Cezayir Depremi’nden teknoloji dersi

Cezayir depremi nedeniyle kesintiye uğrayan İnternet trafiği, Türkiye'nin komünikasyon sorunlarını ve sorunlu kurumlarını bir kez daha gündeme getirdi.

İNTERNET krizi karşısındaki yetersizlik, sorunun boyutunu ve ivediliğini ortaya koyarak, devlet politikası düzeyinde radikal ve serbestleşme girişimlerin zorunluluğunu göstermektedir.
Cezayir depreminden sonra uzunca bir süre sessiz kalan Türk Telekom'un(TT), baskılar karşısında yaptığı açıklama da, sorunun çözümüne ilişkin yeterli ve kesin bilgiler içermemektedir.
TTNet'in “kriz yönetim planı” olmadığı zaten biliniyordu. TTNet'te oluşan böylesi bir sorun, EKT-Enformasyon ve Komünikasyon Teknolojileri sektörün bu konuya daha fazla önem vermesi gerektiğini bir kez daha ortaya koymuştur.
Özellikle telekom kuruluşlarının can damarı olan İnternet alt yapısının, ne yazık ki, yedeklenmeden ve/veya kriz çözüm yöntemleri sağlanmadan sunulduğu anlaşılmıştır.
Türk Telekom'un, uluslararası deniz altından fiber projesi için ihale açtığı açıklandı. Ancak, A.Ş niteliğinde olan TT'nin kamu ihale yasası kapsamına alınması, başta, yılan hikayesine dönüşen xdSL olmak üzere bir çok hizmetin aksamasına ve gecikmesine yol açacaktır. Bu durumda, şimdiki gibi bir İnternet krizinin çıkmasına karşı ne yapılabileceği belirsizdir.
Tüm bu sorunların arkasında, telekom hizmetlerinin serbestleştirilmemiş olması yatmaktadır. Oysa Türk Telekom tekel olma özelliğini hala korumaktadır. Liberalleştirmeler zamanında yapılmış olsaydı, bu tür sorunlar karşısında alternatif çözümlere yönelme olanağımız olabilecekti.
Daha fazla gecikmeden, Rekabet Kurumu tarafından tespit edilen, TTNet'in rekabet ortamını bozan uygulamalarına ilişkin gerekçeli karar bir an önce yayınlanarak, Telekomünikasyon Kurumu tarafından da öngörülen cezai yaptırım uygulanmalı; komünikasyon hizmetleri özel sektörlere de açılarak değişik uygulamaların ve teknolojilerin yaratacağı çözüm ortamından yaralanmalıdır.
İnternet alt yapısı ve sistemlerinde, ülkemizdeki ortalama alım gücüne göre çok yüksek fiyatlarla hizmet veren Türk Telekom, İnternet ’in yaygınlaşmasını ve çeşitli hizmetler için kullanılmasını zorlaştırarak, ulusal ekonominin gelişmesine de engel olmaktadır. Çağdaş bir toplum ve gelişkin bir ekonomi için, KOBİ'lerin, tarımın, sağlık hizmetlerinin ve giderek tüm kamu hizmetlerinin İnternet üzerinden iş yapabilmesi amaç olması gerekirken, Telekom hizmetlerinin kamu açıklarını kapatmak için kullanılması anlaşılır değildir. Telekom hizmetleri alt yapısının ucuzlatılmasının yaratacağı ticari potansiyelin ekonomik canlılık üstündeki etkisi de unutulmamalıdır.
Kamunun, Türk ekonomisinde tetikleyici bir rolü olduğu da dikkate alınarak, e-devlet için önemli kilit projelerin, uyumlu parçalar halinde, pilot, analiz ve yazılım ayaklarının bir an önce başlatılmasında sayısız yararlar vardır.
Ülkemizdeki bilişim atılımının gecikmesi, az sayıdaki yetişmiş elemanın da yurt dışına çıkmasına yol açmaktadır. Ulusal atılımın başlatılması, başlamış olan iş gücü göçünün durdurulmasını sağlayabilir.
Söylemeye gerek bile yok: Daha fazla gecikmek, onarılamaz zararlara ve derinleşen krizlere yol açacaktır.

TÜBİSAD (Türkiye Bilgi İşlem Hizmetleri Derneği) / TBV (Türkiye Bilişim Vakfı) / TBD (Türkiye Bilişim Derneği) / YASAD (Yazılım Sanayicileri Derneği)

TİD, İnternet çıkışlarında yaşanan sorunu “Türk Telekom’un başarısızlığının belgesi” olarak değerlendirdi

Tüm İnternet Derneği (TİD), 22 Mayıs 2003 günü Cezayir yakınlarında meydana gelen deprem felaketi nedeniyle Akdeniz’den geçen ve uluslararası haberleşme trafiğini taşıyan fiberoptik kablolarından bir bölümünün hasar gördüğünü ve bu nedenle Türkiye’nin yurtdışı İnternet trafiğinin önemli ölçüde aksadığını belirtti ve durum değerlendirmesi yaptı.
Hasarın boyutunu özetleyen Tüm İnternet Derneği Genel Sekreteri İzzet Mumcu, “Türkiye’nin toplam yurtdışı İnternet erişim kapasitesi olan 1.132/1.011 Gbps’lık kapasite, 200/79 Mbps’ye düşmüştür. Yani toplamda % 83’lük bir kapasite kaybı vardır. Türk Telekom, olay anından sonra yaklaşık on günlük bir süreç içinde uydu üzerinden bir adet 34, bir adet de 155 Mbps kapasiteyi kullanıma vermiştir. Böylece Türkiye’nin toplam yurtdışı çıkış kapasitesi 389 Mbps düzeyine, yani olması gerekenin % 34’ü düzeyine gelmiştir.
Bu toplam kapasitenin 344 Mbps’lik kısmı ise uydu üzerindedir. Konuya fiberoptik altyapı açısından bakarsak, kapasite 977 Mbps’dan 45 Mbps’a, yani toplamın yüzde 4.6’sına düşmüştür. Fiberoptik, uyduya göre çok daha hızlı ve ucuz bir teknolojidir. Yedekli çalıştırıldığında da son derece güvenli olmaktadır. Ancak gerekli yatırımlar zamanında yapılmadığı için bu felaket sonucunda yaklaşık 20 gündür toplam yurtdışı fiberoptik erişimlerimizde yüzde 95.4’lük bir kayıp bulunduğu görülmektedir.” dedi.
Olayın etkilediği diğer ülkelere baktığımızda, bu felaketi, ülkelerin etkilenme oranı ve sorunun giderilme süresi açısından incelememiz gerektiği ortaya çıkmaktadır. Nitekim, iletişim yatırımlarının önemine inanan gelişmiş ya da gelişmekte olan birçok ülke, alternatif fiberoptik hatlar oluşturarak riski azaltmış ve olaydan hemen hemen hiç etkilenmemiştir. Diğer yandan, sözkonusu olaydan Türkiye gibi etkilenen bazı ülkeler de sorunu ilk 48 saat içinde büyük oranda çözmüş ve İnternet trafiklerini normale çevirmişlerdir.
Sözlerine Türk Telekom A.Ş’nin gerek yatırım, gerekse işletme konusunda yetersiz kaldığını belirterek devam eden Mumcu, “Türk Telekom’un bir yayın kuruluşuna yaptığı açıklama adeta başarısızlığını onaylamıştır. Açıklamada ‘Arızalı olan kablolarda İnternet devresi olan tüm ülkeler bu durumdan etkilenmiştir. Ancak etkilenme oranı, İnternet devresinin ne kadarının arızalı olan kablolardan gittiğine bağlıdır’ denilmektedir. Yani Telekom’un yaptığı ve zaten yetersiz olan yatırımlar, bütün yumurtaları aynı sepetin içine koymaya benzemektedir. Unutulmaması gereken konu şudur ki; Türk Telekom Türkiye’de halen tekeldir ve ülkenin iletişim politikasını belirleyen tek unsurdur. Biliyoruz ki; gelişmiş ülkelerin toplam fiberoptik kapasiteleri bugün, kullandıkları kapasitenin yaklaşık on katı düzeyindedir. Yani yüzde 900 yedeklilikle çalışmaktadırlar. Türkiye’nin düştüğü duruma bakarsanız, arıza sonucu elde kalan FİBEROPTİK kapasite düzeyi toplamın yüzde 4.6’sı oranındadır. Türk Telekom, işine gelen bazı konularda tekel olma hakkını ve hakim durumunu sonuna kadar ve Rekabet Kurumu kararlarıyla tespit edildiği üzere birçok konuda da kötüye kullanırken, işine gelen durumlarda da bir A.Ş. olduğunu ve A.Ş. gibi davranması gerektiğini öne sürmektedir” dedi.

Yurtdışı yatırımlarında önemli aksaklıklar oluştu
Fiberoptik yatırımlarının gecikmesine gerekçe olarak Türk Telekom A.Ş. tarafından gösterilen sebep Kamu İhale Kanunu’dur(KİK). Ancak KİK, kamu yöneticileri için işlerin yürümemesinin bir mazereti olamaz. Acil durumlarda KİK içinde çözümlerin olduğu yetkili ağızlardan dile getirilmiştir. Yeni çıkan ve birçok kamu yöneticisinin iyi bilemediği bu kanun olumsuzlukların sebebi olarak gösterilemez. Üstelik, daha önce defalarca Türk Telekom’a Geçiş Hakkı karşılığında ücretsiz bant genişliği teklif eden ve bedava Fiber optik kurmak için izin isteyen yabancı firmaların bu teklifleri reddedilmiştir.
Konunun ekonomik yönüne baktığımızda ise, telafi edilmesi çok zor olan zararların otaya çıktığı görülmektedir. Örneğin, yurtdışındaki e-posta hesabına ulaşamayan bireysel kullanıcılar, önemli yabancı yayınlara ulaşamayan öğretim görevlileri ya da öğrencilerin yanında asıl büyük kayıp, yurtdışı ile bağlantılı çalışan firmalarda meydana gelmiştir. Bu firmaların yurtdışı iletişimlerinin yavaşlaması ya da kesintiye uğraması, büyük zaman ve para kayıplarına neden olmuş, iş fırsatları kaçırılmıştır.

İnternet servis sağlayıcılarının zararlarını kim karşılayacak?
Müşterilerine koşulsuz müşteri memnuniyeti anlayışı ile hizmet vermeyi hedefleyen ve servis kalitelerini düşürmek istemeyen İnternet Servis Sağlayıcılar, bu durum karşısında acilen alternatif uydu İnternet çıkışları satın almışlardır, bu da büyük bir zarara sebebiyet vermiştir. Bu yüzden Tüm İnternet Derneği’ne üye olan İnternet Servis Sağlayıcılar, ücretini ödedikleri, ancak karşılığında alamadıkları hizmetlerin bedelini Türk Telekom A.Ş’den yasal prosedür ile geri isteme yoluna gideceklerdir.

Bilişim/Bilgi/Komünikasyon Sivil Toplum Kuruluşları Telekom Bildirgesi

Türkiye İnternet’i 22 Mayısta Türk Telekomun yurt dışına çıkışının büyük çoğunluğunu taşıyan fiber hattın kopması nedeniyle yurt dışı iletişimde ciddi şekilde tıkanmış, ve durma noktasına yaklaşmıştır. Bu tıkanma ülkenin bilim, kültür ve iş dünyasına; okuyan, araştıran, üreten ve dünya ile iş yapan vatandaşlarımızın hayat damarlarını kesmektedir. Bu güne kadar işin önemiyle orantılı bir çözüm arama çabası, kamuoyu bilgilendirme, ve sektörel iş birliği çabası görülememiştir.
Sorunun ana kaynağı, telekomünikasyon sektörünün düzenlenmesi ve sektörün tam rekabete açılmasında geç kalınması; Tekel ve hakim işletici olan Türk Telekomun modern bir işletme haline gelememesidir.
Sorunu acilen çözebilecek tüm kamu kurum ve yetkililerini, özellikle Türk Telekom, Ulaştırma Bakanlığı ve Bakanlar Kurulu'nu göreve çağırıyoruz.
Yurt dışı hat sorunu yetki ve inisiyatif kullanarak en kısa zamanda çözülmelidir.
E-Türkiye hedefi için yapılması gerekenlerin başında, e-Avrupa kapsamında da ülke olarak sözünü verdiğimiz gibi telekom ve İnternet altyapısının yaygın, çeşitli, kolay ve yeteri kadar ucuz olması gerekmektedir. Bu amaçlarla, telekom sektörünün tam rekabete bir an önce açılması gerekmektedir. Telekomünikasyon Kurumu, Rekabet Kurumu ve Ulaştırma Bakanlığının işbirliği içinde birinci öncelik alarak hayata geçirilmelidir. Bu konuda özel sektör, sivil toplum örgütleri ve üniversitelerle yönetim felsefesi kapsamında etkileşimde bulunulmalıdır.
Telekomünikasyon Kurumu’nu,
TT ile görev sözleşmesini kamu oyuna sunmaya, bu sözleşmenin ne kadarının yerine getirildiği konusunda kamuoyunu bilgilendirme ve gereğini yapmaya,
1 Ocak 2004'ü beklemeden, bu tür bir sorunun bir daha yaşanmamasını sağlamak üzere uluslararası fiber bağlantı tam rekabete açmaya
xDSL ve kablo İnternet pazarlarını tam rekabete açılması ve kablolu İnternet’in tüm servis sağlayıcılara açılmasının hemen sağlanmasını,
1 Ocak 2004 de tam rekabetin oluşması için yapılanları ve tüm hazırlıkları kamuoyu bilgisi, denetimi ve katkısına açmaya,
Rekabet Kurumu ile işbirliği içinde, Rekabet Kurumu'nun telekomünikasyon sektöründe vermiş olduğu kararların uygulanması ve tüketici lehine pazarda rekabet koşullarının sağlanmasında etkin ve kararlı adımlar atmaya çağırıyoruz.
Türk Telekom'u, sektörle daha saydam ve iş birliğine yakın bir yaklaşım sergilemeye, “İnternet yaşamdır”a inandığını görmek istiyor, ve öncelikle sektörün serbestleşmesinin önündeki engelleri kaldıran, hem kendini hem de sektörü vatandaşlar yararına serbestleşmeye hazırlayan liderliğe çağırıyoruz.
Ülkemizin İnternet’in temsil ettiği değişimin anlamını ve ülkemizin Avrupa Birliği ile birleşmek, rekabet yeteneği kazanmak, dünya ile bütünleşmek konusunda sunduğu olanakların farkında olduğunu somut yapılanlara bakınca söylemek mümkün değildir. Ortada sanayi devriminden çok daha önemli bir gelişme söz konusudur, geç kalmanın maliyeti çok daha vahim olacaktır. E-Türkiye ve e-devlet projeleri birer bilgisayarlaşma projeleri değil, ülkeyi Bilgi Toplumuna hazırlama, bilim, teknoloji, bilgi ve entelektüel emeğin öne çıktığı, bireyin ve sivil toplumun öne çıktığı yeni bir toplum biçimine hazırlama projeleridir.
Bu konularda, başarılı bazı projelere rağmen, esas olarak geç kalmakta olduğumuz endişesini dile getirmenin sorumluluğu ile Ulaştırma Bakanlığı, Bakanlar Kurulu, Parlamento'yu göreve çağırıyoruz.
Biz bilişim/Bilgi/İletişim sektörünün Sivil Toplum Örgütleri olarak, karar süreçlerin paydaşı olmak, izleme ve geri besleme mekanizmalarında yer almak istiyoruz. Kamuoyuna açık, saydam ve sürekli çalışan mekanizmaların kurulması gerektiğini belirtir, bu mekanizmaların ayakta durması için gerekli çabayı göstereceğimizi belirtiriz.

İnternet Yaşamdır!

BMD-Bilişim Muhabirleri Derneği / INETD-İnternet Teknolojileri Derneği / IvHP-İnternet ve Hukuk Platformu / LKD- Linux Kullanıcılari Derneği / TELKODER-Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Dernegi / TGC-Türkiye GazetecilerCemiyeti / TID-Tüm İnternet Derneği / TIEV-Tüm İnternet Evleri Dernegi / TUBIDER -Bilişim Sektörü Derneği / TURKMIA-Tıp Bilişim Derneği / TUTED-Tüm Telekomünikasyon İşadamları Derneği / TZV-Türkiye Zeka Vakfı / UNAK-Üniversite ve Araştırma Kütüphanecileri Derneği

Telepati Aylık Telekom Dergisi olarak biz de, destek veren tüm sivil toplum örgütlerine teşekkür ediyor, haberleşmedeki aksaklık konusunda göstermiş oldukları hassasiyeti, Türkçe’mizi yabancı terimlerden koruma ve yozlaşmasına engel olma konusunda da göstermelerini temenni ve gelecek kuşaklarımız adına rica ediyoruz. Birbirlerini anlamayan Amerikalı ve İngilizlerin düştüğü trajikomik durumu, Dünyadaki diğer Türk devletleriyle anlaşamayan Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşları da maalesef yaşamaktadır. Zararın neresinden dönülse kardır. İnternet’i temsil eden ve savunan sivil toplum örgütlerimizin yaptıkları açıklamalarda, İnternet’in özel isim olduğunu ve nasıl yazıldığını bile bilmedikleri üzüntüyle görülmüştür. İnternet’in üç aydır TDK imla kılavuzunda yer aldığını ve Türkçeleşmiş olduğunu bilmeyenlere doğruyu kim anlatacak?

“Telekom’a dava yağmuru”

Cezayir’deki deprem nedeniyle İnternet hatlarında meydana gelen sorunları değerlendiren Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Av. M. Bülent Deniz; “Telekom, İnternet kullanıcılarına ayıplı hizmet vermektedir” dedi. Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Av. M. Bülent Deniz konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır:
Cezayir Depremi sonrasında, fay hattı üzerinden geçen kablolarda meydana gelen hasar nedeniyle İnternet bağlantılarında sorun meydana gelmiş olup bu durum halen devam etmektedir. Türk Telekom’a ait bu kablolar yoluyla erişilebilen yurt dışı İnternet erişimi imkânsızlaşmış, başta ticari firmalar olmak üzere bütün İnternet kullanıcıları “İnternet’siz günler” geçirmeye başlamışlardır.
Herhangi bir kriteri gözetmeksizin İnternet erişim ücretlerine ardı ardına zam yapmaktan çekinmeyen Telekom, tahsil ettiği paralar ile sağlıklı bir alt yapı yatırımı yapmayarak, bu gibi durumlara karşı ne kadar hazırlıksız olduğunu ortaya koymuş, bu bakımdan aynı sorunu yaşayan Yunanistan, İtalya, Pakistan gibi ülkelerde benzeri hizmet veren firmaların gerisine düşmüştür.
Telekom yoluyla İnternet erişim hizmeti satın alan tüketiciler ve Telekom hatlarıyla sağlanan İnternet erişimini kendi müşterisine satan İnternet Servis Sağlayıcı firmalar, ayıplı bir hizmet ile karşı karşıya bulunmaktadırlar. İnternet Servis Sağlayıcı firmaların bu durumu ticari davalar yoluyla yargı önüne götürebileceğini hatırlatarak, Telekom’dan İnternet erişim hizmeti satın alan bütün tüketicileri Türk Telekom’u dava etmeye çağırıyoruz:
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın 4. maddesine göre Telekom’un vermiş olduğu bu hizmet, ayıplı bir hizmet olup bu hizmeti satın alan tüketiciler, İnternet’e erişemedikleri günler için Telekom’a ödemiş oldukları İnternet abonelik ücretinden indirim talebiyle bulundukları yerdeki Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine ücretsiz olarak başvurabilirler. Başvurulara ilişkin dilekçe örnekleri, derneğimizin www.tuketiciler.org adresindeki sitesinde ücretsiz olarak yayınlanmaktadır.
Telekom’dan İnternet erişim hizmeti satın alan tüketicilerin en azından İnternet hizmeti satın alamadıkları günler için ödemiş oldukları bedelden indirim talebiyle yapacakları bu başvuruların kitlesel boyuta ulaşmasıyla, Telekom’un kendisine çekidüzen vererek, tekel olma durumunu tüketici aleyhine kullanmasının önüne geçilebileceğini umuyoruz.

Av.M.Bülent Deniz
Genel Başkan

İnternet depremi sona erdi

ŞİMDİKİ DURUM

ABD TeleGlobe 45/45 Mb/s Miami - İstanbul (Fiber)
Avrupa Cable&Wireless 155/34 Mb/s Paris - Ankara (Uydu)
Avrupa Cable&Wireless 155/155 Mb/s Londra - İstanbul (Fiber)
ABD Cable&Wireless 155/155 Mb/s NewYork - İstanbul (Fiber)
ABD Sprint 622/622 Mb/s NewYork - İstanbul (Fiber)
Toplam   1132/1011 Mb/s  

ÖNCEKİ DURUM

Karşı Ülke
Taşıyıcı Firma
Geliş/Gidiş Hız
Çıkış - Varış Merkezleri
Açıklama
ABD TeleGlobe 45/45 Mb/s İstanbul - Miami (Fiber Optik) Aktif
Fransa Wireless 155/34 Mb/s Ankara - Paris (Uydu) Aktif
İngiltere Wireless 155/155 Mb/s İstanbul - Londra (Fiber Optik) Arızalı
ABD Wireless 155/155 Mb/s İstanbul - New York (Fiber Optik) Arızalı
ABD Sprint 622/622 Mb/s İstanbul - New York (Fiber Optik) Arızalı
Almanya Completel 34/0 Mb/s İstanbul - Münih (Uydu) 27.05.2003
Belçika Belgacom 155/0 Mb/s Ankara - Brüksel (Uydu) 01.06.2003
Monaco IMCN 34/34 Mb/s Ankara - Monaco (Uydu) 16.06.2003
İtalya İtalya Telekom 622/622 Mb/s Ankara - Palermo (Fiber Optik) 17.06.2006
Almanya Triatlon 155/0 Mb/s Ankara - Almanya (Uydu) 17.06.2003
Çalışan Toplam 1.200/735 Mb/s    
Arızalı Toplam 932/932 Mb/s    
Arıza Giderme Toplam 2.132/1.667 Mb/s    

Cezayir depremi sonrasında durma noktasına gelen İnternet erişimi 25 gün sonra normale dönerken, Türk Telekom İnternet’in hızının artırıldığını açıkladı. Türk Telekom Singapur Telekom tarafından onarımı yürütülen Cezayir açıklarındaki fiber optik denizaltı kablosunun tamirinin 19 Haziran saat 21:00 sularında tamamlandığını bildirdi. Türk Telekom’dan şu açıklama yapıldı:
“Büyük hasar gören SMW3 denizaltı fiber kablosunda restorasyon çalışmaları devam ederken Türk Telekom, son olarak 17 Haziran 2003 tarihinde servise verilen 155 ve 622 Mb/s’lik devreler sayesinde eskisinden de yüksek bir kapasiteye sahip oldu.
Arıza giderildikten sonra da çözüm amaçlı servise verilen hatlar devrede kalmaya devam ediyor ve İnternet yurt dışı çıkış kapasitesi 2132 Mb/s’ye ulaştı. Arıza öncesi çıkış kapasitesi toplam 1132 Mb/s’di.
Türk Telekom Cezayir’de meydana gelen ve Türkiye'nin yurtdışı İnternet çıkışında sorun yaratan depremde sonra 27 Mayısda 34 Mb/s, 1 Haziran'da 155 Mb/s 16 Haziran’da da 34 Mb/s’lik uydu hatlarını devreye sokmuştu.
Deprem öncesinde toplam 1.132 Mb/s geliş, 1.011 Mb/s gidiş çıkış hızına sahip olan Türk Telekom’un son devreye alınan hatlar ile halen çalışan 1.200 Mb/s geliş, 735 Mb/s gidiş hattı bulunuyor. Bu veriler ışığında geliş hattında arıza sonrasında 68 Mb/s artış gözlemlenirken, gidiş hızında ise 276 Mb/s’lık yani baka bir deyişle yüzde 25’lik bir kapasite düşüşü bulunuyor.
Geliş ve gidiş 932 Mb/s olan arızalı erişimlerin de devreye girmesi ile toplam kapasite 2.132 Mb/s geliş 1.667 Mb/s gidiş olarak hizmet verecek. Arızanın giderilmesi halinde ise geliş hattı deprem öncesine oranla yüzde 100’e yakın, gidiş hattı ise yüzde 65'e yakın ek kapasiteye kavuşmuş olacak.
Türk Telekom’un Cezayir Depremi öncesi ve sonrası bağlantı hızlarına, kullandığı hatlar ve kapasitelerine ilişkin dökümlere http://basin.telekom.gov.tr/bultenler/cozum.htm adresinden ulaşılabilir.”