Demet Zübeyiroğlu

Büdütör

Bir gün operatörler “herşey” mi olacak?

Arkadaş ve basın toplantısı öncesi-sonrası sohbetlerinde en çok anlattığım bir örnekten yola çıkmak istiyorum, bu saat 02:25 itibariyle yazmaya başladığım yazıda. Geçen yıldı, bir büyük mobil operatörümüzün çeyrek açıklaması basın toplantılarından birinde, birkaç yıllık söylemimi; ilgili operatörün genel müdürüne toplantının soru-cevap bölümünde tüm medyanın içinde soru olarak yönlendirmiştim: “Siz yalnızca bir altyapı sağlayan bir operatör değilsiniz, siz aynı zamanda bir finans kuruluşu, siz bir akademi, siz bir organizasyon şirketi, siz bir avantaj kartı firması, siz bir araştırma firması, siz çok büyük bir medya kuruluşusunuz artık...” demiş ve arkamdaki basın camiasını göstererek, “Telepati olarak burada gördüğünüz hiçbir medya benim rakibim değil (ne de olsa 17 yılını doldurmuş başka aylık telekom/bilişim dergisi yok). Burada benim en büyük rakibim sizsiniz. Bu konudaki düşünceleriniz?” diye sormuştum.
Gelen yanıt: “Haşa!” tadında gayet politik bir yanıttı pek tabi. Farklı bir beklentim de yoktu verilecek yanıtla ilgili. Burada dikkatini çekmek istediklerim, aslında arkamda oturmakta ve operatörümüzün çeyrek sonuçlarını dinlemekte olan medya topluluğu idi. Ve onların olaya bir de böyle bakmalarını sağlamak.
Medyanın gücü nereden gelir? Ulaştığı kitlelerden... Kimisi “genel”e milyonlara hitap eder; kimisi direkt odaklı bir kitleye...  İlgili medyanın yaşam kaynaklarından en hayati olanı ise, genellikle reklamdır. Müşterisi için araştırma yapan bir medya satın alma ajansının ilk sorusu da; “Kaç kişiye dağılıyor? Hedef kitle kim?” sorusudur. Öyle ya, erişmeyen medyayı kim neylesin?
Durum böyle iken, şimdi bir bakalım Türkiye’nin en yüksek sayıda aboneye sahip operatörlerine. 35 milyon bir yerde, 15 milyon öbür yerde, 11 milyon diğer tarafta. Ve bu operatörler, bu kadar milyon insanın cebindeler her gün, her dakika, her saniye... Bu basit hesapla, onlardan iyi medya mı olur sizce?
1 milyon adet sattığı için ağzı kulaklarına varan ve örnek gösterilen bir gazete, 7-8 milyon kişi seyrediyor bu diziyi diye hayıflanan bir TV kanalı, 10-20 bin tirajlı dergiler olarak peki bizim böyle bir gücümüz var mıdır? Hele ki Türkiye’de popüler herhangi bir içerik üretmiyor isen, senin takipçilerinin ve okurlarının sayısı, operatörlerin müşteri adedinin yanında ihmal edilebilir olmayacak mıdır?
Peki, bir operatörün bir medya kuruluşu olması için elinde eksik olan tek ve pek tabi en önemli kalem nedir? İçerik üretimi. Bunu da operasyonuna katması halinde ilgili operatör bir dev medya kuruluşu olmayacak mıdır? Olacaktır. ;)
O halde benim en büyük rakibim sırasıyla, Turkcell, Vodafone ve Avea değil midir bu durumda?
Konu sadece medya sektörü ile de bitmiyor... Yazının başında belirttiğim üzere, finans, organizasyon, eğitim, melek yatırım gibi konularda çok yakında başı çekecek firmalar, ilgili ülkelerin operatörleri olmasın da kim ola ki?
Pazarlama ve satışta en önemli kalem müşteri veritabanı ise, onlardan ala bir müşteri veritabanı bulunabilir mi?
Bu nedenle yakın gelecekte operatör sebze de satabilir, meyve de. Hatta kredi verip, “çok uzun vadeli” ev kredisi ile ev sahibi de yapabilir J Elektrik, su ve doğalgaz artık Allah ne verdi ise...
Aman dikkat! Operatör bizim hayatımız, canımız ciğerimiz, bir tanemiz bile olabilir.