Merih IŞIN
Editör'ün karikatürü, 1995 yılında Cenevre telekom fuarında uydu üzerinden gerçekleştirilen videokonferans ile Rusya'daki çizer Vladimir Mochalov tarafından çizilmiştir.

Editör

Adli bilişim

Bu aralar dergiden bir hayli geç çıkıyorum. Hal böyle olunca da, 25km uzaktaki evime varışım, akşam yemeği niyetine birşeyler atıştırmam, biraz televizyondaki haber programlarına takılmam ve derken yatışım neredeyse sabahın ilk saatlerini buluyor. Eğer aşırı geç olmamışsa, en büyük lüksüm de Nikita, NCIS, CSI Miami vb. gibi dizilerden birini seyredebilmek. Kısa ya. Her seferinde yeni bir konu ve dizinin sonunda bir sonuca varılıyor ya. Zaten ben seçtiklerimi kayda almışım ya… Kolay oluyor. Sonrasını merak ettirmiyor. Bir sonrakini de istediğin ya da vakit bulduğunda seyredebiliyorsun.
Konumuzla ilgisi ne der gibisiniz. Dizileri seyrederken, dikkatimi en çok çeken noktalardan bir tanesi, adamların yaptıkları araştırmalar ve incelemeler. Özellikle de bunları yaparken kullandıkları sözcükler, cihazlar ve yöntemler. Birincisi, aşırı milliyetçiler. İkincisi, yapılan çalışmalara çok yüksek bütçeler ayırıyorlar. Üçüncüsü ve çok önemlisi, kullandıkları iyi yetişmiş insan kaynağı.
Bunlar film deyip geçmeyin. Evet! Biraz abartılmış ama gerçekler üzerine kurgulanmış inceleme ve araştırmalar. Demek ki, bu seyrettiğimiz cihazlar, yöntemler ve bilimsel çalışmalar zaten yapılmakta. İnternet’ten ve sosyal medyadan nasıl adli bir fayda elde ettiklerinden, böcek bilimi ile nasıl bir adli olayı sonuçlandırabildiklerine kadar müthiş ilginç çalışmalar yapılıyor. Kimin eli kimin cebinde siyasi oyunlardan, aynı uluslararası istihbarat teşkilatlarının bazen yan yana çalışma bazen de arkaya dolanma taktiklerine kadar ilginç olaylar var. ‘Vikileaks’de zaten böyle bir oyunun sonucu değil miydi? Amerikan istihbarat kaynaklarının sosyal medya üyelerini takip ettiklerini ve özel konularda yazanları fişlediklerini medyamızdan takip etmediniz mi?
Hala konu ne, sadede gel dediğinizi duyuyorum. Konumuz şu: Biz, teknoloji dahil her konuda tüm dünyayı kıskandıracak kadar gelişirken, bunlar bizde neden yok? Bizde yok, çünkü bizde adli tıp ile ilgili bir üniversite yok. Çünkü bizde, bu konunun en önemli unsuru yetişmiş uzman yok. Yetiştiren okul da yok.  
Eğer ‘Adli Bilişim’ konusunda yetişmiş insan gücü kazanabilirsek, bu uzman kadro da hükümetten bütçe isterse, o bütçe sağlanır. O zaman, bizde o cihazlara ve olanaklara sahip olur, benzeri yöntemleri suçu aydınlatmada kullanabilir veya sonuca daha kısa sürede ulaşabiliriz. Demek ki, öncelikle bizim Adli Tıp konusunda bir üniversiteye gereksinimimiz var. Sonrası kolay. Bugün teknoloji konusunda ARGE’ye bu desteği verebilen devletimiz, o gün geldiğinde, o konuda da gerekli yatırım ve destekleri sağlayacaktır ve ‘2023 Hedeflerimiz’in arasında, mutlaka adli bilişim de olmalıdır diye düşünüyorum.
İlgili mercilere duyurulur.
Saygılarımla.