Türkiye’deki ilk “Akıllı Ulaşım” projesi

Alper Uygun

IBM Türk, Vodafone Türkiye ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş. işbirliği ile “İstanbul Hareket Halinde” projesi başladı.
Proje ile şehirdeki ulaşım hareketlerinin toplu taşımaya yön vermesi, ulaşımın daha “akıllı” olması ve yaşam kalitesinin artması bekleniyor.
Dünyanın en büyük anakentlerinden biri olan İstanbul, geliştikçe ve büyüdükçe hız daha da önemli hale geliyor. İnsanlar gün içinde sürekli bir yerden bir yere ulaşmaya çabalıyorlar. Çarpık kentleşme, hızlı nüfus artışı ve bununla paralel olarak bir türlü çözüm bulunamayan trafik sorunu, hayatımızdan uzun bir zaman çalıyor. Toplu ulaşımda sadece trafik değil, aynı zamanda sefer azlığı nedeni ile ortaya çıkan araçlardaki kalabalıklarda önemli sorun olarak karşımıza çıkıyor. Üstelik ulaşımın iyi planlanması o şehirde yaşayanların sorunsuz, zaman kaybetmeden yolculuklarını yapmalarını ve kentin de birçok ekonomik yükten kurtulmasını sağlayacak.
20 yılı aşkın bir süredir İstanbul gibi bir kentin toplu ulaşım sektöründe rol alan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş., dünyanın en büyük bilişim teknolojisi, yazılım ve donanım hizmetleri şirketi olan IBM ve 5 kıtada 30 ilkede faaliyet gösteren Vodafone güçlerini İstanbul için birleştirdiler. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş. işbirliği ile IBM Türk ve Vodafone Türkiye tarafından, toplu taşıma araçlarının ihtiyacı çok daha iyi karşılanabileceği bir proje geliştirildi. Türkiye’de ilk olan akıllı şehir projesi “İstanbul Hareket Halinde”, dünyada da uygulamanın büyüklüğü açısından tek olma özelliğine sahip.
Proje, İstanbulluların, gün içinde kullandıkları yolların haritası çıkarılıp, toplu taşıma araçlarındaki yoğunluğun oranlarının bölge bölge saptanması sonrasında bu verilere göre araçların güzergâhlarının ve geçme sıklıklarının yeniden düzenlenmesi üzerine dayanıyor. Bu işbirliği ile IBM’in veriyi işleme ve analiz etme çözümleri, Vodafone’un mobil haberleşme teknolojileri deneyimi ve Ulaşım A.Ş.’nin analitik ve ulaşım konusundaki bilgi birikimi bir araya geliyor.
İstanbul’un gerçek zamanlı günlük hareketliliği ve trafikteki yoğunluğunu mevcut toplu taşıma ağı bilgileri eşliğinde analiz etme temeline dayanan proje, sayesinde toplu taşımada daha nitelikli planlama yapılmasına olanak sağlanıyor. Bu yol ile toplu taşıma seferlerinin, vatandaşların ihtiyaç ve beklentilerine göre yeniden yapılandırması amaçlanıyor. Proje ile yeni yolların planlanması, ulaşım ile ilgili diğer faaliyetleri yürütmede, son derece büyük bir ulaşım ağı üzerinden insan hareketleri analiz edilebilecek. Trafik akışının takibi ve yönetimi çok daha planlı ve gerçekçi bilgilerle yapılabilecek, hatta yolculara bu bilgiler yollanabilecek. Şehir planlamasında elde edilen verilerden yararlanılabilecek. Herhangi bir acil duruma hazırlıklı olabilmek adına, yapılacak olan tahliye planlama, afete hazırlık gibi planlamaları, nüfus yoğunlukları ve insan hareketlerinin takibi ile ambulans, itfaiye gibi hizmetlerin çok daha hızlı olay yerine varabilmeleri sağlanabilecek.

Vodafone aldı, IBM analiz etti; sıra
İstanbul Ulaşım A.Ş.’de
“İstanbul Hareket Halinde” Projesi Ekim 2011’de başlayan hareket analizi aşaması Nisan 2012’de sonuçlandırıldı ve Vodafone’ un mobil haberleşme teknolojileri aracılığıyla sağladığı verilerle, İstanbulluların seyahat başlangıç ve bitiş noktaları IBM tarafından geliştirilerek Ulaşım A.Ş.’ye teslim edildi. Bu bilgilerin toplu ulaşımı daha nitelikli hale getirmek için Ulaşım A.Ş. tarafından işlenip, İBB’nin rota ve elektronik kart verileriyle eşleştirilmesinin ardından yeni bir toplu taşıma stratejisi oluşturulması amaçlanıyor. Bu yolla her gün trafikte uzun saatlerini geçiren İstanbulluların, yaşam alışkanlıklarıyla paralel toplu taşıma hizmetlerine yakınlaşmaları bekleniyor.
Bu projede İstanbul, sadece Türkiye’de değil, dünyanın da ilkleri arasında bulunuyor. Büyüklüğü açısından dünyada tek olan bu proje ile artan nüfus, trafik yoğunluğu, çarpık yapılanma gibi pek çok zorunluluğu içinde barındıran dinamik bir anakent olması sebebi ile pilot bölge seçilen İstanbul’un, ilerleyen dönemlerde dünyanın ve Türkiye’nin farklı şehirlerinde hayata geçirilerek çok daha fazla insanın hayat kalitesini artırması hedefleniyor.

Teknoloji ortaklarımız IBM, Vodafone ile birlikte yaptığımız çalışmada İstanbul’da insanların ulaşım haritasını çıkarmaya çalışıyoruz.” İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş. Genel Müdürü Ömer Yıldız
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş. Genel Müdürü Ömer Yıldız şöyle konuştu: “Ulaşım A.Ş. olarak doğru ve yerinde verilmiş ulaşım kararlarıyla yolculuk sürelerini kısaltmak, yürüme mesafelerini azaltmak ve hizmet seviyelerini eşit şekilde dağıtmak üzere çalışıyoruz. Bu çalışmalar sonucunda minimum sürede, konforlu, herkese eşit hizmet seviyeli, doğru ücret politikalı, akılcı, hatları kolay öğrenilebilir, yaygın ve sıkışıklık etkilerinden arındırılmış bir toplu ulaşım hedefliyoruz. Vodafone Türkiye ve IBM Türk ile yaptığımız işbirliği bu hedefimize ulaşmak yönünde bizim için önemli bir yer teşkil ediyor.”
Ömer Yıldız konuşmasında ayrıca nüfusu 500 bin civarında olan şehirlere otobüs destekli özel otomobil kullanımının ulaşım için yeterli olabileceğini ancak İstanbul gibi büyük şehirlerde ise böyle bir çözümün sürdürülebilir olmadığını belirtti ve çözümün yeraltı treni gibi sıkışıklık etkilerinden arındırılmış yüksek kapasiteli toplu ulaşım sistemlerinden geçtiğini savundu.
Yıldız; “Bir yeraltı treni hattı, 20 şeritli otoyol trafiğine eşit yolcu akımını taşıyabilir. Metro yatırımlarına karar verip yerini doğru belirlemek, geri dönüşlerini ve mali analizlerini doğru hesaplayabilmek için hem mevcut ulaşım alışkanlıklarının hem de gelecekteki taleplerin doğru tahmin edilmesi büyük önem taşır” dedi.

Dünya Çevre Günü’nde, enerji verimliliği sağlama ve çevre üzerindeki etkilerimizi azaltma hedefimiz doğrultusunda “sürdürülebilirlik” ülkümüze katkı sağlayan böyle değerli bir işbirliğini duyurmaktan dolayı çok memnunuz.” (Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray)
Bugün dünyanın en önemli gündem maddelerinden biri olan sürdürülebilir “yeşil” kentlerin oluşturulmasında da önemli bir adımı temsil eden proje ile insanlar trafikte daha az vakit kaybedecek, böylece şehirdeki hava kirliliğinin, karbon salınımının düşürülmesi, enerjinin daha verimli kullanımı gibi önemli katkılar sağlanması bekleniyor. Bu sayede, insan
sağlığının ve doğal kaynakların korunması adına önemli bir adım da atılmış oluyor. İstanbul’un sunulan teknolojik çözümler ile yaşam kalitesinin arttırılıp daha yaşanılır bir kent haline getirilmesi hedefleniyor.
Serpil Timuray, mobil haberleşme tabanlı akıllı yaşam teknolojilerinde sahip oldukları bilgi birikimini, toplumun yaşam kalitesini iyileştirmede kullanmanın ve tüketicilerin gündelik yaşamlarını olumlu şekilde etkilemenin öncelikli hedefleri olduğunu belirtti. Timuray, mobil teknolojilerin doğru kullanıldığında klasik faydalarının ötesinde bireylerin yaşam kalitesine somut katkı sağladığını söyledi. Konuşmasında, özellikle mobil haberleşmenin, M2M-Makineden Makineye teknolojilerinin yaygınlaşmasına paralel olarak, toplum hayatı üzerinde daha etkin hale geldiğini ve günümüzde eğitim, sağlık ve finans gibi hayatımızdaki birçok süreçte “akıllı” sistemlere uyum sağlanacağından bahsetti.
Timuray; “Proje aynı zamanda Vodafone’un faaliyet gösterdiği ülkelerde karbondioksit salınımı ve maliyetleri azaltmak üzere belirlemiş olduğu eylem planına da katkı sağlaması açısından önem taşıyor. Dünya Çevre Günü’nde, enerji verimliliği sağlama ve çevre üzerindeki etkilerimizi azaltma hedefimiz doğrultusunda “sürdürülebilirlik” ülkümüze katkı sağlayan böyle değerli bir işbirliğini duyurmaktan dolayı çok memnunuz. İş ortaklarımız ile birlikte birikimimizi “sürdürülebilir” İstanbul için bir araya getirmekten mutluluk duyuyor, projenin diğer anakentlere de örnek olacağına inanıyoruz.”

IBM Türk Genel Müdürü Michel Charouk: “Yeni yollar yapmak ya da yeni şeritler açmak da tüm sorunları çözmeye yetmeyebiliyor. Dolayısıyla, alternatiflere yönelmek gerekiyor."      
Michel Charouk konuşmasında, dünyadaki büyük kentlerin çoğunun ulaşım sistemlerinin 21.yüzyılın ihtiyaçlarına yeterli olarak hizmet edemediğini söyledi. Yeni yollar yapmanın veya şeritler açmanın sorunların tümünü ortadan kaldıramayabileceğini bu nedenle alternatif çözümlere yönelmenin gerekliliğinden bahseden Charouk, şöyle devam etti: "Kentlerde daha iyi çözüm modelleri oluşturulabilmesi için analitikten ve akıllı sistemlerin avantajlarından faydalanmak gerektiğine inanıyoruz. IBM, 4 yıldır çeşitli ülkelerde 2,500'ü aşkın akıllı şehir projesi gerçekleştirdi. Bu çözümlerle gördük ki; ulaşım alanında, toplu taşım araçlarından, trafik sıkışıklığı yönetimine kadar pek çok alanda daha isabetli kararlar verilebiliyor, bu sayede acil durum yönetimleri kolaylaşıyor. Fiziksel ulaşım altyapılarına, teknoloji ve zekayı bütünleştirmek, kapasiteleri geliştirebileceği gibi, ulaşım sistemlerimizi güvenli ve daha verimli hale de getiriyor. Teknolojinin hepimize dokunan "akıllı" çözümleri nasıl hayata geçirebildiğinin en güzel örneklerinden bir tanesi ‘İstanbul Hareket Halinde’ projesidir. ‘İstanbul Hareket Halinde’ ile, İstanbul'un pek çok duruma ve ihtiyaca cevap verebilen ulaşım çözümlerine kavuşmasının önünü açacaktır. IBM olarak, İstanbulluların yaşam kalitesini arttıracak böyle bir projenin bir parçası olmaktan dolayı mutluyuz."
“Vodafone kullanıcıların verilerini alacaksınız ama İstanbul’da 15 milyon kişi yaşıyorsa, bunun tahminen 5 milyonu Vodafone kullanıcısıdır. Buradan ne kadar doğru saptamalar yapılabilir? Ayrıca bu bilgiyi vermek Vodafone kullanıcısının iznine bağlı olacak mı?” sorusuna Charouk: Milyonlarla ifade edilen bir veri aslında bir şirket için çok önemli bir veridir, İstanbul’da 5 milyon gibi bir nüfusun analizini yapmak büyük bir gelişmedir. 4-5 milyonluk bir rakam bizim için gerekeni alabileceğimiz bir rakam. Böyle bir araştırma için 18 milyonluk kullanıcıya ihtiyaç yok. Bizim sunduğumuz bilgiler anonimleşmiş bilgiler olacak. Yani; herhangi bir kişi bilgisi içermeyen, bir noktadaki belli bir saatteki kişi sayısına yönelik bilgileri veriyoruz biz. Ayrıca bu projenin başında da Türkiye’deki mevzuat çerçevesinde ilgili kurumlarla da gerekli mutabakatlar sağlandı” dedi.
“Bir sosyal sorumluluk projesi mi bu? Sonuçta ortada bir yatırım var fakat geri dönüşü nasıl alacaksınız? Bunu sosyal sorumluluk projesi olarak mı görüyorsunuz?” sorununa Serpil Timuray: Biz bunu Vodafone olarak kurumsal sorumluluk projesi olarak görüyoruz. Bizim kurumsal toplum anlayışımızda faaliyet gösterdiğimiz toplumlarda bizzat yaşam kalitesini arttırmaya yönelik projeler yürütmek var dolayısıyla bunu da bu sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz” dedi.
Cevaba ekleme yapan Charouk, sosyal sorumluluk projelerinin iki tarafa da katkı sağlayan bir tarafı olduğunu belirtti ve bu tarz projelerin sadece vatandaşlar için iyi bir şey değil, aynı zamanda şirketler için de iyi bir şey olduğunu ifade etti.
“Bu proje sadece Türkiye’ye özgü mü yoksa daha önce bu tarz bir çalışma oldu mu?” sorusuna karşılık olarak Charouk: “Dünyada 5 projeden biri ama en kapsamlısı İstanbul’dur. Çok küçük şehirler ve daha başlanmamış projeler var ama, böylesine büyük ölçekte çalışma adına İstanbul bir ilk.” Michel Charouk’un cevabına ekleme yapan Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel: İstanbul’un seçiminin bir önemi var. Sadece nüfus yoğunluğu değil, aynı zamanda ekonomik büyümeyle beraber, araçların yolcuların ve trafiğin artışı Belediyemizin teknolojiye yenilikçiliğe olan yakınlığı İstanbul’un yenilenmesinde çok önemli ölçüt olarak belirlendi” diye konuştu. Sonrasında pasta kesilerek, işbirliği kutlandı ve toplantıya son verildi.”