4.Nesil haberleşme teknolojisi: LTE

Alper Uygun

LTE teknolojisi ile hem devasa baz istasyonlarına gerek kalmıyor, hem de sinyal azaldıkça yaşanan hız problemi ortadan kalkıyor.
LTE ve 4. Nesil haberleşme teknolojisindeki yeniliklerin ele alındığı ve deneyimlerin paylaşıldığı “LTE Forum 2012” 6 Haziran 2012 Çarşamba günü gerçekleştirildi.
LTE, 3N’ye göre 6 kat hızlı cevap verebilme özelliğine sahip. Bu sayede, gerçek zamanlı uygulamaları sorunsuz olarak kullanmamıza olanak tanıyor. Bu son derece hızlı olan şebeke, sadece indirme hızı ile değil haberleşmede de dünyanın neresinde olursanız olun, herhangi bir gecikme yaşamamanızı sağlıyor. Elbette bunun için gerekli yatırımların yapılması şart. Bu sebep ile Türkiye gibi birçok ülke için hemen geçilemeyecek bir teknoloji. Türkiye’nin LTE’den yararlanabilmesi, operatörlerin ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun çalışmaları sayesinde olabilecek. Türkiye 3N’ye geçmekte biraz gecikmişti; fakat 4N’ye geçişte böyle bir gecikmenin yaşanmayacağı söyleniyor. İşte Türkiye’nin ve dünyanın gözünün üstünde olduğu bu teknolojinin kalbi 6 Haziran’da İstanbul’da düzenlenen LTE Forum 2012’de attı.
Foruma dünya genelinde hizmet veren büyük şirketlerin temsilcileri katıldı. Sabah 09:00’dan, akşam 18:30’a kadar süren Forum’a konuşmacı olarak sırasıyla; Hansecom Yöneticisi Hassan Claussen, GSA Başkanı Alan Hadden, IHS Kıdemli Telekom Analisti Dexter Thilien, BTK Bilişim Teknolojileri Uzmanı Afşin Büyükbaş, Alcatel Lucent Küresel Mobil Teknolojiler Başkanı Wim Sweldens, Rohde & Schwarz Teknoloji Yöneticisi Meik Kottkamp, Huawei LTE İş Grubu Başkan Yardımcısı Dr. Yuefeng Zhou, Qualcomm Kıdemli Program Yöneticisi Guenaelle Justin, Telefonica Almanya Teknoloji Yöneticisi Uwe Loewenstein, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu BT Uzmanı Yakup Kadri Yazarel, Tele2 Russia Strateji ve Geliştirme Yöneticisi Svetlana Skvortsova, Turkcell Kıdemli Proje Yöneticisi Ahmet Derim Topal ve LTE Portal’dan Volkan Sevindik yer aldı.
LTE Forum 2012’de GSA Başkanı Alan Hadden, “LTE, gelmiş geçmiş en hızlı gelişen mobil sistem teknolojisi” dedi. Hadden sunumunda ayrıca, veri trafiğinin önemli ölçüde arttığını, operatörlerin daha iyi bir kullanıcı deneyimi sunmak adına daha fazla kapasiteye ihtiyaç duyduklarını belirtti.
Forum’da konuşmacı olarak sıra IHS Kıdemli Telekom Analisti Dexter Thilien’a geldiğinde Thilien, Avrupa ve Amerika’da LTE” adlı sunumunu gerçekleştirdi. Operatörlerin müşteri odaklı LTE kullanım yüzdelerini sunumunda paylaştı. Buna, göre operatörlerin müşterilerinin LTE kullanma oranlarını; LG Uplus (Güney Kore) yüzde 18,1, Verizon Wireless (ABD) yüzde 8,6, SK Telecom (Güney Kore) yüzde 7,5, MetroPCS (ABD) yüzde 6,1, NTT DoCoMo (Japonya) yüzde 3,7, KT Corp (Güney Kore) yüzde 2,4, Telia Sonera(İsveç) yüzde 2,2, Vodafone (Almanya) yüzde 0,4 olarak sıraladı.
Forum’da yer alan bir diğer konuşmacı olan BTK Bilişim Teknolojileri Uzmanı Afşin Büyükbaş, “Regülatörün bakış açısından LTE” adlı sunumunu gerçekleştirdi. Sunumunda, bir düzenleme kurumu için önemli konuların; çeşitlilik, rekabet, tüketici ve güvenlik olduğunu belirtti. Çeşitlilik açısından, kullanılacak olan bant durumu, etkileşim riski, çeşitliliğin etkin ve aktif kullanımı gibi konulara değindi.
Turkcell Kıdemli Proje Yöneticisi Ahmet Devrim Topal da LTE Forum’da yerini aldı. Devrim Topal, sunumunda akıllı telefonların diğer bütün telefonlara oranının Mart 2010’da hemen hemen yüzde 4 iken, Mart 2012’de bu oranın yüzde 14’lere çıktığını belirtti. Topal ayrıca, 3N’yi destekleyen cihazların da bütün cihazlar içinde oranının yüzde 26,5’e çıktığını ifade etti. Topal, veri eğilimi konusunda yapılan araştırma ile veri yaratımının yüzde 67’sinin 3N modemler ve tablet bilgisayarlar, yüzde 23’ünün de akıllı telefonlar tarafından sağlandığını belirtti. Türkiye’nin 1Gbps hizmet veren ilk 10 ülke arasında olduğunu ve Türkiye’de Turkcell’in fiber ağının 2011’de 30 bin kilometreye ulaştığını söyleyen Topal, ek olarak Turkcell’in yerelde 1000 Mbps hızı sunan Türkiye’de ilk ve tek operatör olduğunu belirtti.
Forum 2012’ye katılan bir başka konuşmacı olan LTE Portal’dan Volkan Sevindik, “LTE şebekelerinde kaynak yönetimi ve servis kalitesi” adlı sunumunu gerçekleştirdi. Türkçeye “Uzun vadeli evrim” olarak çevirebileceğimiz “Long Term Evolution” yani kısaca LTE’yi Sevindik sunumunda şöyle açıkladı: “LTE, dördüncü nesil kablosuz sisteme doğru sorunsuz bir geçiş sağlamak için üçüncü nesil ortaklık projesinin önerdiği yeni bir radyo erişim teknolojisidir.”
Rohde & Schwarz Teknoloji Yöneticisi Meik Kottkamp, “LTE ve Gelecek Kablosuz Ara yüzü Teknolojileri - Test ve Ölçüm Perspektifinden Eğilimler ve Fırsatlar” adlı sunumunu gerçekleştirdi. Kottkamp sunumunda, LTE’de sesin evrimini desteklemek amacıyla, geçiş yolu sırasında (CSFB > SRVCC > VOLTE) sanayinin de uzlaşma içinde olduğunu belirtti. Kottkamp ayrıca, LTE kullanıcılara araç içerisinde İnternet bağlantısı sunarken, Yolbul-yön bulma teknolojileri, radyo, TV, mobil ofis uygulamaları ve video gibi İnternet üzerinden kullanılan uygulamaların kullanımına olanak sağladığını söyledi.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu BT Uzmanı Yakup Kadri Yazarel,Türkiye'de IMT-Advanced için çeşitlilik sorunları” adlı sunumunu gerçekleştirdi.
Tele2 Russia Strateji ve Geliştirme Yöneticisi Svetlana Skvortsova, Forum’daTele2 LTE1800 Deneme Sonuçları – Rusya Pazarında Çeşitli Hususlar” adlı sunumunu gerçekleştirdi. “LTE 1800, Rusya’da mobil geniş bandın en kısa yoludur” dedi. Skvortsova, modern GSM tekniklerin uygulanması (dinamik frekans tahsisi, güç kontrol vb.) daha fazla ilerleme sağlamak ve nihayetinde, 1800 MHz bandında 5 MHz içinde GSM hizmetleri sağlayacağını belirtti.
Qualcomm Kıdemli Program Yöneticisi Guenaelle Justin, “LTE’de Ses: Çözümler ve İlk Sonuçlar” başlıklı bir sunum yaptı. Justin konuşmasında,VoLTE-LTE üzerinden ses iletimi ekosistem geliştirilir ve genişletilirken, çoğu LTE operatörleri tarafından kullanılan CSFB tekniklerinin de aynı anda desteklenebilir olduğunu belirtti. Justin ayrıca, mobil geniş bant için LTE dağılımı sırasında CSFB, taşıyıcılara sesli aramalar için mevcut 2N/3N ağları kullanımını sağladığını ifade etti.

Alcatel- Lucent Küresel Mobil Teknolojiler Başkanı Wim Sweldens da, LTE Forum 2012’ye “Mobil Şebekelere Dair 5 Tartışma Konusu” başlıklı sunumu ile katıldı
Tüm dünyada servis sağlayıcılar, kuruluşlar, stratejik sektörler ve resmi kurumların uzun süreden beri ortağı olan Alcatel Lucent, aynı zamanda bu saygınlığının kaynağını mobil, sabit, IP ve optik teknolojilerinde lider ve uygulama, servis alanında öncü bir şirket olarak LTE Forum’da yerini Wim Sweldens’ın sunumu ile aldı. 130’u aşkın ülkedeki operasyonları ve sektördeki deneyimli küresel hizmet organizasyonları ile Alcatel Lucent, haberleşmeyi daha sürdürülebilir, ekonomik ve erişilebilir hale getirme kararlılığı ve “Güçlü Haberleşme ile Dünyanın Potansiyelini Gerçekleştirmek” amacı ile çalışmalarını sürdürmekte. Sweldens, Alcatel Lucent’ in LTE ile 100 Mb/s hızı aşan Light Radio çözümünü tanıttı ve LTE ile bugünkü hızın çok üzerine çıkılarak 100 Mbs’lik bir hızın mümkün hale geldiğini belirtti.

Wim Sweldens, günümüzde, özellikle artan video talebinden dolayı çok yüksek miktarda veriyi anında iletecek ve kullanıcı deneyimini arttıracak bir mobil teknolojiye ihtiyaç duyulduğunu, bunu sağlayacak teknolojinin LTE olduğunu söyledi.
Light Radio’nun bugünkü baz istasyonlarına göre çok daha az enerji harcayan, dolayısıyla çok daha az emisyon yaratan çevreci bir teknoloji olmasının yanında kolaylıkla monte edilebilen, küçük bir yapıda olmasından bahseden Sweldens, LTE teknolojisinin Light Radio ile günümüzde başımıza gelen veri transferindeki hız düşüklüğü, kesinti, mobil cihazların nitelikli kullanılamaması gibi problemlerin ortadan kalkacağını belirtti. Sweldens ayrıca konuşmasında, Light Radio ile baz istasyonuna yer bulma probleminin sona ereceğini söyledi. Sweldens, Light Radio ile hem çevreye olan olumsuz etkilerin en aza indirildiğini ve çok az bir yatırımla da 2N, 3N ve 4N’nin birlikte kullanılabildiğini belirtti.
Konuşmanın ardından, dünyada ilk kez Metrocell mimarisinde Light Radio ile 100 Mb/s hızı aşıldı. Sweldens, Alcatel Lucent’ in bugünden 4N teknolojisini uygulamaya hazır olduğunu söyledi.

Dr. Yuefeng Zhou, tüketicilerin yüksek kaliteli mobil geniş bant taleplerini karşılayabilecek teknolojinin LTE olduğunu belirterek, Huawei’nin bu alanda uzun yıllardır çok ciddi ARGE çalışmaları yaptığını söyledi.
Forum’da, dünyadaki 70 LTE şebekesinin 34’üne imza atan, 140’tan fazla ülkede kullanılmakta olan ürün ve çözümleri ile halen dünya nüfusunun üçte birinden fazlasına hizmet veren Huawei’den LTE’den Sorumlu Başkan Yardımcısı Dr. Yuefeng Zhou katıldı. Mobil şebeke operatörlerine yönelik olarak düzenlenen LTE Forum 2012’de LTE odaklı altyapı eğilimlerini, uygulamaları ve Huawei’nin sunduğu çözümleri, Huawei LTE İş Grubu Başkan Yardımcısı Dr. Yuefeng Zhou aktardı.
Akıllı cihazların yaygınlaşmasına paralel olarak mobil veri tüketiminin ve kullanıcıların daha yüksek kapasiteli, sorunsuz mobil geniş bant talebinin de giderek artmakta olduğuna dikkat çeken Zhou, kullanıcıların sahip oldukları mobil uygulama ve servisler için ‘sıfır bekleme süresi’ talep ettiklerini belirtti. Zhou, tüketicilerin yüksek kaliteli mobil geniş bant taleplerini karşılayabilecek teknolojinin LTE olduğunu belirterek, Huawei’nin bu alanda uzun yıllardır çok ciddi ARGE çalışmaları yaptığını söyledi. Zhou, Huawei’nin bu çalışmalar sonunda pazara sunduğu çözümlerle hali hazırda kurulu olan GSM ve UMTS şebekelerinin LTE teknolojilerine geçişi operatörler için kolay, hızlı ve düşük maliyetli hale getirdiğini belirtti. Yuefeng Zhou: “Huawei, LTE standartlarını geliştiren uluslararası kuruluşlarda aktif bir rol oynuyor. Bu uzmanlık ve teknoloji birikimimizi müşterilerimizin hizmetine sunuyoruz. Dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de LTE’ye geçiş için istendiği anda bütün ürün ve teknoloji yelpazemiz ile orada hazır olacağız ve müşterilerimizi destekleyeceğiz.”

Huawei, yeni nesil şebekelere geçişte operatörlerin maliyetlerini son derece düşüren, “SingleRAN” çözümünü ortaya koyuyor.
Bu teknoloji, operasyon karlılığı yüksek, ileriye dönük yatırımlara düşük maliyetle çözüm sağlıyor. SingleRAN, mobil telekom operatörlerinin tek bir ağ mimarisi üzerinde kablosuz çoklu haberleşme standartlarını maksimum seviyede desteklemesini sağlayan ve yeni teknolojilere uyumluluğu en üst düzeye çıkartacak şekilde tasarlanmış, esnek bir ağ yazılım ve donanım çözümü. SingleRAN, operatörlerin yatırım maliyetlerini en az indirirken mevcut kurulu şebekelerin yeni teknolojilere yükseltilmesini, bakımını ve işletimini çok çabuk ve kolay süreçlere dönüştürüyor. Bu teknoloji ile ülkelerin LTE teknolojisine geçişleri çok daha hızlı olabilecek. Huawei, aynı zamanda LTE Forum 2012 etkinliğinde Altın Sponsor olarak yer aldı.

LTE teknolojisinin önde gelen firmalarından Huawei’nin LTE’den Sorumlu Başkan Yardımcısı Dr. Yuefeng Zhou ile LTE teknolojisi hakkında küçük bir söyleşi gerçekleştirdik.
Dr. Yuefeng Zhou, Türkiye’ye ilk gelişi olduğunu ve özellikle müşteri tarafındaki tecrübeleri arttıracak böyle bir etkinlikte bulunmaktan mutluluk duyduğunu belirtti ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Bildiğiniz üzere yeni teknolojiler ile birlikte yeni ürünler ve servisler piyasaya çıkıyor. Yeni terminallerimiz var. Bu terminaller ve servisler birbirleriyle haberleşirken şebekenin çok daha fazla sinyal üretmesine sebep oluyor. Bu da bizim şebekemizi şişiriyor. Bu sıkıntılara örnek olarak; Kanada’da, Japonya’da, Avrupa’da bazı büyük operatörlerin şebekelerinde yoğun sinyalleşme kaynaklı problemler yaşandı. Tabi akıllı telefonların, tablet bilgisayarların uygulamaları geliştikçe, bu problemler de paralelinde artacaktır” diyen Zhou, bu konunun özellikle günümüzde gelişmiş akıllı telefonların şebeke üzerine yarattığı etkilerden bahsetti. Günümüzde insanların, akıllı telefon ve sosyal medya uygulamalarının kullanımlarının eskiye oranla büyük bir artış gösterdiğini, yaşanan yoğunluk sebebiyle de müşteri memnuniyetsizliklerinin ortaya çıkmaya başladığını söyleyen Zhou, mobil geniş bant talebinin büyük ölçüde bir ihtiyaç haline gelmeye başladığını, bunun dışında, insanların firmalardan sıfır bekleme süresi gibi bir beklentisinin olduğunu belirtti. Zhou ayrıca, insanların, bir İnternet sayfasına eriştikten hemen sonra, kitap sayfası çevirir gibi hızlı ve doğru bir şekilde sonucun karşılarına gelmesini beklediklerini söyledi.
Yuefeng Zhou konuşmasını şöyle sürdürdü: “Özellikle mobil geniş bant ve sıfır bekleme süresi gibi özellikler, LTE’nin bizlere sağlayacağı en önemli özelliklerden bazıları. Huawei olarak bu teknolojinin altyapısına çok ciddi yatırımlar yapıyoruz ve ciddi araştırma geliştirme faaliyetlerimiz bulunmakta.”
Konuşmasında; baz istasyonuna ne kadar yakınsanız o kadar güçlü sinyal alırsınız ve buna bağlı olarak indirme hızı artar, uzaklaştıkça ise tam tersi olarak kalitenin düşmesi gibi yaşanmakta olan problemin bu yeni teknoloji ile ortadan kalkacağını belirten Zhou, LTE ile şebekeden kaynaklı gecikmelerin en aza indiğini ve bu sayede sıfır bekleme süresinin sağlandığını ifade etti.

“Özellikle 2N şebekelerinde daha ziyade gözlemciydik, diğer operatörlerin gelişimini izledik. 3N şebekelerde artık standartlara katkıda bulunmaya başladık. LTE şebekesiyle beraber teknolojide lider konuma geldik. Bu liderliğimizi, LTE-A, LTE-B gibi gelecek teknolojilerde de devam ettirmek istiyoruz.” (Dr. Yuefeng Zhou)
Huawei’nin önemli bir özelliği olan “SingleRAN” teknolojisi sayesinde; 2N, 3N ya da LTE şebekelerinin LTE servislerinin tek bir platform altında sağlanabildiğini, bu sayede operatörlerde başka herhangi bir donanım yatırımına gerek kalmadığını söyleyen Zhou konuşmasını şöyle sürdürdü: “Huawei olarak bizim en önemli farkımız; biz sadece kendi müşterilerimizi değil, aynı zamanda müşterilerimizin müşterilerini de düşünmekteyiz. Yani bu bahsettiğimiz şey, aslına bakarsanız müşterilerimizin yaşadığı tecrübeler. Bizim önemsediğimiz nokta, her bir bireyin şebekeden aldığı memnuniyet ve kalite. Özellikle bu noktada, müşteri kalitesini arttırmak için daha farklı fikirler geliştirmeye çalışıyoruz.”

Türkiye hakkında ne düşünüyorsunuz? Türkiye’de ne gibi yatırımlar var? Türkiye’de LTE şebekesi üzerine herhangi bir yatırım olacak mı?
Yuefeng Zhou: “Hali hazırda burada yerel bir Huawei Türkiye ofisimiz var. Bu noktada çok önemli yerelleşme faaliyetlerimiz var. Şu anda %80’inden fazlası yerel mühendislerden ve çalışanlardan oluşuyor. Tüm bu teknolojiler için; yani 2N, 3N ve LTE için bu elimizdeki kaynaklarımızı kullanarak, faaliyetlerimize devam etmek istiyoruz. Bugün için Türkiye ofisimizde, İstanbul’da bir araştırma geliştirme ARGE laboratuarımız var. Bu kaynakları kullanarak operatörlerin de desteğini arkamıza alarak zamanı geldiğinde Türkiye’de LTE teknolojisini kullanmak istiyoruz. Tabi ki LTE Türkiye’ye mutlaka gelecek ama, şu andaki ana hedefimiz, eş katılımcılar ile birlikte hali hazırda kurulu olan 2N ve 3N şebekelerini daha iyi hale getirmek. Şu anda Türkiye’deki şebekelerde “Single Ran” çözümünü kullanmaktayız. Bu çözüm; tek bir baz istasyonunda 2N, 3N ve LTE teknolojilerini desteklemekte. Hem de çok daha düşük bir maliyetle kurabilmelerini sağlıyor. Bunun için baz istasyonlarını sökmeye gerek yok. Yepyeni bir yapılanmaya gerek yok. Sadece bir yazılım güncelleştirmesiyle veya çok küçük bir bilgisayar donanımı genişlemesiyle LTE teknolojisi hizmet verebiliyor.”

100 Mb’leri konuşurken, bugünlerde 1 Gb, 10 Gb ve hatta 100 Gb’den söz ediyoruz. Gelecekte ulaşılabilecek bu hızlarda veri taşımayı gerektiren ihtiyacın kaynağı nedir?
“Teknoloji oldukça hızlı gelişiyor. Özellikle bu yılın başında frekans anlamında 10 Mhz veya 20 Mhz’lik frekans bant genişliğinin operatörler için yeterli olduğunu düşünmekteydim; fakat yanıldığımı anladım. Şimdiden LTE ağımızda yoğunluktan dolayı kapasite sıkıntısı yaşandı. Kullanıcıların deneyimleri ve insanların beklentilerine paralel olarak kapasite gereksinimi gün geçtikçe artıyor. Akıllı cihazlar için gün geçtikçe daha çok uygulamalar gündeme gelmeye başlayacak. Bu da, çok daha fazla veri tüketimi anlamına geliyor. Bu noktada müşterinin veriye olan ihtiyacının sonsuz olduğu düşüncesindeyim ve insanlar elbette bunu çok daha uygun fiyatlara edinmek isteyeceklerdir. Bu noktada operatörlerin yapmaları gereken en önemli şey, insanların daha fazla veri kullanmaları için teşvik etmek ve cesaretlendirmek. Buna bir örnek olarak da Japonya’daki bir uygulamayı verebiliriz. Japonya’da sınırsız veri kullanma hakkı sağlayan mobil operatörler var. Şu anda mesela hali hazırda Türkiye’deki gibi 1 GB, 2 GB, 4 GB gibi limitler yok. Müşterilerin sınırsız veri kullanma hakları var. Bu da aslına bakarsanız, mobil geniş bant kullanımını çok daha yaygın bir şekilde özellikle o ülkelerde yaygınlaşmasına sebebiyet veriyor.”