Başar Tunçel

basartuncel@gmail.com


Bay Meraklı

Basitçe iPad...

Apple yeni ürünü iPad’i duyurdu. Apple’dan sansasyonel ürünler bekleyen pek çok kişinin eleştiri odağı olan bu “büyük iPhone” görünümündeki ürünü ele almak istedim bu ay. Öyle teknik detaylar, şunlar bunlar değil, basitçe...
Önce eleştirilere yanıt verelim: Apple, 2001’in son aylarında ilk iPod ‘u duyurduğunda sansasyon yaratmış mıydı? Hayır. Üzerinde kocaman ‘Firewire’ girişi olan, gri ekranlı 5GB kapasiteli kocaman bir müzikçalardı. Tipi minicik bir hoparlörü andırıyordu. iPod’un dünya çapında tanınırlığı ve bilinirliği, ilk çıkışından yaklaşık iki sene sonra oldu.
Yine aynı şekilde iPhone ilk çıktığı zaman, “olmayanları olanından çok” olan oyuncak gibi bir el telefonuydu. Yine 2 sene bekledik ve özellikle donanım tarafında yaptığı atakla bir anda hem iş, hem eğlence hem de günlük kullanım için vazgeçilmez bir telefon bilgisayar karışımı haline geldi.
Gelelim iPad’e... iPad bir netbook değil, diz üstü bilgisayar da değil, telefon hiç değil. O zaman ne? iPad bana kalırsa, büyük bir açığı dolduracak bir mobil cihaz. Çünkü artık küçük, büyük, genç, yaşlı, ev kullanıcısı, iş kullanıcı herkes, İnternet’in mobil olanaklarından faydalanmak istiyor. Ama uğraşmak istemiyor. Koca çantalarda diz üstü bilgisayar taşımak istemiyor. Diz üstü bilgisayarların yeteneksiz, kullanışsız ama küçük halleri olan hilkat garibesi netbook’lar sadece ağırlıklarıyla fark yaratabiliyor. Şu an iPad’in yapabildiğini aynı rahatlıkta yapabilen yok. Düşünsenize artık bir cihaz var, incecik, çantanızda duruyor. İnternet’e girebiliyor, e-postalarınızı kontrol ediyorsunuz. Her an her yerde, örneğin metroda. İster elinizin üstünde ister dizinizin üstünde... Tuşuna basar basmaz açılıyor, çantasından çıkarıp kapağını açıp sevimsiz bir pencere logosunun kaybolması için saniyeleri saymıyorsunuz. Minicik bir dokunmatik zemin üzerinde parmağınızla küçücük ikonları bulup tık tık yapmak zorunda değilsiniz. Ekrana, büyük simgelere tıklıyor, işinizi görüyor ve kapatıyorsunuz. Anında geçiş yapıp film izliyor, müzik dinliyorsunuz. Küçük detaylar mı? Bakın metro geldi, tuşuna basın kapansın, çantanıza atın, 5 saniye... Bu rahatlık hiçbir cihazda yok.
Özetle şunu demek istiyorum ki, bence Apple yine çığır açan bir cihaz yaptı. Şu an bazı yeteneklerden yoksun ama, bir iki seneye kadar bu cihazın 499 USD’lik fiyatıyla nasıl herkesin elinde olacağını, nasıl bir gurup yaratılacağını, nasıl sadece yazılım güncellemeleriyle yeteneklerinin arttırılacağını göreceksiniz. Ve bunun benzeri android cihazlar çıkacak, netbook piyasası iPhone sonrası akıllı telefon sendromu yaşayacak. Kimi markalar kendilerine çekidüzen vermek zorunda kalacaklar (Palm gibi). Microsoft, kullanıcı dostu olmaktan ziyade kendi tekelini sürdürmeye yönelik işlere kafa yoracağından, yine pek bir yere kıpırdayamayacak. Belki Zune gibi, Windows Mobile gibi bodur kalmaya mahkum hamleler yapacak. Tüm bunlar benim tahminlerim. Ama kesin emin olduğum şey, Apple’ın her ürününde olduğu gibi iPad’in de arkasında durarak yazılım güncellemeleriyle ürünü ekonomik ömrü boyunca hep ileriye taşıyacağı. Her yeni güncelleme neredeyse yeni cihaz almış gibi bir etki yaparak.
Sözün özü, Apple yine yaptığı yapacağını ve tebrikleri kesinlikle hak ediyor.