Veri analizi ve veri bilimci iş bölümü dosyası

Baykan Çallı

İçerisinde bulunmuş olduğumuz İnternet çağında, gerek özel hayatımızda gerekse iş hayatımızda karmaşıklaşan bir veri artışı söz konusu. Özellikle bu verilerin yönetilebilir olması büyük kurumlar için vazgeçilemez nitelik taşıyor. Kurumların, iş süreçlerine yönelik olarak gerçekleştirmekte oldukları veri analizleri, müşteri ihtiyaçlarının hızlı karşılanması ve memnuniyet artışına ortam oluşturuyor. Tabi ki, verilerin analiz edilirken mahremiyetinin de göz önünde bulundurulması çok büyük önem teşkil ediyor.
Gerçekleştirmiş olduğumuz dosya çalışması kapsamında, sektördeki önemli oyunculardan almış olduğumuz bilgileri sizlerin dikkatine sunuyoruz.

Anadolu Bilişim Hizmetleri Strateji ve Pazarlama Müdürü Övgü Güneri: “Günümüzün değeri: Veri”
Günümüzde şirketlerin sahip olduğu en değerli unsur veridir. Uzmanlar tarafından sayısal dünyanın önümüzdeki yıl yüzde 50 oranında genişleyerek 4 zetabayta ulaşacağı belirtiliyor. Bu doğrultuda giderek artan verinin analizini doğru şekilde yapmak kurumlara önemli avantajlar sağlıyor. Veri analizini yapamayan şirketler sadece rekabette geri kalmıyor; aynı zamanda müşterilerinin değişen istek ve ihtiyaçlarını takip edemiyor.
Veri analizini en etkili şekilde gerçekleştirmeye yarayan iş zekası çözümleri, şirketlere üst yönetim için yönetimsel karar alma, orta düzey yöneticiler ve çalışanlar için ise operasyon kararları alma kolaylığı sağlarken, maliyetleri düşürme ve yeni iş fırsatlarını değerlendirme konularında da katma değer üretmektedir. Bu anlamda iş zekası çözümleri en temelde şirketlere geçmişi analiz edebilme, bugünü yönetme ve geleceği öngörebilme yeteneği sağlamaktadır. Özellikle şirket adına stratejik kararlar alırken yöneticiler sadece tecrübeleri ile tahmin yapmak zorunda kalmayıp öngörülerini iş zekası sistemlerinden elde edilen bilgiler ile desteklediklerinde çok daha sağlıklı kararlar alabilmektedirler.

Kurumların operasyonları için veri anlamlı olmalı
Günümüzde kurumların en önemli ihtiyaçlarından biri denetimsiz büyüyen veri yükünü operasyon açısından anlamlı olacak şekilde saklamak ve bu bilgiyi en uygun ve hesaplı araçlarla yönetmek oluyor. Bu doğrultuda veri yönetimi için profesyonel bir şekilde işleyişlerini sürdüren veri merkezlerinden yararlanmak kurumlara uzun vadede önemli avantajlar sağlıyor.
İş zekası çözümleri şirketlerin yapmış olduğu işlem bazlı kayıtları anlamlı bir bütün haline getirip farklı açılardan bakılabilmelerini sağladığından kurumların verimli çalışabilmesi için büyük önem taşımaktadır. Özellikle verileri farklı gruplar halinde bir araya getirdikten sonra nihai veri üzerinde sorgulamalar ve çapraz raporlamalar yardımı ile işleri yönetsel bir bakış açısıyla görmek ve karar alabilmek için iş zekası uygulamaları kurumlar tarafından önemli bir destek aracı olarak kullanılıyor.

İş hedeflerini anlayarak en fazla faydanın elde edilmesi gerekiyor
İş zekası çözümleri kurumların iş hedeflerini anlayarak en fazla fayda üretecek şekilde geliştiriliyor. Doğru sonuçlara ulaşmanın en etkin yolu, doğru veri ile çalışmak ve doğru analizi yapabilmekten geçer. İş zekası çözümleri kontrol edilemeyen veri yükünden şirketlerin işine yarayacak bilgilerin ayrılmasını sağlıyor. İş zekası çözümleri kapsamında sunulan iş zekası süreçleri ve bileşenleri şu araçlardan oluşuyor:

  • Veri Ambarı
  • İş Zekası Platformu
  • İş Zekası Raporlama Araçları
  • Strateji ve Kurumsal Karne Yönetimi
  • Excell ve Web Tabanlı Planlama ve Bütçeleme
  • Veri Madenciliği ve İstatistiksel Yapılandırma
  • Bütünleşik Bütçe Çözümleri
  • Konsolidasyon
  • İş Planlaması ve Benzetimi

İhtiyaçlar her ölçekte kapsama altında
Anadolu Bilişim’in çözüm portföyünde iş zekasıyla ilgili olarak endüstrinin önde gelen iş uygulaması platformu SAP’ye yönelik çözümler yer alıyor. SAP kullanıcısı olan kurumlara sunduğumuz SAP Business Objects çözümleri, kurumların iş zekası (BI) ihtiyaçlarını her kapsamda ve ölçekte karşılıyor. İş zekası çözümlerimiz kapsamında müşteri ihtiyaçlarının belirlenmesi, farklı kaynaklardan gelen verilerin uygun şekilde işlenmesi ve bütünleştirilmesi, şirket için uygun iş zekası çözümünün tasarımı, uyarlanması, proje yönetimi ve uygulama desteği konularında hizmetler sunulmaktadır. Sunulan çözümler günümüz hızlı yaşamının içinde ofise ya da sabit bilgisayara bağlı kalmaksızın mobil cihazlardan erişime imkan verecek araçlarla sağlanmaktadır.
İş zekası platformlarının muhakkak güvenli altyapılar üzerinde barındırılması ve işletilmesi gerekiyor. Uluslararası Tier III standartlarıyla uyumlu olarak işletilen Anadolu Bilişim veri merkezinde güvenlik, verimlilik ve sürdürebilirlik unsurlarına titizlikle odaklanılmaktadır. Bu kapsamda firmaların verilerinin barındırılması, veri analizi esnasında ihtiyaç duyulan hızlı işlem gücü, veriye her yerden ulaşma, veri güvenliği ve kesintisiz çalışmayı kapsayan bütünleşik çözümler müşterilerimizin hizmetine sunulmaktadır.

Avea Kıdemli BT Direktörü Egemen Kurdoğlu: “İş birimlerinin karar verme süreçlerinin sağlıklı işlemesi gerekiyor”
Veri analizi, iş birimlerinin karar verme süreçlerinin sağlıklı işlemesi ve doğru kararlar verilmesi açısından çok önemlidir. Alınan kararların aksiyona dönüştürülmesi sırasında bunların doğru kitleye yönelik olması gerekir. Şirketlerin satış, pazarlama, servis, bakım, müşteri hizmetleri gibi süreçlerinden elde edilen verilerin harmanlanarak ne tür bilgiler içerdiğini açığa çıkarmamıza yardımcı olan süreç ise veri analizi sürecidir. Elde edilen verilerden başka bilgiler elde edilerek iş süreçlerinin mükemmelleştirilmesi, hizmet kalitesinin arttırılması mümkün olabiliyor; müşteri odaklı yaklaşım ile müşteriler daha iyi tanınarak doğru ürün ve hizmetlere erişmeleri sağlanıyor.

Veriler arasında ilişkiler kurmak önemli
Öncelikle, bu verileri bir araya getirmek, veriler arasında ilişkiler kurmak çok önemli. Bu verileri coğrafi olarak konumlandırmak da veri analizine çok farklı bir boyut katıyor. Tüm bunları yapabilmek için, bir "big data/büyük veri" platformu oluşturmanın kaçınılmaz olduğunu söyleyebiliriz. Hem yapısal hem de yapısal olmayan, yüksek hız ve çeşitlilikte gelen bu verileri işleyebilmek için, yatay boyutta genişletilebilen, bunu yaparken de maliyetler açısından bütçeleri aşmayacak çözümler düşünülmelidir.

Kritik önemi olan zaman, bölge, ürün vb. unsurlar belirlenmeli
Öncelikle verileri iyi tanımak gerekiyor. Verilerin içerdiği, şirket için kritik önemi olan zaman, bölge, ürün vb. unsurlar belirlenmeli; verilerin birbirleri ile ilişkileri doğru oluşturulmalı ve özetlenmeli. Tüm bu altyapı oluşturulduktan sonra veri analizi ve veri madenciliği konusunda bir veya birkaç ürün kullanılarak gerekli analizler gerçekleştirilebilir olacaktır.

Veri bilimciler, iş birimlerinin vazgeçilmezi olacak

Veri bilimciler, öncelikle toplanılan verilerin bilgiye dönüştürülmesi anlamında, verinin içinde barındırdığı ancak işlenmediği için bir anlamı ve katkısı olmayan değerleri açığa çıkaracak kişiler olarak çok değerli katkılar sağlayacak, iş birimlerinin vazgeçilmez değeri olacaklardır.

Sosyal medyanın önemi
Verilerinizi analiz edip müşterinize bir şekilde dokunuyorsanız bunun sosyal medyada yansımaları olacaktır. Net bir şekilde yansımaları görebilmek için, müşteriye özel hizmet verilmesi de kaçınılmazdır. Elinizdeki verileri analiz edip, müşterilerinizin ihtiyaçları ve eğilimleri, geçmişteki işlemleri göz önünde bulundurularak gerçek zamanlı önlemler alırsanız; örneğin daha avantajlı bir tarifeye geçmesini önerirseniz, bunun olumlu yansımalarını sosyal medyada mutlaka görürsünüz.

Tüm iş birimleri bu sürecin içerisinde olmalı
Avea olarak biz de çalışmalara başladık. Veri bilimciliği çok yönlü ele alınması gereken bir konu. Sadece BT-Bilişim Teknolojileri uzmanlığı yeterli değil. Tüm iş birimlerinin de bu işin içinde bulunması gerekli. Biz de Avea olarak iş birimlerinden, veriye ve süreçlere hakim kişileri belirleyerek veri bilimciler yetiştirmek için çalışıyoruz. İş zekâsı ekibindeki tecrübeli uzmanlarımızın katkılarıyla, gerçekleştireceğimiz proje kapsamında bir dizi eğitimlerle bu ekibi yetiştirmeyi planlamaktayız.

Doğru hizmet ve ürünleri sunmak için veri analizi yapmak şart
Özellikle; müşterilerin nitelikleri ve haberleşme eğilimlerine bakarak, müşterilerimize en doğru hizmeti ve ürünü sunmak adına anlık kampanyalar düzenliyoruz. Bu süreçleri, abonelerimizin olumlu-olumsuz deneyimleri ile de birleştirerek daha müşteri odaklı bir Avea olarak hedefimize yönelik çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz.

EMC Teknoloji Danışmanlığı Takım Lideri Emin Çalıklı: “En değerli ve çok kullanılan veri yakın döneme aittir”
Verinin yaratıldığı andan itibaren bir yaşam süreci vardır. En değerli ve çok kullanılan veri yakın döneme aittir. Zaman geçtikçe verinin değeri azalır. Her geçen gün katlanarak büyüyen veri miktarının tek bir sistem üzerinde barındırılabilmesi mümkün değildir. Veri yaşam döngüsüne uygun olarak “depolama seviyesinde” bunu sınıflandırmak daha kolay olmaktadır.
Verinin analiz edilmesi, depolanması ve yönetilmesi, artık her boyuttan işletmenin bünyesinde önem göstermesi gereken elzem bir çözüm olmuştur. Verinin iş süreçlerine dahil olarak yönetilmesi hala uygulama katmanında yapılmaktadır. Uzun çaba gerektiren çalışmalar sonrasında “süreç ile verinin uyumlu şekilde hareket edebilmesi sağlanmış olsa bile” bu yapısal birkaç çözümle kısıtlı kalmıştır. Günümüzde, kolay, daha az maliyetli ve esnek olan çözüm uygulamaya şeffaf bir şekilde verilerin kategorize edilmesidir. EMC olarak, hizmet verdiğimiz firmalara; ihtiyaç duyulduğu anda kapasite, verimlilik ve süreklilik ihtiyaçları göz önüne alınarak verinin dinamik olarak değişik kaynaklar arasında taşınmasını da sağlıyoruz.

Bütünleşik veri depolama platformları
Kurumların, artan veri miktarına paralel olarak veri merkezlerine daha fazla önem verdiklerini gözlemliyoruz. Her bir bağlantı tipi için ayrı veri depolama platformu almak yerine, bütün bağlantı ve veri tiplerini destekleyen bütünleşik veri depolama platformlarını tercih ediyor. Bunu yaparken de elbette güvenilir, hızlı ve uzun vadede maliyet kontrolü sağlamayı amaçlıyorlar.
EMC çözümleri ile şirketlerin bulut hizmetlerine geçiş süreçlerini ve ‘Büyük Veri’yi (Big Data) yöneterek nasıl hızlandırabileceklerine yoğunlaştık. Geleneksel, ilişkisel veri tabanlarında yer alan yapılandırılmamış verileri de kapsayan; benzersiz boyutta ve formatta olan veri kümelerini, bütünleştirme ve analiz etme yollarının nasıl aşılabileceği sorularına yanıtlar bulduk.
Bizim teknoloji çözümlerimizin faydaları, kaynak kullanımının iyileştirilmesi yoluyla işletme maliyetlerinin düşürülmesine birçok sistemi sunuyor. Karmaşıklığın ve veri merkezinde kapladığı alanın azaltılmasından tutun enerji tüketiminin azaltılmasına kadar uzanıyor. Aynı zamanda, iş hayatının değişen ihtiyaçlarına karşılık verebilme ve talep üzerine çok kısa bir zaman içerisinde BT hizmetleri sunabilme esnekliğine sahip dinamik bir ortam yaratarak şirketlere çeviklik kazandırıyor. Bütün bu faydalar sayesinde, kuruluşlar BT altyapısının bakımına daha az harcama yaparak ana işlerine daha fazla yatırım yapabiliyor ve müşterileri için yeni hizmetleri pazara daha hızlı sunabiliyor. İşletmeler bu sayede müşterilerine sundukları hizmet kalitesini artırdıkları gibi, yeni müşteriler kazanma ve mevcut müşteri tabanlarını da korumuş oluyorlar.

Birçok farklı veri kaynakları incelenmeli
Veri her yerdedir ve veri bilimcisi de hangi verilerin işletmeler tarafından tutarlı olarak kullanılabileceğine karar vermeden önce birçok farklı veri kaynaklarını incelemeli ve ayıklama yapmalıdır. Bu veriler, sosyal paylaşım ağlarında yer alan kullanıcıların statülerindeki güncellemeler, Web sunucusu kayıtları ya da çevrimiçi işlem kayıtları bile olabilir.
Bu noktada ortaya çıkan veri bilimciliği kavramı, uçsuz bucaksız veri birikimi içinde “veri madenciliği” yapmayı beraberinde getiriyor. Bir veri bilimcinin görevlerini ve sorumluluk alanlarını; veri madenciliği ve öneri algoritmaları bulmak, hangi matematiksel analizin en önemli olduğuna karar vermek, nasıl daha iyi bir deneyim sunulabileceğine dair karar vermek için sürekli olarak verileri analiz etmek, davranışa göre hedef belirleme üzerinde çalışmak, veri birikiminden analitik çıkarımlarda bulunmak ve veriyi her türlü ihtiyaç doğrultusunda yönlendirmek-şekillendirmek olarak ana hatlarıyla tanımlayabiliriz.

Gelecek çağın kahramanları
Büyük veri, dünyada işletmelere verilere çok sayıda kaynaktan erişme, analiz yapabilme ve ardından da bu akılcı yaklaşımlarla tüm zorlukları aşma ve hedeflerine ulaşma fırsatı veriyor. Ve gün geçtikçe, verinin bir “istihbarat” kaynağı olarak kullanılması, şirketler için daha önemli olmaya başlıyor. Veri miktarı arttıkça ve büyük veri hayatın bir gerçeğine dönüştükçe, çoklu veri kümelerini bir araya getiren ve bu verileri analiz etmek için araçlar kullanan yeni bir tür mesleğe ihtiyaç duyuluyor. Bu mesleki pozisyonu da, “veri bilimci” olarak tanımladığımız kişiler dolduracak. İdeal veri bilimcisi yarı sanatçı, yarı bilim adamı olan çok bilgili biri.
Aynı sosyal paylaşım ağları çağının doğuşu ile sosyal medya danışmanlarına olan ihtiyacın arttığı gibi, veri patlamasını kontrol altına almak için “veri bilimci”lere olan ihtiyaç da her geçen gün artıyor. Kültürel antropolog ve fütürist Thornton May, veri bilimcisini “gelecek çağın kahramanı” olarak tanımlıyor.

Teknolojiye yön veren ülkelerde, veri bilimciliği kabul görmüş durumda
Geçtiğimiz 12 aylık dönemde, küresel olarak BT sektörü, işletmelerin daha etkin biçimde yeniliklere imza atabilmesi ve rekabet edebilmesini mümkün kılacak anlayışları yönlendirebilecek ve açık biçimde ifade edebilecek yeteneğe sahip, yeni tür bir mesleğe yönelik taleplerin arttığını gözlemledi. Yurtdışındaki en büyük fark, “veri bilimciliği” kavramının, teknolojiye yön veren ülkelerde çoktan kabul görmüş bir konu olması. Buna paralel olarak da hem eğitim, hem de mesleki alandaki altyapı düzenlemelerine ve oluşumlarına ağırlık veriliyor. Örneğin geçen yıl, EMC olarak Las Vegas’ta dünyanın ilk Veri Bilimcileri Zirvesi’ni düzenledik. Bugün dünyanın dört bir yanında bu tür etkinliklerle karşılaşılıyor. Türkiye ise bu konuda biraz daha geriden gelse de, teknolojiye oldukça çabuk uyum sağlayan bir ülke olarak çok büyük potansiyel vaat ediyor.
Veri bilimcilerden yapmaları beklenen işler ve sahip olmaları gereken beceriler çok geniş bir bölümü kapsadığından, mesleki eğitim tanımında hala büyük bir belirsizlik var. Yalnızca Türkiye’de değil, dünyada da çok yeni olan bu meslek türü üzerine, dünyanın dört bir yanındaki kuruluşlar ilgi göstermeye başladılar ve bu alanda yatırımları artırmaya odaklanıyor. “Veri bilimciliği” kavramının Türkiye’de oturması ve bilinen bir iş kolu haline gelmesi için biraz olgunlaşmaya ihtiyaç duyulacaktır. Fakat dünya çapındaki veri miktarının artış hızı göz önüne alındığında, bu olgunlaşmanın oldukça yakın bir sürede gerçekleşeceğini öngörüyoruz. Yakın bir zamanda büyük ölçekli ve teknolojik altyapısı kuvvetli öncü şirketler, küresel öngörü ve yenilikçi bakış açılarıyla Türkiye’de bu alana eğilim gösterecek ve yatırım yapacaklar.

Dönüşen fırsatlar
‘Bulut Bilişim’ ve ‘Büyük Veri’ kavramları şirketlerin en değerli varlıkları olan veriyi yönetme ve bu verilerden fayda sağlama konusunda önemli bir fırsat sunuyor. Şirketler bulut bilişime geçiş süreçlerinde yol alırken işleriyle ilgili gerçek zamanlı, kritik önem taşıyan kararlar almak için büyük veri işlemlerinin sağladığı değerlerden yararlanabiliyor. Bu sayede mevcut BT ortamlarının karmaşıklığını azaltmanın yanında, sundukları hizmet düzeyini geliştirecek fırsatlara da sahip olabiliyor.
EMC olarak, her ölçekte işletmeye; buluta giden yolculukta BT hizmetlerini dönüştürürken, gerçek zamanlı olarak ‘Büyük Veri’lerini analiz etmek için hangi fırsatlara sahip olacaklarını ve Büyük Veri’den nasıl en fazla fayda sağlayabilecekleri konularında çözümler sunuyoruz.

HP Türkiye Yazılım Ülke Müdürü Nil Bağdan: “Veri analizi, doğru kararlar alınmasına olanak sağlıyor”
Veri analizi süreçleri, şirketlerin somut verilerinden yola çıkarak doğru zamanda, doğru kararlar almasını sağlıyor. Analiz çözümleri, aynı zamanda, yasal mevzuat uyumluluğu ve risk yönetimi konusunda kurumların beklenmeyen harcamaları önlemesi ve riskleri azaltmasına yardımcı oluyor. Bu noktada, iş analitiği çözümlerine tam kapsamlı olarak yaklaşmak ve veri analizinde finans, idare, müşteri ilişkileri yönetimi gibi temel alanları bir bütün halinde düşünmek gerekiyor.

Kurumsal veriler iş hedefleriyle ilişkilendirilmeli
Dünya çapında hızla artan Büyük Veriyi yorumlamak; özellikle yapısal ve yapısal olmayan verileri ayıklayarak, bu eleme sürecine göre karar mekanizmalarını harekete geçirmek, küresel kurumların önündeki en büyük engeli oluşturuyor.
Bu engeli ortadan kaldırmak için kurumsal verileri iş hedefleriyle ilişkilendirerek rakamlara dökmek gerekiyor. Otomatik veri analiz yazılımları kullanarak doğru zamanda doğru kararları almak, şirketlere büyük avantaj sağlıyor. HP Kurumsal Hizmetler’in yenilenen ‘İş Süreçleri Dış Kaynak Kullanımı’ (BPO) analitik hizmetleri, kurumlara bu kapasiteyi kazandırıyor.

HP Vertica analiz platformu
Büyük veri, geleneksel veri tabanlarında yer alan yapısal veri kaynaklarının yanı sıra, görüntü, video ve e-posta gibi yapısal olmayan veriler ile algılayıcılardan ya da makinelerden elde edilen kısmi yapısal verilerden oluşuyor. Bu da kurumların farklı veri kaynaklarını yönetip etkili iş kararları almasını gittikçe zorlaştırıyor.
HP Vertica analiz platformu, verinin kullanılabilir bilgiye dönüştürülmesi sürecini otomasyon yoluyla hızlandırıyor. Bu da analiz paketleri, verimlilik artışı, gelişmiş Hadoop bütünleştirmesi ve sadeleştirilmiş ‘Amazon EC2’ bulut yapılarıyla, kurumların büyük veriyi iyileştirerek gelirlerini artırmasını sağlıyor. HP, bu sürecin yüksek hızlarda ihtiyaca göre ölçeklenerek gerçekleştirilmesine olanak tanıyor.

Kalite ve maliyet avantajı
İş bölümü derken veri iyileştirme uzmanlarından söz ediyoruz. BPO uzmanları, firmalara deneyim, kalite ve maliyet iyileştirmesi sağlıyor. Ayrıca, abonelik kayıtları gibi yapısal verileri ve sosyal medyadaki Twitter mesajları gibi yapısal olmayan verileri birbiriyle karşılaştırarak analiz ediyor.
BPO profesyonelleri, karar alma sürecini kolaylaştırıyor ve konuyla ilgili öneriler getiriyor. Kurumlar da bu sayede iş süreçlerinden daha fazla katma değer sağlayarak, iş geliştirme fırsatlarını hızla değerlendiriyor. Uzman görüşleri, müşteri deneyimini geliştirmekten ürün kalitesini artırmaya ve kurumsal maliyetleri iyileştirmeye kadar birçok alanda avantaj yaratıyor.

Sosyal medya, yapısal olmayan verilerin katlanarak artmasını sağlıyor
Sosyal medya söz konusu olduğunda, yapısal olmayan verilerin hızla ve katlanarak arttığını görüyoruz. Sosyal medya uzmanlarının manüel olarak, sosyal ağ sayfalarını tek tek taraması mümkün değil. Sürecin doğru işlemesi için, büyük veriyi sosyal medya tarama takip uzmanları ve SEO’ların (arama motoru iyileştirme uzmanları) kolayca sonuç çıkarabileceği şekilde raporlayan otomatik analiz çözümlerine ihtiyaç duyuluyor.

HP büyük veri strateji atölyesi
HP Kurumsal Hizmetler’in yenilenen ‘İş Süreçleri Dış Kaynak Kullanımı’ (BPO) gamı için özel eğitim programlarımız bulunuyor. BPO konusunda kurumlarla yakın işbirliği yapıyoruz. Bu eğitimler kurumların pazarlama, satış, müşteri hizmetleri, tedarik zinciri, finans ve insan kaynakları gibi çeşitli alanlarda daha hızlı ve geçerli iş kararları almasına yardımcı oluyor.
Örneğin ‘HP Büyük Veri Strateji Atölyesi’, müşterilerin bilgi iyileştirmesinde karşılaştığı zorlukları aşmalarına yardım ediyor. Atölye eğitim programı, kurumlara, veri kaynaklarından daha iyi faydalanarak hızlı ve bilinçli kararlar almak için gereken bilgileri sunuyor. Atölye kapsamında, bilgi teknolojilerini idari iş ihtiyaçlarına uyarlama ve büyük veri mimarisi ile sistem altyapısı stratejisindeki kritik başarı faktörlerini belirleme gibi konularda eğitim veriliyor. Veri koruma ve mevzuat uyumluluğu alanlarında da yürütülen atölye çalışması sayesinde, kurumlar idari verilerin artan hacim, hız ve çeşitliliğini yönetecek en doğru çözümleri hayata geçirebiliyor.

Bağlı zeka teknolojisi
HP’nin bilgi yönetimi ve analiz teknolojileri ile yazılım uygulamalarından yararlanan BPO hizmetleri, iş geliştirme faaliyetlerinde kurum çapında zeka çözümleri sunuyor. Farklı bölümlerde, şirket içi ve dışında, ofiste veya sahada analiz edilen farklı verilerin bir arada değerlendirilebilmesi “bağlı zeka” teknolojisini oluşturuyor.
HP’nin konuya bilimsel yaklaşımı ve işbirliğine dayalı süreçleri; ilgili verilerin toplanması ve sektör lideri analiz yöntemler ile “Ne oldu, neden oldu?” sorularına yanıtların bulunmasıyla son buluyor. HP, olayların sebeplerini ortaya koyan bilgiler sağlayarak, kurumların ileride “neler olabileceğiyle ilgili” sorulara cevap bulabilmesi için gereken analiz öngörülerini de sunuyor.
Türkiye'nin özellikle telekomünikasyon ve bankacılık sektörlerinde bu alanda Avrupa ülkelerini yakaladığı kanısındayım. BT ve iş birimlerinin çok daha yakın çalıştığı, müşteri ve verinin en detaylı şekilde incelendiği ayrıca karar ve stratejilere yön verdiğini gözlemliyoruz.

M2M çözümleri veri analizini iki şekilde etkiliyor
Mobil cihazların birbiriyle platform uyumsuzluğu olmadan otomatik olarak haberleşmesi anlamında M2M çözümleri veri analizini iki şekilde etkiliyor. Öncelikle sosyal verilerden üretim verilerine kadar her şeyin, analiz sistemlerine mobil cihazlar tarafından aktarılması söz konusu. Bu da 7/24 iş sürekliliği kavramına mobilitenin eklenmesi anlamına geliyor.
İkinci olarak, mobil cihazların oluşturduğu “mobil veri trafiğinin” büyük verinin hızla artmasını sağladığını görüyoruz. Bu noktada bilginin üçüncü taraflarla paylaşımı anlamında “Üçüncü Veri”, veri analizi için büyük önem taşıyor. Foursquare check-in’leri veya çevrimiçi davranışsal reklamcılık (OBA) gibi üçüncü taraf veri kaynaklarıyla çalışan sistem, veri analiz programlarının sabit kanallardan gelen büyük verinin yanı sıra, ondan çok daha “büyük olan” ‘Üçüncü Veriyi’ de taramasını gerektiriyor.

IBM Türk Teknoloji Lideri Kıvanç Uslu: “Son raporlar önümüzdeki beş yıl içerisinde şirketlerin veri hacimlerinin yüzde 650’nin üzerinde artacağı yönünde bilgiler içeriyor”
IBM büyük veriyi (big data), geleneksel araçlarla analiz edilemez ve işlenemez bilgi olarak tanımlıyor. Ve üç ana özelliği bulunuyor: Büyüklüğü, Çeşitliliği ve Hızı.
Sektördeki son raporlar önümüzdeki beş yıl içerisinde şirketlerin veri hacimlerinin yüzde 650’nin üzerinde artacağı yönünde bilgiler içeriyor. Bu verilerin yüzde 80’inden fazlası ise yapısal olmayan veriler olacağı gibi, bu verilerin her yıl hacim olarak ikiye katlanması beklentisi de var. Örneğin, verilerin büyüklüğünü ele alırsak günümüzde bir günde üretilen veri miktarı 15 petabayta ulaşmış durumda ki, bu veri Amerika’daki tüm kütüphanelerdeki veri büyüklüğünün sekiz katı.
Dolayısıyla bu verileri göz ardı ederek çalışmayı sürdürmek artık imkansız. Bu verilerin anlaşılması ve analiz edilmesi ise büyük çaba gerektiriyor. Teknoloji bu noktada devreye giriyor. IBM olarak ‘İş Analitiği Optimizasyonu’ diye adlandırdığımız çözümler gerek veri tabanlarında belli yapılarda tutulan, gerekse yapısı olmayan verileri dikkatle inceleyip, bunlar üzerinde bir sezgi ve anlayışa vararak, iş süreçlerine ve iş kararların yansıyacak eylemlere dönüştürülmesine yardımcı oluyor.

Bilgiye zamanında erişebilmek çok önemli
Kurumların en büyük ihtiyacı aradıkları bilgiye zamanında erişebilmek, her yerdeki belgelere ve verilere anında ulaşmaktır. Bu nedenle, çok daha esnek ve son tüketici, son kullanıcıya yönelik çözümler üretmeliler. İçerik yönetim çözümlerini ana sistemlerine bütünleştirmeleri gerekir. İçeriğe zamanında ve doğru ana veriler üzerinden ulaşabilmek için IBM platform çözümleri önerir. Bu çözümler tüm ihtiyaçlara cevap verebilmek için içerik yönetimi sistemini sadece arşiv yönetimi olarak değil yaşayan bir organizma olarak konumlandırmayı gerektirir. IBM ECM ürünleri tüm kurum içerisinde tek bir platform sağlayarak bu platformda az önce bahsettiğimiz tüm işleri yönetebilmeyi sağlar. Tek bir yatırım uzun vadede kurum için kritik olabilecek ya da düzenleme anlamında gelecekte ortaya çıkabilecek gereksinimlere hazır hale gelebilirsiniz.
Yaratılan veri yığınlarını denetim altına alan, öngörüsel analitik yöntemlerinin kurumlara en büyük artısı müşteri taleplerine daha hızlı ve doğru biçimde cevap verebilmek, iş kesintilerinin önüne geçebilmelerini sağlamak ve iş sonuçlarını olumlu etkilemektir. Aynı zamanda maliyetleri, riskleri ve pazara sürme zamanlarını azaltarak yazılım geliştirme ve dağıtım süreçlerini iyileştirmeye de faydalıdır. Sadece veri tabanlarındaki değil, aynı zamanda mobil cihazlardan, işyerlerinden ve erişim olan her yerden ulaşılabilen ve analitik süzgecinden geçirilen bilgilerin yönetim mekanizmalarının karar verme süreçlerine dâhil edilmesi çok daha önemli bir avantajdır. Bugün bu sayede, değişik sektörde faaliyet gösteren pek çok kurum iş performanslarını daha iyi anlayarak maliyetlerini yönetme imkânı bulabiliyor.

Daha fazla müşteriye ulaşmak
Veri büyümesi uygun iş analitiği çözümüyle kontrol altına alındığı taktirde, yeni iş fırsatları yaratmak ve kurumların daha fazla müşteriye ulaşmak için kullanabilecekleri bir alan olarak karşımıza çıkar. Öte yandan üç alanda iş ve BT risklerini artırır:
Bilgi kalite yönetimi: Veriler eksik veya yanlışsa, kurumların kararların zayıf olması riskini vardır.
Bilgi yaşam döngüsü yönetimi: İyileştirilmemiş veriler kurumların müşterilerinin veya dahili kullanıcılarının hizmet taleplerini karşılamasını sınırlayabilir.
Bilgi Koruma: Veri ihlalleri tehlikeli işlemler, uyumsuzluktan kaynaklanan para cezaları veya diğer yaptırımlar gibi iş riskleri taşır. Öte yandan devamlı değişen düzenlemeler ve mevzuatlar koruma süreçlerini daha karmaşık hale getirir.
Dolayısıyla birlikte ele alındığında, bu üç alanda çözümler sunmak etkili kurumsal yönetişim sisteminin temel noktalarını oluşturur.
IBM InfoSphere Information Server platformu organizasyonların bilgi ekosistemleri içerisindeki karışık ve değişik verilerden değer elde etmelerine yardımcı olur. Kurumlara verileri bütünleştirme olanağı sunar ve kişilere, uygulamalara ve süreçlere talep edildiği zaman güvenilir bilgiyi sunar. IBM InfoSphere Information Sunucusu ise, işletmelere ve BT çalışanlarına herhangi bir kaynaktan gelen herhangi çeşit bir bilgiye anlam kazandırma, yapılandırma ve içerik kazandırma anlamında işbirliği fırsatı tanır ve bu bilginin şirket içerisinde sürekli ve güvenli olarak arındırılmasına, dönüştürülmesine ve ilgili kişilere ulaştırılmasına olanak sağlar.
Veri yönetim araçları ve süreçleri iş değişikliklerinin BT altyapılarına etkilerini görünebilir kılar. Bunu yapmak için, organizasyon sistemleri ve yeni girişimlerin etkilerini tanımlamaya yardımcı olan iş konularını, uygulamalarını ve bileşenlerini anlatan kapsamlı ve açıklayıcı bir sözlükten faydalanırlar.
Meta verinin, işletmenin açıklayıcı sözlük görevini yürütmesinde önemli bir rolü vardır. İşletmelerde kullanılan verinin tanımı, kaynağı, yönetimi veya sahibi, bölgesi ve kullanım özellikleri gibi bilgileri içerir. Meta veri yönetimi, verinin bilgiye, bilginin birikime ve son olarak iş değerine dönüşümünü yakalayarak şirketlerin bilgi yaşam döngüsüne destek olur.

Sosyal medya ortamları, firmalara analiz edilmesi gereken yığınlarca bilgi sunuyor
Veriler, yalnızca kurumların içinde yer almıyor, aynı zamanda kurum dışı ortamlarda mesela sosyal medyada da bulunuyor. Facebook, Twitter, Linkedin gibi sosyal medya ortamları firmalara analiz edilmesi gereken yığınlarca bilgi sunuyor. Bunların mercek altına alınması, müşteri kitlesini daha yakından tanımaya, yeni stratejiler kurgularken ayağı yere basan kararlar almalarına yardımcı olabilir.
Öte yandan bu devirde sosyal medyada varlık göstermek müşteri nezdinde artık olmazsa olmazdır. Hatta sadece sosyal medyada varlık göstermek ile sınırlamamalıyız, müşterilerin firmalarla ilişki kurma talepleri bugün çok çeşitli yollardan geliyor ve sosyal medya bunlardan sadece bir tanesidir. Mobil diğer en önemi eğilimdir.

İhtiyaç duyulan bilgi ve beceriler müşterilerin hizmetinde
IBM, ‘İş Analitiği ve İyileştirmesi’ temelli projelerde gerekli konu uzmanlarına sahiptir. Bu uzmanlar, ihtiyaç duyulan bilgi ve becerileri yer aldıkları projelerdeki kurumlara aktarırlar. Bunun yanı sıra, IBM Üniversite İlişkileri ekibi, sektörün ihtiyacı olduğu konularda üniversitelerle sürekli iletişim içindedir ve ‘IBM Akademik İşbirliği’ programı çerçevesinde üniversitelerde ortak program geliştirme, değerlendirme ve gerektiğinde ders desteği sunmaktadır.

IBM, müşterilerine olağanüstü deneyimler sunuyor
IBM’in yıllardır iş ve teknoloji dünyasında edindiği uzmanlığı ve kapsamlı yetenekleri, şirketlere artan verilerden sadece anlam çıkarmalarına yardım etmekle kalmayıp, verileri anlayarak en kısa sürede gerekli yanıtları verebilmelerini de mümkün kılacak bir konumdadır. IBM şirketlerin bir yandan maliyetlerini kontrol altında tutup temel sektör ve resmi mevzuatlara uyumluluk hedeflerini karşılamasına, diğer yandan verilerden en iyi şekilde yararlanmalarına yardımcı olacak, tamamen bütünleştirilmiş çözümlerle yazılımlar, sistemler ve olağanüstü deneyim sunar.
Aynı zamanda büyük veri alanında sunulan yazılım ve hizmetler değişik sektörlerin kendilerine özgü sorunlarını ele almaları için çeşitli fırsatlar tanır. Aslında bu iyileştirilmiş ‘IBM POWER’ işlemcili Watson süper bilgisayarın içerisinde, InfoSphere BigInsights, IBM Content Analytics yazılım ürünleri ve DeepQA araştırma yazılımı bulunmaktadır. Watson teknolojisi sağlık hizmeti gibi alanlarda hastalığın doğru şekilde tanılanması, çevrimiçi ‘Self-Servis’ yardım masalarını iyileştirme, turistlere ve vatandaşlara şehirler hakkında belirli bilgileri sağlama ve telefon aracılığıyla müşteri desteğini isteme gibi konularda ve daha pek çok alanda uygulanmaya başlandı bile.
InfoSphere BigInsights ürünü Apache Hadoop bazlı bir çözümdür ve yüksek büyüyebilirlik sağlamaktadır. Ayrıca Netezza aygıtı (appliance) da Hadoop’la bütünleşik çalışabilecek özelliklere (Hadoop job’larını çalıştırabilme, verileri aktarabilme gibi) sahiptir.
Sadece içerik sahibi olmak ya da sahip olunan milyonlarca müşterinin sözleşmelerinin elde bulundurmak uzun vadede yeterli olmayacaktır. Tüm sistemlerde, veri tabanlarında verilerin ayıklanmış olarak tutulması ve bu sistemlerin bütünleşmesi gerekir. Bu BTnin değil; pazarlamadan, müşteri ilişkilerine, üst yönetimden stratejiye tüm bölümler için bir gerekliliktir. IBM çözümleri arka planda tüm bu ihtiyaçları karşılarken şirkete işe odaklanacak vakti ve işi büyütecek fırsatları sunar. IBM olarak sunduğumuz çözümler bu gereklilikler üzerine kurgulanmıştır.
Türkiye’de kimi kurumlar büyük veri yönetimi çözümlerine yönelmeye başlayarak bu konuda IBM gibi çözüm sağlayıcılarından destek alma taleplerini iletiyorlar. Bu talepleri analiz ettiğimizde görüyoruz ki, Türkiye’de büyük veriler için ihtiyaç duyulan çözümler dünya genelindeki diğer firmalardan çok da farklı değildir.
Machine to Machine (M2M) çözümler, verinin artışını, hızını ve çeşitliliğini artırmaktadır; dolayısıyla büyük veri çözümlerine olan ihtiyacı artıracaktır.

Intellica Genel Müdürü Okan Karaduman: “Veri analizi, kurumun tüm iş süreçlerini etkileme potansiyeline sahip”
İş Zekası çatısı altında birleşen teknolojiler, bir kurumun elindeki verileri kullanarak kurumun işleri ve işleyişi ile ilgili çok detaylı bilgi ve öngörü sahibi olmayı ve bu bilgileri kullanarak kurumu daha karlı bir hale getirmeyi amaçlamaktadır.
Verilerin elde edilmesinden başlayan ve doğru aksiyonların alınarak kurumu daha karlı hale getirmeyi sağlayan sürecin tümü, bir kurumun neredeyse tüm iş süreçlerini etkileme potansiyeline sahiptir.
Operasyonların etkin bir şekilde yürütülmesi operasyon süreçlerin doğru bir şekilde kurgulanmasına bağlıdır. Veri analizi bu süreçlerin derinlemesine analizini mümkün kılmakta ve sürekli iyileştirme yapabilme imkânını sağlamaktadır.
Taktiksel ve stratejik kararların doğru bir şekilde verilebilmesinin ve ilgili planlamaların doğru bir şekilde yapılabilmesinin de veri analizine dayalı olduğunu zaten bilinen bir olgudur. Doğru müşteriye, doğru kanaldan, doğru ürünü, doğru zamanda teklif edebilmek ifade etmesi kolay ancak gerçekleştirmesi zor bir iştir. Günümüzde bunu başaran kurumlar veri analizine ciddi yatırım yapmış olanlardır.
Sonuç olarak; veri analizi bir kurumun tüm süreçlerini, operasyon, taktiksel ve stratejik tüm süreçler dâhil olmak üzere, büyük oranda etkilemektedir.

Veri kaynakları çeşitlenmeye devam ediyor
Geçmişte, kurumların elde edebildikleri ve kullanabildikleri veriler “yapısal” dediğimiz verilerle sınırlıydı. Bu veriler, temel olarak kurumların veri tabanlarında tutulabilen verilerden oluşmaktaydı. Günümüzde ise İnternet, mobil cihazlar ve sosyal medya gibi kavramların hayatımıza girmesi veri kaynaklarını çeşitlendirirken hacmini de artırdı. Örneğin, e-posta mesajları, Facebook ve Twitter gibi İnternet sitelerindeki yazılar, çağrı merkezlerindeki ses kayıtları, Web sitelerinin kullanımı ile ilgili ‘Log’ kayıtları bu tür “yapısal olmayan” verilerden sayılmaktadır. Bir diğer konu da özellikle rekabetin çok olduğu sektörlerde müşteri verilerinin oluştukları anda çok hızlı bir şekilde anlamlandırılıp aksiyon alınmasıdır. Tüm bunlar “Büyük Veri” olarak adlandırılan bir başlık altında birleştirilmiştir. Bu tür verilerin veri analizi sürecine dahil edilmesi kurumlar için hem bir zorluk, hem de bir fırsat oluşturmaktadır. İyi haber ise, gerek teknoloji şirketlerinin, gerekse bizim gibi danışmanlık şirketlerinin bu konuya büyük yatırımlar yapmakta olduklarıdır. Özetle, bu konuda harekete geçmek için gereken teknolojiler ve bilgi birikimi şu anda mevcuttur.
Intellica olarak biz de bu konuda kendi çözümlerimizi ve ürünlerimizi üretmiş olup özellikle banka, telekomünikasyon, e-business gibi yoğun miktarda veri üreten kurumlara konumlandırmış bulunmaktayız. Şirketlere sosyal medyadan gelen verilerle kendi sistemlerinde üreyen veriyi anlık olarak kullanabildikleri çözümler sunmaktayız. 
Verinin kullanılabilir bilgiye dönüştürmede birbirini tamamlayan iki yaklaşım vardır. Bunlardan birincisi tradisyonel İş Zekası süreci olarak adlandırılabilir. Bu süreç değişik kaynaklardan elde edilen verilerin ki bu kaynaklar arasında yukarda bahsedilen “Büyük Veri” kaynakları da vardır; bütünleştirilerek analize hazır hale getirilmesi ile başlamaktadır. Daha sonra veri bilimci rolündeki kişiler tarafından bu veriler yoğun bir analize tabi tutulmaktadır. Bunun arkasından çıkan analiz sonuçlarından, yani elde edilen bilgiden, aksiyonlar üretilmekte ve sonra da bu aksiyonlar hayata geçirilmektedir.
Ancak yukarda tarif edilen süreç uzun sürebileceği, yani aksiyon almak gecikebileceği için, özellikle müşteriye yönelik bazı fırsatların kaçırılma olasılığı da yüksektir. Bu nedenden ötürü “olay tabanlı” sistemler (İngilizce: complex event processing) geliştirilmiş durumdadır. Bu sistemler, veri oluştuğu an önceden planlanmış akıllı senaryolar çerçevesinde anında aksiyon alabilmektedir.
Bu iki tip yaklaşım birbirine ters görünse de, aslında rahatlıkla birlikte kullanılabilmektedir. İlk yaklaşımdan uzun süreli eğilimler ile ilgili bilgiler elde edilmektedir. İkinci tip yaklaşım ise bize anında, yani kısa vadede, aksiyon alabilmeyi sağlamaktadır. Yapılması gereken şey ise, ikinci yaklaşımda kullanılan akıllı senaryoları tasarlarken uzun süreli eğilim analizinden çıkan sonuçları kullanmaktır. Bu şekilde her iki yaklaşımın en iyi tarafları değerlendirilmiş olmaktadır.

Daha etkin iş süreçleri
Veri bilimci kavramı ve rolü, artan veri çeşitliliğini ve hacmini iş zekası süreçlerine daha etkin bir şekilde dahil edebilmek için oluşturulmuştur. Verinin bilgiye dönüşmesi birçok aşamadan geçerek gerçekleşmektedir. Bu aşamaların her biri de ciddi bir bilgi birikimi gerektirmektedir. Bu yüzden veri bilimci gibi roller olmadan verinin bilgiye dönüşmesi zor olmaktadır.

Rekabette fark yaratmak
Günümüzde neredeyse her sektörde ciddi bir rekabet ortamı oluşmuş durumdadır. Bu ortamda müşteri ile iletişime ve etkileşime geçmek kurumlar arası rekabette fark yaratmaktadır. Bu sebeple müşteri ile etkileşime geçecek platformları çeşitlendirmek son derece önemlidir. Yapılan araştırmalar göstermektedir ki, sosyal medya kullanımı hızla artmakta ve bu iletişim kanalı kurumlar için gittikçe daha fazla önem kazanmaktadır.
Veri analizi yapıp müşteri ile anlamlı bir şekilde etkileşime geçecek firmalar günümüzde fark yaratan kurumlar olacaktır. Herkesle aynı şekilde haberleşmek yerine, veri analizi sonucunda müşterileri ve farklı ihtiyaçlarını anlayıp özel bir çözümler sunmak, hem müşteriyi değerli hissettirecek hem de müşteriye iyi bir kurum deneyimi yaşatacaktır.
Intellica olarak tek uzmanlık alanımız ‘İş Zekası’ olduğu için, bunu doğal olarak yapıyoruz. Yaptığımız bütün projeler Türkiye’nin önde gelen kurumlarında veriden bilgi üretmeye yönelik projeler olmaktadır. Bu projelerde çalışan danışmanlarımız veri bilimci konusunda ciddi bir deneyim kazanmaktadır.
Yaptığımız projelerin yanı sıra, gerçekleştirdiğimiz iç ve dış eğitimler ile veri bilimi ile ilgili teorik ve pratik tarafları dengelemeyi hedefliyoruz.

Farklı ihtiyaçlara farklı çözümler
Analiz aşamasında iş yapmış olduğumuz değişik sektörlerde farklı ihtiyaçlara göre geliştirdiğimiz çözümler, ürün haline getirme ve çözüm üretme sürecince ciddi fark yaratmamızı sağlıyor. Örneğin telekom özelinde büyük miktarda hızlı veri işleme yeteneği, bankacılıktaki güvenlik protokolleri ve kişisel bilgilerinin kurulumu, yetkilendirmeler, e-iş'teki farklı tipteki yoğun miktardaki veriyi işleyebilme fark yarattığımız noktalar oluyor.

Amerika, veri analizi konusunda çok aktif
Özellikle finans ve telekom sektörlerinde Türkiye’de ciddi bir rekabet yaşanıyor. Nüfusun genç olması ve teknolojiye olan ilginin yüksek olmasının sonucu olarak da bu iki sektörde iş zekâsı ve veri analizine büyük teknolojik yatırımlar yapılıyor. Son zamanlarda e-iş sektörü de iş zekasına oldukça fazla ilgi duymaya ve yatırım yapmaya başladı. Bu anlamda bir hantallık içinde görülen Avrupa’ya göre daha ilerde olduğumuz söylenebilir. Ancak, bu her sektör için henüz geçerli değil. Örneğin, Avrupa değil ama Amerika’da gördüğüm, sağlık, ilaç, öğretim, enerji gibi birçok sektörün bu konuda bizdekilerden çok daha aktif oldukları oldu.

M2M’in doğru kullanılışı devrim yaratabilir
Olay tabanlı sistemler (complex event processing sistemleri) için bu cennetten bir haber niteliği taşıyor. Veriyi elde etmede oluştuğu ana ne kadar yaklaşabilirsek, bu tür sistemleri etkin kullanmakta o derece fazla imkâna kavuşmuş oluruz. Verilerin sistemler ve ortamlar arasında hızlı ve problemsiz olarak akışı olay tabanlı sistemler için bir devrim yaratabilir.

Itelligence Analytics Genel Müdürü Serdal Mermer: “Kontrol edilemeyen veri içinden çıkılamaz”
Veri her işletmenin temel taşını oluşturuyor ve kontrol edilemeyen veri içinden çıkılamaz durumlara yol açabiliyor. Değişen pazar dinamikleri ve müşteri taleplerine anında uyum sağlayamayan, veri kontrolünü etkin bir biçimde sağlayamayan organizasyonlar rekabette irtifa kaybediyor. Böylesi zorlu bir pazar ortamında daha rekabetçi bir işletme yapısı ortaya koyabilmek adına yapılması gereken en önemli şeyler arasında, veri analizi ile bilginin yorumlanması süreçlerinin karar destek mekanizmalarına dönüştürülmesini sağlamak geliyor. Anlık sonuçlar elde edebilmek için hızlı karar almak ya da atik davranmak gerekiyor.
Zaman içinde petabayt, eksabayt ve zetabayt ölçülerine ulaşan muazzam veri büyüklüğü doğru yönetildiği takdirde, resmin bütününü gören analistler hatasız işlem yapma özgürlüğüne sahip olabiliyor.
Bununla beraber büyük veri üzerinden analiz/yorum ve anlık kurumsal manevralar yapabilmek için kullanılan karar destek teknolojilerinin de alışılagelmiş olanın çok dışında kabiliyetlere ihtiyacı var. SAP tarafından ortaya konan analitik çözümler ile işletmeniz genelinde görev alan birimlerin, istedikleri bilgiye doğrudan ve anında ulaşmaları sağlanıyor. Ayrıca olgu temelinde yapılandırılan kaliteli bilgiye kolay erişim sağlanarak karar verme mekanizmalarında etkinlik kazanılması sağlanıyor.
Farklı sektörlerde yer alan ve değişen hacimlere sahip işletmelerin ortak sıkıntısı, artan veri miktarının analizi ve yönetimi. Şirketlerin BT bölümleri büyük veri depolamak için gerekli donanımın satın almasını yaparken, değişen pazar koşullarını göz önünde bulundurmalı ve istenilen bilgiler ile raporlamalara hızlı bir şekilde erişmeyi hedeflemeli.
Büyük veri hacimlerinin analizi sırasında BT masraflarını düşürme ihtiyacı duyan herkese yönelik olarak SAP tarafından geliştirilen bellek-içi teknoloji ürünleri ile esnek, çok amaçlı ve veri kaynağındaki teknolojik geçişlerden etkilenmeyen bir yapı ortaya konuyor. SAP HANA (High Performance Analytic Appliance) adı verilen bu çözüm yelpazesi altında üretilen büyük hacimli, ayrıntılı bilgiler temelinde operasyonlar analiz edilebilir hale geliyor. SAP HANA, geleceğin süreçlerinin oluşturulmasında kurumlara ölçülebilir faydalar sağlıyor. Kurumsal hayalleri gerçekleştirecek teknoloji platformunu sunuyor.
Sanal olarak herhangi bir veri kaynağından elde edilen işlemlerle ilgili çeşitli keşifler yapabilen şirketler, analitik verilerin tümünü gerçek zamanlı olarak inceleme şansına sahip oluyor. Her türlü işlem gerçekleştikçe operasyon verileri bellek-içinde yakalanıyor ve esnek görünümler, analitik bilgileri düşünce hızıyla açığa çıkarıyor. Analizi tüm işletme çapında yaymak için de analitik modellere kurum içi ve kurum dışı tüm veriler ilave edilebiliyor.

5 nanosaniyeli veri okuma hızı
SAP HANA veri modellemesi, güvenlik ve veri yönetimi araçlarını içeriyor. İhtiyaca bağlı olarak sütun ve satır temelli veri tutma yapısına sahip bu teknoloji ile veri okuma hızı 5 nanosaniyeyi buluyor. Bu veri de belleklerin, mekanik bir araç olan diskten işlem yeteneği açısından milyon kat daha hızlı olduğunu ifade ediyor. Ayrıca temelde bir donanım olan HANA’nın uygulama bazında geliştirdiği araçlar ile hayatımızın pek çok yenilikle buluşacağına kesin gözüyle bakılıyor.
SAP tarafından sunulan HANA makinesinin içerisinde güvenlik, veri modellemesi ve yönetimi araçları hazır olarak geliyor. Neredeyse gerçek zamanlı planlama ve benzetimler ortaya koyan HANA, ayrıca, bir hesaplama motoruna sahip. Bu sayede, yüksek hacimli veriler üzerinde toplam ve özet tablolara gerek duymaksızın gerçek zamanlı analizler yapılmasına olanak tanıyor. İhtiyaca bağlı olarak da satır ve sütun temelli veri tutma olanağı sunuyor.
Itelligence Türkiye’nin grup şirketi Itelligence Analytics’in sağladığı, bellek içi veri tabanı olarak kullanılan HANA, çok daha hızlı bir analiz ve hesaplama olanağı sunuyor. SAP haricindeki tüm dış sistemlerden elde edilen veriler bellek içi veri tabanına yazılabiliyor. Böylece, HANA modelleme araçları ve hesaplama motoru kullanılarak, ihtiyaç duyulan her tür strateji organizasyon geneline yayılıyor.

Yetkin operasyon raporlama
Kaynak sistem üzerinde bulunan veriler, operasyon ve stratejik raporlama amaçlı olarak gerçek zamanlı bir biçimde ETL ya da HANA üzerinden alınabiliyor. Bu sayede, hazır raporlama modelleri SAP RDS çözümü olarak sunuluyor ve BO (Business Objects - İş Zekâsı) araçları ile görüntülenebiliyor.

Kurumsal süreçlerde hız
ERP ve CRM benzeri SAP uygulamaları için, HANA ürününü, ikincil bir veri tabanı olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca, gerçek zamanlı olarak, tüm verilerinizi ikincil depolama alanı olan bellek içi veri tabanına kaydedebilirsiniz. Mevcut kullanıcı ara yüzü ya da BO (Business Objects - İş Zekâsı) araçları ile raporlar görüntülenebiliyor.
Yukarıda açıklanan senaryolar çerçevesinde, SAP HANA teknolojisinin uygulama alanları da finans sektöründen müşteri ilişkilerine kadar oldukça geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Örneğin, HANA ile dönem sonu kapanışlarının gecikmesine sebep olan kârlılık analizi raporları çok daha hızlı bir şekilde yapılabiliyor. Müşteri bölümleme işlemlerini de hızlandıran HANA, milyarlarca müşterinin bilgilerini işlemek zorunda olan bir çağrı merkezinin operasyonlarında etkinlik kazanmasını sağlıyor.
Hayata geçirildiği 1 yıldan bu yana, HANA ile dünya genelinde yaklaşık 250 proje gerçekleştirildi. İşletmeniz için gerçek zamanlı karar alma yeteneği, hızlandırılmış iş verimliliği ve yeni öngörüler sunan HANA, iş üretkenliğinizi artıracak. Sadece 3 adımda kurulabilen bu teknoloji ile bambaşka bir dünyanın kapıları önünüzde açılacak. Küresel bilişim pazarında 12 yılı aşkın bir süredir 50’den fazla ülkede bulunan yüzlerce kuruma verdiği üstün kalitedeki hizmetlerle anılan şirketimiz, Itelligence Türkiye, SAP HANA’nın tüm kurulum aşamasında sizlerin yanında.

Komtaş Bilgi Yönetimi Genel Müdürü Yüksel Çomak: “Veri analizi ile daha verimli sonuçlar elde edin”
Veri analizi, iş süreçlerinin daha etkin hale gelmelerine, daha verimli sonuçlar alabilmelerine yardımcı olan teknoloji tabanlı bir faaliyettir. Organizasyonların zaaflarını, risklerini en aza indirmek, yönetilebilir hale getirmek amacıyla kullandıkları yöntemleri kapsamaktadır. Veri analizi, iş süreçlerini dinamik hale getirerek, iş süreçlerinin sürekli olarak iyileştirilmesi için açık alanları ortaya koyar; iş süreçlerinin ve günün sonunda organizasyonun yaptığı hatalardan ders almasını ve öğrenen bir organizasyon olmasına yardımcı olur.
İş süreçlerini statik bir yapıdan daha dinamik daha çevik bir yapıya, organizasyonu ise daha etkin daha verimli bir boyuta taşır.
Veri, 21. yüzyılın dünyasında, kurumsal bir varlık olarak çok büyük önem kazandı. Elle tutulur varlıkların yönetimi kadar veri ve bilgi yönetimi yapmanın da önemini kavrayan organizasyonlar, daha bilinçli ve daha etkili kararlar alabilmek için, bilgi ekonomisinin yeni enerji kaynağı olan kurumsal veri varlıklarından faydalanıyorlar.
Artık bilgi her yerde, her şekilde... Dolayısıyla bilginin değeri düşüyor, artık önemli olan eldeki veriyi analiz edecek, işleyecek yapıları kurmak. Organizasyon içinde veri analizi yapabilecek araçlara, tekniklere ve yöntemlere sahip olmak.
Veri varlıklarından faydalanan şirketler, ağırlıklı olarak veri odaklı organizasyonlar dediğimiz finans, bankacılık, sigortacılık, perakende sektöründeki lider oyuncular. Bununla birlikte, veriye bakış açısı, 2 farklı boyutta oluyor.
Birincisi, veriyi bir değer olarak karşılamak, ikincisi de veriyi bir maliyet olarak karşılamak.
21. yüzyılda bilgi ekonomisinin enerji kaynağı olarak değerlendirilen veriyi, tüm şirketlerin bir değer olarak karşılamaları, çeşitliliğini, hacmini ve hızını yönetebilmek için veri yönetimi stratejilerini, uzun vadeli stratejilerinin bir parçası haline getirmeleri gerekiyor. Bu aşamaya gelmek, bilgi ekonomisinde var olabilmek için kaçınılmaz.

Veriden bilgiye giden yol
Veriden bilgiye giden yolun ilk adımı farklı kaynak ve biçimde olan veriye erişmektir. Veri kaynaklarına erişmek, veri yığınları içinde bizim için gerekli olan veriyi ayrıştırmak, veriyi standartlaştırmak, veri kalitesini artırmak öncelikli adımlar olarak karşımıza çıkıyor. Daha sonra, doğru yöntem, doğru teknik ve araçlarla veriyi işlemek diğer bir anlamıyla analiz etmek gerekiyor. Farklı veri tipine uygulanacak doğru analitik yöntemi belirlemek, istenilen verimli bilgiyi çıkarmak için farklı yöntemler uygulamak gerekiyor. Veri zaten olan bir şey, erişip bir bağlam çerçevesinde veri modeline dönüştürdüğümüzde bilgiye, doğru yöntem ve analitiklerle destekleyerek iş birimlerinde çalışan kişilere sunduğumuzda da bilgiye dönüşüyor.
Güncel gerçek zamanlı olarak veri işlemlerini gerçekleştirmek, riskleri ve hataları azaltarak, sistemi yasal verilerle beslemek, erişilebilir, iş birimleri tarafından tüm veri tiplerinin eşit kullanılabilirliğini sağlamak, uygun, ilgili verilerle uygulamaların gerçekleştiğini garanti altına almak, bütünleştirilmesi tamamlanmış kurumsal veriyi 5 kat daha hızlı sisteme iletmek, nerede ve nasıl kullanıldığından bağımsız olarak hassas verileri güvenli biçimde korumak, tutarlı, doğru veri ile güvenilirliği sağlamak, müşterinin 4 boyutlu tam görüntüsünü sağlamak gibi verinin bilgiye dönüşmesi aşamasında kullanılan uygulamaların temel girdileri olarak tanımlayabiliriz.
Verinin bilgiye dönüşmesi için veri odaklı organizasyonların uyguladığı kurumsal veri yönetimi sürecinde organizasyonların ihtiyaçlarını 3 ana bölümde topluyoruz.
1. Kurumsal Veri Bütünleşmesi; veri yönetimine ihtiyaç duyan organizasyonların sahip olması gereken kurumsal veri bütünleştirmesinin alt yapısıdır.
2. Verinin Etkinliğini Artırmak; Bunun için organizasyonun sahip olduğu verinin kalitesi, referans ve ana veri yönetimi, meta-veri yönetimi uygulamaları gündeme gelmektedir.
3. Verinin Yaşam Döngüsünün Yönetimi; Doğadaki her şey gibi verinin de bir yaşam döngüsü vardır. Bu döngünün ihtiyaçları doğrultusunda, aktif olmayan verinin operasyon verisinden ayrıştırılması, farklı bir uygulamayla arşivlenmesi, güvenliği açısından üçüncü şahıslara ne şekilde teslim edileceğinin belirlenmesi gibi konuları kapsamaktadır.

Yeni enerji kaynağı
Veriyi, bilgi ekonomisinin yeni enerji kaynağı olarak düşündüğümüzde bir bilgiyi, eldeki farklı veri kaynaklarından çekip işleyecek ve bunları bilgiye dönüştürecek kişilere ihtiyaç var. Veri bilimciliği kavramı, son dönemlerde 21. Yüzyılın en çekici mesleği olarak tanımlanıyor. Bu kişiler, mevcut veriyi kullanarak geleceğe yönelik çalışmalar yapan, geleceğe yönelik stratejiler ve tahminler oluşturarak, karar destek süreçlerine veri üretirler. Yönetim, büyüme, risk yönetimi, pazarlama alanlarında özellikle veri odaklı organizasyonlarda, geleceği şekillendiren veri bilimcilere çok büyük ihtiyaç duyulmakta. Bu kişiler, günümüzün değerli madeni veriyi, işleyip bilgiye dönüştürmekte çok yetenekliler.

Sosyal medya veri analizi çalışmalarını doğrudan etkiliyor

Veri analizi, sosyal medya yansımalarını etkilediği gibi, sosyal medya da veri analizi çalışmalarını doğrudan etkilemektedir. En basit örneği ile bugün organizasyonlar, Facebook, Twitter, Foursquare, Google+ ve diğer kaynaklardan elde edilen bilgiyle, marka yönetimi süreçlerini yeniden gözden geçirebilir ve iyileştirebilir, açık yeni kanallar ile yeni pazarlar geliştirebilir ve müşteri ilişkilerini güçlendirebilirler.
BT dünyasında, çok konuşulan üç büyük eğilim: Bulut Bilişim, Sosyal Medya ve Mobilite. Bu teknolojiler, şaşırtıcı bir biçimde yeni bir değer yaratırken, veri zenginliği de görülmemiş bir iş fırsatı sunuyor. Bu fırsat, bilgi teknolojisi altyapısı ve veri yönetimi maliyetlerini azaltırken, daha iyi bir marka ve müşteri ilişkileri yönetimi de sağlıyor. Dolayısıyla organizasyonlar, bu yeni ekonomi de sosyal medya yansımalarını ve oradan elde edilecek müşteri davranışları yanı sıra, kurumsal itibarların korunması, artırılması için de çalışmalar yapıyorlar. Sosyal medyadan elde edilen veriler, müşteriyi elde tutmak, yeni müşteriler kazanmak ve pazarlama kampanyalarının başarısını artırmak için kaldıraç olarak kullanılıyor.

Veri analizinde uzmanlık
KOMTAŞ Bilgi Yönetimi’nin bu alanda bir okul olduğunu söyleyebiliriz. İnsan kaynaklarımızın çoğunluğu, veri analizi teknolojileri alanında uzmanlaşmakta, veri bilimciliği alanında da çeşitli projelerle kendilerini geliştirme fırsatı bulmaktalar.
Çeşitli devlet üniversiteleriyle işbirliği içinde olduğumuz projelerimiz söz konusu. Özellikle özel sektörde gerçekleştirdiğimiz birçok projede de doğrudan bu konu üzerinde çalışıyoruz.

İhtiyaca göre hizmet
Biz, veri yönetimi ve analitik uygulamaları bir bütün olarak görüyor ve bu şekilde değerlendiriyoruz. Hizmet yaklaşımımızı, Veri Yönetimi Platformu ve Analitik Uygulamalar Platformu olmak üzere 2 başlık altında gruplandırıyoruz. Müşterilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda, katma değerimizi ortaya koyarken mutlaka bütünsel bakış açımızı da bir değer olarak paylaşıyoruz.
Farklı birimlerle çalışma yapsak dahi, olaylara bütünsel bakış açımız gereği beklentilerin üzerinde bir sonuç ortaya koymak ve zaman kaybını azaltmak adına veri yönetimini analitik uygulamalardan bağımsız değerlendirmiyor, veriyi toplarken, analitik becerilerimizi de kullanarak ilerliyoruz.

Avrupa ile yarış
Özellikle bankacılık, finans, telekom ve perakende gibi müşteri ilişkilerinin çok önemli hissedildiği veri odaklı organizasyonların faaliyet gösterdiği alanlarda Avrupa ile yarıştığımızı söyleyebiliriz. Üretim gibi sektörlerde ise, Avrupa’nın önde olduğunu gözlemliyoruz. Fakat büyük bir faz farkı söz konusu değil. Eski dönemlerde olduğu gibi, matbaanın bulunmasından on yıllar sonra Türkiye’ye söz konusu teknolojinin gelecek olması gibi bir durum yok. Herhangi bir uygulamanın ya da teknolojinin Türkiye’de de bilinmesi öğrenilmesi ve üzerinde çalışılmış olması için artık çok uzun zamanların geçmesi gerekmiyor.

Microsoft Türkiye Dynamics Satış Direktörü Arzu Türker Yılmaz: “Microsoft Dynamics ürünleri, kurumların müşterilerine en kaliteli, en düşük maliyetli ürün ve hizmet sunmalarına yardımcı oluyor”
Veri analizi alanında, kurumların en az kaynakla, en fazla sonuç elde etmelerini, süreçleri işlerken minimum hata yapmalarını, alacakları kararlar için en fazla bilgi ve analize ulaşmalarını sağlayan Microsoft Dynamics ürünleri, kurumların müşterilerine en kaliteli, en düşük maliyetli ürün ve hizmet sunmalarına yardımcı olarak, tüm iş süreçlerini bütünleştirmelerine yardımcı oluyor. Microsoft Dynamics ürün ev çözümleri daha alışılmış, daha kolay, daha hızlı kullanılabilen ve firmaların kendi iş süreçlerine çabuk uyarlanabilen ürünler oluşturarak, hem çalışanlara hem yöneticilere yardımcı olmayı amaçlıyoruz. Microsoft, şirketlerin her aşamada tüm bilgi ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Veri tabanı, işletim sistemleri, Office uygulamaları ile zaten kurumsal alanda pek çok noktada satış ve pazarlama ekipleri Microsoft ürünlerini kullanıyor. CRM ve ERP uygulamalarımızı içeren Microsoft Dynamics ürünleri ile iş süreçlerini yönetme ve satış-pazarlama eylemlerini planlamada da Microsoft’un kullanım yaygınlığı ve bilinirlik avantajlarından yararlanmalarını istiyoruz.
Veri Analizi, her sektörde üst düzey yöneticilerin gündeminde yer alan bir konu. Banka ve finans sektöründe, bu alanda çok kapsamlı projeler gerçekleşiyor. Konut sektöründe aynı şekilde gerçekleştirdikleri projelerin değerini yönetmek için satış öncesi ve satış sonrası çok yoğun CRM kullanımı söz konusu. Teknolojinin gelişmesi, her yerden sistemlere ulaşılabilir hale gelmemiz, çok fazla müşterisi olup da birebir tanımaya imkân olmayacağını düşünen şirketlere, her bir müşteriyi tanıma fırsatı verdi. Örneğin, Full akaryakıt şirketinin, tüm Türkiye’deki istasyonlarına giren her plakayı takip etmeleri ve bu plakanın istasyon ziyaret zamanlarını takip ederek, kendilerine gelmemeye başladığı noktayı bulup, hemen önlem almaları, CRM projelerinin nereye gittiğini gösteriyor. Firmalar öncelikli olarak çok büyük verilerin olduğu sistemleri bütünleştirerek yüksek potansiyelli müşteri adaylarını belirlemek, diğer yandan da -ne kadar çok sayıda olursa olsun ya da temas süresi ne kadar kısa sürerse sürsün- tek tek müşterileri tanımlayabilecek ve takip edebilecek sistemler arayışında. Bu noktada verebileceğimiz bir başka örnek; dünyanın en büyük sigorta şirketlerinden Allianz, hem küreselde hem Türkiye operasyonlarında, sosyal medya gruplarında takipçilerini artırmak ve sürekli aktif halde tutmayı firmanın stratejik hedeflerinden biri olarak tanımlıyor.
Microsoft olarak firmaların rahatlıkla ekran tasarımlarını değiştirebilecekleri, yani iki-üç adımda iş süreçlerini tanımlayabilecekleri, yan sistemlerden otomatik veri alma imkanı varsa bunları kolaylıkla sisteme bütünleştirebilecekleri bir alt yapı sunuyoruz. Uzun süre istediği gibi bir CRM uygulamasını devreye almamış, her seferinde getirdiği yüke karşılık aldığı faydayı az görmüş birçok firma, geçtiğimiz yıl Microsoft Dynamics CRM kurma kararı aldı. İki- üç ay gibi bir süre içinde sistemler devreye alındı. Firmaların tüm iş süreçlerinde çok hızlı ve rahat kullandıkları bir sistem elde etmelerine yardımcı olduk.
Microsoft’un sunduğu en büyük özellik, çalışanların çok zahmet harcamadan kullanabilecekleri, firmaların kendi iş süreçleri için hızla uyarlayabilecekleri, tercih ettikleri cihazlardan, tercih ettikleri önyüzlerle çalışabilecekleri ve ihtiyaç duydukları bilgiler nerede olursa olsun zahmetsizce bütünleştirerek kullanıcıların önüne getirilebileceği bir platform sunmasıdır. Bu platform bir sigorta şirketi için sosyal medyada giderek artan pazarlama faaliyetlerini takip edip değerlendirebilecekleri bir araç olarak konumlanırken, bir akaryakıt istasyonu için, istasyona giren her aracı, plaka ve sürücü bazında takip ettikleri bir kayıt sistemi olabilir. Bir bireysel emeklilik firması içinse, çağrı merkezinde aranacak potansiyel bilgilerin çevre sistemlerden analiz edilip, müşteri temsilcilerinin önüne gerekli olabilecek her türlü detay bilgi ile ekrana getirecekleri bir pazarlama makinesine dönüşebilir. Farklı sektörlerde, farklı büyüklüklerde, farklı amaçlı kullanımlara göre hızlı kabuk değiştirebilmesi ve kullanıma hazır hale getirilebilir olması en büyük avantajımızdır.
İnşaat sektörünün önemli oyuncularından Dumankaya, inşaat projelerini yönetmek, tedarik zincirini sağlamak ve finansal raporlamayı gerçekleştirmek için “Microsoft Dynamics AX”, yeni projelerinin satış süreçlerini ve konut sahiplerinin ihtiyaçlarını yönetmek içinse “Microsoft Dynamics CRM” kullanmaktaydı. Sosyal medyadaki başarılarını yönetmek ve artırmak adına iş ortağımız Uzman CRM ile “Sosyal CRM” projesini gerçekleştirdi. Sosyal medyada en başarılı inşaat firması olmalarının yanında, satışlarının yüzde 24’ü sosyal mecralardan kaynaklanır hale geldi. Düşen genel giderler sayesinde de sosyal mecralardaki pazarlama faaliyetlerine daha fazla kaynak ayrılmaya başlandı.

Yenilikçi faydalar
CRM yatırımından sonra firmalarda üç temel faydayı çok çabuk gözlemlemekteyiz. Öncelikli olarak kendilerine gelen fırsatları daha yakın takip ederek, satış sürecini doğru yönetiyorlar. Ayrıca fırsatların satışa dönme oranında da artış gözlemliyoruz. Satıştaki bu artış, projeye yapılan yatırımın hemen geri dönmesini ve projenin daha üst seviyelere taşınması için de kaynak sağlanması sonucunu yaratıyor. Sonraki aşama pazarlama faaliyetlerinin tasarlanması ve daha fazla satış imkânı yaratan akıllı kampanyaların devreye alınması oluyor.
CRM yatırımı sonrasında satış yapma ihtimali yüksek adayları belirlemek ve bu adayların daha kolay satın alma kararı verebilecekleri ürün ve hizmetleri sunarak daha az pazarlama yatırımı ile daha fazla gelir sağlamak mümkün oluyor. Mesela 100,000 kişiyi arayarak 5,000 satış yapmayı gerçekleştirmeyi hedefleyen bir müşterimiz, CRM sonrası 30,000 kişiyi arayarak 2,500 satış yapabilir hale geldi. Daha düşük pazarlama yatırımı ile çok daha karlı satış sağlandı. Bir diğer önemli kazanım ise mevcut müşterilerinizin sizden alışveriş yapma sıklığını çok yakından takip etme imkânı. Mesela Full Akaryakıt İstasyonları, kendilerinden benzin alan her aracın plaka ve şoförünü CRM’e kaydediyor. 2 hafta boyunca istasyonlara uğramayan müşteriler çağrı merkezi tarafından aranarak, istasyonlara gelmeme sebebi öğreniliyor ve ek bazı ödüller ile bir sonraki benzin alımının Full’den yapılması sağlanmaya çalışılıyor. Bu yakın takip sonucu hem istasyonlarda bir olumsuzluk yaşanıyorsa, hemen fark edilip önlem alınıyor hem de bir müşterinin başka markalara gitmesi önlenmeye çalışılıyor. Şehir içi istasyonların günlük satış miktarı, 10-12 bin litre iken Full istasyonlarında bu oran 35-40 bin litreye kadar yükseliyor. Bu da müthiş bir verimlilik ve satış hacmi anlamına geliyor.
 
Amerika ve Avrupa’da yoğun veri analizi kullanımı
Veri Analizi, Amerika ve Avrupa’da çok yoğun kullanılan, tüm müşteri ve temasları takip edebilen sistemler olarak gelişti. Yıllardan beri yapılan yatırımlar ile muazzam bir veri birikimi var. Ancak Türkiye’de de çok daha esnek ve müşteriye daha yakın uygulamalar kullanılmakta. Biz belki biriken veri ve yapılan yatırım açısından Avrupa ve Amerika’nın gerisindeyiz, ancak Orta Doğu ve çevre ülkeler arasında çok iyi durumdayız. Türkiye’nin Amerika ve Avrupa’ya karşı en büyük avantajı, firmaların daha yaratıcı ve cesur olmasıdır. Çok farklı uygulamalar geliştirilebiliyor. Bu uygulamaları devreye aldıklarında, rakipleri de karşılık vermek zorunda hissedip benzer uygulamaları devreye alıyor. Orta Doğu’da ise Türkiye örnek alınıyor. İş ortaklarımızın Orta Doğu, Rusya ve Türki Cumhuriyetleri’ndeki projeleri sürekli artıyor. Yakın ülkeler iş ortaklarımız üzerinden bilgi birikimi transferi gerçekleştiriyor. Özellikle son dönemde mobil uygulamalar ve sosyal medya konusunda çok deneyimli ajans ve iş ortaklarımız oldu.

Netaş Ürün ve Çözümler Strateji Müdürü Ferda Yapıcı: “İş gücü kayıplarını belirlemek, ancak veriye dayalı ölçüm ve analizle mümkün oluyor”
Hepimiz biliyoruz ki, veriyi yönetebilmek için öncelikle ölçmek, iyileştirmeler yaptıktan sonra tekrar ölçmek ve bu döngüyü devam ettirmek gerekiyor. İş süreçlerini, müşteri memnuniyetini sağlayacak ve maliyetleri düşürecek şekilde yönetebilmek için, veriye dayalı süreç analizi en önemli belge olarak karşımıza çıkıyor. İş süreçlerindeki aksaklıkları, zaman ve iş gücü kayıplarını belirlemek, ancak veriye dayalı ölçüm ve analizle mümkün oluyor. Bu kapsamda, öncelikle veriye dayalı yöntemlerle problemleri tanımlamalı ve sonraki adımda, geliştirdiğimiz ‘çözümleri’ yine aynı şekilde ölçüm ve analizle test ederek doğruluklarını sınamalıyız.
Veri analizi, her geçen gün değişen çalışma ortamına hızla uyum sağlayan iş süreçlerine sahip olmak ve sürdürülebilir iyileştirme sağlayabilmek için en önemli araçların başında geliyor.
Artan veri çeşitliliği ve hacmi, iyi yönetilmediği takdirde, verilerin bir “veri çöplüğü”ne dönüşme riskini beraberinde getiriyor. Şirketlerin, erişebildikleri veri kaynaklarından, kendilerine çeşitli alanlarda avantaj sağlayacak ne tür bilgiler elde edebileceklerini iyi gözlemleyip, bu verileri yeteri kadar hızlı, doğru ve uygun maliyetle işleyip, doğru kişilere uygun kanallardan dağıtabilmeleri gerekiyor.
Bu noktada şirketler, veri analizi alanında çözüm sağlayan uzman şirketlerden destek alarak kendi çözümlerini oluşturabilir. Örneğin; aktif ve potansiyel müşteri ihtiyaçları ve şikâyetlerini bilmenin, bir şirketin izlemesi gereken yolu belirleyebilmek adına önemi göz önüne alındığında, büyük hacimli veri ve onun analizinin değeri kendiliğinden ortaya çıkıyor.
İş süreçlerini müşterilerin ihtiyaçlarına göre şekillendirebilmek için, öncelikle bu süreçleri modellenmeli, ölçüm noktaları belirlemeliyiz (KPI – anahtar verimlilik göstergeleri). Ancak bu noktadan sonra, yapısal veya yapısal olmayan her türlü veriyi yararlı bilgiye dönüştürülebiliriz.
Veri bilimci, matematiksel ve istatiksel yöntemlerle veriyi analiz ederek şirket hedefleriyle reel durum arasındaki farkları ve nedenlerini ortaya koyan kişidir. Veri bilimciler günümüzde, şirket stratejilerinin belirlenmesinden, bu stratejileri gerçekleştirmek için aşılması gereken engelleri bilimsel yol ve yöntemlerle ortaya koymaya kadar, her noktada şirket yönetimine doğrudan katkı sağlayabiliyor.
Veriyi, müşteri ihtiyaç ve şikayetlerini en net biçimde ortaya koyabilecek şekilde analiz edebilen ve kendisini bu doğrulta değiştirecek bir organizasyona sahip şirketlerin, bu yetkinliklerin sonuçlarını, sosyal medyada da en hızlı şekilde göreceklerini düşünüyorum.

Eksiksiz fırsatlar
Müşterilerimize özel, ihtiyaçlarını eksiksiz karşılamak üzere çözümler üreten, müşterilerine yeni fırsatlar yaratma öngörüsüyle hareket eden bir şirket olarak, üstlendiğimiz projelerde, gerektiği durumlarda veri bilimci çalışanı yetiştiriyor veya müşterimizde benzer pozisyonda görevli çalışanların eğitimine katkı sağlıyoruz.
Faydalı bir veri analizinin ön şartı, iş süreçlerini anlamaktan geçiyor. Netaş olarak, veri analizi yapmadan önce, müşterilerimizin iş süreçlerini analiz ediyor ve anahtar verimlilik göstergelerini belirliyoruz. Bir sonraki aşamada da, analiz ve iyileştirmeyi kesintisiz bir döngü olarak ortaya koyan çözümler üretmeye çalışıyoruz.

M2M çözümleri, veri analizi ihtiyacını arttırıyor
M2M çözümleri, bilgiye ve aksiyona dönüştürülmesi gereken veri miktarını ve veri analizi ihtiyacını artırıyor. Veri analizi çözümlerini içermeyen bir M2M yatırımının hedefine tam anlamıyla ulaştığını söyleyemeyiz. Özellikle M2M çözümlerinde yapılacak analizlerin, iş süreçlerine etkisini kısa vadede görmek mümkün. Uzaktan ölçmek ve veri toplamak sürecin sadece ilk adımını oluşturuyor. Bunun devamında, toplanan veriyi bilgiye dönüştürmek, ardından da karar alıcı fonksiyonları devreye sokarak aksiyon almak gerekiyor. Örneğin sayaçlardan toplanan tüketim bilgilerini, anlık olarak kaydedip sadece fatura oluşturmak için kullanabiliyor veya bu veriyi analiz ederek, enerji tüketimi eğilimlerini belirleyebiliyor, talep tahmini yöntemleriyle de ihtiyacınız kadar elektrik almak için faydalanabiliyorsunuz. M2M çözümleri yaygınlaştıkça, veri analizinin etki alanının genişleyeceğine ve günlük hayatımıza yansımalarını daha çok göreceğimize inanıyorum.

SAS Analitik Çözümler Danışmanı Kübra Fenerci: “Verilerin büyük kısmı firmalar için katma değer yaratamamakta”
Veri analizi, hem özel şirketler hem devlet kurumları için son derece önemli bir role sahiptir. Toplanan verilerin büyük kısmı firmalar için katma değer yaratamamakta, yalnızca ileride kullanılacağı düşünülerek sürekli biriktirilmektedir. Bu veriyi analiz etmek gereksiz bilgi kirliliğinden kurtulmaya, yanlış veriyi düzeltmeye ve firma süreçlerini ve müşteri ilişkilerini iyileştirmeye yönelik bir değer haline getirmeye olanak sağlamaktadır. Verisini analiz ederek bilgiye dönüştüren şirketler, müşterilerini en etkin şekilde ellerinde tutabilir, yeni ve karlı müşteriler edinebilir, iç ve dış süreçleri en etkin şekilde değerlendirerek rekabette üst düzey bir avantaja sahip olabilirler.
Özellikle artan hacim konusunda “in-database” veya “in-memory” çalışmalar son derece popülerlik kazanmış durumda. SAS olarak veri hacmini ileri analitik çözümlerle karşılamaya yönelik çalışan “in-database” ve “in-memory” birçok uygulamamız mevcut.
Öncelikle değerli veri şirket içinde ya da dışında çok farklı bölgelerde tutulabilmektedir. Dolayısıyla veri bütünleştirmesi süreçlerin ilkini oluşturmaktadır. Farklı kaynaklardan toplanan verinin içerisinde birçok gereksiz, eksik, yanlış ifade ve eşleşme problemleri olabilmektedir. SAS olarak veri bütünleştirmesi ve veri kalitesini kapsayan çözümümüzle veriyi kullanılabilir bilgiye dönüştürme süreci bütünsel bir yapıda değerlendirilmektedir.

Veri bilimciler, verileri en yüksek değere dönüştürmekte

Veri bilimci, her türlü veriyi analiz etmekte ve bu veriyi şirket için en yüksek değere dönüştürmektedir. Şirket karlılığının artmasında, müşteri ve çalışan memnuniyetinin sağlanmasında, süreçlerin doğru işlemesinde, geleceğin tahminlerinde, risklerin tahminlerininde ve mevzuata uyum projelerinde en büyük rolü oynar.
Tüm projelerimizde ve eğitimlerimizde veri bilimci yetiştirme çalışmaları yapıyoruz. Veri analizi temelli projelerimiz istatistik, programlama, yazılım ve sonuç çıkarımı üzerine büyük bir bilgi mirası edinmemizi sağlamış olmakla birlikte mirasımıza katkılarımız zaman içinde hızlı bir şekilde artacaktır.

Kitlelerin memnuniyeti önemli
Sosyal medya kullanımının hızlı bir şekilde arttığı Türkiye gibi ülkelerde özellikle bu kitlenin memnuniyeti son derece önem kazanmaktadır. Bireyler şirketlerle ilgili memnuniyetsizliklerini sosyal medya kanallarında paylaşıyorlar. Şirketlerin kurumsal imajlarını koruyabilmeleri için sosyal medyadaki tüm içerikten haberdar olması gerekiyor. Dolayısıyla, müşterinin sosyal medya verisinin analitik yollarla analiz edilerek, müşteri şikayetlerine anında cevap verilmesi kurumların sosyal medya yansımalarını pozitif yönde etkileyecektir. SAS olarak sosyal mecralardan topladığımız veriyi analiz ederek kurumlar için değere dönüştüren analitik çözümlerimiz mevcuttur.
SAS, iş analitiği yazılım ve hizmetleri alanında dünya lideri ve iş zekası pazarındaki en büyük bağımsız şirkettir. Entegre bir çerçevede sunulan yenilikçi çözümlerle SAS, 60,000’den fazla bölgede müşterilerine verimliliklerini arttırmalarına, daha hızlı, daha iyi kararlar almalarını sağlayarak değer yaratmalarına yardımcı oluyor. 13,000’den fazla çalışanı ve 400’den fazla ofisi ile tüm bilgi sermayesini iş analitiğinin gelişimi için kullanmaktadır. Özellikle büyük veriyi en kolay ve kısa sürede analiz etmek üzerine sunduğu çözümlerle, sektörde lider durumdadır.
Türkiye’deki çoğu kurum, veri analizinin ve iş süreçlerine yapacağı katkının farkında. SAS da küresel bir çözüm şirketi olarak bu potansiyelin bilincinde ve Türkiye’ye büyük yatırımlar yapıyor. Türkiye’de analitik anlamda Avrupa’ya kıyasla daha büyük bir pazar ve daha gelişmiş bir farkındalık olduğunu söyleyebiliriz.

Teradata Türkiye Ülke Müdürü Gamze Aydın: “Veri analizi sayesinde, müşterilerimize 360 derecelik öngörü ile yaklaşıyoruz”
Büyük veri ve analizini kapsayan çözümler bugün bilimsel araştırmalardan sağlık sektörüne dek birçok farklı alanda kullanılıyor. Geleneksel veri yapıları üzerinden yapılan analizlere, yapılandırılmamış verilerin de eklenmesi ile kurumlara daha önce sahip olmadıkları öngörü ve planlama imkanı sağlanabiliyor. Müşteriye 360 derecelik bir öngörü ile yaklaşılmasına olanak veriyor. Örneğin yapılandırılmış geleneksel veri analizleri ile “müşteri neyi, ne zaman, ne kadara almış; ne sıklıkla alıyor; başka ürünü alma eğilimi nedir?” sorularına cevap bulunabiliyor.
Ancak, “Web sitesinde başka hangi ürünleri inceledikten sonra bu ürünü seçmiş, bir reklama yoksa bir tavsiyeye dayanarak mı ürünü almış?”, “Satın alma kararını olumlu ya da olumsuz etkileyen şartlar nelerdir?”, “Üründen sosyal medyada bahsetmiş mi?” sorularının yanıtı, yeni ortaya çıkan ve yapılandırılmamış diye tanımladığımız veri kaynaklarında yatmaktadır. Mevcut veriler ile bu yeni kaynaklardaki verileri birleştirerek yanıt alınabilecek soruların sayısı çok daha fazladır. Bu yeni analiz imkanlarının kurumları rakiplerine göre daha rekabetçi yapacağını söyleyebiliriz.
Bunlara ek olarak, MapReduce gibi büyük veri konusu ile gelişen, yazılım olarak devrim sayılacak yeni yöntemlerle, aynı donanımla daha fazla veri işleme imkanının sağlanması da önemli bir maliyet avantajı olarak ortaya çıkıyor.

Oyunun kuralları değişiyor
Büyük veri çözümleri iş yaşamında oyunun kurallarını değiştiriyor, bir anlamda ezber bozuyor. Geleneksel yaklaşımı kullanan şirketler, “transaction” yani gerçekleşmiş işlemleri analiz ederken, büyük veri çözümlerinden yararlanan şirketler daha işlem gerçekleşmeden davranışları analiz edebilme şansına sahip bulunuyorlar. Bu da rekabette onları bir adım ileriye taşıyor.
Hızla büyüyen, çok çeşitli ve hacimsel olarak da büyük olan verinin içinde kaybolmamak adına küçük parçalarla çalışmalara başlamak, böylelikle katma değerini çok daha hızlı almak oldukça önemli. Ayrıca bizce fark, bu verinin çok daha fazla kullanıcıya açılıp erişilebilir hale getirilmesinde yatıyor. Bu yeni veri, bugün Data Scientist (veri bilimci) denilen, sadece veriyi değil iş ihtiyaçlarını da bilen analistler tarafından erişilebilir olduğunda ortaya çıkabilecek faydalar çok daha fazla.
Seçilen çözümdeki yazılımsal ve donanımsal bileşenler yanında, teknolojiyi sağlayan firmanın da endüstriyel tecrübesinin olması, şirketlerin elindeki veriden faydalanabilmesinde önemli bir parametredir.

Veri Tsunamisi
Tahminlere göre, 2020 yılında, otomobillerden ev aletlerine ve telefonlara kadar yaklaşık 50 milyar cihaz veri üretecek ve birbirileri ile sessizce iletişim kuruyor olacak. İleriye yönelik öngörülerde bulunmak ve kararlar almak isteyen şirketler için bu ‘veri tsunamisi’ni doğru analiz edebilmek kritik önem taşıyor.
Büyük veri analitiğini kullanan kurumların ihtiyaçlarında zaman içinde oluşan değişim, uzmanlık gerektiren yeni bir meslek olan veri bilimciliğin doğmasına neden oldu. Neredeyse her kaynaktan toplanan bilgileri analiz etme yeteneğine sahip olan veri bilimcileri kullanan şirketlerin çok önemli avantajlar elde edeceklerine inanılıyor. Örneğin perakendeciler, büyük veri setlerini analiz eden veri bilimciler sayesinde operasyon kâr paylarını yüzde 60 oranında artırabilirler. Sadece özel şirketler açısından değil, aynı avantajlar kamu sektörü için de geçerli. Araştırmalara göre, ABD sağlık sektörü veri bilimcileri kullanarak yılda 300 milyar dolar tutarında tasarruf edilebilir.
Veri bilimcilerin elde ettikleri bilgilerin, kurumların iş yapış şekillerini esaslı bir şekilde değiştirebileceği belirtiliyor. Northwestern Üniversitesi profesörlerinden Diego Klabjan’a göre, veri bilimcileri kullanan kurumlar, günlük operasyon kararlarına iş değeri katmaktan, taktiksel ve stratejik kararlar ile planlara desteğe kadar pek çok alanda önemli avantajlar elde edebilirler. Müşteri ilişkilerine yön vermek, pazarlama ve satış bölümlerine destek olmak ve bunlara ek olarak, sadece geçmiş veriler üzerinde veri madenciliği yapmak değil, tahmine dayalı modelleme ile uzun dönemli stratejilere şekil vermek de Klabjan’ın sözünü ettiği avantajlar arasında yer alıyor.
Günümüze kadar kurumların iş karar süreçleri, ilişkisel veri tabanları üzerinde saklanan veriye dayanmaktaydı. Bu veri grupları dışında çok fazla önem taşıyan ve son yıllarda keşfedilen yapısal olmayan veri grupları da bulunuyor. Özellikle “Sosyal Medya” şeklinde adlandırdığımız veri bileşenleri bu grupların belki de en önemlisi ve şimdiye kadar çok da efektif kullanılmayanı. Sosyal medya üzerinde her gün, hacimsel olarak büyüyen, belirli bir yapısal formata uymayan, karmaşık verinin üretilmekte olduğunu görüyoruz. Bu veri eğer yapısal veri ile ortak platformlarda saklanır, analiz edilir ve yorumlanabilirse, iş karar süreçlerine pozitif etki ederek, çok değerli bir katma değer sağlamakta. Özellikle Teradata’nın sağladığı altyapı çözümleri ile sosyal medya verisinin, yapısal veri ile harmoni içerisinde saklanması, analiz edilmesi ve karar süreçlerini beslemesi çok kolaylaşmakta. Bu analiz sonuçlarının yansıması ise firmalara, veriyi eskitmeden, kullanıcıların davranış ve tepkilerini gerçek zamanlı bilgiye dönüştürmekte ve bu bilgiyi değerlendirmekte çok değerli bir rekabet avantajı sağlamakta.
Büyük veriyi saklama, analiz etme ve eş zamanlı bilgiye dönüştürme süreçlerinde önemli altyapı yatırımları yapan Teradata, bu altyapıyı anlayacak, projelerde kullanacak ve veriyi bilgiye dönüştürme süreçlerini yönetecek veri bilimcilere de aynı önemde yatırım yapmakta. Bu yatırım Teradata tarafından, değişik kanallar yoluyla yönetilmekte ve geliştirilmekte. Bu farklı kanallardan bazılarını isimlendirmek gerekirse, insan kaynağı yetiştirme, son teknolojik yenilikler ile güncel bilgi ulaşımını sağlama ve Teradata’nın müşterileri ile devam eden aktif projelerde bu bilgileri kullanarak tecrübelerini geliştirmelerini örnek olarak verebiliriz.

Derin analitik çözümler
Teradata, kurulduğu günden bu yana büyük veriler ile derin analitik çözümler sunmayı amaçladı ve bunu gerçekleştirdi. Bugün adını sıkça duyduğumuz MPP (Massively Parallel Processing) mimarisi, Teradata Veritabanı’nın 33 yıldır yapıtaşını oluşturuyor. Sektör çözümlerimizin günümüzün hızlı rekabetçi ortamında kurumlar tarafından daha fazla ilgi ile karşılandığını görmekteyiz. Ülkemizdeki veri ambarı ve iş zekâsı çevrelerinde bu çözüm odaklı yaklaşımın artmasını memnuniyetle karşılıyoruz
Yapısal olan büyük hacimli verilerde Teradata’nın deneyimi ile ilgili birkaç önemli örnek verecek olursak şunları söyleyebiliriz:
1996 yılında 11 Terabyte ile dünyanın en büyük veri ambarı, 2004 yılında Wal-Mart’ın 423 Terabyte’lık veri ambarı, 2008 yılında beş kurumda 1 ila 5 Petabyte arasında ve 35 kurumda 100 Terabyte’ın üzerindeki veri ambarları. Bugün eBay’de ise 50+ Petabyte’lık veri Teradata ortamında bulunmaktadır.
Teradata, farklı iş ihtiyaçlarına göre iyileştirilmiş platform ailesi, veri ambarına özel olarak tasarlanmış veri tabanı, veri madenciliği konusunda geliştirilmiş çözümleri, sektörlere özel çözümleri ile veri ambarı modelleri, analitik kampanya yönetimi ve büyük veri yönetimi çözümleri ile geniş bir ürün ailesine sahiptir.
Teradata’nın iyileştirilmiş veri ambarı platformları veri tabanı yazılımı, sunucu ve veri depolama ünitesinin en iyi verimlilik sağlayacağı şekilde tasarlanmış, yüzde 99,5 yüksek erişilebilirlik sunan ve veri yüklemeye hazır sistemlerdir. Böylece müşterilerimiz birinci günden itibaren veri ambarlarını oluşturmaya ve kullanmaya başlamaktadırlar. 
Teradata, bugün geldiği noktada 6 farklı veri ambarı platformu sunmaktadır. Bu sistemler GB’lar mertebesinden 186 PB’a kadar ölçeklenebilen ve her biri farklı amaçlar için iyileştirilmiş sistemlerdir.
LinkedIn, Barnes&Noble ve MySpace Aster’i kullanan referanslarımız arasındalar. Şu an 1 PB (PetaByte)’ın üzerinde canlı veriyle çalışan Aster kurulumu mevcut. Aster Data Appliance, yatay büyüyebilen MPP (Massively Parallel Processing) mimarisine sahip bir çözüm. Aster’i farklı kılan başka bir özellik ise ilişkisel veriyi de yönetebiliyor olması. Aynı sorgu içerisinde hem yapısal hem de yapısal olmayan veri üzerinden bağıntı gerçekleştirilebiliyor ve böylece daha bütünsel ve zenginleştirilmiş bir analiz sunabiliyor.

Türkiye’de veri analizi gelişmiş durumda
Türkiye’deki alışkanlık yeni teknolojiyi uygulayarak verimi ve etkinliği arttırma şeklindeydi ama artık veri, sürecin iyileştirilmesi için kullanılan materyal değil, işimizin ana maddesi halinde. Ülkemizde de bu bilinç yerleşmiş durumda diyebiliriz. Yapılan bir araştırma, veriyi kullanan şirketlerin verimlilik konusunda eşitlerinden yüzde 4 daha verimli, kârlılıkta ise yüzde 6 daha kârlı olduklarını gösteriyor. Bu durumda da ister istemez tüm kurumlar için en önemli hammadde haline geliyor. Bu kapsamda, Türkiye’de büyük veri ve analizi konusunda algının gayet gelişmiş olduğunu söyleyebiliriz.

M2M’in gücü

M2M çözümleri, makinelerin arasında kablolardan bağımsız haberleşme kurabilen protokoller bütünüdür. M2M teknolojilerinin, uzaktan yönetime olanak tanımaları ve insan gücünden bağımsız haberleşmeleri, yazılım dünyasında adeta bir çığır açmıştır.
M2M teknolojileri, makineler arası kablosuz haberleşme, zaman ve kontrol olmak üzere birçok önemli avantaj ile kurumların ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Uzaktan verileri toplayabilme, analiz edebilme ve analiz sonuçlarına göre akıllı yorumlar yaparak süreçleri kontrol etme yeteneği işletmelerin varlık kontrollerini sağlamasında ciddi yol kat etmelerine olanak sağlamıştır.
M2M teknolojileri, birçok sahada makine kontrollerinin uzaktan yapılabilmesine olanak sağlamıştır. M2M çözümleri ile büyük miktarlardaki veri, insan gücüne ihtiyaç duymadan ve uzaktan analiz edilebilmekte ve bu sayede, ürün güvenliği ve kontrolü sağlanabilmektedir.
Cihazların ve makinelerin yanına gitmeden çok farklı tipteki bilgiyi tek bir kontrol noktasından yönetebilmek, yorumlayabilmek ve akıllı iş kararları alabilmek M2M çözümleri ile artık mümkün olabilmekte. Çok farklı formatlardaki veriyi hızlı bir şekilde toplayabilmek, analiz edebilmek ve karar aşamasında insan gücünden bağımsız en az hata ile yorumlayabilmek, M2M’in farklılaşmasında ve önem kazanmasında temel ölçütlerdir.