EKT sektörünün buluşma noktası “Compex Fuarı”, 22. yılında sektöre hareket kattı


“Compex Digital 8. Bilgisayar, Görüntü, Ev ve İş Yaşam Teknolojileri Fuarı” 29 Mayıs-1 Haziran tarihleri arasında Lütfi Kırdar Rumeli Fuar Merkezi’nde ziyaretçilere kapılarını açtı.

Fuarın açılışını TEGV’li çocuklar gerçekleştirdi
Bu yıl, etkinliğin düzenleyicisi Rönesans Fuarcılık ile Türk Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) arasındaki işbirliğiyle açılışı TEGV’li çocuklar yaptı.
Açılışta Rönesans Fuarcılık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Göksel ve TEGV Başkanı Cengiz Solakoğlu yer aldılar. Etkinlik süresince enformasyon ve komünikasyon teknolojilerinin (EKT) hayatımıza getirilerinin standlarda sergileneceğini ve seminer ve panellerle e-yaşam kavramın tartışılacağını belirten İsmet Göksel, genç kuşakların Türkiye’nin geleceği ve gelişimi için çok önemli olduğunu vurguladı: “Ben gençlerin Türkiye’de teknolojiye ne kadar yakın olduğu iddiasıyla 21 yıl önce bu fuara başladım. Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı ile ortak bir görüşümüz var. Bu da, Türkiye’nin geleceğinin genç kardeşlerimizin elinde olduğu ve onlar için çaba göstermemiz gerektiğidir. Bu konuda yoğun emek vermekte olan Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na hem sektör olarak katkıda bulunmak zorunda olduğukmuz kanaatindeyim.” “Compex Digital 8. Bilgisayar, Görüntü, Ev ve İş Yaşam Teknolojileri Fuarı”nın açılışında TEGV olarak yer almaktan mutluluk duyduklarını belirten TEGV Başkanı Cengiz Solakoğlu, Tükiye’nin önde gelen enformasyon ve komünikasyon şirketlerinin yanı sıra, geleceğe yön verecek bilgi teknolojilerinin yer aldığı etkinlikte çocukların unutulmamış olmasının önemine
değindi: “Türkiye’deki teknoloji eğiliminin ve eğitimde teknoloji kullanımının çok yetersiz kaldığı ve okulların sadece % 10’unda bilgisayarların bulunduğu bir dönemde, bu tip bir etkinliği çok anlamlı buluyoruz. İlk ve orta öğrenim çağında yaklaşık 16 milyon öğrencimiz var. Bilgi teknolojilerini eğitimde kullanamadığımız için hem eğitim içeriği konusunda yetersiz kalıyoruz hem de eğitim zamanlarını çok verimli kullanamıyoruz. Devletin eğitime ayırdığı imkanlar çok kısıtlı. Ülkenin geleceği olan eğitimi yalnızca devletin kısıtlı imkanlarına ve vizyonuna bırakamayız. Eğitimdeki bu eksikliği biraz olsun kapatabilmek amacıyla bir sivil toplum örgütü olarak var gücümüzle çalışıyoruz. Gücümüzü sürekli olarak bize destek veren Türk halkından alıyoruz ve onlara şöyle sesleniyoruz: Daha aydınlık, umutlu ve onurlu bir Türkiye için var mısınız? Var diyenlerin sayısı bu sene 100 bini aştı. Gönüllü çalışan çocuklarımızın sayısı, 8 yılda 8 binden 300 bin çocuğa ulaştı. Bu sene 70 bin çocuğumuzu bilgisayar teknolojileriyle tanıştırmayı hedefliyoruz. Onlara bilgiye nasıl ulaşılacağını, bunun nasıl etkin kullanılacağını ve dolayısıyla yaşamlarında ne gibi değişimler olacağını öğretmeye çalışıyoruz. Bu şekilde çocuklarımızın yaşamlarını umutlu bir geleceğe taşımak istiyoruz.

Türk Telekomünikasyon A.Ş. ilk defa ana sponsorluk yaptı

“Compex Digital 8. Bilgisayar, Görüntü, Ev ve İşYaşam Teknolojileri Fuarı”nın ana sponsorluğunu Türk Telekomünikasyon A.Ş. üstlendi. Özelleştirme süreci içinde olan ve hem Türkiye’de hem de dünyada yatırımcıların dikkatlerini üzerinde toplayan kurum, fuarda bulunan standında katılımcı ve ziyaretçilerle buluştu. Etkinliğin İnternet altyapı sponsorluğunu Turk.Net üstlenirken, sayısal medya sponsoru Digiturk oldu. Arçelik ve Beko’nun etkinlik sponsoru olduğu fuarın diğer sponsorları ise şöyle sıralandı:
Basın sponsorları; Hürriyet e-Yaşam, Milliyet, Radikal, Posta, Türkiye, Vatan ve Finansal Forum. Görsel medya sposoru, SkyTurk. Yayın spondoru, Vogel Burda Communications. Dergimiz Telepati bu sene fuarın hizmet sponsorları arasında yer aldı. Diğer hizmet sponsorları ise; SmarTicket, Aselsan, İs-Mail Dağıtım, Interguide, Aselsan, Değişim Medya, Escortland, Amerikan Hastanesi, Toshiba, A&A, Armoni, Parex Kurye, CDData ve Interpress Medya Takip Merkezi.
Compex Digital, bu yıl da bir dizi süprizlerle ziyaretçileri karşıladı. Ziyaretçiler katılımcı firmaların süprizleri ile teknolojinin en son noktası ile buluşma fırsatı buldular. Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray renkleriyle donatılan fanatik kişisel bilgisayarlar, sinema keyfini farklı boyuta taşıyan plazma televizyonlar, akıllı evler için geliştirilen buzdolabı, çamaşır ve bulaşık makineleri, fuar alanındaki koridorların yerlerini kaplayan sayısal baskı sistemleri, teknolojiye meraklı herkesin ihtiyacını karşılayacak her tür tüketim malzemesi, sayısal fotoğraf makineleri, Harley Davidson motorsikletler ve e-yaşamda mutluluk verecek
teknolojik araçlar standlarda ziyaretçilerle buluştu. Fuarda, her toplum kesiminden insan, günlük yaşamdaki ve iş hayatındaki gereksinimlerine uygun ürün ve teknolojileri görme, öğrenme ve kullanma, başka bir deyişle ‘e-yaşam’ teknolojilerinin sunduğu imkanları tanıma fırsatını buldu. 21. yüzyılın yaşam temposuna ayak uydurmak, teknolojinin sunduğu gücü kullanmak, rakiplerinin önünde olmak, dikkat çekmek isteyen herkesin buluştuğu nokta olan fuar, yeni e-yaşam deneyimleri sundu.
Ziyaretçiler geçtiğimiz senelerde olduğu gibi, dünyada ilk defa Rönesans Fuarcılık tarafından gerçekleştirilen ağüzerinden

anında erişimli davetiye sahibi olabildiler. Bu sene fuarı ziyaret eden toplam ziyaretçi sayısı 137.248 idi. Ziyaretçilerin 125.139’u anında erişimli ağüzerinden davetiye, 10.046’sı basılı davetiye ve 735 kişi bilet ile giriş yaparken fuar alanını 1328 basın mensubunun ziyaret ettiği belirlendi. Kişi sayısı olarak ziyaretçilerin meslek dağılımı şöyle: KOBİ yöneticileri 14.432, satın alma yetkilisi 14.316, bilgi işlem yetkilisi 15.945, ev kullanıcısı 22.673, teknik personel 16.548, öğrenci 20.507 ve diğer gruplar 8.927 kişi. Fuarı gezenlerin ilgi alan oranları, % 21 donanım, % 14 yazılım, % 16 çoklu ortam ürünleri, % 18 İnternet, % 20 ürün satın alma ve % 8 seminer olarak belirlendi. Ziyaretçilerin % 72’si üniversite, % 17’si lise, % 7’si yüksek lisans ve % 4’ü ilköğretim mezunu olduğu belirtildi.

Bingöllü çocuklar fuarı ziyaret etti

Fuarın üçüncü gününde Bingöllü 150 deprem mağduru çocuk konuk edildi. Bingöllü çocuklar “Compex Digital”de yer alan standları gezerek bilgisayarlarla tanıştılar ve teknoloji dünyasını yakından izleme imkanı buldular.

KOSGEB fuarda yazılımcıları destekledi
Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), Compex Digital işbirliği ile fuara katılan yazılım firmalarına destek verdi. Yazılım şirketlerinin maddi imkansızlıklar yüzünden fuarlara katılamaması olumsuzluğunu ortadan kaldırmayı hedefleyen KOSGEB, gerçekleştirdiği uygulama ile yazılım firmalarının çok uygun koşullarda fuara katılmalarını sağladı. Yazılım firmalarının fuar katılım maliyetlerinin % 70’i KOSGEB tarafından karşılandı. Böylece, çok sayıda yazılım firması, etkinliğe katılarak ziyaretçilerle buluşma, geliştirdikleri çözümleri tanıtma imkanı buldular.

Bilkom fuardaydı
Bilkom fuarda; eMac, iPod, iMac ve iBook ürünleriyle ziyaretçilerle buluştu. Rumeli salonu B-12/3 numaralı Bilkom standında yüksek performanslı ve ilgi çekici tasarımlı masaüstü bilgisayar eMac, 7500 şarkıyı şarkıyı cebe sığdıran iPod, dizüstü bilgisayar iBook ve modern tasarımlı iMac sergilendi. Katılımcılar, etkinlik süresince ziyarete açılan i-CAN Film ve Müzik Yarışması’nın dev TIR’ında Apple’ın ürünlerini kullanma ve tanıma fırsatı bulurken, aynı zamanda i-CAN’in finale kalan 20 müzik eseri ve 20 sinema filminin İnternet üzerinden yapılan halk oylamasına katılarak oy verdiler.

Herkese bir ARC
ARC dizüstü bilgisayarlar fuarda ‘Herkes için bir ARC vardır’ sloganıyla ziyaretçilere sunuldu. Bunlar arasında en çok ilgi çeken ise ARC Warrior oldu. Ürün suya, darbeye tüm hava ve zor şartlara dayanabilen yapıya sahip. Güneş ışığında görüntülenebilen ekranı, gece aydınlanan klavyesi gibi özellikleri ile askeri, güzvenlik ve şantiye kullanımlarında tercih ediliyor. Aynı serinin ekonomik 2510 modeli ise daha ılıman koşullar için üretilmiş durumda, suya ve darbeye dayanıklı özelliğini koruyor.
ARC’nin en küçük ve hafif modeli ARC@Note, en ekonomik modeli ARC8500, en hızlı modeli ARC 1200 ve en dayanıklı modeli ARC 2510 ile kullanıcıya farklı seçenekler sunuyor.
ARC ayrıca, fuarda ‘Fanatik PC’’yi de sergiledi. Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş takımlarının renklerini taşıyan kişisel bilgisayarlar ziyaretçilerin ilgisini çekti. Fanatik PC standı; Galatasaraylı futbolcular Ergün Penbe, Mehmet Polat, Suat Usta, Cihan Haspolat tarafından ziyaret edildi. Büyük ilgi gören Galatasarylı furbolcular bilgisayarları kullandılar ve ürünler hakkında bilgi aldılar.

Accor Services Türkiye ürün ve hizmetlerini tanıttı
SmarTicket ürünüyle fuara hizmet sponsoru olarak destek veren, Accor Services Türkiye hizmet ve ürünlerini standında tanıttı. Accor Services Türkiye çalışanların verimlilik ve motivasyonlarını arttırmayı hedefleyen, kurumsal çözümler sunan bir hizmet şirketi. Kurumsal hizmetler alanında önde gelen şirketler arasında yer alan firma, çalışanlara seçme özgürlüğü veren yemek kuponu sistemini Türkiye’ye getiren ilk uluslararası şirket. Şirketin kupon sistemine ek olarak geliştirdiği SmarTicket akllı kartı, yemek hizmeti dışında benzin, otel, kuru temizleme, ulaşım gibi şirket harcamalarının da tek bir kartla yapılabilmesine oalanak verecek. Firma, İnternet sitesi üzerinden de servis veren ve kupon siparişi alıyor.

Toshiba’dan ofislere tam özgürlük
Toshiba zaman ve mekan bağımsız hareket özgürlüğüyle verimliliği artıran, maliyetleri düşüren ve böylece tasarruf sağlayan tüm kablosuz teknolojileri, kablosuz sunucuları, projeksiyon cihazları, avuç içi bilgisayarları, Intel’in yeni işlemcisi Centrino’lu diz üstü bilgisayarları ve ‘Tablet PC’leri standında ziyaretçilerin beğenisine sundu. Kablosuz sunucular, Magnia Z300 ve SG20, güvenli ve ekonomik kablosuz bağlantı olanağı sunarak kullanım ve kurulum kolaylığı sağlıyor. 30 dakikada kurulabilen ürünler, kullanıcılara el bilgisayarı ve diz üstü bilgisayarlarıyla istedikleri yerde bağlantı olanakları ile çalışma imkanı sunuyor.
E750 ve e350 cep bilgisayarları, firmanın tanıttığı diğer ürünlerdi. Pocket PC e750, Wi-Fi işlemci gücü ve bütünleşik kablosuz geniş alan ağ ile mobil profesyonelleri için önde gelen ürünler arasına giriyor. Ürün ile 400 Mhz hızındaki Intel PXA işlemci yüksek hızda Web taraması, video görüntüsü ve tabloları gözden geçirmek için oldukça uygun.
Performans, bütünleşik kablosuz geniş alan ağ ve uzun pil ömrü isteyen kullanıcılara yönelik ürünler Portege R100, Tecra S1, Tecra M1 ve Satellite Pro M10, Intel Centrino mobil teknolojisine sahip olarak tasarlanaraka kurumsal kullanıcılara ve seyahat eden profesyonellere esneklik ve verimlilik sağlamayı hedefliyor.
Tanıtılan diğer bir ürün olan projeksiyon sistemlerinin T serisi, farklı ara birim ve fonksiyonlara sahip. Tüm kişisel bilgisayarlar ve Mac sistemleri ile uyumlu olan T serisine, DVD oynatıcı, VCR ve sayısal kameralar cihazın üzerindeki giriş ve çıkışlar sayesinde kolayca bağlanabiliyor. Toshiba ayrıca ziyaret alanında dizüstü bilgisayar ve Tablet PC’nin bileşimi olan Portege 3500 modelini de katılımcıların beğenisine sundu.

Interpress, ağ üzerinden anında erişimli medya takip sistemleri de fuardaydı
Medya takip firması Interpress fuarda, sayısal oratama aktardığı hizmetlerini tanıttı. Hizmet verdiği firmalar ve sektörleri hakkında yazılı ve görsel medyada yer alan haberleri, reklamları, verilen kullanıcı adı ve şifre sayesinde 7x24 www.interpress.com.tr adresinden izleme olanağı sunuyor. Güncel ekranda o gün istenilen konulardaki haberler görülebildiği gibi, bu haberler içerisinden anahtar kelimelere göre arama ve listeleme yapılabiliyor. Web sayfasında orjinal haliyle yer alan ilgili haberlerden tarih aralığına ya da yayın adına göre arama yapılabildiği gibi yazıcı çıktısı alma, büyütme, küçültme, e-posta olarak gönderme imkanları da mevcut. Ayrıca www.interpress.com.tr aboneleri bu haberlerin aylık CD arşivlerini elde edebiliyorlar. Arşive, ister İnternet sitesinden, ister her ay sonunda verilen arşiv CD’lerinden ulaşılabiliyor.

Yazılım korsanlığı büyük tehlike
Korsan yazılımla mücadele eden BSA, IDC’ye hazırlattığı dünyada korsan yazılımını ele alan raporun sonuçlarını fuarda ziyaretçilerle paylaştı. IDC’nin raporunda yer verilen Türkiye ile ilgili bazı öngörülere göre, ülkemizde korsan yazılım kullanımı % 58’den % 48’e çekilebilirse, 2006 yılında Türk BT sektörü 3,8 milyar Dolar’lık büyük bir sektör haline gelebilecek. Bugün itibariyle 1,4 milyar Dolar’lık büyüklüğe sahip olan sektör, öngörülen % 171’lik büyümeyi gerçekleştirebilirse; kaydedilebilecek diğer gelişmeler 2.300 kişilik yüksek nitelikli ve maaşlı istihdam, ekonomiye katılan 830 milyon Dolar’lık kaynak, yerli sektör gelirlerinde 575 milyon Dolar’lık artış ve vergi gelirlerine 59 milyon Dolar’lık katkı sağlayacak.

 

Seminerlerde sektörle ilgili farklı konular ele alındı

“Compex Digital 8. Bilgisayar, Görüntü, Ev ve İşYaşam Teknolojileri Fuarı” boyunca düzenlenen seminer ve panellerde, enformasyon ve komünikasyon sekötrüyle ilgili farklı konular ele alındı. Etkinlik süresince devam eden ve Rumeli Salonu’nda gerçekleşen oturumlarda sektörün önde gelen isimlerinden, magazin basının renkli simalarına kadar birçok konuk ağırlandı.

Halk sordu, EKT sektörünün önde gelen isimleri cevapladı
Yöneticiliğini Radikal Gazetesi köşe yazarlarından Serdar Kuzuluoğlu’nun gerçekleştirdiği ‘Halk Soruyor: Bilişim Sektörünün Sorunları Çözülür mü?’ başlıklı oturumda bilişim enformasyon ve komünikasyon sektörünün yetkili ağızları e-posta aracılığıyla ve katılımcılardan gelen soruları yatnıtladılar. 30 Mayıs tarihinde gerçekleşen panelde IBM Türk Genel Müdürü Hüseyin Kızıltay, TBD Başkanı Rahmi Aktepe, TÜBİSAD Başkanı Erol Bilecik ve Microsoft Türkiye Genel Müdürü Haluk Maga yer aldılar.
Oturumda e-posta yoluyla gelen ilk soru, sektörel medyanın işleyişi ve bu yayınlar hakkındaki görüşler üzerine oldu. Sektörel medyanın başlangıcının 15 sene kadar öncesine dayandığını belirten IBM Türk Genel Müdürü Hüseyin Kızıltay, bu yayınların çıkış noktasına değindi:
“Başlangıçta bu tip altyapı yoktu. Sektör kuruluşları biraraya gelerek sektöre ait bir medyanın olması gerektiğine karar verdiler. Bu medyanın çıkışına sektör yardımcı oldu. bu kurulma aşamasından sonra bu yayınların işleyişine karışmadı. Bu yayınlarda temel amaç sektörle ilgili haberleri duyurmak, bilgi vermek. Sektör medyası normal dergilerden ve gazetelerden farkı olmayan son derece ciddi kuruluşlar. Maddi sorunlar yaşıyorlar ama ona rağmen ciddi bir şekilde işlerini yürütmeye çalışıyorlar.” Bu konuda doğal bir seçim olduğunu ifade eden Microsoft Türkiye Genel Müdürü Haluk Maga, okuyucunun ciddi şekilde çalışan yayınlarla, taraflı haber yapan ve haber gücüne inanılmayan yayınları birbirinden ayırt ettiğini ve belirli bir süre sonra ikinci gruba giren yayınların ömürlerinin noktalandığını söyledi ve ekledi:
“Gerçek anlamda sağlam içeriğe sahip, okuyucusuna birşeyler vermek isteyen yayınlar ayakta kalıyor. Sektör, bu dergilerin ayakta kalsına yardımcı oluyor. İşin özü, içeriğin kalitesiyle bağdaşıyor. Burada ayıklanma, kendi kendine oluyor ve iyilerle kötüler birbirinden ayrılıyor.”
Türkiye’de teknoloji yatırımlarının yetersiz olması, vergiler nedeniyle maliyetlerin yükselmesi, Türk Telekom’un tekel olması, bilgi teknolojileri konusunda halkın bilinçlendirilmemesi gibi nedenlerin sektörün gelişimine engel olduğuna dikkat çeken bir soruya TBD Başkanı Rahmi Aktepe yanıt verdi:
“Enformasyon ve komünikasyon teknolojilerini sadece kullanarak toplumu bilgi toplumu haline getirmek mümkün değil. Bilgi teknolojilerini büyüten bir konuma gelmemiz gerektiğine inanıyorum. Ama Türkiye’de bunu yapmak mümkün mü? Bunun belirtileri var. Biz neleri gerçekleştirdiğimizin de pek farkında değiliz. Ülkemizde bugün teknoloji geliştirme ve üretme konusunda önemli adımlar var. Bunlara destek olunması lazım. Kaldı ki, geçen yıldan itibaren devlet kanadında da bu tip çalışmalara destek verilmeye başlandı. Özellikle yazılım konusunda belli imkanlar sağlanmaya başlandı. Ama istediğimiz rakamlara ulaşamıyoruz. Bugün Türkiye’de EKT alanında sağlanan katma değer gelişmekte olan ülkeler seviyesinden düşük durumda. Bunu biraz daha yukarı çekme çabası içinde olmalıyız.”

Bilecik: “Teknoloji kullanımı yaygınlaşmalı”
Sektörün gelişiminde eğilimin ne yönde olduğunu üzerine sorulan soruya TÜBİSAD Başkanı Erol Bilecik cevap verdi. Tükiye’de sektörün durumuna çok karamsar yaklaşılmamasının önemine değinen Bilecik, bu alanda tüm aktörlerin birşey yapmaya çalıştığını söyledi. Ar-Ge ve üretimin çok önemli olduğunu vurgulayan Bilecik, bu konuda gecikildiğinin altını çizdi. Enformasyon ve komünikasyon sektörünün gelişimi için teknolojinin yaygın kullanımının sağlanmması gerektiğini söyleyen Bilecik, “Devlet ve özel sektörün kol kola girerek yapabileceği çok şey var. Sivil toplum örgütleri bu konuda inanılmaz bir konsantrasyon harcıyorlar. E-yaşam tarzından bahsettiğimiz bu dönemde bilişim sektörü olmadan olmaz” dedi. E-dönüşüm yapılanmasına dikkat çeken Bilecik, Avrupa’da bu konuda farklı uygulama ve örneklerin olduğunu belirtti. Erol Bilecik Türkiye’de de e-dönüşüm ve bilgi toplumu olma yönünde çalışmaların yapılmasının önemine değinirken Hüseyin Kızıltay ise Türkiye’nin artı değer yaratacak servisler üretmesinin önemli bir nokta olduğunu ifade etti:
“Günümüzde tartışılan en önemli konulardan bir tanesi, ‘Türkiye artı değerli servisler üretebilir mi?’ sorusu. Dönüp baktığımızda burada en büyük sorunun eğitim sisteminden kaynaklandığını görüyoruz. İleri çıkmış ülkelere baktığımızda, onları farklı kılanın yaratıcı fikirlerle öne çıkma konusunda çok ciddi kabileyetleri olduğunu görürüz. Bunun stratejiye bağlı olarak bir kısmı parasal güçten, bir kısmı ise eğitimden kaynaklanıyor. Türkiye, ya araştırma geliştirme ve yaratma becerisine dayalı olarak BT, tıp ya da benzeri bir alanda farklılık göstermek ve dünyaya öncülük etmek durumunda. Bu olmadıkça gelişme sağlanması çok zor. Türkiye’de yaratıcılık kültürü yerleşmek zorunda.”

Haluk Maga: “Bilgisayar okuryazarlığını artırmalıyız”
Bilgisayar okur yazarlığının yaygınlaşmasının önemli bir nokta olduğunu söyleyen Microsoft Türkiye Genel Müdürü Haluk Maga, “Bugün bilgisayar okur yazarlığı problemini aşamazsak, 10 sene sonra rekabet etmek zorunda olduğumuz ülkelerin bilgi teknolojileri kullanımı, verimlilik anlayışı ve nihayetinde ortaya çıkardıkları katma değerde yarattıkları fark bugünkinden çok daha fazla olacak. Bugün çok ciddi anlamda bireyleri bilgisayar okur yazarı yapmak zorundayız. Bugün Türkiye’de bilgisayar kullanım oranı % 4. KOBİ’ler arasında bilgisayar kullanımı ise % 22. Bu sayının az olması sadece ekonomik sebeplerden kaynaklanmıyor. Aynı zamanda, ailelerin öncelikler sırasında bilgisayar kaleminin yer almaması da bir etken. Burada da farklı sebepler var. İğneyi biraz da sektör olarak kendimize de batırmalıyız. Bilgisayar kullanımının artması için yeterli sebebi yaratamadık. Bundan yola çıkarak sektörün bütünü ve sivil toplum kuruluşları olarak bilgi teknolojilerinin gelişmesi için ciddi yatırımlar yapmaya başladık. Bilişim Kervanı Projesi bunlardan biri” derken Rahmi Aktepe proje hakkında bilgi verdi. Bilişim Kervanı Projesi’nin enformasyon ve komünikasyon teknolojilerinin İstanbul, Ankara gibi merkezlerden çıkarak tüm Türkiye’de tanıtılmasını hedeflediğini söyleyen Aktepe, bu çalışma ile özellikle geri kalmış bölgelerdeki çocuklarla teknolojiyi karşılaştırmak istediklerini söyledi ve ekledi:
“Kervan bir TIR’dan ve bir otobüsten oluşluyor. TIR’ın içinde ise yeni teknolojilere sahip ürünler var. Aracı ziyaret eden çocuklar burada cihazlarla ilgili bilgilendiriliyorlar. Burada temel amaç şu: Bilgi toplumunun en temel unsuru, e-vatandaş. Eğer e-vatandaş unsurunu biz sağlayamazsak, gelişme konusunda bir kısır döngü içine gireriz ve elimizdekini de kaybederiz. Teknoloji kullanımını ve e-vatandaş bilincini tüm Türkiye çapında yaygınlaştırmalıyız. Enformasyon ve komünikasyon sektörünün temel amacı insanın mutluluğu ve toplumun refahıdır.”
Toplum ve bireyler olarak bazı tanımların gözden geçirilmesinin gerekliliğini savunan Haluk Maga, şöyle konuştu:
“Şu anda çok yoğun olarak bir okuma yazma seferberliği yürütülüyor. Yaklaşık 6 milyon kadın önümüzdeki birkaç sene içerisinde okuma yazma biliyor olacak ve nihayetinde % 100’lük bir okur yazar oranı hedefleniyor. Oysa bir ay kadar süren bu kursların son yarım gününde temel bilgisayar eğitimi de verilebilir. Böylelikle insanlara bir adım attıracağımız yerde iki adım attırmış oluruz. Bu noktada bazı kavramların yeniden tanımlanması lazım. Burada derdimizi anlatmamız lazım. Artık sorumluluğumuz alfabeyi söken insanlar yaratmak değil, bilgisayarın karşısına geçtiğinde onu kullanabilecek temel yeteneği kazanmış kişiler yetiştirmek.”
“Gelişim için gerekli olan enformasyon ve komünikasyon politikalarının 4 Kasım2003 itibariyle hükümet programında çok fazla görmeyince hayal kırıklığına uğradık. Sektörle ilgili birçok ülke kalkınma programları hazırlıyor. Yeteri kadar sanayi gelişimi ya da ihracat paylarını normal şartlarda sağlayamayan ülkelerin üzerinde durduğu ana alanlardan bir tanesi EKT” diyen Erol Bilecik, bu konuda örnek olan ülkelerin hizmet ve yazılım çalışmaları ortaya koyduklarına ve dünya pazarında rekabet ettiklerine değindi. Bilecik, Türkiye’nin de bu yönde kendini öne çıkaracak çalışmalar yapması gerekliliğini vurguladı.

e-Yaşam oturumunda, İnternet ve mobil teknolojiler ele alındı
Hürriyet Gazatesi e-Yaşam Yayın Yönetmeni Yurtsan Atakan yöneticiliğinde gerçekleşen Yöneticilerin ve Ünlülerin e-Yaşam’ı başlıklı oturumda enformasyon ve komünikasyon teknolojilerinin özel yaşamda ve iş hayatında kullanımı ele alındı. Türkiye Bilişim Vakfı Genel Sekreteri Behçet Envarlı’nın katılımcılarla görüşlerini paylaştığı panele, manken Vahe Kılıçarslan ve Aysu Baceoğlu renk kattı. Bu oturumda ayrıca Intel’in kurduğu kablosuz yerel ağ ile ünlü mankenler fuar alanını gezerken bir diz üstü bilgisayar aracılığıyla seminer salonunda canlı olarak izlendiler.
Genç neslin yeni teknolojileri dikkatle takip ettiğini ve bunun gelişim için çok önemli olduğunu belirten TBV Genel Sekreteri Behçet Envarlı, mobil teknolojilerdeki hızlı gelişime dikkat çekti:
“Bundan birkaç sene önce bir ev ilanına baktığımda dikkatimi çeken bir noktaya rastladım. İlanda ‘Evinize yerleştiğinizde, kablosuz İnternet’ten yararlanacaksınız’ diyordu. Bu, o dönemde bana hayal ürünü gibi gelmişti. Oysa şimdi bunun gerçek olduğunu görüyorusunuz. Bu, insana çok lüks gibi gelebilir ama öyle olmamalı. Kablosuz iletişim teknolojik olarak en üst düzeye gelmemiş olabilir, ama günlük hayatımızın her anında karşımıza çıkacak birçok sorunu ortadan kaldıracak bir çözüm. Bir şirketin çalışmasında, iş süreçlerinin hızlanmasında çok önemli. Gelecek büyük ölçüde kablosuz iletişimin gelişmesine bağlı.”
Dünyanın hızlı bir gelişim içinde olduğunu ifade eden Envarlı, İnternet teknolojileri hakkında konuştu:
“Hemen hemen her gün ve her an yeni buluşlarla karşılaşıyoruz. Bunlar havai fişek patlamalarını andırıyor. Bu gelişmeler doğrultusunda yepyeni bir dünya kuruluyor. Artık anlaşılıyor ki, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ve dahası hiçbir şey sınır tanımayacak. Yaşlı dünyamıza baktığımızda bu kabul hiç kırılmayacakmış gibi geliyor. Oysa bu kabul kırılacak ve bunu yapan da enformasyon ve komünikasyon teknolojileri olacak. Yadsınamaz şekilde İnternet, EKT’nin önde giden askeri konumunda. İnternet, dünya üzerinde yer alan 6 milyar insanın iletişim kurmasını, veri transferi yapmasını mümkün kılan bir düzen. Beyinle ilgili yapılan bir incelemede on milyar beyin hücresinin birbiriyle iletişim kurarak beyni çalıştırdığı ortaya çıkmış. İnternet’te aslında insan beyni gibi dev bir potansiyel. İnternet’in gelişimiyle görülüyor ki, artık sınırlarınızı askerlerle, ekonomilerinizi gümrük duvarlarıyla koruyamazsınız. İnsanların sınır tanımayan isteklerine birtakım kanunlarla kısıtlayamazsınız. Ancak bütün bu söylemek istediklerime rağmen bir sorun var. bu teknolojiler dünyanın her yerinde eşit şekilde gelişmiyor. Bu özellikle bilgi toplumu olma sürecinde ortaya çıkıyor. Ülkemizde de olduğu gibi, İnternet erişimi dünyanın her ülkesinde eşit düzeyde değil.”
İnternet’in EKT dünyasının önde giden lokomotifi olduğunu vurgulayan Envarlı, İnternet kullanımında Türkiye’nin çok iyi durumda olmadığına dikkat çekti. Envarlı bazı araştırma sonuçlarını katılımcılarla paylaştı. Buna göre, İsveç’te her 100 kişiden 68’i İnternet’i kullanıyor. İtalya’ya gelindiğinde ise bu oran % 19’a düşüyor. Tükiye’de ise, sadece büyük kentler ele alındığında 100 kişide 9 kişi İnternet kullanıcısı. Kırsal kesim hesaba katıldığında ise bu rakam % 4’e düşüyor. OECD’nin yaptığı bir çalışmaya göre 20 ülkede İnternet’e bağlı hanelerin tüm hanelere oranı araştırıldığında, Türkiye’nin bu 20 ülke arasında 19. olduğu saptanmış durumda.
Türkiye’nin İnternet konusunda geri kalmış olmasına karşın mobil teknolojilerin gelişimiyle bu olumsuzluğun giderilebileceğini belirten Hürriyet e-Yaşam Yayın Yönetmeni Yurtsan Atakan, “Mobil teknolojinin gelişmesi, İnternet’in yaygınlaştırılması sağlanabilir. Özellikle ülkenin ücra köşelerine kablolu hatlarla gitmektense, kablosuz sistemlerle buralara ulaşmak daha kolay. Ayrıca, belirli bir noktaya kadar karasal hatla giden bağlantının, o noktadan itibaren kablosuz olarak dağıtılması Türkiye’de İnternet kullanımını arttırmaya yönelik bazı kolaylıklar sağlayacaktır” derken, Behçet Envarlı, Atakan’a katıldığını söyledi ve devam etti:
“Mobil teknolojilere baktığımızda, Türkiye’nin durumu pek çok Avrupa ülkesinin çok önünde. GSM abone sayısının 28 milyona yaklaştığını görüyoruz. Dolayısıyla, ülkemizde mobil teknolojiler için gereken altyapı, hem kullanım yoğunluğu hem de kullanan kişi sayısı bakımından çok ümit verici bir durumda. Eminim mobil teknolojilere dönersek, İnternet kullanımında gelişim çok daha hızlı sağlanacaktır. Mobil teknolojilere yönelik araştırma ve geliştirme çalışmaları yoğunlaştıkça kullanım çok daha fazla artacaktır.”
Gerek İnternet’te gerekse mobil teknolojilerde devletin gerçekleştirmesi gereken birtakım temel gereklerin olduğunu işaret eden Envarlı, bunların başında serbestleşmenin geldiğini söyledi. Ses tekelinin kaldırılmasıyla, hem mobil teknolojilerin gelişmesinin hem yaygınlaşmasının hem de ucuzlamasının mümkün olacağını belirten Envarlı, bu sürecin biran önce sonuçlandırılması gerektiğini ifade etti.
Panelde, Vahe Kılıçarslan ve Aysu Baceoğlu İnternet’i ve mobil teknolojilerinin hayatlarındaki yerine değindiler.

Rönesans Fuarcılık A.Ş., 22. yılını kutladı

Türkiye’deki teknoloji fuarcılığını başlatan ilk kuruluş olan Rönesans, bu yıl sektördeki 22. yılını muhteşem bir açık hava kokteyl ve yemeğiyle, Rönesans A.Ş.’nin Levent’teki binasının bahçesinde kutladı. Compex Fuarı’na sponsor olarak katılarak destek veren kuruluşlara birer teşekkür şildi de verilen organizasyonda, fuara katılan katılmayan sektör kuruluşlarının üst düzey yöneticileri renk kattılar. Sektörün buluşma toplantısı haline gelen organizasyon, gecenin geç saatlerine kadar canlı müzik eşliğinde devam etti. Bildiğiniz gibi Rönesans Fuarcılık A.Ş., Web’den ve WAP’tan ilk defa davetiye veren, en son geliştirilen teknolojileri fuarlarında kullanarak, ülkemizin tüm dünyaya olumlu tanıtımının yapılmasını sağlayan organizasyon firması olmuştu. EKT - Enformasyon ve Komünikasyon Teknolojileri sektörüne ve Türkiye’ye sağlamış oldukları katkılarından dolayı kendilerini kutluyor, nice seneler diliyoruz.