Medyasör

28 Şubat'a az kaldı, bakalım Kıbrıs ne olacak ?

BU ayın sonunda mutlaka bir şeyler olacak, ama neler olacak? Medyamızın allame-i cihan mensupları konuyu enine boyuna inceliyorlar. Bilen de konuşuyor, bilmeyen de, gidip gören de konuşuyor, hiç gitmeyen de.
İşte bu nedenle ben, özellikle bugüne kadar maalesef hiç
gitmeyenler için bazı bilgiler vermek istiyorum:
KKTC, 15 Kasım 1983’te kurulmuştur. 28 Şubat’ta ne olur, bilemem. Başkent Lefkoşa’nın dışında başlıca şehirleri, Gazi Mağusa, Girne, Güzelyurt ve Lefke olup, resmi dili Türkçe’dir. Ancak KKTC’de her dil konuşulur. Çünkü turistlere, konuşacakları dil konusunda hiç bir kısıtlama getirilmemiştir. Cumhuriyet Meclisi 50 sandalyelidir. On adet de (kapanın elinde kalan) bakan koltuğu vardır. Hükümetin gidişi sağdan, trafiğin akışı ise soldandır. Kıbrıs adası, Akdeniz’in Sicilya ve Sardunya’dan sonra üçüncü büyük adasıdır. Kofi Annan haritalarından birine konu olan “Karpaz”, adanın İskenderun’a doğru uzanan burnudur.
Buradaki yerleşim biriminin adı “Dipkarpaz” olup, küçük bir belediyesi bulunmaktadır. Belediye Başkanı çok çalışkan bir Karadenizli olan Arif Özbayrak’tır. Halen bin civarında olan nüfusun 300 kadarı Rum, 700 kadarı ise, 74 sonrası Türkiye’den göç eden Karadenizli ve Doğulu Türk vatandaşlarıdır.
Karpaz burnunda Apostol Andreas Manastırı yer almaktadır. Köyden burnun ucuna doğru giderken kilometrelerce uzunlukta, doğa harikası muhteşem bir kum sahil şeridi göze çarpar. 1974’ten önce yalnızca Manastır’a ait 1500 baş koyun ve inek olduğu söylenmektedir. Yaban eşeklerinin varoluş öyküsünün temelinde de, nüfus yetersizliği yatmaktadır.
Günümüzde Rauf Denktaş’ın “Biyolojik Çocuğu” olarak anılan Serdar Denktaş’ın başında bulunduğu Turizm Bakanlığı, Dipkarpaz köyünde bir Rum mahallesinde 4-5 evi ve bir kahveyi restore ederek turizme açmış, “Biyolojik Çocuk” Serdar da, bir grup Alman gazeteciyi davet edip, burada konuk etmiş, yedirip içirmiştir ki, Alman turistler akın akın gelsinler...
KKTC’nin bir ilginç yanı da, dünyanın en küçük üniversitesinin orada bulunmasıdır.
Kısaca LÖTÜ olarak bilinen Lefkoşa Özel Türk Üniversitesi’nin kurucusu da, rektörü de, dekanı da Sermet Sami Dedeçay’dır. Öğrencisi yoktur. Cemaat zamanında kurulduğu için bu üniversite YÖK’ü tanımaz. Tabii YÖK de üniversiteyi. Öte yandan, hali hazırda KKTC’de yaklaşık 20 bin Türkiyeli öğrencinin öğrenim gördüğü beş üniversite bulunmaktadır (oysa Rum kesiminde yalnızca bir üniversite vardır). Orta Doğu Teknik Üniversitesi de geçtiğimiz yıllarda, artan talebe destek olur anlayışı ile, Güzelyurt bölgesinde bir kampus için törenle temel atmıştır. Bu projeye bugüne kadar kaç trilyon gittiği tarafımızca bilinmemektedir. Güzelyurt bölgesi, Annan planının, Karpaz’a alternatif ikinci haritasında yer almaktadır. Plan işlerse, bakalım ne olacaktır?

Siemens ile duymamak ne mümkün

SIEMENS, işitme cihazları konusunda zirveye oturdu. Günümüzde, dünyanın en gelişmiş işitme cihazı olarak gösterilen üç mikrofonlu TRIANO serisinin en büyük özelliği, üç mikrofonu
sayesinde, özellikle gürültülü ortamlarda (restoran, trafik, toplantı salonu vb.) konuşma seslerini ön plana çıkarıp, gürültüleri normal duymanın çok altında kullanıcıya iletmesi.
Cihaz, bulunduğu ortamı otomatik olarak tespit ediyor, gerekli mikrofon değişimleri ve içinde bulunan özel yonga sayesinde, konuşma seslerini ön plana çıkaracak işlemleri yaparak, en uygun, en rahat programı seçerek çalışıyor. Bu sayede kullanıcı normal duymaya çok yakın bir şekilde konuşmaları rahatça algılıyor.
Kulak arkası, kulak içi ve CIC modelleri bulunan seriyi, fuarlar dışında, DUY-SEL firmasında veya Web sitesinde (www.duysel.com.tr) görmek mümkün.

LAF OLA

AB’ye ilk giren KKTC’li Küfi Birinci