Türkiye’nin suları artık uzaktan kontrol ediliyor

Ericsson Enterprise’ın Türkiye’de yetkili tek işortağı olan CPG ve Adana’da faaliyet gösteren çözüm ortağı Akım Elektronik’in gerçekleştirdiği proje ile barajlardaki su seviyesi, kanallara verilen su miktarı gibi veriler Ericsson GM25 modüller ile uzaktan kontrol edilebiliyor.

CPG ve Akım Elektronik, cihazlar arası (M2M - machine to machine) iletişim çözümleri konusunda örnek bir projeye imza attı. Akım Elektronik’in geliştirdiği elektronik su ölçüm cihazlarına Ericsson GM25 modüllerin bağlanması ile artık baraj ve kanallardaki tüm su bilgileri uzaktan izlenebiliyor. İlk aşamada Devlet Su İşleri (DSİ) Adana Bölge Müdürlüğü’ne bağlı barajlar ve su kanallarında uygulamaya konulan bu çözüm ile Çukurova Bölgesi’nde su birlikleri arasında yıllardır süren su anlaşmazlıklarının da bittiği belirtiliyor.
Akım Elektronik tarafından geliştirilen ve şu anda Türkiye’de bin noktada kurulu bulunan su ölçüm cihazlarına Ericsson GM25 modüllerin bağlanması sonucunda, ölçüm cihazlarının kaydettiği verilere istenilen zamanda istenilen yerden GSM aracılığıyla ulaşmak mümkün oluyor. Su seviyesine ilişkin bir değişkenlik oluştuğunda (örneğin, bir barajdaki su seviyesi ani olarak yükseldiğinde ya da belli bir bölgeye fazla miktarda su verildiğinde), GM25 modül önceden belirlenmiş birimlere uyarı mesajları da gönderebiliyor. Akım Elektronik Genel Müdürü Hasan Duru, “Dereler, barajlar, sulama kanalları ve yeraltı kuyularındaki su seviyelerini kendi geliştirdiğimiz elektronik su ölçüm cihazlarıyla, insansız olarak ölçebiliyoruz. Bu verileri GM25 modüller aracılığıyla bilgisayar ortamına aktarıyoruz. Böylece, hiç araziye gitmeden bulunduğumuz yerden bir bilgisayar ve GM25 modül aracılığıyla istediğimiz zaman bu bilgilere ulaşabiliyoruz” diyor.
Bu sistemi DSİ ve Çukurova’daki sulama birliklerinin etkin olarak kullandığını belirten Duru, ayrıca sistemin, su seviyelerinde tehlike yaratacak bir değişiklik olduğunda tanımlanan kişilere kısa mesaj göndererek uyardığını da vurguluyor. “Örneğin, GAP Bölgesi’nde Harran ana kanalının maksimum su seviyesi 2,3 metre. Su seviyesi 2 metreye yükseldiğinde sistem tanımlanan beş GSM telefonuna kısa mesaj gönderiyor. Yükselme devam ederse alarmın derecesi de yükseliyor ve 5 dakika sıklıkla mesaj iletilerek çevrede önlem alınması sağlanıyor” diyen Duru, bu uyarı mesajlarının bilgisayarlara da iletildiğini söylüyor. Şu anda Aşağı Seyhan ve Ceyhan ovalarında 300’e yakın noktada bu sistemin kurulu bulunduğunu belirten Duru, 2003 yılında Ericsson GPRS terminallerin kullanılacağı uygulamaları gerçekleştireceklerini ifade ediyor. Böylece su seviyeleri görüntü olarak izlenebilecek.
CPG Kanal Satış Yöneticisi Ömür Ramoğlu ise, cihazlar arası iletişim teknolojilerinin taşımacılıktan güvenliğe, bankacılıktan gıda sektörüne değin pek çok alanda uygulanabildiğini belirterek, “Çözüm ortağımız Akım Elektronik ile birlikte gerçekleştirilen DSİ projesinin, Türkiye’de örnek bir cihazlar arası uygulama olduğuna inanıyoruz. CPG olarak cihazlar arası çözümlerde iddialıyız. Farklı çözüm ortaklarımızla farklı sektörlerde başarılı uygulamalar oluşturuyoruz” diyor.

Makinalar kendi aralarında konuşuyor, gerektiğinde size bilgi geçiyor
Ericsson GSM ve GPRS terminalleri Türkiye’de CPG tarafından pazarlanıyor. CPG’nin şu anda ürün portföyünde GM29 ve GM47 GPRS terminalleri bulunuyor. Söz konusu terminaller kablosuz, makineden makineye iletişim amacıyla geliştirilen ürünler. Makinalar ve makinayla insan arası uygulamalarda kullanılan bu ürünler, su, elektrik, gaz sayaçlarının uzaktan okunmasından bir hırsızlığın ya da yangının yetkili kişilere bildirilmesine değin pek çok farklı uygulamada kullanılabiliyor. M2M uygulamaları konusunda şu örnekler verilebilir:
Otomotiv: Bu teknoloji araçlarda eğlence sistemleri, iklim kontrolü, bayilere ya da araç bakım merkezlerine mekanik durum raporları ve kaza raporları gibi pek çok konuda kullanılabiliyor. En ilgi çekici ve önemli uygulama, kazaların derhal rapor edilmesi ve kaza yerinin belirlenmesi. Araçlardaki hava yastıklarının açılması durumunda acil durum merkezine otomatik olarak kaza bilgisi gidiyor. Hangi hava yastığının tetiklenmiş olduğuna dayanan otomatik bilgiler sayesinde ne tür bir kazanın olduğu da tahmin edilebilen bu uygulamada, ayrıca koltuklarda bulunan sensörler araçtaki yolcu sayısı hakkında da bilgi veriyor.
Taşımacılık: Küresel Konumlandırma Sistemleri’ndeki (GPS – Global Positioning System) gelişmeler sayesinde, taşımacılık şirketleri araçları hakkında her türlü bilgiye sahip olabiliyorlar. Araçların belli bir anda tam olarak nerede olduğunu bilmek, şirketlere önemli bir verim artışı ve rekabet olanağı sunuyor. Ayrıca, yolcu taşımacılığı alanında bu uygulamayı daha da geliştirmek mümkün. Buna da en güzel örnek, okul servisleri. Okul servislerinde araca ve sürücüye ilişkin bilgilerin yanı sıra, öğrencilere ilişkin gerek okulların, gerekse velilerin istedikleri zaman ayrıntılı bilgiler alabilmeleri mümkün.
Telemetri: Faturalandırma amacıyla gaz, elektrik, su ve ısıtma sistemlerinin kullanımı gibi hizmetlerin uzaktan izlenmesini sağlıyor. Bu sistem sayesinde sayaçlar uzaktan okunarak, istenilen anda, yapılan tüketime ilişkin bilgi alınabiliyor. Ayrıca, sayaçta bir sorun olduğunda da anında bilgi sahibi olunabiliyor.
ATM’ler: ATM’lerde makinayla insan arası iletişim uygulaması, hem ATM’lerin daha iyi ve sürekli hizmet verebilmesi, hem de ATM’lerin güvenliği açısından önemli. ATM’lerdeki para durumu bu sistem sayesinde otomatik olarak izlenebiliyor, para azaldığında (belli bir değerin, örneğin 5 milyon TL’lerin azalması gibi bilgiler de dahil); sözkonusu ATM’ye en yakın yerde bulunan gezici para aracına otomatik olarak mesaj gidiyor. Böylece en kısa zamanda ATM’ye azalan paranın konulması sağlanıyor. Aynı şekilde ATM’ye bir saldırı olduğunda da otomatik olarak bilgi gerekli birime ulaşıyor.

CPG, 2003’de dağıtım kanalıyla birlikte büyüyecek

CPG, 2002 yılında da yüzde 20 büyüdü. 2003 yılında enformasyon ve telekomünikasyon teknolojileri pazarının canlanacağını öngören şirket, bu nedenle 2003 yılında da büyüme planlıyor.
Nisan 2000’de kurulan ve kurulduğu yıldan bu yana Türkiye ciddi bir ekonomik kriz yaşamasına rağmen büyümesini sürdüren CPG, 2002 yılını bir önceki yıla göre Dolar bazında yüzde 20 gelir artışı ile kapatıyor.
CPG Genel Müdürü İsmail Kalefer, CPG’nin kriz ortamında büyümesinin en önemli nedeninin, kurumların gereksinimlerini çok iyi belirleyerek, bu gereksinimleri karşılayan, ses ve veriyi bütünleştiren komünikasyon çözümleri sunmaları olduğunu belirtiyor. Kriz ortamında kurumların en önemli hedeflerinin, verimliliği artırmak ve maliyetleri kontrol edebilmek olduğunu söyleyen Kalefer, “CPG’nin çözümleri, kurumların bu hedeflerini karşılayan çözümler. CPG’nin bütünleşik ses ve veri çözümleri, kurumların verimliliğini somut olarak artırıyor ve pek çok çözümümüz iletişim giderlerini kontrol altına alabilmeyi sağlıyor. Bu çözümlerin yanı sıra CPG’nin deneyimli, güçlü kadrosu ve müşterilerine bir ‘çözüm ortağı’ biçimindeki yaklaşımı, başarıyı getirdi” diyor. 2003 yılında özel sektörde canlanma beklediklerini vurgulayan Kalefer, özellikle KOBİ’ler için de fırsatların artacağı bir yıl beklediklerini belirtiyor. Ekonomideki bu canlanmanın enformasyon ve telekomünikasyon yatırımlarına olumlu olarak yansıyacağını, bir süredir ertelenen yatırımların 2003 yılında gerçekleştirilmeye başlanacağını söyleyen Kalefer, “Bu nedenlerle CPG olarak 2003 yılında
Dolar bazında en az yüzde 20 büyüme öngörüyoruz. Ama bunun üzerinde bir büyüme de bizi şaşırtmaz” diyor. CPG’nin ses ve veriyi bütünleştiren uygulamalarda marka bağımsız çözümler üreten bir kuruluş olduğunu belirten Kalefer, 2003 yılında bu misyona yönelik yatırımların süreceğini söylüyor.
Önümüzdeki yıl dağıtım kanalıyla yapılan satışların, toplam satışlar içindeki payını daha da artırmayı hedeflediklerini bildiren Kalefer, “2002 yılında dağıtım kanalımızı, adet olarak ciddi oranda artırdık. Şimdi hedefimiz, müşterilerimize iş ortaklarımız ve dağıtım kanalımız aracılığıyla ulaşmak. CPG, 2003 yılında dağıtım kanalıyla birlikte büyümeyi hedefliyor” diyor.