bu yaklaşımın, Turkcell’in pazardaki lider konumunu devam ettirmesini sağlayacağına inanıyoruz.”

Türk Telekom’un ses iletişimindeki tekel hakkının son ayları içine girmemiz dolayısıyla serbestleşme ve oluşacak rekabet konusundaki Turkcell görüşü...
“Sabit şebeke tekelinin 2003 yılı sonunda kalkacak olması önemli bir gelişme. Turkcell olarak bu değişime paralel olarak küresel arenadaki yerimizi güçlendirecek aksiyonları alacağız. Ses tekeli kalktıktan sonra, ortaya çıkacak rekabet ortamının şartları düşünülerek bunun politikalarının üretilmeye başlanması gerekiyor. Telekomünikasyon, stratejik bir sektör. Ancak yeni ihtiyaç ve beklentiler devlet tekelinin kalkmasını gerektiriyor. Ekonomik gelişmenin, telekomünikasyondaki gelişme ile doğrudan bağıntılı olduğunu gösteren sayısız örnek ve istatistik var. Bunlar, telekomünikasyon sektörünün gelişmesinin önünün açılması gerektiğini gösteriyor.”

GSM 1800 operatörleriyle ulusal dolaşım konusunun ardındaki gerçekler...
“Ulusal dolaşımın yasal ve düzenleyici temelleri, devlet ve düzenleyici kurumlar tarafından dünyadaki uygulamalara paralel olarak net bir biçimde oluşturulmuştur. Kanuna göre ‘makul, ekonomik açıdan oranlı ve teknik açıdan imkân dahilinde’ ibaresi ile ulusal dolaşım, tamamen ticari bir iş olarak tanımlanmıştır. Konu, tarafların karşılıklı ticari anlaşmalarına bırakılmıştır.
Turkcell ulusal dolaşım anlaşması yapmak için yoğun ve yapıcı bir görüşme trafiği içinde bulunmuştur. Görüşmelerin olumlu sonuçlanması, öncelikle dolaşım taleplerinin Turkcell’in teknik yeterlilikleri dahilinde olmasına, yatırım ve finansman maliyetleri ile birim kullanım bedelini içeren bir fiyatlandırma yapılmasına bağlıdır. Kaldı ki, Turkcell, yaptığı anlaşmalarda müşterisinin, yurtiçi ve yurtdışı yatırımcısının, hissedarının ve çalışanlarının sorumluluğunu taşımaktadır.”

Turkcell’in beklenilen bu genel gelişmeler doğrultusundaki kısa ve uzun vadedeki vizyonu...
“Mobil iletişim sektöründe pazar penetrasyon oranının düzenli bir biçimde artacağını, olağanüstü koşullar yaşanmadığı sürece sektörün sağlıklı bir büyüme içinde olacağını öngörüyoruz.
Turkcell açısından, 2.5K altyapısı yatırımları ve bu alanda atılan önemli adımlar sonucu, abonelere sunulan servislerin sayı ve işlevleri giderek artıyor. Bu artış 2003’te de sürecek. Bir yıl önce 15 uygulamayla başlayan GPRS hizmetleri bugün 42 uygulamaya ulaşmış bulunuyor. Kısa mesajın gelişmiş bir biçimi olan çoğul ortam mesaj hizmetimiz (MMS) “MaxiMeSaj” da, Temmuz 2002 itibarıyla Türkiye’deki abonelerimize sunulmuştu. MaxiMeSaj kullanımının giderek yaygınlaşacağını, günlük hayatın bir parçası haline geleceğini düşünüyoruz.
Mobil sektörü, iletişimin ötesinde, pazarlama, satış, iş idaresi gibi bir dizi alanda geleceğin standartlarının oluştuğu sektör. Bugün itibarıyla görünürde bireysel iletişim ve ses iletişimi ön plana çıkıyor olabilir, ama ekonomik faaliyetin hemen hemen her alanında mobil teknoloji ve uygulamalar hızla devreye giriyor; ses dışı veri iletişiminin kullanımı artıyor. Enformasyona erişimde ve enformasyonun paylaşılmasında Internet’in yanı sıra mobil şebekelerin rolü giderek belirginleşiyor. Dolayısıyla mobil sektörünün genel anlamda ekonominin motor güçlerinden biri haline geldiğini söyleyebiliriz. Üstelik yeni çözümler geliştirmede ve uygulamada işbirliği içine girilen bilişim sektörü açısından da sektörümüz çok büyük bir itici güç. Türkiye, henüz gelişme aşamasında olan mobil sektöründe çok büyük fırsatlarla karşı karşıya. Bu fırsatlar değerlendirildiğinde hem içeride ekonomik gelişmeye ivme kazandırabiliriz, hem de dünyayla rekabette büyük oyuncular arasında yerimizi alırız.”

Turkcell’de müşteri ilişkileri yönetimi anlayışı
“Turkcell’de yürütülen müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) çalışmaları sonucunda segmentlere odaklanma şekli benimsendi ve organizasyon yapısı buna göre yeniden düzenlendi. Müşteri ihtiyaç ve beklentileri daha iyi analiz edilerek, bu ihtiyaç ve beklentileri yerine getirmek amacıyla çalışmalar başlatıldı. Her segmente özel karakteristikler belirlendi ve onlara özel uygulamalar geliştirildi. Satışın yanı sıra müşteri bağlılığı en az satış kadar önemli hale geldi. Yatırımlar, müşteri memnuniyetini ve bağlılığını artırmak, bunlara özel politikalar uygulamak yönünde geliştirildi.
Müşteri ilişkileri 3 yıl önce ağırlıklı olarak bayiler ve bölge ofisleri kanalı ile yüz yüze gerçekleştirilmekteyken, son dönemde telefon iletişimi de ön plana çıktı. Bunun devam etmesi ve buna ek olarak Web’in yeni bir iletişim kanalı olarak daha yoğun biçimde kullanılması öngörülüyor. Metin seslendirmesi, ses tanıma gibi teknolojilerin etkileşimli sesli yanıt sistemlerinin (IVR) etkinliğini artırması ile müşterilerimize tercihlerine göre daha çabuk, etkin ve doğru hizmet verilmesi hedefleniyor.”

Katma değerli servislerle yaratılan ekonomi...
“Turkcell, daha önce de belirttiğim gibi yeni bir iş anlayışını kurumlara sunuyor. Bu yaklaşım ile, uygulama geliştirici teknoloji şirketlerini, satış ve satış sonrası destek organizasyonlarına sahip entegratör firmalar ile biraraya getiriyoruz. Bu işbirliğinin amacı, satış kadroları veya satış sonrası destek yapıları bulunmayan teknoloji şirketlerinin geliştirmiş oldukları kurumlara özel çözümleri, entegratörler aracılığı ile pazara sunmaktır. Böylelikle Turkcell Kurumsal Hizmetler portföyünün bir uzantısı olan bu ürünler ile, kurumsal müşterilerimizin ihtiyaçları karşılanmaktadır. ‘MobilTime Satış Gücü Otomasyonu’, ‘Mobil Kampanya’, ‘Nemesis Okul Yönetim ve İletişim Sistemi’ ve ‘Kargo Takip’ servisleri, bu yaklaşım doğrultusunda geliştirilen uygulamaların örnekleri.
Bugün birçok kısa mesaj tabanlı çözüm kurumlar tarafından iş amaçlı kullanılıyor. Bu çözümlerin bir kısmı Turkcell tarafından geliştirilmiş olup, birçoğu da Turkcell tarafından sunulan açık platform üzerinde, kurumun özel isteklerine göre geliştirilmiş özel çözümler.
Bu anlayış sonucunda, bir tarafıyla telekomünikasyon sektörünü, bir taraftan da bilişim sektörünü kucaklayan yeni bir ekonomi oluşmuş durumda gerçekten de. Bu ekonominin önümüzdeki dönemde asıl büyüme sürecine gireceğini düşünüyoruz.”