|
|
Kanun-e
Turkcell rekor ceza aldı (mı)?
Rekabet Kurulu 30 Aralık 2009 tarihinde Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’ye tarihinde verdiği en yüksek ceza olan 36 milyon TL (biraz da küsuratı var) cezaya mahkum etti. Daha gerekçeli karar yazılacak, o karar Turkcell’e tebliğ edilecek, Turkcell herhalde Danıştay’da kararın iptali için dava açacak ve ancak anılan davanın kesinleşmesi ile iddialara ilişkin Turkcell’in Rekabet Kanununu ihlal edip etmediği anlaşılacak. Bu noktada aslında Turkcell’in haksız bir cezaya çarptırılıp çarptırılmadığına çok da önemli değil. Rekabet Kurulu, anılan ihlalin gerçekleştirildiğine oybirliği ile kanaat getirmiş ve bu cezayı vermiş. Bu ceza Turkcell’in 2008 yılı cirosunun binde 4.5’una denk geliyor. Cezanın miktarı konusunda Rekabet Kurulu Başkanı da dahil, iki üye karşı oy kullanmışlar. Henüz gerekçeli karar açıklanmadığı için neye karşı olduklarını anlamamız mümkün değil. Cezanın az olduğunu mu yoksa çok olduğunu mu düşünmüşler bilmiyoruz. Ceza 2008 cirosuna göre verilmiş ama, büyük ihtimalle 2010 yılı içerisinde ödenecek. Yani, bu yıl Turkcell’in canını acıtacak. Daha yeni Turkcell’in 2009 yılı üçüncü çeyrek sonuçları açıklandı. Unutmayın 3üncü çeyrekte hala krizin etkisindeydik, ancak dördüncü çeyrekten itibaren işlerin eski yoğunluğuna kavuştuğunu söylemek mümkün. 3üncü çeyrekte Turkcell’in net karı neydi biliyor musunuz? Yaklaşık 450 milyon TL. Bu rakam; vergi, faiz, amortisman düştükten sonra Turkcell pay sahiplerinin cebine gidecek para. Bunu dört ile çarparsak, yani kriz dönemindeki karının 2010 yılının tamamına uygulanacağını varsayarsak, o zaman 1800 milyon TL gibi bir rakam ile karşılaşırız. 36 milyon TL sizce Turkcell için caydırıcı mıdır? Doğal olarak bilmemiz mümkün değil. Eğer her ay maaşınızdan 1800 TL arttırıp tasarruf edebiliyor olsanız, 36 TL’lik bir ceza sizi çok üzer miydi? Soruyu biraz daha kolaylaştıralım: Maaşınızdan 1800 TL arttırabiliyor olmanız, sizin 36 TL’lik ceza almanıza neden olan eyleminiz sayesinde gerçekleştiyse üzülür müydünüz?
Rekabet Kurulu diyor ki, Turkcell hakim durumunu kötüye kullanarak kendine avantaj sağladı. Bu avantaj tenis maçlarında oyun almadan önce sağladığınız avantaj değil, parasal bir avantaj. Turkcell kendisine parasal bir avantaj sağlıyor ve bunu tespit ettiğini oybirliği ile düşünen Rekabet Kurulu bu haksız avantaj nedeniyle Turkcell’i toplam karının %2’si oranında cezalandırıyor. Acaba Turkcell’in elde ettiği avantaj %2’den fazla mı yoksa az mı? Aslından cezanın az mı yoksa çok mu olduğu tamamen bu soru ile belirleniyor. Eğer Turkcell’in elde ettiği haksız avantaj kendisine %2’den daha fazla bir kar artışı sağladıysa, anılan ceza az, %2’den daha az bir kar artışı sağladıysa çoktur. Bir adım daha ileri gidelim, eğer ben Turkcell’in pay sahiplerinden biri olsaydım, niye bu cezayı alıp şirketi zarara uğrattınız diye sormazdım. “Değdi mi?” diye sorardım. Eğer değdiyse, yani elde edilen kar artışı %2’den fazla ise, o zaman bu sene de aynı ihlale devam etmelerini isterdim. Sonuçta benim cebime daha çok para giriyor.
Öncelikle bir açıklama yapalım: Bu durum sadece Turkcell için böyle değil. Rekabeti ihlal eden bütün şirketler aynı hesaplamayı yapıyorlar. Çimento sektöründe de bu böyle içki sektöründe de. Eğer almanız muhtemel ceza, elde etmeniz muhtemel kardan düşük ise, rekabeti daima ihlal etmek işinize gelir. Etmemeniz, paraya ve pay sahiplerinize olan sevginizin rakiplerinize ve ahlakınıza olan sevginizden daha az olmasındandır. Turkcell sadece bir örnek. Peki bunun çözümü yok mu? Tabi ki var. Rekabet Kanunu ABD’de ilk kabul edildiğinden bugüne kadar hep bir ceza kanunuydu. Artık Kanada, İrlanda, Avusturalya, Birleşik Krallık gibi ülkeler de rekabeti ihlal eden yöneticilerin hapse girmesini sağlayan kanunlar kabul ediyorlar. Aklın yolu bir. Zaman içinde ağır rekabet ihlallerinin hapis cezası ile cezalandırılması kuralı, Türkiye dahil bütün ülkelerde kabul edilecek. Belki önümüzdeki 10 belki de 20 yıl içerisinde. O zaman cezaların rekor olup olmadığını daha net anlayabileceğiz. (30 Ocak 2010-Esentepe)
|
|