Numan AYDINOĞLU

@ktör

Dostluk öyküsü

O artık emekli biri, 34 yıl önce muhaberat memuru olarak girdiği bankasından bu ay itibarı ile emekli oldu. Tam otuz dört yıl. İstanbul bu dönemde otuz dört kış, otuz dört yaz gördü, Boğazın suları binlerce kez değişti. Karadeniz Marmara’ya, Marmara Karadeniz’e binlerce kez aktı. İnsanlar doğdu, insanlar büyüdü, insanlar göçüp gitti bu diyardan… O, başı dik azimle çalıştı ve her gün kendini bir çalışandan çok mensubu, parçası hissettiği bankasının başarısı için uğraştı. Banka başarıya koşarken, “O” da çorbadaki tuzu kadar başarıyı yanında taşıdı. Şef oldu. İkinci Müdür oldu. Şube Müdürü oldu. Yetmedi İstanbul’un en önemli şubelerinde müdürlük yaptı. Genel Müdür Yardımcısı oldu. Başarı öyküsü bu sayfayı da onurlandırdı bir zamanlar.
O şimdi bir emekli, iş hayatında artık yok. Öylesine bir birikimi aktif hayattan almak, ancak bizim gibi ZENGİN! Ülkelere yakışır diye düşünüyorum…
İş yaşamından emekli olabilirsiniz ama, ömrünüzce emekli olamayacağınız bir şey vardır ki, o da dostluğunuz.
Bir dostluk öyküsü bizimki. Hani adına YAŞAM DOSTLUĞU diyebileceğiniz. Her türlü sırrınızı paylaşacağınız, sırtınızı gözü kapalı dayayacağınız bir dostluk. Öylesine bir üçlüyüz biz. Üç sac ayağımızdan biri emekli oldu.
Kayhan, İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı olarak profesyonel hayatını sonlandırdı. Onca tecrübe, onca bilgi şimdi Kayhan’la beraber. Kimi zaman balık tutarken kullanacak, kimi zaman seyahatlerinde yanında taşıyacak bu bilgi birikimini. Yaşı henüz altmış bile olmamış bu bilgi zenginini ülke emekliye ayırıyor. Ben buna kaynak hebası diyorum ülkem adına. Dostluğum adına ise son derece mutluyum. O’nun başarılarından hep onur duydum dostluğundan hep keyif aldım. Mutlu, Huzurlu, sağlıklı bir ömür diliyorum Kayhan’a.
İşte bizim dostluğumuzun kısa öyküsü:
Bir kış gecesi
Kadıköy’de başladı.
Üç kişiydik
Yüzlercesi arasında,
Biri Adana’dan biri Çorum’dan
Ben, Malatya’dan.
Buluşturdu bizi bir Kadıköy akşamı
Donduran bir kış gününde Şubat ayının.
Sene 1977,
Günlerden;
Herhangi bir gün.
Çamur, yağmur ve ceplerde bile donmuş eller,
Sigara dumanıyla ısınmış bir Kadıköy vapuru
Buluşturdu bizi Kadıköy’de.
Dost koktu o gece Kadıköy.
Dostluk rüzgarları esti
Derin derin.
Isındı İstanbul,
Üç yönden esen sıcaklıkla.
Kim demiş yalnızım İstanbul’da
Kim demiş işsizim,
Ya da parasız.
Servet, hatta define buldum ben…
Taşı toprağı altın olan İstanbul’da
Dost buldum.
Hayata bağlandım
İstanbul’u sevdim o gece.
Ben memur, onlar memur
Ay bitmezdi parasız günlerimizde.
Eğlenceler birlikte, hüzün birlikte.
Birlikte doyduk,
Birlikte paylaştık yoksulluğu.
Yeni işe birlikte kadeh kaldırdık.
Başarı öyküsü yaşadım onlarla
Tanrının ödülü idi bu.
Birlikte alkışladık başarıları,
Onur olduk
gurur olduk
dost olduk
birbirimize.