Başar Tunçel

basartuncel@gmail.com


Bay Meraklı

Türkiye'de sanal yayıncılık neden bitti?

Mobil operatörlerin ellerinde tuttukları müşteri gamını kimi zaman iyiye kullanmadığını düşünüyorum. Bir nevi "burada bir kasa hıyar var" sesi gelen her yere tuzlukla koşma durumu var. Bu kimi zaman kendi ellerinde patlayan başarısız projeler olarak vuku bulurken (2010'da Foursquare'den esinlenilen ve hüsranla sonuçlanıp kapatılan "Gezenzi" servisi gibi) bazı projeler topyekün sektöre zarar veriyor. Biraz daha detaylı anlatmaya çalışayım.
İki sene kadar önce Apple'ın iPhone, iPod ve iPad'lerde kullanılan işletim sistemi iOS, dergileri elektronik ortamda okuyabilmek adına harika bir platform haline geldi. Yazılım geliştiriciler, dergilerin matbaaya giden pdf'lerinden olduğu gibi e-dergi yaratabiliyor, Adobe'nin Digital Publishing Suite adı verdiği uygulamalar grubu sayesinde etkileşimli dergiler yaratılabiliyordu.
Ne yazık ki bu "e-dergicilik" işi, mobil operatörlerin de ağzını sulandırdı ve sanal yayıncılığa soyunmaya karar verdiler. İlk toplantılarda genellikle bunun nasıl "büyük bir pazar potansiyeline" sahip olacağına, ama yaptıkları araştırmalarda (!) Türk kullanıcısının paralı ürün satın almak konusunda henüz olgunluğa (!) ulaşmadığına dair söylemlerle gelmişlerdi. Özetle; dergiler bir süre bedava verilecek, sonradan paralıya dönecekti. Ha ha!
Detayları geçersek, anlaşma temel olarak şunu kapsıyordu: İlk birkaç ay dergiler bedava verilecek, ilk sayfalara mobil operatörün bedava ilanları koyulacak ve dergi ücretsiz olarak iPad'e indirilebilecekti. Sonra toplantıları yaptığımız kişiler ayrıldılar, başka departmanlara geçtiler, yayıncılar muhatap bulamadıkları gibi bir de gelinen noktada "Türk kullanıcısı dergiye para vermiyor" oldu. Turkcell, dergileri "Dergilik" uygulamasında ücretsiz dağıtıyor, bildiğim kadarıyla hiç ücretli dağıtmadı. Vodafone ise "VReader" uygulamasında bu aydan itibaren ücretli dergileri yayınlamama kararı aldı. (Oysa dergiler satılıyordu ve düşük de olsa bir ekonomi yaratıyordu.)
Yabancı yayınlara girdiğimde, sadece 1 sayı ücretsiz veriliyor ve tüm dergiler ücretli. Ücretsiz yayına rastlamak oldukça zor. Bizde ise tam tersi, ücretli yayın yok gibi bir şey. Burada, aslında mobil operatörleri suçlamak çok da doğru değil. Maalesef yayıncılar da, "daha fazla kişiye ulaşacağız" diye uzun vadede sanal yayıncılık ekmeğinden kendilerini tamamen mahrum ettiler.
Zaten dergiyi yayınlamışsınız...
Bir dergiyi hazırlamak inanın bana hiç kolay bir şey değil. Yazarlar, editörler, fotoğrafçılar, reklamcılar, baskı öncesi, baskı ve baskı sonrası süreçleriyle yayıncılık çok meşakkatli bir iş ve işleri yayıncılık olmayan insanların öngörüsüzlükleri (ve bunlara inanan dergi yayıncıları) maalesef Türkiye'de sanal yayıncılıktan para kazanma potansiyelini, gelişip olgunlaştıramadan yok etti.
Reklamcıların da bu yangına körükle gittiklerini söyleyebilirim. Çünkü az da olsa parayla satılan bazı yayınların reklamcıları "bu satış rakamlarıyla ilan alamıyoruz" diyerek dergilerin sanalda ücretsiz dağıtımını körükledi. İlan gelirleri ne kadar arttı?
Özetle bugün mobil operatörlere olan bir şey yok. Tüketici de mutlu, dergilerin bazılarını -okumasa da- cihazına bedava indiriyor ve eskiden satın aldığı dergiyi artık bayiden almıyor. Almak istemiyor, çünkü bedavası varken basılı dergiye para vermek kendisini kandırılmış hissetmesine sebep oluyor.
Oysa sanal yayıncılığın gelişmesi gerekiyordu. İnsanların buna para vermeye alışması gerekiyordu. Bazı arkadaşlarım soruyor bana: "Türkiye'de çıkan dergiler neden yabancı dergiler gibi olamıyor" diye. Para kazanamayan bir sektör nasıl gelişebilir? Halen şu sözler kulağımda "Dergi nasıl olsa yapılmış, bedava olsun herkes okusun, daha fazla kişiye ulaşsın..." Sizler de baz istasyonları nasıl olsa kurmuşsunuz, herkes bedava konuşsun, İnternet'e girsin, bilinirliğiniz artsın olur mu?
Hayır olmaz! Çünkü bedeli ödenmeden alınmış hiçbir şeyin değeri yoktur.