İşimiletişim

Gelecek tasarladığımız gibi gelecek

Rob Cross ile Andrew Parker’ın beraber kaleme aldığı Sosyal Şebekelerin Saklı Gücü() adlı kitabını, Albert-Laszlo Barabasi’nin benzer içerikli İş Hayatında, Bilimde ve Günlük Yaşamda Bağlantılar() isimli kitabı ile paralel okuma sürecindeyken “adı tesadüf olan” yaptı gene yapacağını. O sıralar İstanbul’daki Real Madrid teknik direktörü José Maurinho’nun misafir konuşmacı olarak katılacağı ‘Sürdürülebilir Başarı için Liderlik’ konferansını işittim. Bir müddet sonra da bu konferansın Ankara’da yapılanına katıldım.
Konferansın bitiminde, nitelikli ve renkli genç bir grupla ayaküstü bir kahve içimi sohbet ederek tanışmak, konferansın gelirken tasarlamadığım bir hediyesi oldu bana: Bu özgüveni yüksek, işinde iddialı gençler heyecanlandırdı beni. Bir gün sonra da gruptan biri telefonla arayarak benzer duyguları taşıdığını belirterek konuşmak istediğini söyledi, buluştuk. Daha sonra bir projeye dönüşecek süreç işte böylece başlamış oldu. Şimdi artık hayata sürekli yenilik arayışıyla bakan sayısı birden ikiye yükselmişti. Açık yüreklilikle kendisini ve hayata bakış açısıyla birlikte Ankara’da başından geçen kimi yaşadıklarını anlattı. Konuşuldukça “kendiliğindenlik” içerisinde kimi arzular “ihtiyaç”lara, bu ihtiyaçların belirginleşmesiyle de aldığımız kimi notların çerçevesinde ortam bir müşterek çalışmaya dönüştü. Kelimeler koordinatlara, bu noktaları birleştiren henüz tam manasıyla kesin hatlarıyla belirginleşmemiş olsa da ilk taslak bir seyir planlamasına, gıyaplarında andığımız kendileri henüz bilmese de katılımcı profilini belirleyen kapsamıyla bir proje betimlenmeye başlandı.
İkimizden başka üç daha katılımla, yıldızı andıran beş katılımlı ilk buluşmada niyet ile kısmen belirlenen hedef karmaşıklık ile belirsizliği ortadan kaldırmaya başladı ve böyle bir serüvene heyecanla katılım rızaları, ortak bir vizyonu kimi ortak fayda temelli hedefler de bir yapıyı tanımlar hale gelmeye başladı.
İkibinli yılların başında değerli dostum, yaşayarak öğrenme uzmanı Yavuz Durmuş ile İstanbul’daki bir çalışmasına da katılma şansı bulduğum Dr. Peter M. Senge’in başucumdaki bir başka çalışması da durumumuza ışık tutuyordu adeta! Sistem üzerine düşünme ve bunun pratik uygulamalarına ilişkin çalışmalarıyla tanınan ve dünya öğrenen organizasyon örgütünün de kurucu başkanı olan Senge, Beşinci Disiplin adlı kitabında, saf bir geleneksel sistem yaklaşımını aşarak, kaos ve karmaşıklık teorisi gibi çağdaş fikirlerin çeşitli yönleri üzerine incelemelerde bulunur. Ve eskilerin basitleştirici mekanik modellere dayalı olmayan sistem yaklaşımlarını geliştirmeye yönelir. Francisco Varela’dan bir aktarımla da yeni çağın organizasyon anlayışını da şöyle özetler: "Girdi ve çıktılarıyla kara kutu fikrini unutun. Devreler açısından düşünün."
Ben de karşılaştığım yeni insanları tam da bu şekilde dikkate almıştım. Her birisini kendi beceri alanında üzerinde çalıştığı projenin yanı sıra, sahip olduğu insan kıymetiyle de önemseyerek, yepyeni bir şemada hiyerarşik bir kutu olmaktan daha öte, bir devre bağlantısı şeklinde dikkate aldığım ve yukarıda sizlere aktardığım karşılaşmadaki gençlere yaklaşımımı onaylayarak önerircesine, karşılaştığımız, çalıştığımız insanlara dair –çoğumuzun yapmadığı, yapamadığı bir evrensel ilke dikkatimden kaçmadı: “Bu kişi ya da kişiler bana ne öğretebilir” diye sorun. Özellikle, sizden daha genç birilerinin sizden daha çok bildikleri şeyler hakkında size rehberlik etmesine olanak tanıyın. Bunlar çocuklarınız da olabilir, kadronuzdaki en yeni ya da en genç elemanlar da. Öğrenmeyi ömür boyu sürecek bir çıraklık gibi alın. Başkalarının sizin bilmediğiniz şeyleri bildiğini kabul edin ve kendinizi onlardan öğrenmeye adayın—ama ne öğreneceğiniz gene size kalmıştır.
Evet, yeni bir yolculuğun en başındayız. Biri hariç, aramıza henüz katılmamış olanlar da dahil, diğerleri henüz benim bu heyecanımdan habersizler. Ne var ki proje ilerledikçe ve geliştikçe, bu iradenin sürükleyiciliğinin başarımıza katkısını yadsıyamayacaklar. Şimdi üzerinde yoğunlaşarak çalışacağımız “Beş boyut”() şunlar: 1) Sürükleyici bir ülkü, 2) Anlamlı bir katkı, 3) Tam katılım, 4) İlerleme Hissi, 5) Hedefe İnanç.
Sonrası hepimizi mutlu edecek bir başarının hasılası olan ürün olacak…

( ) Rob Cross – Andrew Parker, Sosyal Şebekelerin Saklı  Gücü, (çev.) Ahmet Kardam, Türk Henkel Dergisi Yayınları, İstanbul, 2004.

( ) Albert – Laszlo Barabasi, İş Hayatında, Bilimde ve Günlük Yaşamda Bağlantılar, (çev.) Nurettin Elhüseyni, Türk Henkel Dergisi Yayınları, İstanbul, 2003.

( ) Rob Cross – Andrew Parker, Sosyal Şebekelerin Saklı  Gücü, ss. 81-87.

.