Av. Tolga İşmen, LL.M. (KCL)
tolga@telepati.com.tr



Kanun-e


Geçici 4üncü Madde

Niye bir şeye geçici deriz? Geçici olduğu için değil mi? Kalıcı bir şeye geçici dememek lazım. Nedense Türkiye’de belki de en önemli kanun, yönetmelik hükümleri “geçici” olarak adlandırılıyor. 20 küsur yıllık hukuk hayatımda bu geçici maddeleri hiç anlamadım, kalan zamanda da anlayacağımı sanmıyorum. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu bu son derece müstesna geçici maddelerden birini Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği’nin Geçici 4üncü Maddesinin 1(b) fıkrasını hatırlattı. Öncelikle bu hükmü bir kere de biz hatırlatalım:
“Görev ve imtiyaz sözleşmesi sahibi işletmeciler bakımından kontrol unsurunun el değiştirmesine yol açan hisse devir, edinim ve hareketleri, Kurum’un yazılı izni ile gerçekleştirilir. Hisselerin bu Yönetmelikte belirtilen usullere uyulmaksızın devredilmesi veya edinilmesi halinde; Kurum’un idari para cezası ve diğer idari müeyyide ve tedbirleri uygulama hakkı saklı kalmak kaydıyla, anılan devrin Kurum’ca uygun bulunmaması ve Kurum’ca belirlenen süre içerisinde uygun hale getirilmemesi halinde söz konusu yetkilendirme Kurum tarafından iptal edilir.”
BTK bu hatırlatmayı Turkcell hakkındaki tahkim davaları hakkında yaptı. Öncelikle konumuzun Turkcell olduğunu unutalım, davanın bir tahkim heyeti tarafından görüldüğünü ve sonuç olarak bir İngiliz mahkemesi tarafından ele alındığını da göz ardı edelim. Hukukumuzda bir hangi yabancı tahkim veya mahkeme kararlarının Türkiye’de de geçerli olacağını net bir şekilde belirlemiştir. Dolayısıyla, eğer anılan karar Türkiye’de tanınırsa o zaman bir Türk mahkemesi hükmündedir. Bu nedenle bir an için kararın bir Türk mahkemesi tarafından alındığını ve ilgili kurumun da Turkcell değil, herhangi bir imtiyaz veya görev sözleşmesi imzalamış herhangi bir kurum olduğunu varsayalım. BTK bize geçici 4üncü maddenin BTK (ve aslında Danıştay) bir kontrol değişikliğine onay vermediği takdirde bir mahkeme kararı dahi olsa, kontrol değişikliğinin mümkün olmadığına ilişkin bir hüküm olduğunu hatırlatıyor. Amerikalarının eski deyişi gibi: “It is not over until the fat lady signs.”i kabaca, “Şişman kadın şarkı söylemeden opera bitmez.”
Burada BTK’yi şişman bir kadına benzettiğim sonucu çıkmasın, deyiş sadece böyle. Şişman kadın da operadaki sopranoyu ifade ediyor. Peki bu durumda be olacak? Bir mahkeme kararı var, bir hissenin bir diğerine devredilmesini buyuruyor. Veya daha da vahimi, kontrol değişikliğine yol açacak miktarda bir hissenin bir BTK kayıtlarında yer alan birinden başka birinin mülkiyetinde olduğunu tespit ediyor. Yani karar anı itibarı ile kontrol değişikliği gerçekleşmiş oluyor. BTK ise, anılan değişikliğe onay vermemiş durumda. BTK’nin önünde kontrol değişikliğine onay vermek veya imtiyaz sözleşmesini iptal etmek seçenekleri bulunuyor.
Tekrarlayalım: Keyfi bir devirden değil, bir Türk mahkemesinin kesinleşmiş kararı sonucunda ortaya çıkmış bir devirden bahsediyoruz. Bir an için hangi işletmecilerin geçici 4üncü madde kapsamında olduğunu hatırlayalım: Türk Telekom, Turkcell, Vodafone (Türkiye) ve Avea. Ceza uygulanabilir olmalıdır. Kırmızıda karşıdan karşıya geçmenin cezası idam olursa, karşıdan karşıya geçmenin cezası yok demektir. Çünkü idam cezası kaldırılmıştır ve uygulanamaz! Şimdi geçerli bir mahkeme kararına karşı BTK’nin elinde onay veya iptal imkanları var. Türk Telekom (ve dolayısıyla Avea) ve Turkcell halka açık şirketler. Vodafone da dünyanın en büyük telekom operatörlerinden birinin iştiraki. Bu işletmecilerin milyonlarca abonelerini ve yüz binlerce çalışanlarını ve iş ortaklarını da unutmayalım. Sizce BTK bir imtiyaz veya görev sözleşmesini iptal edebilir mi? Geciçi 4üncü madde, ‘edebilir’ diyor. Sizce?
(2 Şubat 2013)


Köşe Yazarları