|
|
Netizen
Bir günün hikâyesi
Sabah, seni uyandırayım ısrarları üzerine Almanya'dan gelen telefonu açtığımda, saat 05.00 ve ben duştaydım. Ankara'ya çoğunlukla araba ile gitmeyi tercih ederim. Pantolonumun kemerini çıkarmak yerine, "Muhtarın Yeri"nde sabah kahvaltısı yapmayı, fındık sobasında çıtırdayan fındık kabuklarını dinlemeyi tercih ediyorum galiba. Ama bu sefer günü birlik toplantılar olduğundan, araba bizden önce gitti, bizse uçakla.
Amacımız IPTV Derneği’nin, kamu ile ilk temasını sağlamaktı. Derneğimizi kuralı, 5-6 ay olmuş. Bu süre içinde değerli üyelerimizle birlikte, Web sitemizi yapmış, yönetim kurulumuzu belirlemiş, eğitim programları hazırlamış, bir Türkiye'deki IPTV gelişimi raporu oluşturmuştuk. Genel başkan yardımcısı olarak ödevlerimizi yapmış olmanın rahatı ile binecektim uçağa. İlk toplantımız RTÜK başkanı Davut Dursun ile olacaktı...
Ankara beklediğimiz kadar soğuk değildi. Bu nedenle, İstanbullu üyelerimiz kalın palto ve eldivenlerle dikkat çekiyordu. RTÜK toplantısında, sayın başkana IPTV Derneği olarak yaptıklarımızdan bahsettik. IPTV Derneği olarak IPTV World Forum ile ilişkilerimiz, dünya IPTV pazarı hakkında oluşturulan rapora katkılarımızdan bahsettik. Sayın başkan da bize medyanın yeni şekillenen yapısı, dünyadaki İnternet medyasından bahsederek, bu konudaki çalışmalarımızı yoğunlaştırmamızı işaret etti. Amacımız dernek olarak sektörü büyütmek ve hak ettiği güce sahip olmasını sağlamak olduğundan biz de bu konuda çabalarımızı arttıracağımızı belirttik. Başkan tam biz çıkarken aynı gün içinde bu kadar randevu ve görüşmeyi nasıl sağladığımızı merak ettiğini söyledi. Tabi biz, bu konudaki harika organizasyonlara imza atan Yönetim Kurulu Üyemiz Süleyman Şahin'den ona bahsetmedik. Bizim gizli silahımız olarak kalsın istedik.
Başkanla toplantıdan çıktığımızda, heyetimize katılan Türk Telekom ve TTNet temsilcisi arkadaşlarımızla birlikte üst kurul üyesi Taha Yücel'e uğradık. Taha Bey; benim kamu tarafında son zamanlarda tanıştığım en açık fikirli kişi. Onunla sohbetlerimiz gün geçtikçe daha çok keyifli hale geliyor. Üç boyutlu TV teknolojisi ile başlayacak yeni dünya ve bu dünyanın TV otomasyon sistemlerinden, sayısal platformlara hatta reklam denetimine kadar etkilerini konuştuk.
Taha beyden sonra ikiye ayrılan heyetin bir kısmı, RTÜK'deki temaslarına devam ederken, biz Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ile görüşmek için yola çıktık. Ankara seyahatlerini işte bu yüzden çok seviyorum. Toplantı yoğun bir program olması belki biraz yorucu oluyor ama bir gün ancak bu kadar verimli kullanılabilir. Bakanlığa bu düşüncelerle ulaştığımızda, bizi Bakan Danışmanı İhsan Durdu karşıladı. Onunla yaptığımız konuşmalar bizim için son derece önemli oldu. Stratejik planımızı ondan aldığımız bilgilere göre yapılandırmayı planlıyoruz. Bakanımız Binali Yıldırım, bize oldukça geniş bir zaman ayırdı. Bu sayede IPTV konusunda yanlış bilinen bazı genel bilgileri onunla da paylaşma imkânı bulduk. Ayrıca Mayıs ayında yurt dışından çağırdığımız dünyaca ünlü konuşmacılarla yapacağımız zirveden bahsettik. Bakanım konunun önemine işaret ederek, tarihi şubat ayına çekmemiz gerektiğini belirtti. Biz de yetiştirmeye çalışma sözü verdik. Uzayan görüşme nedeni ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarer ile randevumuza biraz geç kalmakla birlikte, Tayfun bey, bizi, sağ olsun son derece sıcak karşıladı.
Tayfun bey, IPTV konusundaki faaliyetleri çok önemsediğini, belirtip, faaliyetlerimiz hakkında bilgi aldık. Kurum ile yapacağımız çalışmalar konusunda bir yol haritası belirledi. Biz de bu yol haritasına göre yol alacağımızı belirttik. Günün en ilginç olayı da Tayfun Bey’in Airport TV'de yaptığım program hakkındaki sorularıydı. Bu konuya ilgisi beni çok şaşırttı.
Günün sonunda, Genel Başkan Metin Salt ile birlikte uçağa binerken yaptığımız faaliyetlerden memnunduk. İstanbul'a pistte hafif bir kayış ve Yalova’da bir saatlik ekstra uçuş ödülleri ile döndük. İstanbul her zaman bildiğimiz trafik yoğunluğu içindeydi. Cama vuran yağmur damlalarının, radyodaki müziğe eşliği ile günün muhasebesini yaptım.
Aldığımız özel bilgiler bize kalmak üzere, çok yoğun temaslarla ve ev ödevleri ile dönmüştüm evime.
Mutluydum...
Günün sonunda mutlu insanlar eve ter kokusu içinde gidenlerdir, sözünü hatırladım...
Yağan karı seyrederek uykuya daldım.
|
|