TTNet yerli içerik için çalışıyor…

Fatma AĞAÇ

TTNet Genel Müdürü Okay Eğdirici, üzerinde çalıştıkları en önemli konulardan birinin içerik hizmetleri olduğunun altını çizdi. Eğdirici, İnternet içeriğinin yarıdan fazlasının yurtdışı kaynaklı olduğuna işaret ederek, yurtiçinde İnternet'e yönelik içerik üretiminin gelişmesi için TTNet'in gerekeni yapacağını ve yerli içerikten oluşan hizmetler buketini önümüzdeki 12 ay içerisinde devreye koyacağını kaydetti. Eğdirici, yerli içerik sağlayıcısı firmalarla işbirliğine giderek, hem içerik sağlayıcıların işlerini geliştireceklerini hem de Türk müşterisine özgü içeriğin gelişmesini sağlayacaklarını dile getirerek, “İçerik sağlayıcısı olan firmalarla sözleşmeli ortaklıklara gideceğiz” dedi. Eğdirici, TTNet abonelerine yönelik; abonelerin başka yerlerde ulaşamayacakları video içerikleri hazırlığı aşamasında olduklarını anlattı. Bu içeriklerin insanların hayatlarını renklendireceğini belirten Eğdirici, aynı zamanda insanların hayatlarını kolaylaştıracak olan bu hizmetler buketini önümüzdeki 12 ay içerisinde peyderpey hizmete vereceklerini söyledi. TTNet'in üzerinde durduğu bir diğer önemli konunun da ‘güvenlik hizmetleri' olduğuna değinen Eğdirici, sunacakları güvenlik hizmetleri ile anne-babaların, çocukların İnternet kullanmalarına ilişkin endişeleri önemli ölçüde azaltacaklarını vurguladı. Eğdirici, çocuklar için hem zaman sınırlaması getireceklerini hem de filtreleme opsiyonunu sağlayacaklarını ifade etti. Eğdirici, güvenliğin sağlanmasıyla birlikte İnternet kullanımının daha da yaygınlaşacağını belirtti. Öte yandan, Eğdirici, İnternet kullanımını yaygınlaştırmaya yönelik etkinliklerde diğer İnternet servis sağlayıcılarla birlikte hareket etmek istediklerini belirtti. Eğdirici, “Telepati”nin sorularını şöyle cevaplandırdı:

TTNet neden Türk Telekom'dan ayrı bir şirket olarak kuruldu? Bu ayrılığın amacı neydi?
Ayrılığın başlangıç noktası, Rekabet Kurulu'nun bir kararı. Türkiye'deki bütün İnternet servis sağlayıcıların Türk Telekom'dan aldığı hizmeti eşit şartlarda alabilmesini sağlamak için Rekabet Kurulu böyle bir karar aldı. TTNet'in farklı bir bünyede olması, kendine ait bir organizasyonunun, bilançosunun, kar-zarar tablolarının ve kendine ait bir operasyonunun olması gerektiği söylendi. O yüzden 6 Nisan 2007 itibariyle bu ayrışma gündeme geldi. TTNet'in kendi ayakları üzerine duran bir firma olması onu müşteriye daha yakın olma konusunda zorluyor. Ve yüzü müşteriye dönük bir firma. TTNet de diğer servis sağlayıcılar gibi altyapı hizmetlerini Türk Telekom'dan alıyor. Türk Telekom zaten operasyon ve altyapı yönetimi olarak inanılmaz güçlü. TTNet, Türk Telekom'un altyapı hizmetlerinden emin olduğu için müşteriye daha yakın durarak; müşterilerin ihtiyaçlarını karşılayacak ürünleri, hizmetleri daha iyi hizmet sağlıyor. Aynı zamanda TTNet daha esnek bir yapı olduğu için hem İnternet hizmetlerini hem de diğer teknoloji hizmetlerini başka şirketlerle stratejik ortaklıklara giderek, son kullanıcılara bir paket halinde sunma şansı var. Hatta bu yapıdan ötürü TTNet'in Türk Telekom'un bazı hizmetlerini, Avea'nın bazı hizmetlerini verme şansı var.

Abone sayısı şu an ne kadar? Ve abone sayısında ulaşılmak istenen hedef nedir?
TTNet, şu an 3.4 milyon bağlantıyı gerçekleştirmiş durumda. Pazarın da önemli bir bölümü zaten bizde. Yüzde 95'in üzerinde bağlantı bize ait. Ve ileriye dönük yol haritamıza baktığımızda önemli bir büyüme potansiyeli görüyoruz. Sene sonu hedefinden çok önümüzdeki 24 ayda abone sayısını 6 milyona götüreceğimize inanıyoruz. Bunu da Türkiye'deki hane sayısına oranlarsak; üçte bir hane kullanım oranına ulaşıyoruz.

TTNet'in son indirim kampanyası, kampanya değil fiyat ayarlaması denilerek yoğun eleştiri ile karşılandı. Kampanyanın iptali için yargıya gidildi. Siz kampanyanızı nasıl savunuyorsunuz?
Böyle kampanyaları değerlendirirken, bir kampanyanın çok iyi anlaşıldığından emin olmamız lazım. Basından takip ettiğim kadarıyla kampanya ile ilgili çıkan haberlerde yanıltıcı mesajlarda var. Kampanyayı incelersek; sene sonuna kadar; bir avantajdan bahsediyoruz. Bundan önce yaptığımız iki ay bedava ve modem kampanyası; bağlantı ücreti almama ve iki ay bedava kampanyalarının sağladığı mali avantajlar da aslında bu kampanya ile aynı düzeyde. Tabi bu daha çok etkili görülüyor ve bu bir tarife değişikliği gibi algılanıyor. Bir kere iş böyle değil. Bu sınırlı bir sürede uygulanan bir indirim. Bunu yapmamızdaki sebep de şu; bugüne kadar İnternet almamış haneleri incelediğimiz de onları engelleyen iki faktör olduğunu gördük. Bunlardan birincisi, parasal katkının gerekliliği. Modem lazım, modem konusunda yardımcı oluyoruz. Kullanım alışkanlığını geliştirmek için de fiyatı da belli bir süre düşük tutuyoruz. İkincisi ise, İnternet'teki içeriğe yönelik kötü ve tehlikeli içeriğe yönelik kontrol mekanizmaları geliştirmemiz lazım. Bununla ilgili çalışmalarımız çok hızlı devam ediyor. Çok kısa sürede tüm TTNet kullanıcılarına en gelişmiş güvenlik programlarıyla bu tür hizmetleri veriyor durumda olacağız. Tabi en kolay ve çabuk hayata geçirebileceğimiz; müşteriye değer katabileceğimiz şeyler bu indirim kampanyaları. Var olan müşterilerimize yönelik de kampanyalarımız var. Örneğin bugüne kadar müşterilerimizin hemen hemen yarısı, bu bahsettiğim ‘modem promosyonu, bedava bağlantı ücreti' gibi kampanyalarla aramıza katıldılar. Müşterilerimizin diğer yarısı ise, eğer iki senelik anlaşma imzalamışlarsa, yüzde 6'lık bir indirimden yararlanıyorlar. Tabi bu mali değeri biraz daha az bir promosyon ama, bu müşterilerimize yönelik de sırada çok güzel haberlerimiz var. Önümüzdeki 3 ay, 6 ay ve 9 ay içinde var olan müşterilerimize yönelik çok önemli hizmetleri hayata geçireceğiz. Birçok sektöre baktığımızda, yeni müşterilere yönelik kampanyaların örneklerini görmek mümkün. Bir araba alırsınız; bir hafta sonra derler ki, otomatik vitesli ve klimalı modeli çekilişle bedava. Ama siz o arabayı almış olursunuz. Ya da bir markete gidersiniz; alışveriş yaparsınız, 3 aylık deterjan ihtiyacınızı karşılarsınız. Önümüzdeki hafta gittiğinizde de bir alana bir tane bedava kampanyası başlar. Bunlar ticari hayatın bir parçası. Ama tabi ben yine de bizim bunu dengeli yaptığımıza inanıyorum. Çünkü daha önce yaptığımız promosyonlar da yapılan tekliflere, değerlere yakın teklifler.

Türkiye'de İnternet'in yaygınlaşmasını sağlamak için başka neler yapılmalı size?
Yapılacak çok iş var. Bugün İnternet servis sağlayıcıların hizmet portföyüne bakarsak, sattıkları ana hizmet ‘bağlantı'. Ve İnternet kullanımı kişilerin kendi deneyimleriyle ne yapabildikleriyle sınırlı. Oysa İnternet servis sağlayıcıların yapabileceği çok önemli hizmetler var. Örneğin en önemli hizmetlerden biri e-posta hizmetleri. Biz çok gelişmiş e-posta hizmetlerini hazırlıyoruz. Bunu hem bireysel kullanıcılar hem de kurumsal müşteriler için bu sene içerisinde hayata geçireceğiz. Ve burada çok gelişmiş takvim kullanma, adres rehberi oluşturma, bunları paylaşabilme, belli bilgileri muhafaza etme gibi hizmetler var. Kendi Web sayfasını oluşturma, kendi e-posta adresini oluşturma hizmetleri var. TTNet olarak bütün bu hizmetleri verebilecek konuma geleceğiz. Web tabanlı eğitim hizmetleri; hem mesleki eğitimler, hem de özel hayatımızı renklendirecek eğitimleri hayata geçirmeyi planlıyoruz.

Telekomünikasyon dışındaki bir sektörden geldiniz ve TTNet Genel Müdürü oldunuz. Telekomünikasyon sektörü size neler kattı? Nasıl bir çalışma yöntemi izliyorsunuz?
Telekomünikasyon sektöründen son 6 ayda öğrendiklerim, son 5 yılda öğrendiğimden çok daha fazla. Telekomünikasyon sektörü hem daha hareketli hem de çok fazla bileşeni olan bir sektör. Bu sektörde, özellikle kurumsal pazarı düşündüğümüzde ürünler inanılmaz kompleks hale geliyor ve bunları basitleştirip, müşteri ihtiyaçlarına göre geliştirmek, işin en önemli ve heyecanlı taraflarından biri. İş hayatımda hep müşteriye çok yakın oldum. Telekomünikasyona baktığımızda teknolojinin çok önemli rolü var. Ve telekomünikasyon sektöründe teknolojiyi yönlendiren insanlar iş stratejilerini de yönlendiriyorlar. Burada bazen teknolojinin nasıl ve kim tarafından kullanılabileceği konusunun göz ardı edildiğini gördüm. O yüzden altyapı yatırımı yapılıyor, önemli servisler, hizmetler hayata geçiriliyor. Daha sonra bunların bir bölümünün kullanılıp satıldığını, paraya çevrildiğini, diğer bir bölümünün de atıl kaldığını görüyorum. Olaya benim bakış açımla bakan insanlar da; önce pazardaki potansiyeli anlayıp, oradaki ihtiyaçlar neler, ona göre ürünleri ve teknolojiyi geliştirmeyi benimsiyorlar. Sektörde, bunun da bir denge sağlayacağına inanıyorum. Ve biz TTNet'i kurarken de böyle bir dengeli yapı oluşturduk. Kadronun yüzde 80'i teknoloji geçmişi olan, yüzde 20'si de farklı sektörlerden gelip, bu bakışı organizasyona katabilen kişiler. Tabi ben bunun çok sağlıklı bir sonuç vereceğine ve hızla büyümemizi destekleyeceğine inanıyorum. Enformasyon ve teknoloji sektörüne bakarsak Türkiye'de 13.5 milyar Dolar'lık bir büyüklük var. Dünyada senede yüzde 10 büyüyor, bizde yüzde 15 büyüyor. Demek ki hızlı bir büyüme potansiyeli var ve ben bu potansiyelin 4-5 yıl daha devam edeceğini düşünüyorum. Türkiye ekonomisini çok ciddi bir şekilde etkileyecek, destekleyecek bir büyüme var. Aynı zamanda ana operatör olarak, hem Türk Telekom hem de TTNet, diğer teknoloji şirketlerini de destekleyerek, Türkiye'de teknoloji kullanımına ve şirketlerin verimli çalışmasına ön ayak olacaklar. Bu yönde projelerimiz var. Şu an paylaşacak durumda değiliz. Ama bu tür projelerimiz hayata geçtiği zaman pazarda çok büyük heyecan yaratacağız.