Ankara'dan Kısa Kısa


Yeni alan adları devreye girdi


Yeni alan adları sistemi 26 Mayıs 2003 saat 10.00’da https://www.nic.tr/ adresinde çalışmaya başladı. Yeni sistemde işlemleri olabildiğince otomatik hale getiren yeni yazılımla, sorumluluk ve yetki büyük ölçüde kullanıcıya, alan adı sahibine yükleniyor. Alan adı sahibi, idari, teknik ve mali sorumlu kavramları sistemde etkin hale gelirken, her sorumlu kendi yetki alanlarında işleri bağımsızca yapabilecek. Ödemeler, temel olarak kredi ödemesi şeklinde gerçekleştirilirken, onaylı alan adı alımı veya silinmesi gibi hassas konular dışında evrak ortadan kalkacak ve elektronik kayıtlar esas alınacak. Yeni sistemde her alan adı için getirilecek kurallar Net üzerinden öğrenilebilecek. Yeni fiyatlandırma rejimi Lira ve KDV içinde olarak belirlenecek ve 6 ayda bir enflasyon/Dolar göz önüne alınarak güncellenecek. 5 yıla kadar bir dönem, önceden alınabilecek. Bir Uyuşmazlık Çözüm Kurulu oluşturulması çalışmaları da devam ediyor. Kurul oluşturulana kadar DNS Çalışma Grubu bir uyuşmazlık çözüm mekanizması olarak görev yapacak. Bu arada jenerik alan adlarına yapılan başvuruların değerlendirilmesi sürüyor. Toplam 30 bin 811 başvurudan 29 bin 35’i com.tr için yapılırken geri kalan bin 776 başvuru com.tr dışı alanlar için yapıldığı için geçersiz sayıldı. com.tr için 6 bin 628 alan adı için başvuru yapılırken 2 bin 853 başvuru ise zaten tahsis edilmiş alan adlarına yapıldığı için geçersiz oldu. Başvurular, 3 bin 892 farklı kurumdan ve 2 bin 286 farklı e-posta adresinden yapıldı. 26 bin 182 başvurunun

belgeleri incelenip değerlendirildikten sonra kura yapılacak. Daha önce tescil edilen ancak çekilişte başkalarınca alınmak istenen adresler arasında AKP, futbol takımları, kurum ve kuruluşların İnternet adresleri de bulunuyor. “Akparti com.tr” adresini tescil ettirmek için 9, “Chp.com.tr” için 8, “Galatasaray.com.tr” için 41, “Fenerbahce.com.tr” için 45, “Besiktas.com.tr” için 37 ayrı başvuru yapıldı.
Sistemin kullanıma açılmasıyla birlikte İnternet kullanıcıları, diledikleri herşeyi İnternet adresi olarak alabiliyorlar. Şirketler, “com.tr” uygulamasında olduğu gibi “info.tr” ve “biz.tr” uzantılı alan adlarını alabilecek. Bireysel ve kurumsal kullanımı ve girişimciliği teşvik için “web.tr” alan adı da açılabilir hale getirildi. İnternet kullanıcılarına adres alımında en büyük kolaylığı “name.tr” ve “tel.tr” uygulamalarının sağlaması bekleniyor. Kullanıcılar, isimlerini ve telefon numaralarını da bu uygulama sayesinde İnternet adresi olarak alabiliyorlar. Sistem, emniyet teşkilatı, belediyeler ve avukatlar için de yenilikler getiriyor. Artık emniyet teşkilatı “pol.tr”, belediyeler “bel.tr” ve avukatlar “av.tr” uzantılı İnternet adreslerini kullanabiliyorlar. DNS Yönetimi, “net.tr”nin de kapsamını genişletiyor. Bugüne kadar sadece Telekomünikasyon Kurumu’ndan lisans ya da genel izin alanlara ayrılan bu alan adı, artık İnternet hizmeti veren ve İnternet’i büyütmeye yönelik proje ve oluşumlara da verilebiliyor.
Yeni alan adlarına yeni fiyatlar getirilirken, yeni sistemle birlikte adres tescil fiyatlandırmalarında da indirimlere gidildi. Yeni fiyatlandırma rejimi 6 ayda bir enflasyon/Dolar kuru göz önüne alınarak güncellenecek. Fiyatlandırmalar 3 grupta toplandı:
Belgeye dayalı ve kurumlara yönelik ticari alan adları: “com.tr, biz.tr, info.tr ve net.tr” için yıllık 25 milyon Lira,
Belgesiz, daha çok bireylere ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik alan adları: “org.tr, gen.tr, web.tr, bbs.tr, av.tr” için yıllık 15 milyon Lira,
Bireyler ve kamuya yönelik “name.tr, tel.tr, gov.tr, pol.tr, bel.tr, k12.tr, mil.tr ve edu.tr için 5 milyon Lira.

Elektronik imza yasa tasarısı Meclis’te

Hükümetin E-dönüşüm Türkiye Projesi’nin önemli kilometre taşı olarak gördüğü Elektronik İmza Yasa Tasarısı bakanlar kurulu onayının ardından Meclis’e gönderildi.
Tasarıya göre elektronik imza, elle atılan imza ile aynı ispat gücüne sahip olacak. 25 maddeden oluşan tasarı ile elektronik ticaret ve E-dönüşüm Türkiye Projesi’nin altyapısının asli unsuru olan elektronik imza düzenleniyor. Tasarının yasalaşması ile elektronik ticarete ilişkin diğer yasal düzenlemelerin önünün açılması da hedefleniyor. Tasarıda hem yasanın adı olarak hem de temel kavram olarak elektronik imza kavramı benimseniyor. Böylece bir yandan kapsayıcı bir üst kavram kullanılarak sayısal imza veya biyometrik tanımlama yöntemlerinin kullanımına imkan sağlanırken, bir yandan da ABD ve Fransa gibi ülkelerin yasalarında ve AB düzenlemelerinde kullanılan başlık ve temel kavramlara uyum sağlanması hedefleniyor.
Tasarı idari para cezaları da getiriyor. Buna göre, elektronik sertifika hizmet sağlayıcısının yükümlülüklerinin belirlendiği 10’uncu madde hükümlerini yerine getirmeyenlere 10 milyar Lira cezai müeyyide öngörülüyor. Yerine getirilmesi gereken hükümler ise şöyle sıralanıyor: “Elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı, hizmetin gerektirdiği nitelikte personel istihdam edecek; nitelikli sertifika verdiği kişilerin kimliğini resmi belgelere göre güvenilir biçimde tespit edecek; sertifika sahibinin diğer bir kişi adına hareket edebilme yetkisi, mesleki

veya diğer kişisel bilgilerinin sertifikada bulunması durumunda, bu bilgileri de resmi belgelere dayandırarak güvenilir biçimde belirleyecek; imza oluşturma verisinin sertifika hizmet sağlayıcısı veya sertifika talep eden kişi tarafından sertifika hizmet sağlayıcısına ait yerlerde üretilmesi durumunda bu işlemin gizliliğini veya sertifika hizmet sağlayıcısının sağladığı araçlarla üretilmesi durumunda bu işleyişin güvenliğini sağlayacak; sertifikanın kullanımına ilişkin özelliklerin ve uyuşmazlıkların çözüm yolları ile ilgili şartların ve yasalarda öngörülen sınırlamalar saklı kalmak üzere güvenli elektronik imzanın elle atılan imza ile eşdeğer olduğu hakkında sertifika talep eden kişiyi sertifikanın tesliminden önce yazılı olarak bilgilendirecek; sertifikada bulunan imza doğrulama verisine karşılık gelen imza oluşturma verisini başkasına kullandırmaması konusunda, sertifika sahibi yazılı olarak uyarılacak ve bilgilendirilecek; yaptığı hizmetlere ilişkin tüm kayıtları yönetmelikle belirlenen süreyle saklayacak; faaliyetine son vereceği tarihten en az üç ay önce durumu Kuruma ve elektronik sertifika sahibine bildirecek.”
Ayrıca nitelikli elektronik sertifikaların iptal edilmesi konusunda da cezai müeyyideler geliyor. Buna göre nitelikli elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı, sağladığı nitelikli elektronik sertifikaya ilişkin veritabanında bulunan bilgilerin sahteliğinin veya yanlışlığının ortaya çıkması veya bilgilerin değiştirilmesi, nitelikli elektronik sertifika sahibinin fiil ehliyetinin sınırlandırıldığının, iflasın veya gaipliğinin ya da ölümünün öğrenilmesi durumunda vermiş olduğu nitelikli elektronik sertifikaları derhal iptal etmemesi halinde, 8 milyar Lira para cezası alacak.
Elektronik imza ile ilgili bilgileri korumayanlara da 8 milyar, denetimlere uymayanlara da 20 milyar Lira ceza kesilecek.
Tasarının önümüzdeki günlerde komisyonlarda ve Genel Kurul’da ele alınıp yasalaşması bekleniyor.

Yeni ceza yasasında “Bilişim”

Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı ve görüş almak üzere ilgili kurum ve kuruluşlara gönderdiği Türk Ceza Yasası taslağında bilişim suçları ayrı başlık altında inceleniyor. Taslağın 2’inci Kitabı’nın 3’üncü Kısmı’nın 9 Bölümü’nün başlığı bilişim alanındaki suçlara ayrıldı.

Bilişim sistemine girme, verileri tahrip ve bozma
Madde-346: Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 3 milyar Lira’dan 10 milyar Lira’ya kadar ağır para cezası verilir. Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok edilir veya değişirse faile 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 5 milyar Lira’dan 15 milyar Lira’ya kadar ağır para cezası verilir.

Sistem engelleme, bozma, haksız yarar sağlama
Madde-347: Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kimseye 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 3 milyar Lira’dan 15 milyar Lira’ya kadar ağır para cezası verilir. Bilişim sistemine hukuka aykırı olarak veriler sokan veya sistemin içerdiği verileri yok eden veya değiştiren kimseye 3 yıldan 6 yıla kadar hapis ve 10 milyar Lira’dan 30 milyar Lira’ya kadar ağır para cezası verilir. Yukarıdaki fıkralarda belirtilen eylemlerle fail, başkasının zararına ve kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlarsa 2 yıldan 6 yıla kadar hapis ve 5 milyar Lira’dan 20 milyar Lira’ya kadar ağır para cezasına hükmedilir.

Sahtecilik
Madde 348: Hukuk alanında bir neticeye ulaşmak maksadıyla sahte bir belgeyi oluşturmak için bilişim sistemine verileri yerleştiren veya var olan verileri tahrif eden kimseye 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilir.

Fer’i cezalar
Madde 349: 346 ve 347’inci madde hükümlerini ihlal eden kişiler hakkında yukarıdaki maddelerde yazılı cezalara ek olarak aşağıda belirtilen fer’i cezalar da hükmolunur.
1. Meslek icrası sırasında veya icrası dolayısıyla suçun işlendiği bir kamu hizmetinden veya meslek veya sanat veya ticaretten 6 aydan 3 yıla kadar yasaklanma ve ayrıca suçta kullanılan kurumların 2 aydan 1 yıla kadar kapatılması,
2. Fiillerin işlenmesinde kullanılan araçların veya suçtan meydana gelen şeylerin müsaderesi veya mülkiyetin devlete geçirilmesi.


Telepati’nin notu:

Sağolsun Adalet Bakanlığımız, “Bilişim Suçları” için ayrı bir Ceza Yasası Taslağı hazırlamış. Bu Taslağı hazırlayanlar, bilişimin ne olduğunu, nerede başlayıp, nerede bittiğini biliyorlar mı? Bilişimin mana ve kapsamını Türk Dil Kurumu kılavuzundan kontrol ettiler mi? Türk diline göre; bilişim, bilgisayar yazılım, donanım ve çevre birimlerinden oluşuyorsa ki, geçen yıl yapılan “Bilişim Şura’sında da ayrıca ispat edildi, Yasa Taslağındaki “Bilişim sistemi” ile neyi kasdediyorlar? Hazırlanan Taslak’ta bilişimin detaylı bir açıklaması olmadığına göre, yargı organlarımız nasıl adil kararlar verebilecekler? Baksanıza, “İletişim Şura’sında da görüldüğü ve TDK imla kılavuzunda da yer aldığı gibi, karşılığı “Medya” olan “İletişim”i, “Komünikasyon” zannederek kullananlar ne kadar çok ve bilirkişi olabilecek pozisyona sahipler. “İletişim” sektörü için Basın Yasası, “Telekomünikasyon” sektörü için Telekom Yasası ve aşağıdaki Madde-350’yi de içine alan bir Bankalar Yasası zaten mevcut. Hazırlanan Yasa Tasarısı bu haliyle geçerse; çok kişinin başı boşuna yanacak, yargı konuyu bilmediği için istemeden yanlış kararlar verecek Boşuna zaman ve paralar harcanacak. Arz ederiz.

Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
Madde-350: Başkasına ait veya diğer bir kişiye verilmesi gereken bir banka veya kredi kartını her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına haksız yarar sağlarsa 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası ve 5 milyar Lira’dan az olmamak üzere ağır para cezası ile cezalandırılır.
Aynı bir banka veya kredi kartını tahrif ederek veya bunu sahtecilik suretiyle meydana getirerek işlendiğinde faile birinci fıkra gereğince verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.

Suç işlemek için örgütlenme
Madde-351: Yukarıdaki maddelerde öngörülen suçları işleme için oluşturulmuş bir örgütü kuran veya buna katılan kimselere işledikleri suçlardan en ağırının cezası verilir.

Tüzel kişilerin sorumluluğu
Madde-352: 346, 347, 347, 348, 350 ve 351’inci maddelerde işlenen suçlardan dolayı tüzel kişiler de sorumludur.

GPRS tabanlı Trafik Bilgi Sistemi uygulamada

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün, karayollarında trafik ve yol denetimini etkin hale getirmek amacıyla uygulamaya koyduğu ve Siemens Business Services’in (SBS) ana yüklenicisi olduğu Trafik Bilgi Sistemi kamuoyuna tanıtıldı. Sistemle, trafik ekipleri, tablet bilgisayarlar vasıtasıyla anında sürücü ve araç denetimleri yapabilecek.
Trafik Bilgi Sistemi Projesi’nin tanıtımı dolayısıyla 10 Haziran 2003 tarihinde ODTÜ Kongre Merkezi’nde düzenlenen toplantıda konuşan Emniyet Genel Müdürü Gökhan Aydıner, trafik teröründen yılda 6 bin ila 6 bin 500 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, bu tablonun karşısında bu sorunun geri plana itilemeyeceğini, o nedenle Trafik Bilgi Sistemi’ni uygulamaya geçirdiklerini kaydetti. Sistemin kazaların en az düzeye indirilmesi için gerekli istatistiki bilgilere de kısa sürede erişim imkanı sağlayacağını dile getiren Aydıner, sistem sayesinde karayollarında altyapı iyileştirmelerinin daha iyi görülebileceğini, denetim yapan trafik ekiplerinin daha etkin kullanılabileceğini bildirdi.
Projenin 7 ay gibi kısa bir sürede gerçekleşmesinde önemli payı olan Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Araştırma Merkezi Müdürü Baki Özer de konuşmasında Trafik Bilgi Sistemi’nin Türkiye’de ilk ve tek örnek olduğunun altını çizdi.
SBS Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan ise, Trafik Bilgi Sistemi hakkında katılımcılara bilgi verdi. Trafik Bilgi Sistemi’nin en önemli e-dönüşüm projelerinden biri olduğunu vurgulayıp hizmetin ilk kez vatandaşın ayağına gittiğini belirten Arkan, özellikle birçok Avrupa ülkesinde benzer projeleri gerçekleştirmek üzere davet aldıklarını bildirdi. Arkan, enformasyon ve komünikasyon teknolojilerini kullanarak kazaları en aza indirmek üzere uygulamaya konulan Trafik Bilgi Sistemi’nin diğer kamu projeleriyle entegre olmasının önemini vurguladı.
Siemens Business Services (SBS)’in ana yüklenicisi olduğu ve dünyada örnek GPRS tabanlı mobil e-devlet uygulamalarından biri olan ve otoyollarda trafik denetimi yapan ekipler ile merkez arasındaki sürekli bilgi iletişimini sağlamak, kaza istatistiklerini daha sağlıklı ve hızlı biçimde oluşturmak, ayrıca sürücü, araç ve trafik cezası sorgulamasını tablet bilgisayarlar aracılığı ile anında mobil ortamda gerçekleştirmek amacı ile başlatılan Trafik Bilgi Sistemi; ilk aşamada 4200 km’lik otoyol ağında hizmet verecek ve 230 polis aracında kullanılacak. Mobil Trafik Bilgi Sistemi’nde tablet bilgisayarlar ve GPRS teknolojisi yardımı ile;
- Araç tescil sorgulamaları anında yapılabilecek. Böylece çalıntı ve kayıp araçlar kolayca bulunabilecek,
- Ehliyet ceza puanı sorgulanabilecek, ceza yazılabilecek. Bu sayede, ceza puanı dolmuş sürücülerin ehliyetlerine anında el konabilecek,
- Şahıs sorgulamaları hızla sonuçlandırılacağından vatandaşların gereksiz yere beklemeleri engellenebilecek,
- Kaza yerleri ve doğru kaza istatistikleri, koordinatları ile birlikte işlenerek “Kara Noktalar” bilimsel yöntemler ile tespit edilebilecek. Bu veriler ışığında tüm karayolu iyileştirme faaliyetinde bulunan kuruluşların daha etkin önlemler alması kolaylaşacak,
- Ekiplerin çalışma yerleri harita üzerinde merkezden takip edilebilecek,
- Ekipler, merkeze ve birbirlerine “acil durum mesajı” ve standart yazılı mesaj gönderebilecek,
- Tüm bu işlemlerin tek bir merkezden yönetimi ile araçlar ve sürücüler çok daha etkin olarak denetlenebilecek.
Dünya Bankası tarafından finanse edilen ve bütçesi 7,5 milyon Dolar olan Trafik Bilgi Sistemleri Projesi’nde Siemens Business Services, sunucu ve istemciler konusunda HP, coğrafi bilgi sistemi çözümlerinde Mapinfo ile DocuArt ve ana platform olarak da Microsoft ile iş ortaklığı gerçekleştirdi. GPRS iletişimi için ise servis sağlayıcılık hizmeti Turkcell tarafından veriliyor.
Trafik Bilgi Sistemi, Türkiye’deki trafik ve trafik güvenliği (araç, sürücü, kaza ve karayolu) ile ilgili tüm arşiv bilgilerini kapsıyor. Projeyle trafik denetimi yapan mobil trafik ekipleri, GSM operatörü üzerinden GPRS teknolojisiyle tablet bilgisayarlar kullanarak vatandaş bilgilerine anında ulaşabilecek. Web tabanlı tasarlanan projede, www.trafik.gov.tr adresinde vatandaşlar, trafik şubelerine gitmeden çalıntı araç, kaza, tescil bilgisi, ceza puanı sorgulamaları yapabilecek.

TBD BİM Kulüp, yeniden yapılanıyor

Bugün, birçok kuruluş ve kurumun stratejik birimlerinde zorlu görevler üstlenen, kritik iş uygulamalarından, kurum çalışanlarına verilen bilgi işlem hizmetine kadar birçok noktada ciddi sorumluluklar yüklenen bilgi işlem yöneticileri, hemen her gün yeni çözümler üretme peşinde koşarken, meslektaşlarıyla birlikte çözüm üretmenin yollarını arıyorlar. Bu çerçeveden hareketle, bilgi işlem yöneticilerinin, yöneticilik deneyimlerinin paylaşımı ve bilgi birikimleri Türkiye EKT pazarının gelişimi için son derece büyük bir önem arzederken, 1995 yılında Bilgi İşlem Yöneticilerine mesleki dayanışma ortamı hazırlamaya öncülük etmek üzere kurulan BİM Kulüp, 1998 yılından bu yana Türkiye Bilişim Derneği (TBD) İstanbul Şubesi’ni kurarak bu çatı altında çalışma grubu olarak faaliyetlerini sürdürmekteydi.
TBD İstanbul Şubesi’nin kuruluş aşamasında önemli bir rol oynayan Bilgi İşlem Merkezi Yöneticileri Kulübü (TBD BİM Kulüp) geçtiğimiz günlerde yeniden yapılanma kararı aldı.
TBD BİM Kulüp, doğal üye topluluğunun kendi iradesiyle, bilgi işlemcinin yönetim ve teknolojiyle ilgili tüm sorunlarını doğru bir şekilde adreslemek için biraraya geliyor. Bu anlamda 500’e yakın üyesiyle mesleki dayanışma ve bilgi paylaşımı için güçlü etkinliklere hazırlanan TBD BİM Kulüp, 2003-2004 döneminde yeni bir kimlikle üyelerinin güçlü sesi olmaya hazırlanıyor.
Bu çabanın ilk adımı olarak TBD İstanbul Web sitesinde oluşturulan BİM Kulüp sayfaları ve forumlarıyla bu yıl canlı bir tartışma ortamı yaratılması planlanıyor. Kulüp, bu platformda özellikle üye kitlesinin yönlendirmesiyle bazı çalışmaları da yeniden başlatmayı hedefliyor. TBD BİM Kulüp bu çalışma planının ilk adımı olarak “2003 Sonrası İçin Stratejiler” ana başlığı altında bir dizi etkinliği tartışmaya açtı. Kulüp, özellikle ekonomide zor bir dönemi aşma çabasındaki bilgi işlemcilerin karşılaştıkları sorunları daha net ele almak ve tartışmak amacıyla 2003 Sonrası İçin Stratejiler dizisinin ilk konusunu Haziran ayının ilk haftasında “Uygulama Yazılımlarının Geleceği” adıyla tartıştı. Türkiye’de kritik öneme sahip iş uygulamaları konusunda çeşitli sektörlerden yöneticilerin katıldığı bu panelde, iş dünyası ve EKT sektörünün temsilcileri biraraya gelerek, iş uygulamaları ekseninde kurumsal stratejileri tartıştılar.

Cybersoft’a büyük ödül

Geçtiğimiz haftalarda Türkiye’den bir yerli yazılım firması, Cybersoft; İnternet dünyasının önemli ödüllerinden sayılan Computerworld Honors Programı ödülünü kazandı. “Yeni Kahramanlar Aranıyor” sloganı ile yapılan yarışmada Cybersoft, “İnternet Vergi Dairesi” projesi ile bu ödülü almaya hak kazandı.
Cybersoft’tan yapılan açıklamada firmanın, “Devlet ve Kar Amacı Gütmeyen Organizasyonlar” kategorisinde finale kaldığı ve uluslararası alanda bu düzeyde başarı sağlayan ilk Türk firması olduğu belirtildi.
Organizasyonun ödül töreni, 2 Haziran 2003’te Washington’da yapıldı. Dünyanın en büyük EKT kuruluşlarının da katıldığı ödül töreninde Türkiye’yi Cybersoft VEDOP ile temsil etti. VEDOP’a ilk ödülü geçtiğimiz yıl TÜSİAD vermişti. VEDOP kapsamında geliştirilen İnternet Vergi Dairesi’nin bugün itibariyle Türkiye’de 25 binin üzerinde kayıtlı kullanıcısı bulunuyor ve günde ortalama 150 bin vergi mükellefine hizmet veriyor. İnternet sitesinde sunulan servislerle mükellefler vergi dairesine gitmeden kendilerine ilişkin bilgileri ve adlarına yapılan işlemleri izleyebiliyorlar. Beyanname verme işleminin İnternet üzerine taşınması ile 2,5 milyon kayıtlı kullanıcıya ulaşacak olan İnternet Vergi Dairesi, bu özelliği ile de Türkiye’nin en büyük e-devlet Net kapılarından biri olmayı hedefliyor.
Computerworld Honors Programı, 1988 yılından beri dünyanın önde gelen EKT firmalarının başkan ve genel müdürleri ile üniversite, kütüphane ve araştırma kurumlarını, küresel enformasyon devrimini belgeleyebilmek amacıyla bir araya getiriyor. Programın bir diğer amacı da devrimin öncülüğünü yapan kişi, kurum ve kuruluşları kamuoyuna tanıtmak. 15 yıldan bu yana 35 ülkenin katılımıyla oluşturulan 4 binin üzerinde başarılı proje, problemlerine çözüm arayan firma ve kuruluşların kullanımına sunuluyor. Bu yılki yarışmaya 33 ülkeden 313 proje katıldı.

Gümrüklerde e-belge uygulaması

Gümrük Müsteşarlığı, uygulamada olan Gümrüklerin Otomasyonu Projesi ile rüşveti engellemeye çalışıyor. En iyi e-devlet projelerinden biri olarak nitelendirilen proje kapsamında, e-ticaret ve e-belge uygulamalarına gidileceği belirtilirken, özellikle e-belge uygulaması ile kullanıcıların bürolarından beyanname düzenlemeleri ve elektronik ortamda gümrüğe girmeleri sağlanacak.
Öte yandan, gümrük kapılarında önemli değişikliklere gidilecek. Gümrük Yasası’nın değiştirilmesi için hazırlıklara başlanırken, Sınır Ticaret Merkezleri projesi gündeme getirildi ve gümrük kapılarında “yap-işlet-devret” modeli uygulamaya geçirildi. Sınır Ticaret Merkezleri’nin kurulması, işletilmesi, yönetilmesi Gümrük Müsteşarlığı’na bırakılırken, bu merkezlerin kurulmasındaki amacın, bulunduğu bölge insanlarının karşılıklı ucuz mal alabilmelerinin sağlanması olduğu belirtiliyor.
Yap-işlet-devret modeli ile gümrük kapılarının fiziki koşullarının düzeltilmesi hedeflenirken, kapılardaki yetki karmaşasına da son verileceği kaydediliyor.

“Bilişim Teknolojileri Işığında Eğitim Konferansı”

Türkiye Bilişim Derneği (TBD) ve ODTÜ IEEE’nin evsahipliğini yaptığı ve Semor A.Ş.’nin organizasyonunu üstlendiği “Bilişim Teknolojileri Işığında Eğitim Konferansı ve Sergisi”, 21 - 23 Mayıs 2003 tarihlerinde ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Bu yıl 6’ıncısı düzenlenen konferansın açılış konuşmasını yapan ODTÜ Öğrenci Kolu Başkanı Bahadır Yağan, konferansın amacının eğitimde araç olarak bilişim teknolojilerinin kullanılmasını vurgulamak olduğunu belirtti.
TBD Başkanı Rahmi Aktepe de tüm dünyada ilkokuldan üniversiteye kadar okulları İnternet’e taşıma kavramının çok ciddiye alındığına işaret ederek, kamu, özel sektör, veliler ve mezun dernekleri kanalıyla sınıfların İnternet’e taşındığını söyledi. Aktepe, bölgesel eğitim farklılıklarının, teknoloji destekli eğitim için dezavantaj oluşturmaması gerektiğini vurgulayarak, “Bilişim teknolojilerinin gücü ile bölgesel farklılıklar aşılmaya çalışılmalıdır. Bilişim teknolojilerinin Türkiye’ye bu tarihi fırsatı sağladığını gözden kaçırmamalıyız” diye konuştu.
Koç Sistem eski Genel Müdürü Levent Kızıltan ise telekomünikasyon yatırımlarının, kişi başına bilgisayar sayısının, araştırmacı sayısının, eğitime yapılan kamu yatırımının ve patent sayısının bir ülkenin refah düzeyini gösterdiğine işaret etti. Eğitime yeterli önemi vermeyen ülkelerin bilgi çağında ciddi sıkıntılarla karşılaşacağını kaydeden Kızıltan, küresel var olmanın iyi eğitilmiş gençlerin enformasyon ve komünikasyon teknolojilerini (EKT) iyi kullanmalarından geçeceğini belirtti.
Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Ruhi Esirgen de Türkiye’de teknolojinin eğitimde kullanılmasının öneminin 1927 yılında kavrandığına dikkat çekerek, o yıl eğitim ve öğretimin haberleşme araçlarıyla desteklenmesi kararının alındığını kaydetti.
Ana sponsorluğunu Koç Bilgi Grubu’nun yaptığı konferans kapsamında Web Yarışması Ödül Töreni de yapıldı. Konferans kapsamında ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı EĞİTEK İlköğretim Okullararası Bilgi Yarışması Finali de gerçekleştirildi.

Tübitak’tan Türkiye’de ilk teknoloji anketi

Türkiye’nin 2023’te sahip olacağı teknolojileri belirlemek amacıyla 11 sosyoekonomik faaliyet alanında 413 somut teknolojiyi içeren ilk teknoloji anketi uygulamasına başlandı.
Tübitak’ın koordinasyonunda yürütülen “Vizyon 2023: Bilim ve Teknoloji Stratejileri” Projesi kapsamındaki “Teknoloji Öngörüsü” çalışmasının önemli bir adımını oluşturan iki turlu anket, Türkiye’nin bilim ve teknoloji alanındaki kaynaklarının dağıtımında öncelik alacak, “Stratejik Teknolojilerin” belirlenmesine yardımcı olacak. Tübitak, Türkiye’de teknoloji konularında bilgili tüm uzmanlarına, bu sorgulamaya katılarak Türkiye’nin geleceğini yeniden şekillendirmede aktif rol almaları çağrısında bulundu. Önceden adresleri saptanan 8 bin 200 uzmana posta yoluyla anket gönderildi. Anketin birinci aşaması 8 Haziran 2003 tarihinde tamamlandı. Ankete, isteyen herkes http://vizyon2023.tubitak.gov.tr adresinden de ulaşabiliyor. Ayrıca Vizyon 2023 Projesi kapsamında yürütülen ve Türkiye’deki araştırıcı envanterini oluşturmayı amaçlayan “Bilgi Pınarı” elektronik veri giriş sayfası da 26 Mayıs 2003 tarihinde kullanıma açıldı. Anket uygulaması daha önce oluşturulmuş olan panel konuları, Çevre ve Sürdürülebilir Kalkınma, Bilgi ve İletişim, Enerji ve Doğal Kaynaklar, Sağlık ve İlaç, Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayii, Tarım ve Gıda, Makine ve Malzeme, Ulaştırma ve Turizm, Kimya, Tekstil, İnşaat ve

Altyapı isimleri altında ayrı ayrı hazırlanmış 11 konudan oluşuyor. Özel kesim, kamu sektörü, üniversiteler, meslek kurumları, sivil toplum örgütleri temsilcilerinin katıldığı 11 teknoloji panelinde, yaklaşık 300 uzmanın katkılarıyla Tübitak tarafından hazırlanan teknoloji öngörüsü anketinde, 413 teknolojiye yönelik olarak şu alanlarda sorgulama yapılacak: “Türkiye’nin söz konusu teknolojide bugünkü durumu nedir? Teknolojiyi Türkiye’de gerçekleştirmek için hangi yetenek düzeyinden başlanmalı? Hangi bilim ve teknoloji politikası araçları, belirtilen yetenek düzeyini gerçekleştirmek için etkili olabilir? Söz konusu teknoloji Türkiye’de ne zaman gerçekleşebilir? Gerçekleştiğinde Türkiye’ye katkısı hangi konularda ve ne ölçüde olabilir?”

CA ürünleri Digiturk’ün operasyonlarına hız kattı

Computer Associates’in (CA) Unicenter Asset Management 4.0, Unicenter Software Delivery 4.0 ve Unicenter Remote Control 6.0 ürünlerinin beta sürümlerini Türkiye’de gerçek kullanım ortamına taşıyan ilk şirket olan Digiturk, ürünler sayesinde toplam sahip olma maliyetini beş kat azalttı.
Digiturk, ürünlerin yeni sürümlerinin sağladığı avantajları görerek, bu ürünleri Türkiye’de doğrudan gerçek kullanım ortamına taşıyan ilk şirket oldu.
Bu ürünleri kullanmaya başlamadan önce Digiturk’te 200 kadar makineye “Service Pack”lerin kurulması bir aydan fazla zaman alırken, Unicenter Software Delivery 4.0 beta sürümü ile bu süre bir buçuk haftaya düşürüldü. Daha küçük uygulamalarda ise kurulum süreçleri artık kullanıcıların farkına bile varamayacağı kadar kısa sürelerde gerçekleştirilebiliyor. Sistem yönetimini daha sezgisel bir hale getirmek amacıyla yaklaşık 2,5 yıldır kullanılan CA ürünlerinin Digiturk’e sağladığı avantajların başında, kullanıcılara ve enformasyon ve komünikasyon teknolojileri ekibine e-posta ve kısa mesajlarla gönderilen uyarılar sayesinde karşılaşılabilecek olası sorunları önceden engellemesi geliyor. Herhangi bir sorunla karşılaşılması halinde EKT ekibinin karşılaşılan sorunlara masasından hiç kalkmaksızın müdahale etme olanağı sunması da, sorunların en kısa zamanda çözülmesini sağlıyor. CA’nın ürünleri sayesinde Digiturk operasyonel işlerin yükünü çalışanların omzundan alarak otomatikleştirme olanağı buldu. Belirli programların CA ürünlerinin yardımıyla istenen saatlerde çalışarak istenen işleri insan emeğine gerek kalmadan yapması sayesinde, EKT çalışanları rutin işlerin yükünden kurtularak yeni projelere odaklanma olanağı buluyorlar.

Dilek Günçer, Oytek’e Ankara Bölge Müdürü oldu

Sektörün deneyimli isimlerinden Dilek Günçer, Oytek’te Ankara Bölge Müdürü olarak göreve başladı.
Yeniden yapılanma çalışmalarını sürdüren Oytek, EKT sektörünün deneyimli isimlerinden birini daha kadrosuna ekledi. Oytek’in yapılanma çalışmaları süren Ankara Bölge Ofisi’nin başına, sektörün deneyimli isimlerinden Dilek Günçer getirildi. Günçer, Mayıs ayı itibariyle Oytek Ankara Bölge Müdürü olarak göreve başladı.
1983 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü’nde lisans eğitimini tamamlayan Günçer, aynı üniversitenin Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde de özel öğrenci olarak eğitim gördü. Günçer 1985 – 1986 yıllarında İngiltere’de Bolton Institute of Higher Education ve Amerika’da University of Wisconsin’de ziyaretçi öğretim görevlisi olarak görev yaptı. 1986 yılında Türkiye’ye dönen Günçer, 1986 – 1989 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Günçer daha sonra 1989 - 2001 yılları arasında 12 sene KoçSistem’de sırasıyla Yazılım Destek ve Eğitim Müdürlüğü görevini üstlendi. Günçer, Oytek’teki görevinden önce son olarak Koç Grubu’nun uzaktan eğitim alanında hizmet vermek amacıyla 2001 yılı başında kurulan Koç Bryce şirketinin Genel Müdürü olarak görev yapıyordu.

İnternet için yeni yasa hazırlığı

İçişleri Bakanlığı Strateji Merkezi Başkanlığı, yaptığı çalışmalar sonucunda hazırladığı ve İnternet’i de kapsayan “Bilişim Araçları ile İşlenen Suçlarla Mücadele” konulu metni ilgili kurum, kuruluş ve kişilerin görüşüne sunuyor. 12 Haziran 2003’te İçişleri Bakanlığı’nda yapılan teknik toplantıda ilgililerin görüş ve önerileri alındı. Görüş ve önerilerin alındığı toplantıya İnternet servis sağlayıcıları, GSM operatörleri, Türk Telekomünikasyon A.Ş. (Türk Telekom), Telekomünikasyon Kurumu (TK) ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün ilgili daire başkanlıkları (KOM ve Interpol, vb.) katıldılar.

Symantec Ankara’da ürünlerini tanıttı

Ağ güvenlik teknolojileri firması Symantec, İnternet’teki virüs ve “karaşapkalı” korsan saldırılarına karşı çözümler üreten ürünlerini tanıttı.
Sheraton Oteli’nde 12 Haziran’da düzenlenen “Kurumsal Güvenliğe 360 Derece Bakış” konulu toplantıda konuşan Symantec Türkiye Müdürü Gökhan Say, “İnternet’teki işlem hacmine paralel olarak saldırıların da arttığını” ifade etti.
Kurumların bu saldırılara karşı önlem almakta zorlandığını ve saldırıları zamanında algılayamadıklarını anlatan Say, Symantec’in tüm saldırılara karşı erken uyarı ve yanıt verme sistemlerine sahip olduğunu kaydetti. Say, Symantec’in İnternet’teki güvenlik konusunda, saldırılar karşısında saldırı cevaplama, koruma ve yönetimi bir bütün olarak ele aldığını dile getirdi.
Daha sonra Symantec’in ‘ManHunt’ tehdit yönetim sistemi, ‘ManTrap’ erken uyarı sistemi ile ‘Host IDS’ ürünleri tanıtıldı. ‘ManHunt’; yüksek hızlı Gigabit tespiti, gerçek zamanlı tehdit analizleri ve kural tabanlı yanıtlama özellikleriyle kurumların bilgi altyapısını koruyor. ManTrap ise gerçek zamanlı saldırı tespiti ve analizler, tuzağa düşürme mantığıyla güvenlik hizmeti sunuyor. Host IDS ürününde ise sunuculara anında yanıt verme özelliği bulunuyor.