Kamu BİB’de e-devlet ağırlığı


TBD Kamu-BİB Çalışma Grubu tarafından 19-22 Haziran 2003 tarihleri arasında Kuşadası’nda bu yıl 5’incisi gerçekleştirilen Kamu-BİB toplantısına e-devlet damgasını vurdu.
Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Kamu-BİB Çalışma Grubu tarafından 19-22 Haziran 2003 tarihleri arasında Kuşadası Pine Bay Oteli’nde bu yıl 5’incisi gerçekleştirilen geleneksel Kamu-BİB toplantısında, e-devlet bütün yönleriyle ele alındı ve tartışıldı. Bilişim sektörünün sorunlarının ve Türkiye’nin bilgi toplumundaki yerinin tartışıldığı toplantıda, her ne kadar bilişimin mana ve içeriğini bilenlerin karşı çıkması ve kurulması gereken Bakanlığın “Bilgi Toplumu Bakanlığı” olması gerektiğine inanılmasına rağmen, “Bilişim Bakanlığı” kurulmasının da kaçınılmaz olduğu vurgulandı. Kamu-BİB’5 toplantısı TBD Başkanı Rahmi Aktepe’nin açılış konuşmasıyla başladı. Aktepe konuşmasında TBD’nin dile getirdiği bilişim kesimi sorunlarının Türkiye’nin temel sorunları olduğunu belirtti. Aktepe, bilişimin bu ülkenin geleceğinin ta kendisi olduğunu savunarak, Türkiye’nin gelişmiş 10 ülke arasında yer almak ve Avrupa Birliği’ne (AB) girmek gibi önemli hedeflerinin olduğunu söyledi. TBD’nin 3 yıldır devam eden e-Türkiye sürecine bütün gücüyle destek verdiğini söyleyen Aktepe, TBD’nin AB 6’ıncı Çerçeve Programı’na tam katılım sağlanması için de önemli girişimlerde

bulunduğunu kaydetti. Önümüzdeki dönemde eğitim ve bilişim altyapısı zayıf ülkelerin büyük bir dışlanma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaklarını öne süren Aktepe, TBD tarafından yürütülen ECDL Sertifika Programı’nın AB ülkelerinde yaşayan insanlarla Türk insanının aynı standartlarda bilgisayar okuryazarı olmasını sağlayacağını belirtti.
Aktepe’nin, EKT-Enformasyon ve Komünikasyon Teknolojileri, yani dünyadaki genel adıyla, ICT-Information and Communication Technologies sektörünü, “Bilişim” ile özdeşleştirdiğini düşünüyoruz. Ancak TDK-Türk Dil Kurumu sözlüğünde olsun, gerçekleştirilen “Bilişim Şura”sında olsun, Adalet Bakanlığı’nın hazırlamış olduğu “Bilişim Suçları Ceza Yasa Tasarısı”nda olsun, “Bilişim”in bilgisayar yazılım, donanım ve çevre birimlerini ifade ettiği, “Telekom”un ise tamamen ayrı değerlendirildiğini ve ayrı yasalara tabi olduğunu görüyoruz.
TBD Kamu-BİB Başkanı Abdullah Körnes de başlangıcından bugüne kadar yapılan Kamu-BİB toplantıları hakkında bilgi verirken, toplantılar kapsamında bugüne kadar 40 ayrı grupta 725 kişinin görev aldığını, 40 ayrı konu da çalışma yapıldığını ve 14 belge ve rapor üretildiğini kaydetti.

Toplantı formatı değiştirildi
Danışma kurulu görüşleri ve katılımcıların talepleri doğrultusunda bu yıl Kamu-BİB etkinliğinde önemli değişiklikler yapılırken, daha önceki toplantılarda etkinliğin maliyetini karşılayan sponsorların tanıtımına yönelik “firma tanıtımı” toplantılarından bu yıl vazgeçildi. Etkinlik çerçevesinde iki tane büyük panel düzenlenirken, birinci panelde e-devlette yaklaşımlar, yapılanmalar ve yansımalar (3Y paneli) konuşuldu. İkinci panelde ise, yine e-devlet üst başlığı altında getiriler, götürüler ve gelecek senaryoları (3G paneli) ele alındı. Etkinlik çerçevesinde gerçekleştirilen 3 oturumda da Kamu-BİB’de görev yapan 18 çalışma grubu çalışmalarını sürdürdü. 5’inci Kamu-BİB toplantısına, kamu bilgi işlem yöneticilerinin yanı sıra, eski ve yeni siyasiler ile özel sektör temsilcilerinin ve üst düzey bürokratların yoğun ilgi gösterdikleri gözlendi. Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Akdemir de toplantının son günü Kuşadası’na gelerek önemli açıklamalarda bulundu.

E-devlette yaklaşımlar, yapılanmalar ve yansımalar
TBD Başkanı Rahmi Aktepe’nin yönettiği e-devlette yaklaşımlar, yapılanmalar ve yansımalar panelinde konuşan DSP eski milletvekili Prof. Dr. Ziya Aktaş, bilişim alanında devrime değil, evrime ihtiyaç duyulduğunu ve bilişim sektöründe toparlayıcılığın sağlanabilmesi için Bilişim Bakanlığı gibi bir yapıya ihtiyaç olduğunu belirtti.
ANAP Genel Sekreteri Vasfi Orbay da Avrupa Birliği’nin, Türkiye’yi, uyum kanunlarını çıkarmasındaki yavaşlığı gerekçesiyle eleştirdiğini anımsatarak, elektronik devlet (e-devlet) konusunda da aynı duruma düşmemek gerektiğini kaydetti. Bu alanda çıkarılacak yasalar üzerine daha çok tartışmak gerektiğini söyledi. Orbay, sektördeki sorunların çözümü ve ileri adımlar atılabilmesi için Bilişim Bakanlığı’nın kurulması gerektiğini savundu.
Sun Microsystems Temsilcisi Sina Kutlay ise, Bilişim Bakanlığı’nın kurulması halinde bakanlığın belirleyeceği temel standartların ortaya çıkacağını ve kamu veri paylaşımını sağlayacak yapıların oluşturulacağını kaydetti. Kutlay, bilişim sektörünün Türkiye’nin önünü açacak bir sektör olduğunu dile getirdi.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Adem Şahin de E-dönüşüm Türkiye Projesi’nin hazırlıkları sürdürülen Kamuda Yeniden Yapılanma Yasası ile paralel götürülmesi gerektiğini vurguladı. Şahin, E-dönüşüm Türkiye Projesi’nin yaşama geçmesi ile birlikte Türkiye’de verimliliğin artacağını, iş yapma süreçlerinin kolaylaşacağını ve vatandaşların birbirlerini daha iyi anlamalarının sağlanacağını kaydetti.
AK Parti Denizli Milletvekili Mehmet Yüksektepe de, ülkelerin geleceğinde bilişim ve gen sektörü olmak üzere iki önemli sektör bulunduğuna işaret ederek, Türkiye’de DPT bünyesinde Bilgi Toplumu Dairesi kurulmasının, “Bilgi Toplumu Bakanlığı”na yön verecek bir başlangıç olduğunu vurguladı. AK Parti Hükümeti’nin Mernis Projesi’ni tamamladığını dile getiren Yüksektepe, Bilgi Edinme Hakkı Yasası’nın çıkarıldığını, Elektronik İmza Yasası’nın Meclis gündeminde olduğunu söyledi. Yüksektepe, “E-dönüşüm kararları hükümetimizde mevcut” diye konuştu.
Dell Temsilcisi Murat Serin de e-devletin vatandaşlara sağladığı yararlardan söz etti. DYP eski Milletvekili İlyas Yılmazyıldız ise 5 yıldır sürekli e-devletin konuşulduğuna dikkat çekerek, e-devletin artık toplum gündemine taşındığını söyledi. Bilişim Komisyonu’nun Meclis’te mutlaka oluşturulması gerektiğine işaret eden Yılmazyıldız, komisyonun oluşturulmasının bilişim yasalarının çıkmasını hızlandıracağını belirtti. Yılmazyıldız, Bilişim Bakanlığı’nın da önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde mutlaka kurulması gerektiğini vurguladı.

E-devletin getirileri, götürüleri ve gelecek senaryoları
TBD Kamu-BİB Başkanı Abdullah Körnes’in başkanlığını yaptığı e-devletin getirileri, götürüleri ve gelecek senaryoları panelinde konuşan T-Systems Genel Müdürü Ateş Gönen, T-Systems Türkiye’nin geçen yıl kurulduğuna işaret ederek, T-Systems’in Avrupa’da ikinci sırada yer alan sistem entegratörü olduğunu belirtti. E-devleti bir değişim süreci olarak tanımlayan Gönen, “Bu kültürel bir değişim ve zihinsel hazırlıkla başlamak durumunda” dedi.
Microsoft Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Ekrem Yener de, ülkeler ve insanlar arasında yaşanan ‘sayısal uçurum’dan söz ederek, sayısal uçurumu; birtakım insanların bilgiye erişebilip, birtakım insanların erişememesi, toplumlar ve insanlar arasındaki bilgiye erişim farkının gittikçe açılması kavramı olarak tanımladı. Yener, her ülkenin sayısal uçurumu engelleyici önemleri hızla alması gerektiğine dikkat çekerek, “Bilgiye erişim hakkı temel hak ve özgürlüklerden olmalı ve ilk sırada yer almalı” diye konuştu. Sayısal uçurumun Türkiye açısından son derece önemli olduğunu vurgulayan Yener, Türkiye’nin Romanya ve Malta’nın bile gerisinde olduğunu kaydetti. Yener, Türkiye’nin tabandan bilgiye talep yaratması gerektiğini ifade ederek, bilgiye erişim cihazı ve bilgiye erişim otoyollarının bir an önce oluşturulmasının zorunlu olduğunu belirtti. Yener, katma değer yaratan yazılım endüstrisinden yana olduğunu söyleyerek, “Türkiye’de artı değer yaratan yazılımlar üretilmeli” dedi. Maliye Bakanlığı’nın alt birimlerinde dünya ölçüsünde projeler bulunduğuna işaret eden Yener, adalet sisteminde bilgi teknolojilerinin kullanımının yetersizliğini vurguladı.
Gümrük Müsteşarı Nevzat Saygılıoğlu ise AB adaylığının ve bilişimin devlet yapısını etkileyecek iki önemli unsur olduğunu belirterek, Türkiye’de bilişim sektörünün önemli bir potansiyel sergilediğini kaydetti. Saygılıoğlu, 7-8 Temmuz 2003 tarihlerinde İtalya’da ikincisi gerçekleştirilecek Avrupa E-devlet Bakanlar Konferansı etkinlikleri kapsamında ülkemizden başvuruda bulunulan üç proje arasında seçilen Gümrük Otomasyonu Projesi’nin en iyi e-devlet projeleri arasında sergileneceğini bildirdi. Uygulamada olan Bilgi Projesi ile, gümrük işlemlerinin yüzde 99’unun elektronik ortamda yapılmasını sağladıklarını anlatan Saygılıoğlu, bu sayede 100 milyar Dolar’lık bir tasarruf gerçekleştirdiklerini vurguladı. Saygılıoğlu, bir diğer bilişim projeleri olan İdea Projesi sayesinde de, dış ticaret işlemlerinin yüzde 50’sinin telekomünikasyon altyapısı ile POP noktalarından ve mükelleflerin bürolarından yapılır hale geldiğini kaydetti.
DPT Bilgi Toplumu Dairesi Başkanı Recep Çakal da, E-dönüşüm Türkiye Projesi Kısa Dönem Eylem Taslağı hazırlama çalışmalarından söz etti. Projeyi, bilgi toplumuna geçiş süreci olarak gördüklerini dile getiren Çakal, e-devlet vizyonunun tam olarak oluşmadığını ancak, bu vizyonun oluşması için çalıştıklarını belirtti. Çakal, ulusal katma değer sağlayacak bir bilgi toplumu stratejisi belirlemek çabası içerisinde olduklarını ifade ederek, bilgi toplumu stratejisinin altında e-devlet stratejisini oluşturmak gerektiğini vurguladı. Amacın küresel pazarda yer alma, ancak ulusal katma değer yaratma olması gerektiğini savunan Çakal, Türkiye’nin yazılım konusunda bir merkez haline gelmesi için stratejilerinin bulunduğunu kaydetti. Türk Telekom’un özelleştirilmesi için ayrı bir yasaya ihtiyaç bulunduğunu dile getiren Çakal, kamu ihalelerinin de yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. ANAP eski milletvekili Birkan Erdal ise, Türkiye’nin 2010 yılından çok daha önce bilgi toplumu ve kendilerini temsil eden bir Bakanlığa kavuşması gerektiğini belirtti. Erdal, e-devleti vatandaş odaklı olarak çalışan bir devlet olarak nitelendirerek, bunun için bilgisayar okuryazarlığının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Erdal, Türkiye’nin genç beynini kullanacağı en önemli sektörün yazılım sektörü olduğunu belirterek, savunma sanayinin de özel sektöre açılması gerektiğini vurguladı. Erdal, bilgisayar alımı ve eğitiminin vergiden muaf tutulmasını isteyerek, Maliye Bakanlığı’nın bilişim faaliyetlerinin vergiden muaf tutulması için çalışma yaptığını söyledi.